<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-8250509216773248612</id><updated>2012-01-26T05:58:36.784-08:00</updated><title type='text'>Prof. Dr. İsa Kayacan</title><subtitle type='html'></subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://isakayacan.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8250509216773248612/posts/default?max-results=100'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://isakayacan.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><link rel='next' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8250509216773248612/posts/default?start-index=101&amp;max-results=100'/><author><name>PROF. DR. İSA KAYACAN</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04023837622946527075</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='30' height='32' src='http://bp1.blogger.com/_MpBtzUdVCsM/R3j9JiA9RiI/AAAAAAAAAAM/ULt6tGjRy4A/S220/%C4%B0SA+KAYACAN+FOTO'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>202</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>100</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8250509216773248612.post-4345261875138302669</id><published>2012-01-26T05:38:00.000-08:00</published><updated>2012-01-26T05:58:36.817-08:00</updated><title type='text'>09 - 25 OCAK 2012</title><content type='html'>&lt;span style="color: red; font-size: x-large;"&gt;&lt;b&gt;Anadolu Basını, bir ustası,&amp;nbsp;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: red; font-size: x-large;"&gt;&lt;b&gt;Cahit Çelebi’yi de sonsuzluğa uğurladı&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;&lt;b style="color: blue;"&gt;Prof. Dr. İSA KAYACAN&lt;/b&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-F_Ys5KvwqBA/TyFT3dWPIfI/AAAAAAAACA8/Znl4BM9vXgM/s1600/%25C4%25B0K+YEN%25C4%25B0+%25C4%25B0NAN+CAH%25C4%25B0T+%25C3%2587ELEB%25C4%25B0.jpg" imageanchor="1" style="clear: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="187" src="http://3.bp.blogspot.com/-F_Ys5KvwqBA/TyFT3dWPIfI/AAAAAAAACA8/Znl4BM9vXgM/s200/%25C4%25B0K+YEN%25C4%25B0+%25C4%25B0NAN+CAH%25C4%25B0T+%25C3%2587ELEB%25C4%25B0.jpg" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;Milli mücadelenin kazanılmasında harcı olan Anadolu Basını, binlerce ustanın yetişmesinde, yetiştirilmesinde okul olmuştur, olmaya devam etmektedir. 1960’lı yıllardan itibaren, Anadolu Basınıyla, Anadolu Basın mensuplarıyla iç içe olma gayreti içindeki bir kalem sahibi olarak, Anadolu Gazetecileri arasında yüzlerce basın mensubu, gazeteci tanıdım. Hele, Basın-Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğünde çalıştığım yıllarda, düzenlediğimiz Anadolu Basını Bölge toplantılarında bu sayı arttı, binlere ulaştı. &lt;br /&gt;1970’li yılların başında, Anadolu’da yayınlanan gazetelerde yazı ve şiirlerimin yer aldığı gazeteler arasında Bitlis Birlik Gazetesi de vardır. Bu Gazete’nin kimliğinde Cahit Çelebi adı da geçiyordu. O yıllarda önce Bitlis Birlik gazetesiyle, sonra 1980’li yılların ortalarında Anadolu Basınının sorunlarının tespiti için gittiğimiz iller arasında yer alan Bitlis ve öteki illerde yaptığımız çalışmalar sırasında, Bitlis’te beş minareyi seyrettik Vehbi Çelebi öncülüğünde. Sonra, Ankara’da Anadolu Basın Birliği bünyesindeki çalışmalar içinde Cahit beyle birlikte olduk. &lt;br /&gt;Cahit Çelebi arkadaşımızın, Bitlis’ten ayrılması gerektiği gerçeğini yakinen bilenlerdenim. Tekirdağ’a nakledip, kuruluşu eski bir gazete olan Tekirdağ Yeni İnan’ı devraldı. Ailesiyle birlikte bu gazeteyle bütünleşti Cahit Çelebi. O’nun deyimiyle, “Avrupalı oldu”. “Nereden geldim?” diyen kendini bilmezlere “Nereden geldiğini” anlatan, anlamlı cevaplar verdi. Ankara’ya gelişlerinde fırsat buldukça buluşur, dertleşirdik. Birbirimizi sever ve sayardık. Gazetesinin ilk sayfasındaki “Kıssadan-hisse” köşesinde, kısa ama anlaşılır mesajlar veren yazıları dikkat çekerdi. Tekirdağ’a birkaç kez gittiğimde, gazetesinin idarehanesinde saatlerce konuştuk, dertleştik. Çocukları aile fertlerim gibi bana yakındılar. Ağabey Vehbi Çelebi, soyadları gibi Çelebiydi. &lt;br /&gt;Tekirdağ Yeni İnan gazetesinde yıllarca günlük yazdım. Son yıllarda ara vermiştim. Gazetenin 20 Ocak 2012 tarih ve 17 bin 225 nci sayısı, logosu siyah alarak yayınlanmıştı. Bana, Ankara’ya posta yoluyla gelişinde beş-altı gün geçiyordu.&lt;br /&gt;“Acımız büyük- Gazetemiz sahibi Cahit Çelebi’yi kaybettik” manşetiyle karşılayınca, gözlerime inanamadım, baktım, tekrar baktım.. Okudum, doğruydu. Usta gazeteci Cahit Çelebi vefatla aramızdan ayrılmıştı. Cahit Çelebi kimdi?..Cevaplayalım:&lt;br /&gt;Cahit Çelebi: 1940 yılında Bitlis’te doğdu. 1956 yılında Yeşil Bitlis Gazetesinde çalışmaya başladı. 1965 yılında Bitlis’te yayınlanan üç ayrı gazetenin birleşmesini sağlayarak “Bitlis Birlik” Gazetesini kurdu. Sahibi olduğu bu gazetenin başyazarlığını 1978 yılına kadar sürdürdü. Hobi olarak, kayak sporuyla yakından ilgilenen Cahit Çelebi, 1965- 1978 yılları arasında Bitlis’te Kayak Kulübü Başkanlığı, kayak öğretmenliği ve Kayak Federasyonu üyeliği yaptı. &lt;br /&gt;Yerel gazeteciliğinin yanında, TRT’nin, İstanbul’daki pek çok gazeteyle, Anadolu Ajansı’nın Muhabirliğini yapan, 1978 yılında Tekirdağ’a göç ederek, 1952 yılında kurulan Yeni İnan Gazetesini imtiyaz ve tesisleriyle birlikte satın alan;, Basın Şeref kartı sahibi olan Cahit Çelebi, gazetedeki Hak’tan ve halktan yana uyguladığı yayın politikasıyla “marka” bir gazete, gazetecilik anlayışı ortaya koydu. &lt;br /&gt;Bir süredir rahatsız olduğu hastalıktan kurtulamayarak 18 Ocak 2012 tarihinde vefat eden, Cahit Çelebi’nin cenazesi 19 Ocak 2012 tarihinde Tekirdağ Ortacami’de ikinci namazından sonra kılınan cenaze namazının ardından şehir eski Mezarlığında toprağa verildi. &lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;* 1985 yılında tanıştığım Cahit Çelebi’yle, kesintisiz 27 yıl kardeşliğimiz devam etti (Hakkı Sarıgül), &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;* Cahit ağabeyimiz, çok sevdiği gazeteciliği, Tekirdağ ve Tekirdağlıların iyiliği ve kamu menfaatleri için kullandı (Mustafa Çetin) &lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;* Cahit Çelebi, basının ve gazeteciliğin onurunu her ortamda, her şeye rağmen koruyabilen, Anadolu Basınının usta kalemlerinin başında geliyordu (İsa Kayacan) ***&lt;/div&gt;&lt;span style="color: red; font-size: x-large;"&gt;&lt;b&gt;Cumhuriyetin aydın eğitimcilerinden: &lt;br /&gt;Öğretmen Nadir Şener Hatunoğlu &lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;b style="color: blue;"&gt;&lt;i&gt;Prof. Dr. İSA KAYACAN&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-iesZFOWRLKA/TyFT6jpIfvI/AAAAAAAACBY/YFdPxvFULWk/s1600/%25C4%25B0K+NAD%25C4%25B0R+%25C5%259EENER+HATUNO%25C4%259ELU.jpg" imageanchor="1" style="clear: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="200" src="http://4.bp.blogspot.com/-iesZFOWRLKA/TyFT6jpIfvI/AAAAAAAACBY/YFdPxvFULWk/s200/%25C4%25B0K+NAD%25C4%25B0R+%25C5%259EENER+HATUNO%25C4%259ELU.jpg" width="131" /&gt;&lt;/a&gt;1970’li yıllardan bu yana tanıdığım, cumhuriyetimizin aydın öğretmenlerinden, başöğretmenlerinden Nadir Şener Hatunoğlu hoca, yetiştirdiği binlerce öğrencisiyle, ülkemiz eğitimine, kültürüne ve sosyal hayatına değerli hizmetlerde bulundu, bulunmaya devam ediyor. &lt;br /&gt;Matematik alanında icadları bulunan, Nadir Şener Hatunoğlu, öğrencileriyle öylesine bütünleşmiştir ki, nerede, nasıl, hangi ortamda olursa olsun, öğrencileriyle yan yana geldi mi, bir masa etrafında buluşdu mu, gözlerinin içi güler, gençleşir, gençleşir bir delikanlı edasıyla “Öğretmen Nadir Şener Hatunoğlu” selamı verir. Bu genel görüntü O’na çok yakışır. &lt;br /&gt;Nadir Şener Hatunoğlu hocanın; “Sayın Kayacan; bildiğiniz üzere öğretmen, sadece konusunu bilen değil, aynı zamanda kişiliğidir. On iki yıl önce Prof. Dr. Tosun Terzioğlu’na 23.08.2000 tarihide bir mektup yazmıştım. Şimdilerde öğretmen seçiminde örnek olur diye güncelledim ve ‘mersinogretmenokulu.net’ sitesine gönderdim” notuyla bana ulaştırdığı satırlar:&lt;br /&gt;Matematik eğitim-öğretiminde, öğretmen faktörüne değinen görüşlerinizi, herkes sıfır farklı benimser. Ben doğrularınızı yinelemek yerine, somutlaştıran olaylar sunmak istiyorum size. Biliyorsunuz; öğretmenlik mesleğinin bir boyutu da kişilik’tir. Anlatacağım olaylar, bu kapsamdadır. Parantez içi olarak şunu vurgulamak gerekiyor; olaylarda kişi ve/veya kurum adlarının anılma nedeni, öykülerin sanal olmadığını kanıtlamaktır. &lt;br /&gt;OLAY:1- Yıl 1979-80 olmalı. Okul, Ankara Fen Lisesi. Okulun iştah kabartan olanakları, bir matematik öğretmeninin torpille atanmasına yol açar. &lt;br /&gt;Öğretmen ders anlatmaktadır. Öğrencinin biri, belki problemi irdeleyen ya da başka çözüm yolu öneren bir soru yöneltir…Öğretmen tahta başında uğraşır; ama bir türlü işin içinden sıyrılamaz. Olabilir..Ancak öğretmen çocuğu mim’ler.Akşam evde, çocuk için özel bir soru düzenler. Ertesi gün O’nu sözlüye kaldırır. Çocuk bilemez. Bu da olabilir. Olabilir de; öğretmenin bir de hıncını örste döverek: &lt;br /&gt;-Baak; gördün mü; sen de bunu çözemedin! diyerek rahatlamış. &lt;br /&gt;OLAY: 2- Yıl 1957.Yer, Ankara Gazi Eğitim Enstitüsü. Metot öğretmenimiz, Naşit Sarıca. (Sonradan parlamenter.) Bize doğruyu öğretmek için şu olayı anlattı: &lt;br /&gt;Milli Eğitim müdürüydüm. Kulağıma geldi ki bir matematik öğretmeni, ders yılı başında FEN kolunu seçen öğrencilerin yarısından çoğunu ürkütmüş. (Deyim kendisinindir.n.ş.h.) Örneğin çocuğun birine demiş ki: “Ne o Ahmet; sen de mi fen’i seçtin! Ne casaretle! Matematikten aldığın sıfırları unuttun mu!?” demiş. Doğal olarak çocuk da mühendislik hayalini çöpe atıp, bölüm değiştirmiş. Sakın ola ki sizler böyle davranmayasınız!..&lt;br /&gt;OLAY:3- 1957’li E.Hv. Generalden dinlemiştim. Okul, Kuleli A.Lisesi. Ders matematik. Bir öğrenci sözlü sınava kalkmış. Çocuk ipin ucunu yakalamış; adım adım çözüme yaklaşırken, öğretmen huzursuzlanmış. Bir elinin içiyle öteki elinin arkasını şaplatarak dövünmeye başlamış: &lt;br /&gt;Yahu şuna bak hele; çözecek be, çözecek! Eyvah!.&lt;br /&gt;OLAY: 4- Yıl 1959. Yer, Kars- Kâzım Karabekir (Kılavuz) öğretmen okulu. öğretmen- öğrenci, kardeş ilişkisi içinde. Her şey saydam. Yeni mezun genç bir arkadaşım, (Ben beş yıl kıdemliydim.) yazılı kağıtlarını sınıfa götürerek, çocukların notlarını okumuş. Bu arada itirazı olanların kâğıtlarını sınıf huzurunda yeniden incelemiş. Ancak öğrencinin biri, sınıf huzurunda mahçup olmamak için olacak ki, öğretmen sınıftan çıktıktan sonra izleyip, lokalin bahçesinde arkadaşımızın yanına yanaştı. Yazılı kağıdını tek başına görmek istediğini söyledi. Arkadaş kağıdı çocukla birlikte incelerken birden şöyle dedi çocuğa: &lt;br /&gt;-Bak koçum; işte şurada çuvallamışsın! &lt;br /&gt;Ben kıdemliyim ya; ayrıca da kardeş gibiyiz. Hemen bilgiçlik tasladım: &lt;br /&gt;-Briçte yanlış kağıt çıktığımızda bize” çuvalladın! de ama, sakın çocuklara bir daha öyle deme; olmaz mı?&amp;nbsp; &lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-aKuC0FyeZig/TyFT51OODnI/AAAAAAAACBM/bhWtwDDRMU0/s1600/%25C4%25B0K+AZERBAYCAN+RECEP+REH%25C4%25B0ML%25C4%25B0.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="color: red; font-size: x-large;"&gt;&lt;b&gt;Efsane Eğitimci “Koca Müdür”&lt;br /&gt;Mithat Erden’in anıları&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;i style="color: blue;"&gt;&lt;b&gt;Prof. Dr. İSA KAYACAN&lt;/b&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-PilEGPIIJBY/TyFT6Yb5jmI/AAAAAAAACBQ/26sp4hxxbDY/s1600/%25C4%25B0K+M%25C4%25B0THAT+ERDEN.jpg" imageanchor="1" style="clear: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="200" src="http://4.bp.blogspot.com/-PilEGPIIJBY/TyFT6Yb5jmI/AAAAAAAACBQ/26sp4hxxbDY/s200/%25C4%25B0K+M%25C4%25B0THAT+ERDEN.jpg" width="192" /&gt;&lt;/a&gt;Geçmişte yaşanılanların ‘not’ olarak tutulması, gelecekteki değerlendirilmeleriyle ilgili çalışmalar, ortaya konulanlar önemlilik taşır, anlam zenginliği içinde karşımıza çıkarlar, çıkarılırlar. &lt;br /&gt;“Anı” olarak kabul ettiklerimiz, zaman içinde farklı boyutlara ulaşırlar. Her insanın, her kalem sahibinin, anılarını yazabilmesi, gün yüzüne çıkarabilmesi kolay değildir. &lt;br /&gt;Ancak, Mithat Erden hoca yaradılışında olanlar, o yetenek, azim ve kararlılık içinde olanlar, yaşadıklarını anılara dönüştürebilirler, geleceğe ışık olabilirler, ışık tutabilirler. &lt;br /&gt;Mithat Erden hoca, 04 Nisan 1921 tarihinde Siirt’te dünyaya geldi. Çocukluk, gençlik-öğrencilik yıllarından sonra eğitim ordumuzun güçlü komutanları, efsane isimleri arasında yer aldı. Kuruculuğunu yaptığı, ortaokul seviyesindeki eğitim kurumlarında hep öncülük etti, başöğretmen olarak adlandırıldı, ödüllendirildi. &lt;br /&gt;Bu başarı dolu öğretmenlik, kurucu müdürlük ve yöneticilik günlerine ilişkin yüzlerce olayı üzülerek, sevinerek, mutluluk duyarak yaşadı. Sandıklı, Tefenni, Osmaneli Ortaokullarının kurucu müdürü olarak, öğrencileriyle, halkla toplumun diğer kesimleriyle içiçe oldu.&lt;br /&gt;Bendenizin de Mithat Erden hocadan sonraki yıllarda mezun olduğum Tefenni Ortaokulundaki günleriyle ilgili anılarını satır satır, kelime kelime okudum. Yakinen bildiğim Tefenni Ortaokuluyla ilgili ortamdaki fotoğraf görüntülerinin, Mithat Erden hocanın zihninde, tespitlerinde şekillenip netleşirken, Mithat Erden öncülüğünün netliğini yan yana getirip, değerlendirdim, alkışladım. &lt;br /&gt;O, Mithat Erden hoca, 29–30 yaşlarında, çiçeği burnunda bir eğitimci, gittiği, çalıştığı yerlerde “Koca Müdür” olarak adlandırılıyor, hitap ediliyor. O, Mithat Erden hoca kuruculuğunu yaptığı ortaokullarda sıfırdan işe başlıyor, temel atıyor, sevgi binaları yükseltiyor, canlı, çalışır, örnek gösterilir kuruluşların ortaya çıkmasını sağlıyor.. Cumhuriyetin aydın öğretmenlerinden, yöneticilerinden biri olduğunu, önde gelenlerden biri olduğunu gösteriyor, öğrencileriyle, öğretmen arkadaşlarıyla, çevre halkıyla bütünleşiyor. &lt;br /&gt;Anılarını kaleme alırken, böbürlenmeyen, öğrencileriyle aynı seviyede yürüyen, öğretmen arkadaşlarının başarılarına destek olan çoğunluğu köy kökenli öğrencilerinin velileriyle sürekli görüşen, yoksulluğun temelindeki sıkıntılardan hareket ederek, başarıya giden yoldaki desteklerini esirgemeyen bir öğretmen, yönetici Mithat Erden kalemiyle, güçlü bir anlatımla kitaplaşanlar.&lt;br /&gt;Mithat Erden hocanın tespitleri doğru, kalemi netlik içinde, cümleleri herkesin anlayabileceği bir anlatım düzeyini koruyor. Bu genel görüntü, yazılan, ortaya konulan, kitaplaştırılan anıların geleceğe taşınması bakımından kolaylık sağlıyor, inandırıcılıklarıyla karşımıza çıkıyor. &lt;br /&gt;Mithat Erden hocanın anıları arasındaki gezintinizde görürsünüz: O, eğitim camiası dışındaki çalıştığı kuruluşlarda da hep dürüst, doğrudan, doğrulardan yana tavır koymuş, hayalinde bulunan matbaa kuruluşunu gerçekleştirdikten sonra, devredilmesiyle ilgili anlatımlarında da gerçekçilikten ayrılmamıştır. &lt;br /&gt;Kayboluşların önlenmesi olarak görülen yazdığı, yayınladığı, kalıcılıklarını sağladığı anılarıyla Türk Eğitim ve çalışma hayatı tarihlerine ışık tutan, örnek olan, “Efsane eğitimci, Koca Müdür”, yönetici, dürüst, örnek insan Mithat Erden hocamızı kutluyor, sevgi saygılarımı sunuyorum efendim.&lt;br /&gt;&lt;span style="color: red; font-size: x-large;"&gt;&lt;b&gt;Doç.Dr. Recep Rehimli’den: &lt;br /&gt;Azerbaycan Devlet Personel Yönetimi&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="color: blue;"&gt;Prof. Dr. İSA KAYACAN&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-aKuC0FyeZig/TyFT51OODnI/AAAAAAAACBM/bhWtwDDRMU0/s1600/%25C4%25B0K+AZERBAYCAN+RECEP+REH%25C4%25B0ML%25C4%25B0.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="200" src="http://1.bp.blogspot.com/-aKuC0FyeZig/TyFT51OODnI/AAAAAAAACBM/bhWtwDDRMU0/s200/%25C4%25B0K+AZERBAYCAN+RECEP+REH%25C4%25B0ML%25C4%25B0.jpg" width="139" /&gt;&lt;/a&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Kitaplar, dergiler..Değişik noktalardan bana ulaşan, ulaştırılan kitaplar.Prof. Dr. Hayrettin İvgin dostumun bana ulaştırdığı. Doç. Dr. Recep Rehimli imzalı bir kitap. Adı:&amp;nbsp; Azerbaycan Devlet Personel Yönetimi. &lt;br /&gt;256 sayfayla şekillenen kitap, Azerbaycan kamu personel yönetimi sistemi hakkında detaylı bilgilerin getirilişini sağlaması bakımından önem taşıyor. Ankara’da Kültür Ajans Yayınlarının 128 ncisi olarak günyüzü gören kitap; Monografik bir inceleme olarak sunuluyor. Azerbaycan Devlet Personel Yönetimi Sisteminin çağdaş, bilimsel, teorik açıdan araştırılmasına yönelik bir yayın olarak görülüyor. &lt;br /&gt;Dört bölümden meydana gelen kitap; Bağımsızlıktan önceki dönemden söz ederek başlanılmış. Tarihsel gelişme sürecinde Azerbaycan&amp;nbsp; Kamu Personel Sistemi detaylarıyla sayfalara dökülmüş. &lt;br /&gt;Bağımsızlıktan sonraki dönem hakkında da geniş bilgi verilmekte. Temel haklardan, çalışma hakkından, daha pek çok “hak”dan sözediliyor. Devlet memurlarının ödev ve sorumlulukları sıralanıyor. Denetimin tanımı ve amacı hakkında bilgilendirme yapılıyor. &lt;br /&gt;Devlet memurlarının yönetim dışı denetimi; Siyasi ve yargı denetimi de, hiyerarşik denetim ve idari teftiş şeklinde sıralanmakta. &lt;br /&gt;Doç. Dr. Recep Rehimli’nin iki sayfalık bir önsözü var. Önsözün bir yerinde; “Azerbaycan’da kamu personel sisteminin yeniden oluşturulması ve bu alanda reformların yapılması sürecinde dikkatli olunması gerekmektedir” deniliyor. &lt;br /&gt;Sayfa 38’de başlayan “Siyasal yapı” dan söz edelim kısaca, giriş olarak;&lt;br /&gt;18 Ekim 1991 tarihinde kabul edilmiş, Azerbaycan Cumhuriyeti Bağımsızlık Beyannamesinin 13. maddesinin 3. fıkrasına göre: Yüce yürütme yetkisi Azerbaycan Cumhurbaşkanına mahsustur. Aynı zamanda 1995 yılında kabul edilen devletin en önemli varlık nedenlerinden biri olan, daha doğrusu devleti hukuka bağlayan Azerbaycan Anayasasının 7,8 ve 99. maddelerine göre, Azerbaycan Cumhurbaşkanı hem devlet başkanı hem de yürütmenin başıdır. &lt;br /&gt;Azerbaycan’da ilk parlamentarizm tecrübesi 20.. yüzyılın başında yaşanmıştır. Azerbaycan Demokratik Cumhuriyetinin mevcut olduğu 23 ayda, yani 28 Mayıs 1918’den, 28 Nisan 1920’ye kadar olan kısa bir devrede milli parlamentonun oluşturulması ve dönem için demokratik ilkelere esaslanan 21 Temmuz 1919 tarihinde parlamento seçimlerinin yapılmasıyla ilgili yasanın kabul edilmesi Azerbaycan tarihinde parlamentarizmin formalaşması ve gelişmesi için önemli adım sayılabilir. &lt;br /&gt;1991 yılında yeniden bağımsızlığına kavuşan Azerbaycan Cumhuriyeti Milli Meclisi 125 milletvekilinden ibarettir. &lt;br /&gt;GÜNÜN SÖZLERİ: &lt;br /&gt;1-&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Bir günlük adalet, 60 yıllık ibadetten faziletlidir (Hazreti Muhammed) &lt;br /&gt;2-&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Adalet olmadan düzen olmaz (Camuş) &lt;br /&gt;3-&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Yasama, yürütme, yargı içiçe geçmişse, Anayasa yok demektir (Rousseau) &lt;br /&gt;4-&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Haksızlık yapıp, herkesle birlikte olmaktansa, adaletli davranıp, tek başına kalmak daha iyidir (Gandhi) &lt;br /&gt;5-&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Medeniyetin ilk şartı adalettir (Freud)&lt;br /&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-cTCMCHc3Kow/TyFT38qYYXI/AAAAAAAACBA/LSOx2xq7r8Y/s1600/%25C4%25B0K+ATAT%25C3%259CRK.jpg" imageanchor="1" style="clear: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://1.bp.blogspot.com/-cTCMCHc3Kow/TyFT38qYYXI/AAAAAAAACBA/LSOx2xq7r8Y/s1600/%25C4%25B0K+ATAT%25C3%259CRK.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="color: red; font-size: x-large;"&gt;&lt;b&gt;Mustafa Kemal Atatürk: &lt;br /&gt;Şiir dildir, dilin özüdür&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;b style="color: blue;"&gt;&lt;i&gt;Prof. Dr. İSA KAYACAN&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;Bize ulaşan dokümanlar, kaynakları itibariyle önemlilik kazanıyor, bu önemliliğiyle değerlendirmelerimiz arasında yer alıyor. &lt;br /&gt;20 Kasım 2011 tarihinde, Ankara’da, Ahmet Sevgi Kültür Evi’nde gerçekleştirilen, “Şiir ve Musiki” konulu toplantıya katılanlardan, İmar ve İskan eski Bakanlarımızdan, sayın Selahattin Babüroğlu tarafından bize ulaştırılan iki ayrı dokümandan, araştırma ve değerlendirmeden bazı satırlar, mısralar aktarmak istiyorum efendim: &lt;br /&gt;Selahattin Babüroğlu hoca, 19 Mart 2011 tarihli bir toplantıdan, dostlarıyla bir araya geldiği, gelindiği toplantıdan söz ederek söze başlıyor. “Sanatçılar olmasaydı, canlılar arasında ayrıcalıklı yerimizi alabilir miydik?” diye sorduktan sonra sayfalara döktüğü görüşlerini şöyle sürdürüyor: &lt;br /&gt;“Değerli dostlarım; Büyük senarist Gazi Mustafa Kemalimiz bir toplantısında, şair kime denir sorusunu sorduğunda, gelen yanıtların hepsini dinler. Toplantıda bulunan bir kişinin; ‘şiir söyleyene şair denilir’ sözünü duyunca, Atatürk gülümser, ‘işte aradığım cevap budur’ der. Çünkü şiir yazılmaz, söylenir. &lt;br /&gt;Mustafa Kemal Atatürk’ün bir diğer ifadesi de; ‘Hiçbir şiir ilk mısra denilen sihirli duygudan, büsbütün uzak duramaz. Şiir dildir, dilin özüdür’ olmuştur”.&lt;br /&gt;Selahattin Babüroğlu hoca, “Ben de;&amp;nbsp; Şiir bireyseldir, vasıtasızdır. Doğrudan şimşek gibi çıkar, gelip söylenir düşüncesindeyim” diye ilavede bulunuyor. &lt;br /&gt;Anlatımlardan almaya, nakletmeye devam ediyoruz: Ruslar Birinci Dünya Savaşında Erzurum’u işgal etmişti. Bizim Erzurum’da da sıkışınca “Yoğurt koydum dolaba” türküsü ile idare ediliyor. Ta ki bizim kuşağın Edebiyat öğretmeni, o ünlü hocamız Sıtkı Dursunoğlu’nu Milli Marş gibi söylediğimiz aşağıdaki şiiri yazana kadar: &lt;br /&gt;Tarihler ağlar, vatan yanarken, &lt;br /&gt;El’ler öz yurdunda nara atarken&lt;br /&gt;Ufukta ümit nuru parlarken, &lt;br /&gt;İlk sesi haykıran yüce Erzurum. &lt;br /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Selahattin Babüroğlu hocanın bize getirdiği, verdiği 16.11.2011 tarihinin taşıyıcısı “Sessizlik” başlığı altındaki Yüksek İnşaat Mühendisi Cahit Ürün imzalı uzunca bir şiir var. “Dedenin özlemi” başlıklı 11 ayrı dörtlükten oluşan bu şiirden: &lt;br /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Büyüdüler, kanatlandı uçtular, &lt;br /&gt;Sıra ile birer birer yuvadan, &lt;br /&gt;Şimdi onlar, ana-baba oldular, &lt;br /&gt;Böyle kurmuş düzeni yaradan. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her birinin okul çağı su gibi, &lt;br /&gt;Aktı geçti gözlerimin önünden, &lt;br /&gt;Birde baktık ev kurmanın telaşı!,&lt;br /&gt;Kalan ise bir resim düğünden.&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; ***&lt;br /&gt;&lt;div style="color: red;"&gt;&lt;span style="font-size: x-large;"&gt;&lt;b&gt;Dergiler yayınlandıkça&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: blue;"&gt;&lt;b&gt;&lt;i&gt;Prof. Dr. İSA KAYACAN&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;Dergiler yayınlandıkça, bize ulaştıkça, geldikçe, sayfalarındaki gezintilerimiz sürüyor. Yeni bir dergi değerlendirme yazımızla sizinle birlikteyiz efendim: &lt;br /&gt;1- ÇİFTCİ VE KÖY DÜNYASI DERGİSİ: Kısa adı TZOB olan, Türkiye Ziraat Odaları Birliği Genel Merkezince Ankara’da aylık yayınlanan, pırıl pırıl baskılı ve zengin içerikli bir dergi. 320 nci sayısı masamda bu derginin. Sahibi: Ş.Şemsi Bayraktar. Yazışma adresi: GMK Bulvarı No: 25 Demirtepe – Ankara. &lt;br /&gt;2- TÜBİTAK BÜLTENİ: Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumunun Bülteni. Sahibi: Prof. Dr.Yücel Altınbaşak. Yönetim yeri: Atatürk Bulv. No:221 Kavaklıdere-Ankara. Anılan bültenin 119 ncu sayısı bize ulaştı. &lt;br /&gt;3- BÜTÜN DÜNYA DERGİSİ: Başkent Üniversitesinin kültür yayını. 2011 yılının 1 nci sayısı masamda bu derginin, Sahibi: Prof.Dr.Mehmet Haberal. Yazışma: 1. Cad.No:77 Bahçelievler-Ankara. &lt;br /&gt;4- KIBATEK BÜLTENİ: İzmir’de yayınlanıyor. 51 nci sayısı masamda bu bültenin. Sahibi Leyla Işık. Yazışma: 855 sk.No: 10/A Konak-İzmir&lt;br /&gt;5- GÖZDE YAŞAM DERGİSİ: Fethiye ilçemiz merkezinde, Leyla Doğutekin’in sahipliği ve Yazı İşleri Müdürlüğünde yayınlanıyor. 33 ncü sayısıyla 3 ncü yayın yılına merhaba dedi. Yazışma: Taşyaka Mhl. 218 Sk. Ap.3, D.3 Fethiye –Muğla.&lt;br /&gt;6- ANADOLU’NUN SESİ GAZETESİ: Başbakanlık Basın-Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğünce aylık yayınlanan Gazetenin 301 nci sayısı bize ulaştı. Anadolu Basınıyla, Ankara arasında bir haber köprüsü niteliği taşıyan Gazete ilgiyle izleniyor. &lt;br /&gt;7- ÇINGI DERGİSİ: Kayseri ilimiz merkezinde iki ayda bir yayınlanan “Çıngı” Dergisinin 10 ncu sayısı bana ulaştı. KAYSADER adına sahibi: Süleyman Karacabey olan derginin yazışma adresi: P.K.212 Kayseri. &lt;br /&gt;8- YENİSES DERGİSİ: Osmaniye ilimiz merkezinde aylık yayınlanan “Yenises” Dergisinin 191 ve 192 nci sayıları ayrı ayrı geldi. İmtiyaz sahibi Hasan Bölük olan derginin yazışma adresi: Atatürk Cad. No:201-Kat.3 Osmaniye. &lt;br /&gt;9- GÜNCEL SANAT DERGİSİ: Antalya’da iki ayda bir yayınlanan “Güncel Sanat” Dergisinin 15 nci sayısı geldi. İmtiyaz sahibi: H.Hüseyin Bayır olan derginin yazışma adresi: P.K.66 Alanya-Antalya.&lt;br /&gt;10- KUMRU DERGİSİ: Gaziantep ilimiz merkezinde üç ayda bir yayınlanıyor. 7 nci sayısı bana ulaşan derginin sahibi: Abdülhadi Bay. Yazışma adresi: Düğmeci Mahl. Sabuncu Cad. Ali Veli İşhanı Kat. 4, No: 502 Şahinbey-Gaziantep. &lt;br /&gt;11- AYDIN EFESİ DERGİSİ: Aydın ilimiz merkezinde iki ayda bir yayınlanıyor. 5 nci sayısı bana ulaşan derginin sahibi: Şükrü Öksüz. Yazışma adresi: Yedieylül Mhl. Esko İşh. B-Blok, No:1-5 Aydın. &lt;br /&gt;12- YESEVİ DERGİSİ: İstanbul’da aylık yayınlanıyor. Sahibi ve Yazı İşleri Müdürü: Erdoğan Aslıyüce. 216 ncı sayısı masamda olan Yesevi’nin yazışma adresi: P.K.30 Beyazıt-İstanbul. &lt;br /&gt;GÜNÜN SÖZLERİ: &lt;br /&gt;1. Kaptanın ustalığı,&amp;nbsp; deniz durgunken anlaşılmaz (Lukıanos)&lt;br /&gt;2. İnsanların yaptığı sahte paralar kadar, paraların yaptığı sahte insanlar vardır (S.J.Harrıs) &lt;br /&gt;3. Hayat, yaşantı aramak değil, kendimizi aramaktır (C.Pavese) &lt;br /&gt;4. En insani davranış, bir insanın utanılacak duruma düşmesini önlemektir (Nıetzsche) &lt;br /&gt;5. Ölümün bizi nerede beklediği belli değil, en iyisi mi biz onu her yerde bekleyelim (Montaıgne) &lt;br /&gt;***&lt;br /&gt;&lt;div style="color: red;"&gt;&lt;span style="font-size: x-large;"&gt;&lt;b&gt;Osman Akkoç’un bir şiiri ve &lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: red;"&gt;&lt;span style="font-size: x-large;"&gt;&lt;b&gt;Ardeşen’den Kivi bilgileri&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: blue;"&gt;&lt;i&gt;&lt;b&gt;Prof. Dr. İSA KAYACAN&lt;/b&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Burdur ilimize bağlı Gölhisar ilçemizde yaşayan, araştırmacı-Gazeteci-Yazar ve Çağdaş Halk Ozanı Osman Akkoç’un Gölhisar Gündem Gazetesinde yeralan şiirlerinden birinin adı: Anne. Bu şiir yedi ayrı dörtlükten meydana geliyor. Anılan şiirden üç ayrı dörtlük alalım aşağıya. Buyurun: &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ANNE (Osman Akkoç)&lt;br /&gt;Ömrümün her gününü, senin için adadım, &lt;br /&gt;Seninle geldi neşem, seninle ağız tadım.&lt;br /&gt;Dilimde şahadettir, ilahidir o adın, &lt;br /&gt;Ne kadar büyüsem de, kucağına al anne. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sensiz Dünya zindandır, Seninle cennet bana, &lt;br /&gt;Şu ihtiyar halimle, bir çocuk zannet bana, &lt;br /&gt;Ne olur ninni söyle, sesini dinlet bana, &lt;br /&gt;Yanımdan hiç ayrılma, ölene dek kal anne.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neler neler etsem de hakkını ödeyemem, &lt;br /&gt;Bağırıp çağırsan da, sana bir şey diyemem&lt;br /&gt;Ne su içerim sensiz, ne bir yemek yiyemem&lt;br /&gt;Yüzün cennettir senin, her sözün baldır anne. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ARDEŞEN’DEN KİVİ BİLGİLERİ&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zümrüt Rize Gazetesinin sahibi, değerli dostum Faik Bakoğlu’nun gönderdiği yayınlar-gazeteler, dergiler arasında yeralan bir broşür: Ardeşen Kivi Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Başkanlığının hazırladığı “Kivi’nin Başkenti Ardeşen” adlı broşürde kivi hakkında önemli bilgiler yeralıyor. Kivi’nin, Ardeşen’de çaydan sonra yıllık yaklaşık 12 milyar lirayla ikinci gelir kaynağı olduğu hatırlatılıyor kivi hakkında bazı bilgiler veriliyor bu bilgilerden: &lt;br /&gt;Kiviyi keserken en kolay yollardan biri, kiviyi ortadan ikiye kesmek ve bir kaşık yardımıyla yemektir. Ayrıca, kiviyi boylamasına bıçakla soyabilir, üst ve alt sert kesimlerini çıkarıp yuvarlak dilimler halinde kesebilirsiniz. &lt;br /&gt;Kivi subtropikal bir meyvedir. Bu yüzden buzdolabında saklanması gerekir. Kivinin çabuk olgunlaşmasını istiyorsanız kapalı bir plastik kap içerisinde bir elma, bir armut ya da muzla saklayın. &lt;br /&gt;Kivi a,b,c vitaminleri açısından zengindir. Kalsiyum, demir, fosfor, çinko, bakır gibi değişik minareleri bünyesinde barındırmaktadır. &lt;br /&gt;***&lt;br /&gt;&lt;div style="color: red;"&gt;&lt;span style="font-size: x-large;"&gt;&lt;b&gt;Adapazarı’ndan ‘Değirmen’ Dergisi&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: blue;"&gt;&lt;i&gt;&lt;b&gt;Prof. Dr. İSA KAYACAN&lt;/b&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; 22-25 Eylül 2011 tarihlerinde, bu tarihler arasında, Elazığ ilimiz merkezinde gerçekleştirilen “19. Uluslararası Hazar Şiir Akşamları” programlarının sonunda, bize ulaştırılan yayınlar arasında yer alan dergilerimizden biri: “Değirmen” adının taşıyıcısıydı. &lt;br /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Edebiyat ve düşünce dergisi olan “Değirmen”in 24 ncü sayısı masamda. Büyük boy kitap boyutunda 142 sayfalık “Değirmen” Dergisinin Sahibi: Adem Yıldırım, Genel Yayın Yönetmeni: Rüstem Budak, Edebiyat Editörü: Mehmet Doğan, Bilim Editörü: Ali Öztürk. Dört kişilik yayın kurulu var. Yazışma adresi: Tığcılar Mhl. Döner geçit Sk. Altun İş Merkezi, No-4-3 Adapazarı-Sakarya. &lt;br /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Değirmen imzalı bir başyazı var. Sonra şiirlerle başlanıyor. İlk sayfalarda şiirleri bulunanlar: Mehmet Özdemir, Mehmet Doğan, Mustafa Celep, Mehmet Aycı, Süleyman Unutmaz, Halil İbrahim Polat, isimli şairler şeklinde sıralanıyor. Mehmet Özdemir’in “Düşe sığınan çocuk” adlı, başlıklı şiirinden: &lt;br /&gt;Anne derdimi devşir, sabahı gözüme sür, &lt;br /&gt;Ateş deryasındayım, ruhum rotasız gemi, &lt;br /&gt;Ah çarşıda kirazı ağlar buldum kendimi, &lt;br /&gt;Babam ki gözlerinden buluta su yürütür. &lt;br /&gt;Öteki sayfalara bakıyoruz; Dr.Ali Öztürk, R. Güngör Kalkan, Mustafa Oral, Cafer Gariper, vd. imzalı düz yazılar, araştırma ve hikâye ağırlıklı anlatımlar dikkat çekiyor. Kibar Ayaydın’ın, “Gurbetten şiir ile dönen adam-Yahya Kemal Beyatlı” adlı, başlıklı araştırması başarılı bir araştırma, değerlendirme ve yorum olarak görülüyor. &lt;br /&gt;MEKTUP&lt;br /&gt;Değerli dost, sayın İsa Kayacan; İki gazete gelmişti. Yine sonsuz teşekkürler, renkleriyle beraber. Size hayranım. Verimli, yılmayan sevilensiniz. &lt;br /&gt;Ayrıca İnternet yoluyla ilettiğiniz yazılar birer harika. Toplumsal bir yol sizinki. Benimki, romantik çerçeveye içine yakın mı, pek bildiğim yok! Hiç tanımadığım, duymadığım isimleri görüyorum yazılarınızda.. Hem de resimli.. Bunları nasıl topluyorsunuz, düşünsem bulamam.. Her takdire layık olduğunuzu şimdi daha iyi anlıyorum. &lt;br /&gt;Benim yazılarım sadece Sorgun’da yayına alınıyor. Öyle bir an geliyor bırakıversem şunun yakasını diyorum.. Belki bir gün.. Size sıhhatler, kendinize iyi bakın.. Sevgiler, saygılar. Acele yazdım özür dilerim (Kemal Petricli, Köln-Almanya, 11 Kasım 2011)&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; ***&lt;br /&gt;&lt;div style="color: red;"&gt;&lt;span style="font-size: x-large;"&gt;&lt;b&gt;Mithat Erden’in Türkçeleştirdiği: &lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: red;"&gt;&lt;span style="font-size: x-large;"&gt;&lt;b&gt;Emir Timur’un vasiyetleri ve standartları&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: blue;"&gt;&lt;i&gt;&lt;b&gt;Prof. Dr. İSA KAYACAN&lt;/b&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Meti Osmanov’un, “Emir Timur’un (Timurlenk) Vasiyetleri ve Standartları” adlı kitabını, Azericeden aktaran Mithat Erden. 126 büyük sayfayla yayınlamış Türkçeye kazandırılmış. &lt;br /&gt;İçindekiler bölümüne bakıyoruz. Bazı başlıklar: &lt;br /&gt;Tuğluk Timur Hanla görüştükten sonra gönlüme gelen birinci geneşik/Devlet kurma arefesinde ikinci geneşiğim/Saltanatımı düzene sokmak için üçüncü geneşiğim/Saltanatımın başlangıcında yaptıklarım dördüncü geneşiğim…&lt;br /&gt;Böyle devam edip giden başlıklar. 2 nci bölümde; Yeminle yanıma gelip sığınma dileyen Türk, Arap ve Acem Tayfalarının Hümayendeleri konusunda tüzük… Diğer konularda yayınlanan tüzükler. Örneğin 21 nci tüzük: Saltanatı idare etme hakkında tüzük olarak yayınlanmış. &lt;br /&gt;Bu eseri Özbekçe’den Azerice’ye tercüme eden Meti Osmanoğlu’nun önsözü var ilk sayfalardan birinde. Yalnız sesin yurtları başlığı ve altında, Rauf Perbi’nin “Ben yalnızsam, sesim de yalnız” şeklindeki önemli sözü, görüşü. Önsözden birkaç cümle: &lt;br /&gt;-“Tarih de ana gibi, vatan gibi insanın alınyazısıdır. Ondan kurtulmak mümkün değildir; onu ne değiştirebilirsin ne de onu bir tarafa atabilirsin. Atalarımızın tarih boyunca yarattığı medeniyete kazandırdığı eserler, savaşlarda kazandığı zaferler, uğradığı mağlubiyetler gibi, Türklüğün tarihinde kanlı katliamlar da az değildir”. &lt;br /&gt;Sayfa 78’de “Vezir tayin etme tüzüğü” yeralıyor: “Buyurdum ki, vezirlerin şu dört özelliğe sahip kişilerden seçilmesi gerekir: &lt;br /&gt;En’am : Nimetlerden (mal-mülk) faydalanma imtiyazı, &lt;br /&gt;İtibar: Saygınlık, &lt;br /&gt;İhtiyar: Tercih hakkı, &lt;br /&gt;İktidar: Yetki’dir. &lt;br /&gt;“Olgunlaşmış vezir, devletin münasebetlerini düzenleyecek, mülki ve mali işlerini aslının-neslinin temizliğini göstererek en yüksek seviyede yerine getirecek, alınası yerden alıp, verilesi yere iletecektir”.. Devam ediyor cümleler, açıklamalar. &lt;br /&gt;Mithat Erden hoca, kitabın arka kapağında açıklamasıyla dikkat çekiyor. Bu açıklamadan: &lt;br /&gt;-1989 yılında “Şark Yıldızı” Gazetesinde yayınlanan bu eser, çağdaş Özbekçe’ye Elihan Sağun ve Habidullah Karamatov tarafından tercüme edilmiştir. Eseri ciddi bir inceleme ve karşılaştırma ile Özbekçe’den Azerice’ye çeviren Meti Osmanova’ya ve ondan önce eserin eksiksiz hale getirilmesinde emeği geçen bütün Türk bilim adamlarına burada takdir ve teşekkürlerimizi arzetmeyi bir görev ve borç bilmekteyim. Türk dünyasına hediye edilen bu nadide eseri Türkçe’ye çevirmekten büyük mutluluk duymaktayım. &lt;br /&gt;GÜNÜN SÖZLERİ: &lt;br /&gt;1. Kelimelerin gücünü anlamadan, insanların gücünü anlayamazsınız (Konfüçyüs) &lt;br /&gt;2. Her aptal onu beğenen başka bir aptal bulur (Boileau) &lt;br /&gt;3. “Yapamaz”lara kulak asarsanız, hiçbir zaman yapamazsınız (David Lloyd George) &lt;br /&gt;4. Çevrelerine uymak için, kendilerini yontanlar, tükenip giderler (R.Hull) &lt;br /&gt;5. Şans, alınan yenilgileri gülümsemeyle karşılayabilmektir. Azimli insan şanslı insandır (Anonim) &lt;br /&gt;***&lt;br /&gt;&lt;div style="color: red;"&gt;&lt;span style="font-size: x-large;"&gt;&lt;b&gt;Nevzat San ve Mesut Kayabaş şiirlerinden&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: blue;"&gt;&lt;i&gt;&lt;b&gt;Prof. Dr. İSA KAYACAN&lt;/b&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Kırklareli-Babaeski ilçemizden Nevzat San ve Burdur merkezinden Mesut Kayabaş şiirlerinden örneklerimiz var bugün sütunumuzda efendim. Nevzat San’dan iki, Mesut Kayabaş’dan bir şiir. Buyurun birlikte gözden geçirelim: &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;BAZAN (Nevzat San-1963)&lt;br /&gt;Kalbimde ızdırabını duyarım inan; &lt;br /&gt;Aşkın..&lt;br /&gt;Yıllar önce sokakta karşılaşan; &lt;br /&gt;Bakışın..&lt;br /&gt;Saadetini tadarım bazen..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gözlerimde yağmurlu günlerden kalma; Sis..&lt;br /&gt;İçimde kımıldanır o ızdırab veren;&amp;nbsp; His..&lt;br /&gt;Aşkı tadarım bazen..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mesut günlerden birkaç hatıra yaşarım; Hayalde…&lt;br /&gt;Denizin maviliklerinde ararım gözlerini; Sahilde.. &lt;br /&gt;Maziyi düşünürüm bazen..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Güneşin alev kollarında görürüm;&lt;br /&gt;Saçlarını..&lt;br /&gt;Ve karanfillerin kızıllığında bulurum; &lt;br /&gt;Dudaklarını…&lt;br /&gt;Tabiatta yaşatırım seni BAZAN..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;GÖZLERİN (Nevzat San- 1964)&lt;br /&gt;Gözlerin tüm gözlerden güzel ama yalancı,&lt;br /&gt;Onlara ram olmak bilemezsin ölümden acı, &lt;br /&gt;Kollarını açmış bir deniz gibi mavileri, &lt;br /&gt;Çekici, lakin girdap gibi karanlık derinleri..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;SATIVER GİTSİN (Mesut Kayabaş)&lt;br /&gt;Eğer seviyorsan utanma aşktan, &lt;br /&gt;Gönlünü gönlüme salıver gitsin. &lt;br /&gt;Güzel gözlerinle aklımı baştan,&lt;br /&gt;Düşünme güzelim alıver gitsin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Karlı dağlar gibi yücesin bende, &lt;br /&gt;Eri de içime sızıver gitsin.&lt;br /&gt;Şarkıda, şiirde hecesin bende, &lt;br /&gt;Aşkın defterine yazıver gitsin. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sana olan aşkım dünyadan büyük, &lt;br /&gt;Ömrünü ömrüme katıver gitsin. &lt;br /&gt;Leyla’nın kahrına hiç denir mi yük?&lt;br /&gt;Sevda pazarında satıver gitsin.&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; ***&lt;br /&gt;&lt;div style="color: red;"&gt;&lt;span style="font-size: x-large;"&gt;&lt;b&gt;Fethiye “Gözde Yaşam” Dergisinde, &lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: red;"&gt;&lt;span style="font-size: x-large;"&gt;&lt;b&gt;Ünal Şöhret Dirlik sayfaları&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: blue;"&gt;&lt;b&gt;&lt;i&gt;Prof. Dr. İSA KAYACAN&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Dergilerimiz, gazetelerimiz. Getirdikleriyle önem taşıyorlar, anlam zenginliği veya fukaralığı içinde karşımıza çıkıyorlar, çıkarılıyorlar. &lt;br /&gt;Fethiye ilçemiz merkezinde, Leyla Doğutekin’in Sahipliği ve Yazı İşleri Müdürlüğünde yayınlanan, magazin ağırlıklı getirdikleriyle bilinen, beğenilen “Gözde Yaşam” Dergisi 33 ncü sayısıyla 3 ncü yayın yılına merhaba dedi. &lt;br /&gt;Tuğba Özay kapak ve içerik ağırlıklı “Gözde Yaşam”ın, 10,11 ve 12 nci sayfaları Ünal Şöhret Dirlik hocanın kültür imzasını taşıyor. Ünal hoca, yılların şairi ve kültür adamı Muğla’lı şair Yükselecek Demirel’den ve eserlerinden sözediyor. &lt;br /&gt;Yükselecek Demirel’in, İki Elin Sesi, Dost Türküsü, Küldeste, Közden Küle, Cansuyu, adlı şiir kitaplarının kapak görüntüleriyle karşılaşıyor, anılan kitapların yayınlanış yıllarına doğru şöyle mini bir seyahat yapıyoruz. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;RÜBAİ (Yükselecek Demirel)&lt;br /&gt;Kutsal kaynaktan gelen ince bir dereyim, &lt;br /&gt;Göster doruklarını sevginin, sana ereyim, &lt;br /&gt;Tanrı’nın kıskandığı bir avuç toprak, &lt;br /&gt;Sen iste yeter ki, canımı vereyim!..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;KÜLDESTE (Yükselecek Demirel)&lt;br /&gt;Bu ten yanmış sıcağından, &lt;br /&gt;Ateşinden, ocağından, &lt;br /&gt;Mis kokulu kucağından, &lt;br /&gt;Fırlatılmış bir desteyim..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu iki dörtlük, Yükselecek Demirel’in geçmişte ortaya koyduğu duyguları, mısraları efendim. &lt;br /&gt;Ünal Şöhret Dirlik hoca, bildim bileli doğru ve beğenilen hizmetlerin altına imza atmıştır. Yükselecek Demirel ve eserleriyle ilgili yaptığı, araştırma ve yayın da bu söylemek istediklerimden biridir. &lt;br /&gt;Yükselecek Demirel’in şiirleri için görüşlerini yazanlar, sayfalara aktarılanlardan örnekler verilmiş. İsmail Kara, Arif Karakoç, İsmet Ünal Türker, A. Neyzar Karahan, Ü.Şöhret Dirlik, Ünal Türkeş, Oktay Kuşkonmaz, İbrahim Ergin.. (Bu satırların yazarının da, Sayın Demirel ve eserleriyle ilgili görüşleri vardı yayınlanan… Ama unutulmuşlar galiba!)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;CAN KIRIKLARI (1-Yükselecek Demirel)&lt;br /&gt;Bir sızı duyarsan içinde, &lt;br /&gt;Ağrıyan yanını arama hiç, &lt;br /&gt;Bilemezsin, derindedir, &lt;br /&gt;Bir damla kar suyu var, tutamazsın, &lt;br /&gt;Kaskatı yüreğinin yerindedir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1-Yükselecek Demirel’in gücünü Muğla’da kavrayamadım. Dünya çapında bir sanatçıyla dost olmak kıvancını şimdi yaşıyorum (İsmail Kara). &lt;br /&gt;2-Şair ve şiir O’nunla yalnız değil. Şiir dilin uzasın, sanatına, ustalığına sonsuzluk olsun. (A.Neyzar Karahan)&lt;br /&gt;3-Yükselecek Demirel, şiirin hakkını veren bir şairdir (İsa Kayacan).&lt;br /&gt;***&lt;br /&gt;&lt;div style="color: red;"&gt;&lt;span style="font-size: x-large;"&gt;&lt;b&gt;İslâm Beytullah Erdi’den iki kitap&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: blue;"&gt;&lt;b&gt;&lt;i&gt;Prof. Dr. İSA KAYACAN&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Zaman içinde değişen duygular, yayınların bize ulaşmasındaki gecikmeler. Bir vesileyle masamıza gelenler, getirilenler, gönderilenler. Yayınlardan sözediyoruz efendim. &lt;br /&gt;İslâm Beytullah Erdi, yayınladığı kitaplarıyla da dikkat çeken isim ve imzalardan. İki ayrı kitabı var masamda. Bunlar: &lt;br /&gt;UZUN BİR GECE&lt;br /&gt;104 sayfalık roman “Uzun Bir Gece”. Önceki yıllarda, röportaj, deneme, monagrafi anı-araştırma, hikaye dallarındaki yayınlarıyla da okurlarıyla selamlaşan, merhabalaşan, çevri eserleri de bulunan İslam Beytullah Erdi; &lt;br /&gt;-“İki bin yılının Haziran sonuydu. Mevsimin ılık rüzgârı büyük şehrin üzerine serin bir hava serpiyordu. Metro treniyle otogara giderken üçü de öylesine güzel bir günde yolculuk yapmanın keyifli olacağını düşünüyordu” diye söze başlıyor. &lt;br /&gt;Sonraki sayfalarda, “keçeli bir kalemle yazılmış bir dörtlük dikkatini çekti ve okudu” diye devam ediliyor. Söz konusu dörtlük: &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yalan dünya, yalan dünya, &lt;br /&gt;Yalan dünya değil misin?, &lt;br /&gt;Muhammed’i bir top beze, &lt;br /&gt;Saran dünya değil misin?.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İslam Beytullah Erdi’nin bir başka kitabının adı “Gelin uçtu”.&lt;br /&gt;GELİN UÇDU&lt;br /&gt;Yirmi sayfalık bir hikaye kitabı. Azerbaycan’ın başkenti Bakü’de günyüzü görmüş. Azeri Türkçesinde yayınlanmış, okurlarıyla buluşmuş, buluşturulmuş. Sayfalar birkaç resimle de zenginleştirilmiş. &lt;br /&gt;“Orta gocabalkanın cenubunda yemyeşil bir vadide yerleşen bu kendi kenardan gelenlere kend kimi tanıtdırmag çetin idi” cümlesiyle söze başlanılıyor efendim. &lt;br /&gt;HAYALİNİ DÜŞÜMDE SARIYORUM (Sabiha Serin)&lt;br /&gt;Sivas ilimiz merkezinden seslenen Sabiha Serin’in beş ayrı dörtlükten meydana gelen şiirinden: &lt;br /&gt;Deli bir rüzgâr gibi gelip geçti ilkbahar, &lt;br /&gt;Gönül telimden söyler, saçlarıma düşen kar, &lt;br /&gt;Şu koskoca kâinat, sensiz her gün daha dar, &lt;br /&gt;Ey benim kır çiçeğim, gül nakışlım nerdesin?. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ağlarım köşelerde senin için gizlice , &lt;br /&gt;Hayalini düşümde sarıyorum her gece, &lt;br /&gt;Adını mısralara yazarım binbir hece, &lt;br /&gt;Ey benim biriciğim, su akışlım nerdesin?&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; ***&lt;br /&gt;&lt;div style="color: red;"&gt;&lt;span style="font-size: x-large;"&gt;&lt;b&gt;Ormancı Türküsüne nazire&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: blue;"&gt;&lt;b&gt;&lt;i&gt;Prof. Dr. İSA KAYACAN&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Hani şu meşhur “ormancı” türküsü var ya. Bu türküye nazire olarak, Sevim Vardar hanım bir şiir yazmış. Bu şiir, Amasya Orman Bölge Müdürü Ömer Naci Kaya imzasıyla, merkezi Düzce’de bulunan Orman Muhafaza Memurları ve Emeklileri Derneğine gönderilmiş, bu Derneğin yöneticileri, Derneklerinin yayın organı olarak iki ayda bir yayınlanan “Defne” adlı dergilerinin Ocak-Şubat 2011 ayına ait 360 ncı sayısının arka kapağında yayınlamışlar. &lt;br /&gt;Sevim Vardar hanım, küçücük çocuk iken, babasını kaçakçıların şehit ettiğini hatırlatarak “Ormancı Türküsüne nazire” başlığıyla yazdığı şiirini, ilk Ormancı türküsünün tam metniyle aşağıya alıyorum efendim. &lt;br /&gt;BİLİNEN ORMANCI TÜRKÜSÜ&lt;br /&gt;Çıktım belen kahvesine baktım ovaya, baktım ovaya &lt;br /&gt;Bay Mustafa çağırdı dama oynamaya&lt;br /&gt;Ormancıda gelir gelmez yıkar masayı, yıkar masayı&lt;br /&gt;Söz anlamaz ormancı çekmiş kafayı&lt;br /&gt;Aman ormancı canım ormancı.&lt;br /&gt;Gevenisin suları hoştur içmeye, hoştur içmeye&lt;br /&gt;İçinde köprüsü var gelip geçmeye&lt;br /&gt;Tevfiğimi vurdular hiç mi hiçine, hiçmi hiçine&lt;br /&gt;Yazık ettin ormancı köyün iki gencine&lt;br /&gt;Aman ormancı canım ormancı&lt;br /&gt;Köyümüze getirdin yoktan bir acı.&lt;br /&gt;Gevenesin ortasında değirmen döner, değirmen döner&lt;br /&gt;Değirmenin suları dağından iner&lt;br /&gt;Ormancıya atılan kurşun Tevfiğe değer, Tevfiğe değer&lt;br /&gt;Tevfiğin acısı yürekler deler&lt;br /&gt;Aman ormancı canım ormancı&lt;br /&gt;Köyümüze getirdin yoktan bir acı.&lt;br /&gt;ORMANCI TÜRKÜSÜNE NAZİRE (Sevim Vardar)&lt;br /&gt;Susun da bir dinleyin şu yaşanmış öyküyü&lt;br /&gt;Babam ormancı Kadir, Tokat’ın Mürüş köyü&lt;br /&gt;Yine dörtnal üstünde çıkmıştı görevine&lt;br /&gt;Yedi-sekiz kaçakçı takılmışlar peşine&lt;br /&gt;Orman kıyımcıları yeminli öldürmeye&lt;br /&gt;Babam ormancı Kadir, düşmüş can derdine&lt;br /&gt;Mahsur kalmış zavallı, günlerce gecelerce &lt;br /&gt;Ulak kuşu ne arar, o devir köyden köye&lt;br /&gt;Çeşit çeşit rivayet, acısı canevimde &lt;br /&gt;Küçücük bir çocuktum yaşım geldi elliye&lt;br /&gt;Vefa borcu vazife gelelim biz sadede&lt;br /&gt;Bir ezgi tutturdular “aman ormancı” diye&lt;br /&gt;Ormancıyla caniyi koydular bir kefeye&lt;br /&gt;Babam ormancı Kadir, sen büyük müeyyide&lt;br /&gt;Tek bir kuş için dokundun mu hiç tetiğe?&lt;br /&gt;Hiç ihanet ettin mi elindeki tüfeğe?&lt;br /&gt;Dur durak tanımazdın, ormancı Vatandır diye&lt;br /&gt;Bu nasıl genelleme bak sen şu nankörlüğe&lt;br /&gt;Şayet bir türküyse hani ettiği nerede?&lt;br /&gt;Saygınız yok mu sizin çilekeş bir mesleğe?&lt;br /&gt;Duysaydın canım babam, inerdi yüreğine&lt;br /&gt;Üç kuruş maaşına hiç dedin mi dağ tepe?&lt;br /&gt;Farkına varmadık sen saltanat sürdünde&lt;br /&gt;Ormancı camiası, biteviye rencide&lt;br /&gt;Minnet bile duyardık, olsaydı masumane&lt;br /&gt;Öfke, sitem, nazire elbet varır yerine.&lt;br /&gt;***&lt;br /&gt;&lt;div style="color: red;"&gt;&lt;span style="font-size: x-large;"&gt;&lt;b&gt;Karınca Dergisinin &lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: red;"&gt;&lt;span style="font-size: x-large;"&gt;&lt;b&gt;Nusret Namık Uzgören ağırlıklı sayısı&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: blue;"&gt;&lt;i&gt;&lt;b&gt;Prof. Dr. İSA KAYACAN&lt;/b&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Merkezi Ankara’da bulunan, Türk Kooperatifçilik Kurumu tarafından aylık yayınlanan bugün dergiciliğimizin çınarlarının başında yer alan “Kooperatif Postası Karınca” Dergisinin 899 ncu sayısında Nusret Namık Uzgören için önemli bir yer ayrıldı. &lt;br /&gt;Güngör Uras, Ziya Gökalp Mülayim, Nail Tan, İrfan Ünver Nasrattınoğlu, Selçuk Alparslan, İsa Kayacan, Türk Kooperatifçiliğinin önderi Nusret Namık Uzgören için görüşlerini dile getirmişler. Bu isim ve imzaların, Nusret Namık Uzgören cümlelerinden bazı örnekler vermek istiyorum aşağıda: &lt;br /&gt;1-Nusret Namık Uzgören, Cumhuriyetimizin ilk yıllarından başlayarak ölüm tarihi olan 22 Kasım 1992 tarihine kadar, Türk Kooperatifçilik hareketinin hemen her alanı ile meşgul olmuş ve bütün ömrünü Türk kooperatifçiliğinin gelişmesine vermiştir (Karınca)&lt;br /&gt;2-Nusret Namık Uzgören çok okurdu. Zengin bir kütüphanesi vardı (Güngör Uras)&lt;br /&gt;3-Nusret Namık Uzgören, Türk Kooperatifçiliğinin kuşkusuz en önemli şahsiyetlerinden birisidir. Bütün hayatını kooperatifçiliğe adamış ve ülkemizde kooperatifçiliğin benimsenmesine ve yayılmasına büyük katkı sağlamıştır. (Ziya Gökalp Mülayim), &lt;br /&gt;4-Ben Nusret Namık Uzgören’in Yönetim Kurulu Başkanı olduğu 1975 yılında TKK’ ya üye oldum. Üye adaylarıyla tek tek görüştüğünü, çok seçici olduğunu söylediler. Daveti üzerine kendisiyle görüştüm. Adeta sözlü sınav oldu. Beğenmiş olacak ki, üyelik isteğim Yönetim Kurulunca kabul edildi (Nail Tan), &lt;br /&gt;5-Nusret Namık Uzgören, Türk Kooperatifçilik Kurumunun kuruluşundan itibaren bütün çalışmalarda yeralmış ise de, ilk yönetim kurulunda görev almamış; fakat 15 Aralık 1933 tarihinde yapılan ikinci genel kurul tarafından Yönetim Kuruluna seçilmiştir (İrfan Ü. Nasrattınoğlu).&lt;br /&gt;6-Ülkemizde modern kooperatifçiliğin öncülerinden olan 70 yılı aşkın olağanüstü çaba ve çalışmalarıyla Türk Kooperatifçilik onur kitabının ilk sıralarında yeralan Nusret Namık Uzgören’in, görevleri ve yaptıkları sıralanamayacak kadar çoktur. Uzgören, kooperatifçiliğimizin ölmez isimleri arasına girerek, biz kooperatif severlerin kalbinde daima minnet ve saygıyla anılacaktır (Selçuk Alparslan), &lt;br /&gt;7-Bendenizin, kooperatifçi olarak örnek aldığım iki isim vardır. Biri Nusret Namık Uzgören, ikincisi Nurettin Hazar’dır. Onlardan aldığım feyzle, kooperatifçilik alanında ortaya koyduğum makale, kitaplarımın temelinde hep bu iki isim vardır. Onlar hoşgörülü ve birleştiriciydiler. &lt;br /&gt;“Vefa örneği gösterenler, vefa duygularıyla anılacaklardır” görüşünden, gerçeğinden hareketle, Nusret Namık Uzgören ve Nurettin Hazar duayenlerimizi, çınarlarımızı eksilmeyen sevgi, saygı ve minnet duygularımla anıyor, mekanlarının cennet olması dualarımı yineliyorum (İsa Kayacan).&lt;br /&gt;GÜNÜN SÖZLERİ: &lt;br /&gt;1. İlk ve son aşkımız, kendimize karşı olandır (Bovee) &lt;br /&gt;2. Başarıya giden yolda önce başarısızlığı sollamalısınız (Mickey Rooney) &lt;br /&gt;3. Önyargının ve zalimliğin asıl kaynağı korkudur. Korkunun üstesinden gelmek bilgeliğin ilk adımıdır (Bertrang Russell) &lt;br /&gt;4. Aşk, sürekli bir mutluluktur (George Sand) &lt;br /&gt;5. Cevizin kabuğunu kırıp özüne inmeyen, cevizin hepsini kabuk zanneder (Gazali) &lt;br /&gt;***&lt;br /&gt;&lt;div style="color: red;"&gt;&lt;span style="font-size: x-large;"&gt;&lt;b&gt;Bilâl Dilsiz’den: Nehirler ıslaktı&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: blue;"&gt;&lt;i&gt;Prof. Dr. İSA KAYACAN&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Kitaplar bana ulaştıkça, masamdaki kitap sayısı, masamdaki yığılma sayısı arttıkça, kitapların sayfalarındaki gezintim-gezintilerimde aksamalar oluyor. &lt;br /&gt;Merkezi Ankara’da bulunan, kültürümüzün bir bileni Prof. Dr. Hayrettin İvgin yönetiminde, Erhan İvgin’in Teknik Koordinatörlüğünde faaliyetini sürdüren, Kültür Ajansın 112 nci yayını olarak gün yüzü gören Bilâl Dilsiz’in “Nehirler Islaktı” kitabı bana ulaştırılalı, geleli epey zaman oldu. Hatta, kitabı bana ulaştırırken Erhan İvgin; “Hocam bu yayınımızı önemseyerek kitaplaştırdık. Fırsat bulursanız, sizin deyiminizle, sayfalarında şöyle bir gezerseniz, sevinirim” diye de ilavede bulunmuştu. &lt;br /&gt;72 sayfalık bir şiir kitabı. Birinci yazı hocamız Nurullah Çetin’in. İkinci yazı değerli dostum, Prof. Dr. Hayrettin İvgin, Üçüncü yazı, İLESAM’ın değerli Genel Başkanı Mehmet Nuri Parmaksız’a ait. &lt;br /&gt;Hece vezniyle şekillenmiş, sayfalara aktarılmış Bilal Dilsiz şiirlerindeki konu zenginliği yanında, dil-anlatım bütünlüğü hemen dikkat çekiyor. Zaman zaman sitem, çoğunlukla da barışık bir anlayışıyla yola çıkıldığını görmekteyiz. Aşkın şiirle zenginleştiğini, bakılan güzel gözlere doyum olmadığını, bakmaktan yorulunduğu an “bakmaya yüzüm kalmadı” diye seslenildiğini duyar, görürüz. &lt;br /&gt;Sonra duyguların karmakarışıklığı ortaya çıkarken, “Çekip de gitti” diye seslenen, sevgi dolu Bilal Dilsiz yüreğiyle karşılaşırız. Kitabın 17 nci sayfasındadır bu seslenme. Arkasından “Gör ne haldeyim” denildiğini, beş ayrı dörtlükle şiirleşip, aktarılan durguların harman görmekte gecikmeyiz. Bu şiirin bir dörtlüğü:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Bastığın yerlere ömrümü serdim,&lt;br /&gt;Umudum, hayalim sendin tek derdim,&lt;br /&gt;Seviyorum dedim, ağladım durdum,&lt;br /&gt;Arada hâl hatır sorarsın belki.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bilal Dilsiz, kalbinde yer alandan, kalbinde saklı durandan, özlediği kişiden, kimyagerin aşkından uzun uzadıya söz ettikten sonra, uzunca bir mola veriyor, nefeslenip kendini toparladıktan sonra, öğretmenine dönüyor, öğretmeni, öğretmenleriyle ilgili duygularından örnekler veriyor. Sayfa 38 deki&amp;nbsp; “Öğretmenim” şiiri üç ayrı dörtlükten meydana geliyor. Bu şiirin iki dörtlüğü efendim:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Yolumdaki aydınlık benim canımsın,&lt;br /&gt;Vazgeçemediğim, bütün yanımsın,&lt;br /&gt;Damarımda gezen hayat kanımsın,&lt;br /&gt;Her şeyimsin benim başöğretmenim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Işıksız yollarda yürüyen kördüm,&lt;br /&gt;Doğruyu, bilgiyi seninle ördüm,&lt;br /&gt;Açtığın kapıda aydınlık gördüm,&lt;br /&gt;Sensiz okulumuz boş öğretmenim.&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; ***&lt;br /&gt;&lt;div style="color: red;"&gt;&lt;span style="font-size: x-large;"&gt;&lt;b&gt;Ortak kitap: Çağlara İnen Nur&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: blue;"&gt;&lt;i&gt;&lt;b&gt;Prof. Dr. İSA KAYACAN&lt;/b&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Merkezi İstanbul’da bulunan Edebiyat Dünyası Yayınları arasında günyüzü gören 208 sayfalık bir ortak kitap. Adı: Çağlara İnen Nur. &lt;br /&gt;Kitap üzerinde, kitap için imzası bulunanların sıralanışı şöyle: Ferit Battal, İhsan Polat, İlhami Erdoğan, Mustafa Ceylan, M. Fatih Kahraman, Ömer Öner, Yılmaz Çelik. &lt;br /&gt;-Ferit Battal bölümü: Efendimizi anlamak, yaşamak, sevmekle başlıyor. &lt;br /&gt;-İhsan Polat bölümü: Çağlara inen nurla başlıyor, &lt;br /&gt;-İlhami Erdoğan (Ozan İlo) bölümü: Efendimiz Hazreti Muhammed Mustafa (SAV)yla başlıyor, &lt;br /&gt;-Mustafa Ceylan bölümü: Ölçü, dünya, niyet, akılla başlıyor, &lt;br /&gt;-M.Fatih Kahraman bölümü: Bir rüya ile başlıyor, &lt;br /&gt;-Ömer Öner bölümü: Gülün demidir şimdiyle başlıyor, &lt;br /&gt;-Yılmaz Çelik bölümü: Alemlerin efendisine mektuplar (1) ile başlıyor, &lt;br /&gt;İhsan Polat önsözünün girişinde; “Bu kitabın hazırlanmasındaki amaç, isminden de anlaşılacağı üzere, varlığı varlığımızın sebebi olan o yüce insanı, iki cihan serveri, insanlığın yegâne kurtarıcısı Hazreti Muhammed (SAV)i daha iyi anlamak ve anlatmaya çalışmaktır” diyor. &lt;br /&gt;112 nci sayfada Mustafa Ceylan: “Çektik de besmeleyi, kurgulanmış saate / Çöle inen nur ile, zamanı ayarladık” diyerek söze başlıyor. Sonra methiyeleri geliyor Mustafa Ceylan’ın. Ölçü, dünya, niyet, akıl, başlığı altındaki mısralardan: &lt;br /&gt;Varlığı, yokluğu kuşatan mizan, &lt;br /&gt;Sar sarmala beni, koynunda taşı. &lt;br /&gt;Kafamda seherler yaksın ateşi, &lt;br /&gt;Kuruver ölçünle bir kutlu düzen.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ezelden ebede giden yolcular, &lt;br /&gt;İçine beni de unutmadan yaz. &lt;br /&gt;Gün öğle vaktidir esmeden ayaz, &lt;br /&gt;Bitmeli, gitmeli başımdaki kar. &lt;br /&gt;Sayfa 192’de Peygamber Efendimizi öven ayetlerden örnekler verilmiş. Bunlardan: &lt;br /&gt;-Biz seni alemlere rahmet olarak gönderdik (Enbiya 107)&lt;br /&gt;-De ki, ey insanlar, ben, Allah’ın hepiniz için gönderdiği Resulüyüm (Araf, 158)&lt;br /&gt;-Nebilerden bazısını, bazısından üstün kıldık (İsra 55)&lt;br /&gt;-Resullerden kimisini, kimisine üstün kıldık&amp;nbsp; (Bakara 253)&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; GÜNÜN SÖZLERİ: &lt;br /&gt;1. Karanlığı lanetlemektense, bir mum yakın (Konfüçyüs) &lt;br /&gt;2. Geçmişi hatırlamayan, onu tekrarlamaya mahkumdur (George Santayana) &lt;br /&gt;3. Savaş, bulduğu ülkeyi bir daha bırakmaz (Edmund Burke) &lt;br /&gt;4. İdealler yaldızlara benzer. Onlara ulaşamazsınız, ama size yol gösterirler (Waldo Emerson) &lt;br /&gt;5. Sağduyulu bir insan, hemen hemen her şeyi gülünç bulur; bilge insansa hemen hemen hiçbir şeyi (Johann Wolfgang von Goethe) &lt;br /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; ***&lt;br /&gt;&lt;div style="color: red;"&gt;&lt;span style="font-size: x-large;"&gt;&lt;b&gt;Şükrü Öksüz’ün şiir duygularından&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: blue;"&gt;&lt;b&gt;&lt;i&gt;Prof. Dr. İSA KAYACAN&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Aydın ilimiz merkezinden seslenen Şükrü Öksüz, edebiyatımıza, bu arada şiirimize emeği geçenlerin başında geliyor. Şükrü Öksüz’ün iki şiiri var masamda. Bunlar, 10 dörtlükten meydana gelen “Torunum Işık Sönmez” ve altı dörtlükten meydana gelen “Değilsin Artık” adlı, başlıklı şiirler. Bunların dört ve iki dörtlüğünü aşağıya almak istiyorum efendim: &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;TORUNUM IŞIK SÖZMEZ ( Şükrü Öksüz ) &lt;br /&gt;Sağlıklı, mutlu geçsin bir ömür boyu her günün&lt;br /&gt;Böyle olan kişiler sözünden asla dönmez&lt;br /&gt;Dört yılını bitirip beşe başladın bugün&lt;br /&gt;Yaş günün kutlu olsun Torunum Işık Sönmez.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gönülden sevmeyene nasıl insan denir ki?&lt;br /&gt;Sen yanımda değilsen nasıl yemek yenir ki?&lt;br /&gt;Eğer sen yanımdaysan ağrım, sızım diner ki&lt;br /&gt;Yaş günün kutlu olsun Torunum Işık Sönmez.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hem zeki hem akıllı oluşun ayan beyan &lt;br /&gt;Büyük ve küçüklere hemen kanı kaynayan&lt;br /&gt;Bildiği oyunları Dedesiyle oynayan&lt;br /&gt;Yaş günün kutlu olsun Torunum Işık Sönmez.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İzmir’de sıkılınca hemen Aydın’a gelen&lt;br /&gt;Yaşının üzerinde nice bilgiler bilen&lt;br /&gt;Dedesini görünce sevinerek hep gülen&lt;br /&gt;Yaş günün kutlu olsun Torunum Işık Sönmez. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;DEĞİLSİN ARTIK ( Şükrü Öksüz ) &lt;br /&gt;Sensin şimdi beni ateşte yakan&lt;br /&gt;Ağaçlar yas tutup eğilsin artık&lt;br /&gt;Gözlerime içten sevgiyle bakan&lt;br /&gt;Sen o eski güzel değilsin artık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Benim için özel giysiler giyen,&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Elinde ne varsa, benimle yiyen,&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Her söylediğime, “tamamdır” diyen,&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Sen o eski güzel, değilsin artık…&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8250509216773248612-4345261875138302669?l=isakayacan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://isakayacan.blogspot.com/feeds/4345261875138302669/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8250509216773248612&amp;postID=4345261875138302669' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8250509216773248612/posts/default/4345261875138302669'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8250509216773248612/posts/default/4345261875138302669'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://isakayacan.blogspot.com/2012/01/anadolu-basn-bir-ustas-cahit-celebiyi.html' title='09 - 25 OCAK 2012'/><author><name>PROF. DR. İSA KAYACAN</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04023837622946527075</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='30' height='32' src='http://bp1.blogger.com/_MpBtzUdVCsM/R3j9JiA9RiI/AAAAAAAAAAM/ULt6tGjRy4A/S220/%C4%B0SA+KAYACAN+FOTO'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-F_Ys5KvwqBA/TyFT3dWPIfI/AAAAAAAACA8/Znl4BM9vXgM/s72-c/%25C4%25B0K+YEN%25C4%25B0+%25C4%25B0NAN+CAH%25C4%25B0T+%25C3%2587ELEB%25C4%25B0.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8250509216773248612.post-4040383947717574191</id><published>2012-01-24T05:16:00.000-08:00</published><updated>2012-01-24T05:17:32.990-08:00</updated><title type='text'>KONUK YAZAR:</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-aybh_mr4SIo/Tx6ul26_r-I/AAAAAAAACAs/4dPpn_XCXvs/s1600/Resim1.png" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://1.bp.blogspot.com/-aybh_mr4SIo/Tx6ul26_r-I/AAAAAAAACAs/4dPpn_XCXvs/s320/Resim1.png" width="224" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;b style="color: red;"&gt;&lt;span style="font-size: x-large;"&gt;Yürekte Yara Sızlar..&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: #990000; font-size: large;"&gt;Rahmetli eşi Sabahat Hanımın ölümünün 10. yılında; Sayın Hocam Prof. Dr. İsa Kayacan’a mektup&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b style="color: blue;"&gt;Doç.Dr.Tamilla ABBASHANLI&lt;br /&gt;Eskişehir Osmangazi Üniversitesi,&lt;br /&gt;Karşılaştırmalı Edebiyat Bölümü, Öğretim Üyesi&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Azizim yara sızlar,&lt;br /&gt;Yürekte yara sızlar.&lt;br /&gt;Yaralılar derdini,&lt;br /&gt;Ne biler yarasızlar…&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;Şubat ayı benim için keder aydır. Babamı soğuk bir kış gününde – Şubat ayının 2’de kayıp etmişim. 39 yaşı vardı, 40 yaşının sevincini yaşaya bilmedi. Bir gün aniden iş odasında masa başında otururken elini alnına koydu ve böylece hayata “elveda” dedi. Doğduğum aran Karabağ’ın kışı sert oluyor, babam ölen günü dize kadar kar vardı, aynı zamanda halâ lapa lapa döküyordu. Mezarını bile zorla kazdılar,&amp;nbsp; sıcak toprak evladını koynuna aldı. Mezar taşından gamlı gamlı bakıyordu evlatlarının, sevdiklerinin yüzüne, o kendini “suçlu” sayıyor, biz de kendimizi suçlu sayıyorduk. Ben 17, benden küçük kardeşim 7, üçüncü 2, dördüncü anne karnında 4 aylık idi. İkinci kardeşim 19 yaşında babama “kavuştu”. Rusya’da askerlik yapıyordu, bir patlayış sırasında yerin altında kaldı, bir kolu bile ele gelmedi, hala mezarı yok. O biri kardeşlerimle gidiyoruz babamın mezarı üstüne, babam “suçlu gibi” bakıyor yüzümüze. Bizi büyütmediği, okutmadığı için, ama biz ise onun civan gittiği için üzülüyoruz. Keşke bu gün bizlerle bir arada olsaydı… Uğurlarımıza sevinip, torunlarıyla kurur dursaydı… Ne etmek olar. Yüce Allah’ın emrinden kim çıka bilir ki…&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Derdimi İsa Hoca’mla paylaşır ve onun eşi Sabahat derdine üzülürüm. Şubat ayı İsa Hocam için de gamlı aydır. O da sevgili karısı, ömür-gün arkadaşı Sabahat Hanımı 2002’nin Şubat ayının 12’de kayıp etmiştir. Gün gibi hatırımdadır. 2002’nin Mayıs ayı idi. Ispartalı şair Melahat Ecevit Hanımefendi bizi Isparta’ya davet etmişti. Isparta güller içinde nazlanan güzele benziyordu. Nefesi gül kokuyordu bu güzelin. Her yan çiçeklerle süslü idi. Sokaklar gül kokuyordu. Bu güzellik her kese sirayet etmişti, her kesin yüzünde sevinç vardı. Sadece bir insan İsa Kayacan keder içinde kavrulur, alışıp yanıyordu. Çünkü üç ay idi ki, sevgili karısını kayıp etmişti. Aslında o şölende babasını yalnız bırakmayan kızı Gül de dertli idi, ama o kederini içinde boğup babasını teskin etmeye çalışıyordu. Şölene gelenler İsa Hoca’mı hiç yalnız bırakmıyordular, hep ona teselli veriyordular.&amp;nbsp; Ben o güne kadar İsa Hocamı tanımamıştım ve buna göre kendimi suçlu sayıyordum. Şiir şöleninde konuşmam ve söylediğim şiirleri çok beğendiler. Ödül törenine gelirken anons ettiler. En güzel konuşana Türkiye’nin en iyi şairi, gazeteci-yazar İsa Kayacan verecektir. İşittiklerime inanamadım, uçmağa kanadım olmadı. Türkiye’nin “medya İmparatoru”nun elinden ödül alacaktım. Tanışlığımız böyle başlandı. İsa Hocanın kızı Gül’le iyi bir arkadaş olduk. Toplantı süresince hep Gül’le konuştuk, annesi Sabahat Hanımı hatırladık, duygulandık, ağladık. Ben Gül’ü güzel anlıyordum, çünkü ben de annesiz büyümüştüm. “Yaralının derdini yaralı anlar”.&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Değerli İsa Hocam. Bu mektubu Size yazarken ellerim titriyor, gözlerim yaşla doluyor. Artık bir kaç defa ben Sabahat Hanım’dan yazı yazdım, her defasında gözyaşlarım Nisan yağmuruna döndü. Azerbaycanlı şair, Sizinle aynı talihi yaşayan Neriman Hasanzade’nin hanımı Sara Hanımla kıyasladım Sabahat Hanımı. İkisi de sevip sevilerek evlenmiştiler, mutlu bir hayat yaşıyordular. Çocukları, torunları vardı, birden Azrayıl peyda oldu. Sevdiklerinden doyamayan Sabahat’ı, Sara’yı alıp kaçtı. İsa Bey de, Neriman Bey de halâ unutamadılar sevdiklerini. Bir ayağı mezarda kaldı İsa Beyle Neriman Beyin. Doğum günleri, Bayramlar bahane oldu. Hep mezarlığa koştular. Belki insafa gelip Sara ile Sabahat eve dönsün. Onlar ise soğuk mezar taşından gamlı baktılar sevdiklerinin yüzüne, topraktan çıka bilmedikleri, sevdiklerini üzdükleri için. Şimdi Azerbaycan’da Sabahat Hanımı tanıyorlar. Bu yazının yazarının makalesinden Neriman Beyin yeni basılmış kitabının I. Cildinin “Ön Söz”ünde istifade etmişler. Okurken çok heyecanlandım. Neriman Beyin en yakın arkadaşı Prof.B.Halilov beni arayarak teşekkür etti, İsa Beye selamlarını gönderdi. &lt;br /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Bu sene Sabahat Hanımın ölümünden on yıl geçti. On yıldır ki,&amp;nbsp; Anadolu toprağı kucağında daha bir evladını azizliyor, öpüyor, okşuyor. Anadolu rüzgârı her akşam ona hazin ağıtlar söylüyor. Bu ağıtlar onun ruhunu uyandırır, o ruh sakince Karşıyaka mezarlığından ayrılır, Aşağı Ayrancı sokağına geliyor. Bu sokaktaki evinin pencerelerini uzaktan seyir ediyor. Işık yanıyor mu acaba?&amp;nbsp; Sonra uçarak ürkekçesine pencereden içeri bakıyor:- O evdedir mi?&amp;nbsp; -Evet-çok sevdiğim kocam İsa evdedir. Her zamanki gibi yine yazıyor, çayı buz olmuş. Keşke o zamanlarda olduğu gibi çayını tazeleseydim de.. Eh, nerde o hoş bahtlık? Nerde o mutlu günler… Şimdi Gül’ün yanına uçacağım, onu seyir edeceğim, sonra küçük koyup gittiğim şimdi büyük kız olmuş torunum Nazlıcan’a bakacam. Ne kadar da büyümüş benim küçük torunum… Sonra yine ebedi yerine –Karşıyaka mezarlığına geri dönecek Sabahat. &lt;br /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Bu yazıyı yazarken İsa Hocamın “Mezarlık Kültürümüzden Örnekler” kitabının sayfalarını bir daha çevirdim. İsa Hocam Sabahat Hanımın yanında kendi mezarını da ayarlamış, çocuklarının dilinden mezar üstüne yazılacak dörtlüğünü bile hazırlamış:&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Kalbimizde birer alevsiniz, sönmüyorsunuz,&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Yıllar geçiyor, yine dönmüyorsunuz.&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Ağlayıp durduğumuzu bilmiyorsunuz,&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Kalbimizde birer alevsiniz, sönmüyorsunuz.&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; M.Ceylan’ın İ.Kayacan’ın dilinden yazdığı “Neredesin, Sabahat” adlı ağıtı da beni gözyaşlarına boğdu:&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Aklım gitti başımdan, döndüm çılgın deliye,&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Bu zalim, kara yazı, bize yazılmış niye?&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Bekle ben de gelirim, belki gelen seneye,&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Zaten kuşlar kanatsız, yaralanmıştır kırat,&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Haydi tut ellerimden, neredesin Sabahat?..&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Yine elime “bayatılar” (Maniler) kitabını aldım, buradaki manilerin çogu sanki Sabahat Hanım için yazılıp:&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Sarı canım,&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Gömleği sarı canım.&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Sen dünyadan göçenden,&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Kalmayıp yarı canım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Ozan oldum,&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Obalar gezen oldum.&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Ne öldüm, ne kurtuldum,&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Ne derde dözen oldum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Ele gitti,&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Karıştı sele gitti.&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Tükenmez ekmek alıp,&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Geri dönmez yola gitti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Canım Sabahat Hanım, sanki bu yazıyı yazarken yanımda oturmuştunuz, yazıyı bitirirken uçup gittiniz. Ne deyim? İsa Kayacan Hoca’ma, sevgili evlatlarınıza, torunlarınıza sabır diliyorum. On senedir ki, seni her gün bekliyorlar. Sıradan günlerde gelmesen de bayramda “mutlaka gelecek” diyorlar. Sen gelmiyorsan, o zaman ise Karşıyaka Mezarlığına gidiyorlar. Seni yine orada görüyorlar. Baş taşını öpüp kucaklıyorlar. En çok sevdiğin çiçeklerden diziyorlar mezarının üzerine. Gözyaşları süzülür önce baş taşına, sonra kederden üzülüp titreyen çiçeklerin üzerine. İsa Hoca’m evlatlarının, torunlarının yanında ağlamıyor, gözyaşlarını kalbine akıtır, evlatlarını üzmek istemiyor. Mutlaka sabahı gün gelecek, gözyaşları Nisan yağmuruna dönecek, sevgili Sabahat’ı ile derin bir sohbete başlayacak. Mezarın nurla dolsun, sevgili Sabahat Hanım… Uyuduğun toprak yumuşak olsun. Bu yazı da Senin ebediyete göçmeğinin on yılına hediye olsun. Rahat uyu İsa Hoca’mın sevgili karısı, Rahat uyu Gül’ün tatlı Annesi, rahat uyu Nazlıcan’ın güzel ana annesi…&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8250509216773248612-4040383947717574191?l=isakayacan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://isakayacan.blogspot.com/feeds/4040383947717574191/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8250509216773248612&amp;postID=4040383947717574191' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8250509216773248612/posts/default/4040383947717574191'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8250509216773248612/posts/default/4040383947717574191'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://isakayacan.blogspot.com/2012/01/konuk-yazar.html' title='KONUK YAZAR:'/><author><name>PROF. DR. İSA KAYACAN</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04023837622946527075</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='30' height='32' src='http://bp1.blogger.com/_MpBtzUdVCsM/R3j9JiA9RiI/AAAAAAAAAAM/ULt6tGjRy4A/S220/%C4%B0SA+KAYACAN+FOTO'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-aybh_mr4SIo/Tx6ul26_r-I/AAAAAAAACAs/4dPpn_XCXvs/s72-c/Resim1.png' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8250509216773248612.post-4805321209074962942</id><published>2012-01-16T06:23:00.000-08:00</published><updated>2012-01-16T06:26:38.050-08:00</updated><title type='text'>Denktaş &amp; Konuk Yazar: Tamilla Aiyeva</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-alTA9P3HcNk/TxQwOT7BTBI/AAAAAAAACAA/UQv-WKEV1hU/s1600/%25C4%25B0K+DENKTA%25C5%259E.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="177" src="http://3.bp.blogspot.com/-alTA9P3HcNk/TxQwOT7BTBI/AAAAAAAACAA/UQv-WKEV1hU/s320/%25C4%25B0K+DENKTA%25C5%259E.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;span style="color: red; font-size: x-large;"&gt;&lt;b&gt;KIBRIS TÜRKLERİNİN EFSANEVİ LİDERİ, RAUF RAİF DENKTAŞ’I UNUTMAYACAĞIZ&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;b style="color: blue;"&gt;Prof. Dr. İSA KAYACAN&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;Yaşadıkları süre içinde, toplumların lideri, önderi, efsane ismi olanlar, olabilenler, vefatla aramızdan ayrılmalarıyla unutulmazlar, özlemle hatırlanmaya, anılmaya devam edilirler. &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;Rauf Raif Denktaş; Kıbrıs Türklerini teşkilatlandırarak, ayakta kalmalarını sağlayan, hayatını Kıbrıs Türklerinin mücadelesini adayan, gerçek bir lider, mücadeleci bir kişilik, yaşarken efsaneleşen, Atatürkçü bir babanın oğlu..”20 Temmuz 1974 en mutlu günüm” diyen, kadirbilir, yayınlanmış 50 kitabı, bir film senaryosu bulunan fotoğraf çekmeyi seven, fahri doktora ve profesörlük payeleri bulunan, fedâkâr büyük bir kahraman. &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;Rauf Raif Denktaş: 27 Ocak 1924 tarihinde, Kıbrıs’ın Baf bölgesinde doğdu. 1,5 yaşındayken annesini kaybetti. Babası hâkim Raif Bey’di. Anneannesi ve Babaannesi tarafından büyütülen Denktaş, 1930 yılında Eğitim için İstanbul’a gönderildi. Arnavutköy’de, ilkokuldan liseye kadar eğitim veren Fevzi Ati Lisesinde yatılı okudu. Ortaokuldan sonra Kıbrıs’a döndü. Liseyi Kıbrıs’ta bitirdi. II. Dünya Savaşından sonra eğitimi için İngiltere’ye gitti. Mezun olduktan sonra Avukatlık ve Savcılık yaptı.1949 yılında Aydın hanımla evlendi. &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;27 Kasım 1948’de Kıbrıs Türklerinin ilk mitinginde Dr. Fazıl Küçük’le beraber hatiplik yaptı. Türk Cemaati’nin iki önemli ismi Faiz Kaymak ve Dr. Fazıl Küçük arasında arabulucu oldu. EOKA karşısında Kıbrıs Türklerinin direnişine yön veren Denktaş, 1964 Londra konferansından sonra, Makarios tarafından “İstenmeyen adam” ilan edildi. Adaya girmesi yasaklandı. Gizlice Erenköy’e çıkarak savaşa katıldı. 1967’de Adaya girerken tutuklandı. Yoğun girişimler sonucu Türkiye’ye geri verildi. 1968’de Adaya giriş yasağı kaldırılınca Kıbrıs’a geri döndü. Türk Cemaat Başkanlığı, Kıbrıs Cumhurbaşkanı Muavini ve Kıbrıs Türk Yönetimi Başkanlığı yaptı. &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-KkudNFfk2gQ/TxQwTvW5VJI/AAAAAAAACAQ/aa_-v6lTtNk/s1600/%25C4%25B0K+MAKAR%25C4%25B0OS.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://1.bp.blogspot.com/-KkudNFfk2gQ/TxQwTvW5VJI/AAAAAAAACAQ/aa_-v6lTtNk/s320/%25C4%25B0K+MAKAR%25C4%25B0OS.jpg" width="237" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;13 Şubat 1975’te Kıbrıs Türk Federe Devletinin ilandan sonra, Devlet ve Meclis Başkanı görevlerini yürüttü. 1976’da Devlet Başkanı seçilen Denktaş, 1981 yılında ikinci kez Devlet Başkanı oldu. 15 Kasım 1983’te ilan edilen KKTC’nin kurucu Cumhurbaşkanı oldu. 1990 ve 1995 yıllarında yapılan seçimlerde 2 ve 3 ncü kez Cumhurbaşkanı seçildi. 17 Nisan 2005’te yapılan Cumhurbaşkanı seçimlerinde aday olmayan Denktaş, 24 Nisan’da görevi Mehmet Ali Talat’a devretti. Annan Planına boyun eğmediği ve bağımsızlığı savunduğu için Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın; “Yaşına- başına yakıştı mı?” şeklindeki ağır eleştirileri karşısında, (rahmetli Denktaş’ın) çok üzüldüğü haberleri geldi. &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;24 Mayıs 2011’de geçirdiği beyin kanaması sonucu Türkiye’de tedavi altına alındı. Sonra, KKTC’ye döndü. Sürdürdüğü inişli, çıkışlı yaşam mücadelesini 13 Ocak 2012 Cuma günü saat 22.00’de kaybetti. Kıbrıs Türkünü ve sevenlerini yalnız bıraktı. &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;Türklerin arasından çıkan, bir çılgın Türk olan Rauf Raif Denktaş’ın ölümü KKTC’de, Türkiye’de üzüntüyle karşılandı. KKTC’den, Türkiye’den ve Dünyadan pek çok lider, üzüntü ve başsağlığı mesajları yayınladı. Kıbrıs Rum kesimi lideri Hristofyas, KKTC Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu’na telefonla arayarak, başsağlığı dileklerini iletirken, Rum Basını göbek attı, kin kustu. Türkiye’de 3, KKTC’de 6 gün yas ilan edildi, bayraklar yarıya indirildi. Vefat haberi, KKTC, Türkiye, Azerbaycan ve dünya basınında flaş haber olarak verildi. KKTC medyası “simsiyah” logo başlıklarıyla yayınlandı. &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;Türkiye’den Cumhurbaşkanı Abdullah Gül başta olmak üzere, TBMM Başkanı, Başbakan, hükümet üyeleri, askeri yetkililer ile pek çok siyasi lider ve kuruluş temsilcileri, KKTC’de cenaze törenine katıldı. Rauf Denktaş’ın cenazesi 17 Ocak 2012 Salı günü devlet töreniyle, Lefkoşa’da Selimiye Camiinde kılınan öğle namazının ardından, Türk Mukavemet Teşkilatı Anıtının bulunduğu Cumhuriyet Parkında toprağa verildi. &lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-v091AElOshM/TxQwQ3MLG-I/AAAAAAAACAI/DqstKQRf3Pk/s1600/%25C4%25B0K+KIBRIS.jpg" imageanchor="1" style="clear: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="200" src="http://4.bp.blogspot.com/-v091AElOshM/TxQwQ3MLG-I/AAAAAAAACAI/DqstKQRf3Pk/s200/%25C4%25B0K+KIBRIS.jpg" width="156" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;b&gt;RAUF DENKTAŞ’IN İSA KAYACAN’A TEŞEKKÜRÜ&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;Bu satırların yazarı İsa Kayacan’ın, Mayıs 2004’de yayınlandığı “İşte Hayatım” adlı kitabının, anılar bölümünün 569 ncu sayfasında yer alan “Rauf Denktaş’ın İsa Kayacan’a teşekkürü”: &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;Kıbrıs işlerinden sorumlu Devlet Bakanı Bakı Ataç’ın Basın Danışmanlığını yaptığım 1994 yılında pek çok kez KKTC’ye girip geliyoruz. &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;Ankara’da Sayın Bakana, 1961’li yıllarda yayınladığım “Makarios’a Açık Mektuplar” ve 1966 yılında yayınladığım “Kıbrıs Semalarında&amp;nbsp; Cengiz Topel’imin Yumruğu” adlı şiir ve röportaj kitaplarım hakkında bilgi veriyor ve; &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;- Sayın Bakanım, izin verirseniz, bu kitaplarımın ilk ve genişletilmiş 2 nci baskılarını da, KKTC’de Sayın Denktaş’a sunsak, diyorum. &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;- İyi olur, birer tane yanına al, diyor. KKTC’de Sayın Denktaş’ın Cumhurbaşkanlığı (mini) köşkünde verilen 30- 40 kişinin bulunduğu yemek öncesi, kitapları sunmadan önce, Devlet Bakanı Sayın Ataç; &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;- Sayın Cumhurbaşkanım! Basın Danışmanım İsa Kayacan, 1961 ve 1966 yıllarında yayınladığı 2 kitabını size sunacak, diyor. &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;Sayın Denktaş’a kitaplar hakkında kısa bir bilgi veriyor ve sunuyorum. Sayın Denktaş kitapları alıyor, sayfalarındaki göz ucu gezintisinden sonra; &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;Sayın Kayacan’ın bu, hacmi az ama, mesajı fazla “Makarios’a Açık Mektuplar” adlı kitabının ilkini 1963 yılında Kıbrıs’ta görmüş, okumuş, uzun süre yanımda taşımıştım. Duygularımı yeniden yaşıyorum. Şair ve Yazar Sayın Kayacan’ı sayın Bakanın şahsında kutluyorum. Tesadüfe bakın, sayın Kayacan şimdi misafirimiz. Hoş geldin sevgili kardeşim, tebrik ederim, dedi ve yanaklarımdan öptü. &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;Gururlanmıştım…Salonda bulunanların alkışları karşısında mutluluğumun sınırlarının nerelere kadar uzandığını hatırlamıyorum!.. *** &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-hlXqep2LLvY/TxQwKY3wVyI/AAAAAAAAB_4/GjLum5hnuuE/s1600/%25C4%25B0K+TAM%25C4%25B0LLA+AL%25C4%25B0YEVA.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://4.bp.blogspot.com/-hlXqep2LLvY/TxQwKY3wVyI/AAAAAAAAB_4/GjLum5hnuuE/s1600/%25C4%25B0K+TAM%25C4%25B0LLA+AL%25C4%25B0YEVA.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;span style="color: red; font-size: x-large;"&gt;&lt;b&gt;VATAN BANA OĞUL DESE…&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;span style="color: #e06666; font-size: large;"&gt;&lt;b&gt;“Burdur’dan Kültür Yağmuru” kitabının yazarı; İsa Kayacan Hoca’ma Mektup&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color: #e06666;"&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;span style="color: blue;"&gt;Doç. Dr. Tamilla ABBASHANLI&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;span style="color: blue;"&gt;Eskişehir Osmangazi Üniversitesi&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;span style="color: blue;"&gt;Karşılaştırmalı Edebiyat Bölümü, Öğretim Üyesi&lt;/span&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;Hayli zamandır Size mektup yazmak, Sizin “Burdur’dan Kültür Yağmuru” kitabınız hakkında konuşmak istiyordum. Her gün düşünür, taşınır, yazmak için kendimi hazır bilmiyordum. Bir yazıyı yazmak için düşünende mutlaka elime bir kitap alıp okuyorum. Bu defa da öyle oldu. Azerbaycan’ın dünyaca ünlü filozof şairi, vatan, millet fedaisi Mehmet Araz’ın “Kayalara Yazılan Ses” kitabını elime aldım. İlk gözüme değen şiir “Vatan Bana Oğul Dese” şiiri oldu. Bu şiiri her zaman sevmişim, benim için ebedi yaşayan, her dönemin nabzını tutan, her dönemde insanlara ciddi mesajlar gönderen bir şiirdir. Yani derler ya, XV. asır İngiliz edebiyatının dehası Şekspir’in “66’ı sone”si her dönem için aktüel olan şiirdir, M. Araz’ın bu eseri de öyledir. Ve birden bir hazine bulan insan gibi sevindim. İsa Hocam “Vatan Bana Oğul Dese” diyen millet oğludur. Evet, aynen böyledir. Şiirdeki lirik kahraman İsa Bey’dir. İsa Bey sadece Burdur’un evladı değil, sadece Anadolu’nun evladı değil, bütün Türk dünyasının evladıdır. O da Mehmet Araz’ın lirik kahramanı gibi:&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&lt;i&gt; Vatan bana oğul dese ne derdim,&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Mamur olup kayasında biterdim,&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Bu topraksız nerde, ne zaman, ne derdin,&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Hazanımdır, hazanımdır, hazanım..&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;diyor.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; M. Araz’ın bu şiirinde sadece Azerbaycan derdin değil, dünyanın derdinden konuşulur. Tabii ki, şair önce canı kadar sevdiği, onu büyütüp erseye getiren, onu ilim, irfan sahibi eden ana vatanına-Azerbaycan’a minnettardır. Şairin bu mısrasına sayfalarca imi makale yazıla bilir, bu bir tane mısradaki felsefenin derinliğine bakın: “Kimi senin çiyninde (omzunda), sen kiminin”. Evet, bu gün İsa Bey gibi vatanı omuzda gezdiren azdır, ama vatanın omzunda oturanlar, vatan için can yandırmayanlar daha üstün mevkilerde yer bulmuşlar. M.Araz’ı da hayattan alıp götüren bu dertler oldu. O da çok istiyordu ki, vatanı omuzlarında gezdirenlerin değeri, kıymeti bilinsin. &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Değerli İsa Hocam, Sizin 2011 yılında yayımlanmış “Burdur’dan Kültür Yağmuru” kitabını okuyorken bir elimde de M.Araz’ın şiir kitabı idi ve bu kitap bana Sizin kitabınızı incelerken çok yardım etti. Türk Dünyasının büyük şairi Mehmet Araz’ın ruhu şad olsun. &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Her şeyden önce bu değerli eser için İsa Hocama yürekten teşekkür ederim. Elleriniz var olsun, vatan, millet için çarpan yüreğiniz yorulmasın. Burdur’un suyu, ekmeği helâlınız olsun. Sonra ise bu önemli işte size maddi, manevi desteğini esirgemeyen Burdur Belediye Başkanı Sebahattin Akkaya Beyefendiye teşekkür ederim. O da Sizin gibi vatan, millet fedaisi olmasaydı, bu değerli eser ortaya çıkmazdı. Ona da yürekten minnettar olduğumu iletmek isterim.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Kitabı dikkatle okudum, büyük zevk aldım, düşündüm:-Keşke ben de doğduğum yerler hakkında böyle bir kitap yazsaydım. Ama onu da anladım ki, bu kitap yazarlar için örnek olacak, buna bakıp herkes kendi şehri hakkında eser yazacaktır. Birinci bölümde “Şiirlerle Burdur” kitabında yer almayan Burdur Şiirlerini vermişsiniz. Burada İ.Z.Burdurlu, M.Rasih Özbek, M. Susuzlu, M. Ceylan, Dr. İ. Akay, İ. Kayacan, H. M. Atasever, H. Türkel, O.Kara, S. Gümüş, D.Ersan vs. şiirlerine yer verilmişti. Aynı zamanda sizin “Ece Köyünde Akşam” şiirinin öyküsü hakkında yazınızı çok beğendim.&amp;nbsp; İkinci Bölümde O.Akkoç’un şiirleri yer almıştır. Osman Bey gerçekten vatan vurgunu olan bir şairdir. O gerçekten Burdur’un, onun dağlarının, düzlerinin, göllerinin hayranıdır. Şairin “Gölhisar’ın Dağları”, “Gölhisar”ın Köyleri”, Tefenni’nin Ecesi” “Altınyayla’m, Dirmil’im”, “Bir Başka Çavdır’ım”&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;vs. şiirlerini severek okudum. Gerçekten Osman Bey bir ressam gibi Burdur’u seyir ediyor, sözün gücüyle Burdur tablosu yaratır:&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&lt;i&gt; Deliyaraz aynadır, yaylaya bakar durur,&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Kedi kayası ise canını sıkar durur.&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Macar pınarı suskun, kafayı takar durur,&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Küçük küçük dereler, çay olur çeker gider…&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;İ.Kayacan eserin üçüncü bölümünde Burdur’un tarihin içinden adlanır. Burada tarihçi Osman Koçibay’ın Burdur Halk Kütüphanesi arşivinden bulduğu ve Osmanlıcadan çevirdiği “Sarı Zeybek” ve “Çoban” şiirleri verilmiştir. Folklorik özellikler taşıyan bu şiirler 1935 yılında yazılmış, ama yazarı belli değil. &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Dördüncü bölümde Burdur, Akdeniz ve Ege bölgeleri şairlerinin İsa Kayacan hakkında şiirlerine yer verilmiştir. Aynı zamanda İsa Bey hakkında Türkiye’nin tanınmış şair ve yazarlarının fikri verilmiştir. Örneğin, M.Ceylan ve Nazmi Öner’in sözleri dikkatimizi çekti. M.Ceylan İsa Bey’in Burdur sevdasını Burdur gölünden büyük biliyor. N.Öner ise İ.Kayacan’ın beyaz saçlarının nedenini insanlık sevgisi ve hizmet aşkında görüyor. &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Bu değerli eserde 1850-1953 yıllarında Burdur’u idare edenler ve Burdur’un ünlü insanları, Burdur’un sevinç kaynağı Üniversite hakkında yazılar da vardır. Aynı zamanda Burdur için önemli olan Teke yöresi folkloru, Burdur efsane ve fıkraları, Burdur türküleri, Burdur haberleri, yazarların gözü ve kalemiyle İsa Kayacan vs. bölümler de vardır. En son bölüm olan on altıncı bölüm çok zengindir. Bu bölümde İsa Hoca’nın Burdur, Türkiye ve Türk Dünyası için ne kadar önemli olduğunu bilen ve yazılarında bunu söyleyen insanların İsa Bey hakkındaki değerli makalelerini okuduk. O makalelerden İsa Beyi çok güzel anlatan fikirlere dikkat edelim: “İ.Kayacan bize azmin gücünü, zirvenin ötesini, ulaşılmazlığın tılsımını göstermiştir (M. Ekmekçi) “Nesli tükenmeye başlayan edeb ve edebiyat erenidir İ.Kayacan” (M. Nacar) ; “Hiçbir şey beklemeden kendisini memleketine, Burdur’a ve Azerbaycan’a, Azerbaycan’ın tanıtılmasına adamış bir insandır İ.Kayacan. (Sebahettin Akkaya); “İ.Kayacan’ın adını duymayan var mı bilmiyorum” (O.Oktay); “ne mutlu Burdur’a ki, bağrından İ.Kayacan’ı yetiştirmiş” (A.T.Şentürk); “Burudur Belediye Başkanı olsaydım, şehrin en güzel yerinde Dr.İ. Kayacan’ın heykelini dikerdim (A.Güler); “ne zaman “Burdur” denilse aklıma oranın yetiştirdiği mümtaz insan İ.Kayacan gelmiştir. (İ.Kara); “İ.Kayacan benim için bir idoldür” (H.Kayacan) vs. Bu yazıların her biri çok güzeldir ve bunları okuyan her bir okuyucu İsa bey’e imrenmeye bilmez. Kitapta bu satırların yazarının makalesine de rastladım:&amp;nbsp; Türk kültürünün korkmaz ve yiğit askeri İsa Kayacan. Çok sevindim, gururlandım ki, İ.Kayacan hakkında ben de yazı yazmışım. Gerçekten Nizami Gencevi&amp;nbsp; “Çalış, öz halkının işine yara” ifadesini sanki İsa Bey için demiştir. Burudur hakkında İsa Kayacan’ın yazdığı bu kitap bir daha kanıtlıyor ki, gerçekten İsa Bey Nizami’nin dediği “halkının işine yarayan insandır”.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; İ.Kayacan’ın “Burdur’dan Kültür Yağmuru” kitabında Burdur’un tarihi, tarihinde rol alan ünlü insanlar ve bu günü hakkında resimler de dikkatimizi çekti. Onları birer birer toplamak, en değerli inci gibi aziz tutarak kitaba yerleştirmek ancak İsa bey gibi vatanperver şairin işidir. &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Son olarak: Ben İsa Beyin yayımlanan kitapları demek olar ki, hepsini okumuştum, bu kitabı da okudum ve hem Burdur’u bir daha sevdim, hem de İsa Hoca’m gözlerimde daha da yüceldi. Allah’tan arzum budur ki, İsa Hocam her zaman böyle yücelerde olsun, bu, onun hakkıdır. Çünkü vatan, millet için canını feda eden bir insan yücelerde olmağa layıktır. İsa bey yücelerde durmağa hakk ediyor. Makalemizi Mehmet Araz’la başladık, onunla da bitireyim, diyorum.&amp;nbsp; M.Araz’ın “Vatan Bana Oğul Dese” şirinin sonuncu bendi de İsa Beyin talihine çok uygundur:&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&lt;i&gt; Gülüm, bir de görüşüne geciksem&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Adımı tut, nerde dağlar dumansa,&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Gözünü sık (ağla anlamında),&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Hangi taşta su yansa,&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; O taş altta Mehmet Araz yaşıyor…&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Evet, Burdur’un her taşının altında bir İsa Kayacan yaşıyor.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8250509216773248612-4805321209074962942?l=isakayacan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://isakayacan.blogspot.com/feeds/4805321209074962942/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8250509216773248612&amp;postID=4805321209074962942' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8250509216773248612/posts/default/4805321209074962942'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8250509216773248612/posts/default/4805321209074962942'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://isakayacan.blogspot.com/2012/01/denktas-konuk-yazar-tamilla-aiyeva.html' title='Denktaş &amp; Konuk Yazar: Tamilla Aiyeva'/><author><name>PROF. DR. İSA KAYACAN</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04023837622946527075</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='30' height='32' src='http://bp1.blogger.com/_MpBtzUdVCsM/R3j9JiA9RiI/AAAAAAAAAAM/ULt6tGjRy4A/S220/%C4%B0SA+KAYACAN+FOTO'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-alTA9P3HcNk/TxQwOT7BTBI/AAAAAAAACAA/UQv-WKEV1hU/s72-c/%25C4%25B0K+DENKTA%25C5%259E.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8250509216773248612.post-5921930179152254576</id><published>2012-01-13T05:03:00.000-08:00</published><updated>2012-01-13T05:08:47.050-08:00</updated><title type='text'>S.Çerkez, Burdur Basını, M. Erden: Şiir,,,,,,</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-4ZW0OITkgAE/TxApkx29bzI/AAAAAAAAB_g/_zdhEWR1a28/s1600/%25C4%25B0K+TA%25C5%259E+OLMAK.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://2.bp.blogspot.com/-4ZW0OITkgAE/TxApkx29bzI/AAAAAAAAB_g/_zdhEWR1a28/s320/%25C4%25B0K+TA%25C5%259E+OLMAK.jpg" width="219" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="color: red; font-size: x-large;"&gt;&lt;b&gt;Azerbaycanlı Başmuallim Sona Çerkez’den: &lt;br /&gt;Daş olmak istiyorum&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;b style="color: blue;"&gt;&lt;i&gt;Prof. Dr. İSA KAYACAN&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;Azerbaycan çıkışlı yayınların bana ulaşmasıyla, sayfalarında gezdiğim kitap sayısının hızla arttığını görmekten sevindiğimi, mutluluk duyduğumu öncelikle belirtmeliyim. &lt;br /&gt;Azerbaycan’ın başkenti Bakü’de çalışan, eğitimci, bilim kadını, şair, yazar Sona Çerkez’in son yayınladığı, ciltli 360 sayfalık “Daş Olmak İstiyorum” adlı kitap da, yaşamının bazı kesitleri (hatıraları) şiirleri yer alıyor. &lt;br /&gt;Azerbaycan Türkiye İlişkilerinde önemli bir köprü görevini yıllardır başarıyla sürdüren, Eskişehir Osman Gazi Üniversitesi, Karşılaştırmalı Edebiyat Bölümü Öğretim üyesi Doç. Dr. Tamilla Abbashanlı- Aliyeva aracılığıyla bana ulaşan, ulaştırılan kitabın önsözü Nizami Caferov’a ait. Refaranslar: Muharrem Kubat, Zelimhan Yakup, Arif Şamo imzalarını taşıyor. Sonsöz ise Aynur Beşirli’nin.&lt;br /&gt;Sona Muhammed kızı Guliyeva- Sona Çerkez, BDU’nun muallimi. 1995 yılından bu yana yayınladığı kitaplarında, insani değerlerden, münasebetlerden söz açıyor. Hayatta görüp yaşadıklarını kaleme alıyor. Elimizdeki “Daş Olmak İstiyorum” adlı kitabında da ömrünün bazı hatıralarını naklederken, ilk şiirini 40 yaşında kaleme aldığını hatırlatıyor ve “Ne güzel ki, bu dünyada ben dönmedim amacımdan, silinmedi ne güzellik, ne de kötülük hayalimden” diye devam ediyor. &lt;br /&gt;Düşüncelerinin, ortaya koyduğu fikirlerinin, yazdıklarının, yayınladıklarının hepsinin kaynağı, anısı olduğunu ifade eden Sona Çerkez hocanım; “Daş görmüşem yoklukda insana can veren, gururlu duruşuyla uzaklara bakan” diyerek, hayatın acı gerçeklerini dile getiriyor, anlatıyor, sayfalara döküyor. &lt;br /&gt;Kitabın adı olan “Daş olmak istiyorum” bir anlamda hocanımın vasiyeti olarak adlandırılıyor sayfa 18’de başlayan. Daşa dönmesi halinde biliyor ki Sona hanım, hiç yanmayacağını, üzülmeyeceğini anlatıyor. Ömrü boyunca çalışıp, gülmek yerine ağladığını bundan da fazla üzülmediğini kaydediyor. Eşinin vefatından sonra yalnız kaldığını, eşini kaybedenlerin acılarını çok iyi anladığını dile getiren satırlar, mısralar görüyoruz Sona hocanın yazılarında, şiirlerinde. 1997 yılında yazdığı “Ayrıldık biz” adlı şiir, kitabın 68 nci sayfasında yeralıyor. Bu şiirin bir dörtlüğü: &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;Ayrılmışık, buz ellerim goynumda, &lt;br /&gt;Gözlerimde çekilmeyen kaderin. &lt;br /&gt;Yüreğimde senli günler, bir de sen, &lt;br /&gt;Gubarlaşıb, var mı gören haberin?.&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kitap girişinde yazılı mektup: Azerbaycan’ın Başkenti Bakü’de Azerbaycan Devlet Üniversitesinde Başmuallim (Öğretim üyesi) olarak çalışan, 1948 doğumlu Sona Çerkez hocanım, “Daş Olmak İstiyorum” adlı kitabının ilk sayfasına (Benim gibi eşine rahmete gönderdiği için), Aralık 2011’de şunları yazmış: &lt;br /&gt;Çok değerli İsa Kayacan hocam!. Bu kitabı size imzalarken, gözyaşlarım Nisan yağmuruna döndü, sel olup aktı, aktı.. Dilimden bu mani süzüldü: Azizim yara sızlar/ Yürekte yara sızlar/ Yaralılar derdini/ Ne bilir yarasızlar…&lt;br /&gt;Ah hocam, gerçekten Sona’nın derdini İsa, İsa’nın derdini Sona bilir. Sizin rahmetli eşiniz Sabahat hanım derdinizi, yazdığınız yazılardan, şiirlerden, Tamilla hocanın makalesinden okudum: &lt;br /&gt;Azizim yeşil ördek/ Nicedir yaşın ördek/ Bir zaman çift gezerdik/ Nerde yoldaşın örnek?..&lt;br /&gt;Değerli İsa hocam! Bu kitabı size gönderiyorum. İşiniz rast gelsin, yazan elleriniz yorulmasın. Hörmetle. (Sona Çerkez.. Bakü- Azerbaycan, Aralık 2011)&lt;br /&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-XLLszVonrZY/TxApoDbOsjI/AAAAAAAAB_s/moGVhZyI4nU/s1600/%25C4%25B0K+%25C5%259E%25C4%25B0%25C4%25B0RLER.jpg" imageanchor="1" style="clear: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-_rFKzRF2MhY/TxApndJi1EI/AAAAAAAAB_o/SY3Zlpn5atg/s1600/%25C4%25B0K+BURDUR+BASINI.jpg" imageanchor="1" style="clear: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://1.bp.blogspot.com/-_rFKzRF2MhY/TxApndJi1EI/AAAAAAAAB_o/SY3Zlpn5atg/s320/%25C4%25B0K+BURDUR+BASINI.jpg" width="205" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-size: x-large;"&gt;&lt;b style="color: red;"&gt;BURDUR BASINI &lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;i style="color: blue;"&gt;Prof. Dr. İSA KAYACAN&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; “Burdur Basını” olarak yaptığımız genel değerlendirme içerisinde, Burdur’da yayınlanan gazetelerin kimlik bilgileri:&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Burdur Gazetesi: &lt;/b&gt;Burdur merkezde günlük 8 normal sayfayla yayınlanan Burdur Gazetesinin kuruluş tarihi: 04 Nisan 1954. Kurucusu: Mustafa Kemal Taraşlı, İmtiyaz Sahibi: Adnan Taraşlı, Yazı İşleri Müdürü ve Genel Yayın Yönetmeni: Kemal Taraşlı, Burdur temsilcisi: Mehmet Ercan Taraşlı, Ankara Temsilcisi: Prof. Dr. İsa Kayacan, Haber Sorumlusu: Hasan Türkel, Muhabirler: Hacer Zeren, Haluk Sağlam, Mehmet Taraşlı. Sayfa Editörü: Nevin M.Taraşlı. Gazete kimlik bilgilerinin tespit tarihi: 12 Aralık 2011. &lt;br /&gt;&lt;b&gt;Yenigün Gazetesi:&lt;/b&gt; Burdur merkezde günlük 8 normal sayfayla yayınlanan Yenigün Gazetesinin&amp;nbsp; kuruluş tarihi:01 Eylül 1954, Kurucuları: Osman Şan, Muharrem Tuncel. Sahibi: Muharrem Tuncel, Yazı İşleri Müdürü ve Genel Yayın Yönetmeni: Kürşat Tuncel, Sayfa Editörü:Sadiye Ünal, Muhabirler: E.Selcan Tuncel, Harun Sivrikaya, Ali Kapan. Gazete kimlik bilgilerinin tespiti tarihi: 11 Aralık 2011 &lt;br /&gt;&lt;b&gt;Çağdaş Burdur Gazetesi:&lt;/b&gt; Burdur merkezde günlük, 4 sayfası renkli yayınlanan 12 büyük boy sayfalı Çağdaş Burdur Gazetesinin kuruluş tarihi: 22 Aralık 2004, İmtiyaz Sahibi: Celal Öztaş, Genel Yayın Yönetmeni: Yusuf Tortop, Yazı İşleri Müdürü Aysel Kara, Muhabirler: Halil İbrahim Kara, Filiz Eryılmaz, Özer Özgün, Sayfa Editörü: Onur Özkan, Hukuk Danışmanları: Av. Ömer Bütüner, Av.Ali Uz. Gazete kimlik bilgilerinin tespit tarihi: 12 Aralık 2011&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Burdurlu’nun Sesi Gazetesi: &lt;/b&gt;Burdur merkezde 6 büyük sayfayla günlük yayınlanan Burdurlu’nun Sesi Gazetesinin kuruluş tarihi: 05 Ağustos 1994, Sahibi: Mehmet Manış, Yazı İşleri Müdürü: Niyazi Manış, Muhabirler: Dilek Bakırkaynak, Turgay Dinler, Nurten Manış, Sayfa Editörü: Mehmet Ali Ünaldı. Gazetenin kimlik bilgilerinin tespit tarihi: 26 Aralık 2011 &lt;br /&gt;&lt;b&gt;Gazete Detay&lt;/b&gt;: Burdur Merkezde 16 normal sayfayla haftalık yayınlanan Gazete Detay’ın, imtiyaz Sahibi: Metin Ercan, Genel Yayın Yönetmeni ve Yazı işleri Müdürü: Abdurrahman Kızılkaya, Görel Yönetmen: Hatice Demirol, Muhabir: Ramazan Ercan. 94 ncü sayısındaki Gazete kimlik bilgilerinin tespit tarihi: 11 Ekim 2011. &lt;br /&gt;&lt;b&gt;Ses- 15 Gazetesi:&lt;/b&gt; Bucak ilçesinde 8 normal sayfayla günlük yayınlanan Ses-15 Gazetesinin kuruluş tarihi: 23 Kasım 1999, Sahibi: Bucak Radyo TV AŞ.Yazı İşleri Müdürü: Duray Çitekçi, Sayfa Editörü: Fatma Aktaş, Muhabirler: Hüseyin Dilek, Mehmet Gökdoğan, Hatice Güner, Burdur temsilcisi: Nuri Yıldırım. Gazete kimlik bilgilerinin tespit tarihi: 17 Aralık 2011.&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Oğuzeli Gazetesi&lt;/b&gt;: Bucak ilçemiz merkezinde 6 normal sayfayla günlük yayınlanan Oğuzeli Gazetesinin, kurucuları: Mustafa Tulum- Ayşe Tulum, kuruluş tarihi: 11.12.1997. İmtiyaz sahibi: Mustafa Tulum, Yazı İşleri Müdürü ve Genel Yayın Yönetmeni: Havva Üner, Ankara Temsilcisi: Prof. Dr. İsa Kayacan, Hukuk Müşaviri: Av. Abdullah Özel, Sayfa Editörü: Esma Ünal, Muhabir: Mehmet Ali Özen, Fahri Muhabir: Fatma Savlı, Gazete kimlik bilgilerinin tespit tarihi: 06 Aralık 2011. &lt;br /&gt;&lt;b&gt;Hedef Gazetesi&lt;/b&gt;: Bucak ilçesinde 6 normal sayfayla günlük yayınlanan Hedef Gazetesinin, kurucusu: Mustafa Tutum. Sahibi: Salih Tutum, Yazı İşleri Müdürü ve Genel Yayın Yönetmeni: Mehmet Tutum, Sayfa Editörü: Mehmet Cansu, Muhabir: Mustafa Tutum. 17. yayın yılı içindeki Gazetenin kimlik bilgilerinin tespit tarihi: 05 Ocak 2012. &lt;br /&gt;&lt;b&gt;Akca Gazetesi:&lt;/b&gt; Bucak ilçesinde 6 normal sayfayla haftalık yayınlanan Akca Gazetesinin kuruluş tarihi: 17 Şubat 2010, İmtiyaz Sahibi, Sorumlu Yazı İşleri Müdürü: Halim Akca, Muhabir: Mevlüt Akca, Hukuk Sorumlusu: Av.Abdullah Özel. Gazetenin kimlik bilgilerinin tespit tarihi: 09 Eylül 2011.&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Gündem Gazetesi:&lt;/b&gt; Bucak ilçesinde 6 normal sayfayla haftalık yayınlanan Gündem Gazetesinin 10.yayın yılı içindeki Sahibi: İbrahim Nanecioğlu, Genel Yayın Yönetmeni:Mustafa N.Nanecioğlu, Hukuk Sorumluları: Av.Süleyman Uysal, Av.Abdullah Özel, Av.A.Ahmet Dursun, Göller Bölgesi Burdur Sorumlusu: Durmuş Öcal. Gazete kimlik bilgilerinin tespit tarihi: 15 Aralık 2011. &lt;br /&gt;&lt;b&gt;Tefenni’nin Sesi Gazetesi&lt;/b&gt;: Tefenni ilçesinde 6 normal sayfayla haftalık yayınlanan Tefenni’nin Sesi Gazetesinin kuruluş tarihi: 31 Ekim 1975, Kurucuları: Yunus Serttaş, Nuriye Serttaş, Sahibi: Özgür Batı, Yazı İşleri Müdürü: Esma Serttaş Ayaz, Sayfa Editörü: Önder Uysal, Muhabir: Ali İhsan Okunakol. Gazetenin kimlik bilgilerinin tespit tarihi: 04 Ocak 2012. &lt;br /&gt;&lt;b&gt;Pınar Gazetesi:&lt;/b&gt; Gölhisar İlçesinde 8 normal sayfayla haftalık yayınlanan Pınar Gazetesinin kuruluş tarihi: 10 Mart 2000, Sahibi: Faruk Dumlupınar, Sorumlu Yazı İşleri Müdürü: Duygu Dumlupınar, Hukuk Danışmanı: Av.Zeki Aksoy, Muhabir: Nursel Kanyücel, Sayfa Editörü: Serdar Ertilav. Gazete kimlik bilgilerinin tespit tarihi: 07 Aralık 2011. &lt;br /&gt;&lt;b&gt;Gölhisar Gündem Gazetesi:&lt;/b&gt; Haftalık 12 normal sayfayla yayınlanan Gazetenin kurucusu: İbrahim Nanecioğlu, Kuruluş tarihi: 05 Şubat 2006, İmtiyaz sahibi: Bülent Okunakol, Sorumlu Yazı İşleri Müdürü: İbrahim Erbay, Hukuk Sorumluları: Av.Mustafa Demirörs, Av.Yusuf Kemal Öztürk, Sayfa editörü: Aylin Kılınç, Muhabir: Rıza Şenol, Matbaa ustası: Recep&amp;nbsp; Özcan, Antalya temsilcisi: İsmail Yağcı, Çavdır temsilcisi: Osman Oral, Dirmil temsilcisi: Muzaffer Şimşek. Gölhisar Gündem Gazetesinin kimlik bilgilerinin tespit tarihi: 09 Aralık 2011 &lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-XLLszVonrZY/TxApoDbOsjI/AAAAAAAAB_s/moGVhZyI4nU/s1600/%25C4%25B0K+%25C5%259E%25C4%25B0%25C4%25B0RLER.jpg" imageanchor="1" style="clear: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://1.bp.blogspot.com/-XLLszVonrZY/TxApoDbOsjI/AAAAAAAAB_s/moGVhZyI4nU/s1600/%25C4%25B0K+%25C5%259E%25C4%25B0%25C4%25B0RLER.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="color: red; font-size: x-large;"&gt;&lt;b&gt;Bana yazılan 278.şiir;&amp;nbsp;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: red; font-size: x-large;"&gt;&lt;b&gt;Mithat Erden hocadan&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;b style="color: blue;"&gt;&lt;i&gt;Prof. Dr. İSA KAYACAN&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;Bu satırların yazarı İsa Kayacan’a 130 şair ve ozan tarafından yazılan 242 “İsa Kayacan şiiri”, Haziran 2010’da 288 sayfayla “Bana Yazılan Şiirler” adıyla kitaplaştırıldı. &lt;br /&gt;Bu tarihten sonra, yine bendenize hitaben yazılan şiirler, belirli bir düzenleme içinde, 01 Nisan 2011 tarihinde, Burdur Belediyesi yayını olarak gün yüzü gören İsa Kayacan imzalı 432 sayfalık “Burdur’dan Kültür Yağmuru” adlı kitabın ilgili sayfalarında yer aldılar. &lt;br /&gt;Nisan 2011’den sonra da, bendenize hitaben şiirler yazılmaya devam etti. Bunlarda, sayfa düzenlemelerinin sonuna geldiğimiz, “Burdur’un Saz ve Söz Ustaları 2” adlı araştırma- kitabımın ilgili sayfalarında yer alacaklar. &lt;br /&gt;Bana ithaf edilen son şiirlerden biri de; eğitimci, araştırmacı yazar, şair Mithat Erden hocadan geldi. Mithat Erden hoca, Tefenni Ortaokulunun kurucusu, çevresine ışık saçmaya devam eden hocalarımızın başında geliyor. Teşekkürlerimi, sevgi ve saygılarımı sunarak Mithat Erden hocanın şiirini aşağıya alıyorum efendim: &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;ÜSTAD-I ÂZAM: İSA KAYACAN &lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tepeden tırnağa gerçek, &lt;br /&gt;Tepeden tırnağa insan, &lt;br /&gt;Ömrü boyunca güzel, &lt;br /&gt;Ve en doğruya tapan, &lt;br /&gt;Ustaların ustası, &lt;br /&gt;Büyük Üstad-ı Azam, &lt;br /&gt;Eşsiz İsa Kayacan..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eşeler doruğunda, &lt;br /&gt;Güneş gibi parlarsın, &lt;br /&gt;Yalnız bir yazar değil, &lt;br /&gt;Dört dörtlük bir insansın. &lt;br /&gt;İnancım o ki İsa, &lt;br /&gt;Sen âlem-i faniden, &lt;br /&gt;Dünyaya iletilen, &lt;br /&gt;Mübarek bir mesajsın..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Makam ile övünen, &lt;br /&gt;O âlimlerden fazla, &lt;br /&gt;Sonsuz onur duyduğum, &lt;br /&gt;Allâme’i cihansın..&lt;br /&gt;Sen övündüğüm dostum, &lt;br /&gt;Kardeşim ve öğrencim, &lt;br /&gt;Ustaların ustası &lt;br /&gt;Bir Üstad-ı Âzamsın..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Mithat ERDEN&lt;/b&gt; (11 Ocak 2012, Ankara)&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Not&lt;/b&gt;: İsa Kayacan’a yazılan; 278.şiir, Yazan; 147.şair.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8250509216773248612-5921930179152254576?l=isakayacan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://isakayacan.blogspot.com/feeds/5921930179152254576/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8250509216773248612&amp;postID=5921930179152254576' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8250509216773248612/posts/default/5921930179152254576'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8250509216773248612/posts/default/5921930179152254576'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://isakayacan.blogspot.com/2012/01/scerkez-burdur-basn-m-erden-siir.html' title='S.Çerkez, Burdur Basını, M. Erden: Şiir,,,,,,'/><author><name>PROF. DR. İSA KAYACAN</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04023837622946527075</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='30' height='32' src='http://bp1.blogger.com/_MpBtzUdVCsM/R3j9JiA9RiI/AAAAAAAAAAM/ULt6tGjRy4A/S220/%C4%B0SA+KAYACAN+FOTO'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-4ZW0OITkgAE/TxApkx29bzI/AAAAAAAAB_g/_zdhEWR1a28/s72-c/%25C4%25B0K+TA%25C5%259E+OLMAK.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8250509216773248612.post-7209565950758061322</id><published>2012-01-09T05:54:00.000-08:00</published><updated>2012-01-09T06:03:22.180-08:00</updated><title type='text'>21 ARALIK 2011 - 07 OCAK 2012</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-VAimDJqrBqI/TwrqbE2N1bI/AAAAAAAAB9g/2PcjBPlUpao/s1600/%25C4%25B0K+ALP+ARSLAN.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://1.bp.blogspot.com/-VAimDJqrBqI/TwrqbE2N1bI/AAAAAAAAB9g/2PcjBPlUpao/s320/%25C4%25B0K+ALP+ARSLAN.jpg" width="222" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="color: red; font-size: x-large;"&gt;&lt;b&gt;Yusuf Dursun’dan: Anadolu Fatihi Sultan Alp Arslan&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;b style="color: blue;"&gt;&lt;i&gt;Prof. Dr. İSA KAYACAN&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; 22-25 Eylül 2011 tarihlerinde, bu tarihler arasında, Elazığ ilimiz merkezinde gerçekleştirilen, “19 Uluslararası Hazar Şiir Akşamları” programlarına katılanlardan biri olan eğitimci, araştırmacı-yazar ve şair Yusuf Dursun’un kaleme aldığı, “Anadolu Fatihi Sultan Alp Arslan” adlı, 128 sayfalık roman, merkezi İstanbul’da bulunan Nar Yayınları arasında gün yüzü görmüş, okurlarıyla buluşmuş, buluşturulmuş. &lt;br /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Roman, Yusuf Dursun hocanın bir sayfalık biyografisiyle başlıyor. Sonra içindekilerle ilgili bilgiler veriliyor, aktarılıyor. “Gönüllerin sultanı” başlığı altında verilenler 7 nci sayfada şöyle başlıyor: &lt;br /&gt;-Biliyor musun sultanımız Tuğrul Bey hastaymış diyorlar. &lt;br /&gt;-Hastalık biz kullar için, ne var bunda?&lt;br /&gt;-Öyle değil, ağır hastaymış diyorlar..&lt;br /&gt;-Allah’tan şifa dilemekten başka ne gelir elimizden?.. Hadi biz işimize bakalım. &lt;br /&gt;Bu mini giriş örneğimizden sonra, biz geriye dönelim, içindekiler bölümünde neler var şöyle bir göz atalım bazı satırlar, başlıklar itibariyle: &lt;br /&gt;-Sultanlığa sefer vaktidir/ Tuğrul Bey’in sağlığına duacıyız/Sultanlık için silah kullanmak gerek/Bir kale bize dar geliyor/Alp Arslan ilerliyor/Küçük kardeş saltanat peşinde/Alp Arslan Kafkasya’da/Türklere dur demenin zamanı geldi/Alp Arslan ne yapıyor. Vd.&lt;br /&gt;Yusuf Dursun hocanın kalemi yumuşak, ama keskinliği de gözden kaçmıyor. Anlatım zenginliği&amp;nbsp; ve tutarlılığıyla dikkat çeken bir anlatım bütünlüğü ortaya koyarak, güçlü ve önemli kalemlerimizden biri olduğunu gözlerimiz önüne seriyor. &lt;br /&gt;114 ncü sayfada “Tebrikler”le karşılaşıyoruz başlık olarak. Bu başlıkların altındakilerden: &lt;br /&gt;-Malazgirt zaferi sadece Türk ve İslâm aleminde değil, Bizans, hatta bütün dünya milletleri üzerinde çok büyük yankılar buldu: &lt;br /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Alp Arslan, başta Halife olmak üzere her tarafa fetihnameler gönderdi. Halife’ye gönderilen fetihname 12 Eylül 1071’de sarayda toplanan devlet büyüklerinin huzurunda okundu. &lt;br /&gt;Bu büyük zafer karşısında Halife Ka’im Biemrillah, Sultan Alp Arslan’a bir mektup gönderdi. Şöyle diyordu Halife mektubunda: &lt;br /&gt;Efendi evlat/Allahın desteğine mazhar olmuş galip ve muzaffer evlat,&lt;br /&gt;En büyük sultan/Arap ve Acem ülkelerinin hükümdarı, &lt;br /&gt;Dünya hükümdarlarının efendisi/Dinin ışığı/Halifenin yardımcısı, &lt;br /&gt;İnsanların sığınağı/Devletin kahredici bileği, &lt;br /&gt;Dinin parlak tacı/İslâm ülkelerinin sultanı..&lt;br /&gt;&lt;div class="" style="clear: both; text-align: left;"&gt;Bu kadar sözü sıralayarak, sana iltifat ettiğimi zannetme. Sen her türlü övgünün en iyisine lâyıksın. Zira kazandığın bu zafer, Selçukluya olduğu kadar bütün İslam ülkelerine de muazzam bir kapı açmıştır. Bu kapı İslam’ın nurunun Anadolu coğrafyasında parlayacağı toprakların kapısıdır. Bu kapı, adalete ve insan onuruna açılan kapıdır. ***&lt;/div&gt;&lt;span style="color: red; font-size: x-large;"&gt;&lt;b&gt;Burdurlu hemşehrim İsmail Yağcı’dan: &lt;br /&gt;Atatürk, Özlü, sözlü şiirler Antolojisi&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: right;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-lB23iFEzh1w/TwrrhCoKBgI/AAAAAAAAB-Y/vx5VpKnrIk8/s1600/%25C4%25B0K+NEDEN+ATAT%25C3%259CRK.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://3.bp.blogspot.com/-lB23iFEzh1w/TwrrhCoKBgI/AAAAAAAAB-Y/vx5VpKnrIk8/s320/%25C4%25B0K+NEDEN+ATAT%25C3%259CRK.jpg" width="224" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;b style="color: blue;"&gt;&lt;i&gt;Prof. Dr. İSA KAYACAN&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Kitapların, yayın öncesi gerçekleştirilen, araştırma, değerlendirme ve öteki çalışmalar, perde arkasındakiler “görünmeyenler” olarak kabul edilir. Zordur, yayın öncesi ortaya konulan çalışmalar, değerlendirmeler. &lt;br /&gt;Burdurlu hemşehrim, araştırmacı, şair, yazar, emeklilik sonrası Antalya’da yaşayan, Gölhisar Gündem gazetesindeki yazılarıyla dikkat çeken İsmail Yağcı’nın 2009 yılında yayınladığı 168 sayfalık, devletimizin kurucusu Yüce Atatürk’e yazılan şiirlerle, Atatürk hakkında yerli ve yabancı düşünürlerin söylediklerinden vatan ve kahramanlık duygularıyla yazıp yayınladıklarından yapılan seçmelerle şekillenen, ortaya konulan bir kitap, bir antoloji var masamda. Adı: Neden Atatürk?. Özlü, sözlü şiirler antolojisi. &lt;br /&gt;Anlam zenginliği içinde; “Burdurumuzun onuru, gururu, Anadolu’nun sesi, soluğu olan, dolu dolu memleket sevdalısı hemşehrim, Prof. Dr. İsa Kayacan beyefendiye, en içten saygılarımla” cümlesiyle imzalamış 21.12.2011 tarihinde Kitabın 114 ncü sayfasında bendenizin “Gitme Atam Gitme” adlı şiirimin bulunduğu notunu da düşmüş imza sayfasının altına. &lt;br /&gt;Öncelikle böyle bir araştırmanın, değerlendirme ve yayının ortaya konuluşunu sağladığı için tebriklerimi, sevgilerimi sunuyorum efendim. Kısa bir İsmail Yağcı önsözü, “Her Türk vatandaşının merak ettiği kahramanlık şiiri, kahramanlık destanı ve Cumhuriyetimizin kurucusu Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk ile ilgili şiir ve destanları bulamadığımız bir gerçektir” girişiyle verilen. &lt;br /&gt;İsmail Yağcı biyografisinden sonra, şiirle ilgili görüşlerin bir araya getirilişi. Özlü sözler hakkındaki görüşler, Atatürk’ün gençliğe hitabesi, Mehmet Akif Ersoy’un “İstiklal Marşı” adlı şiirinin tamamı. Behçet Kemal Çağlar ve Faruk Nafiz Çamlıbel imzalı “Onuncu yıl Marşı”nın sözleri. Sonra, Fuat Azgur, Fethi Tevetoğlu, Halit Fahri Ozansoy Fazıl Hüsnü Dağlarca, Enver Tuncalp, Cemal Oğuz Öcal, Faruk Nafiz Çamlıbel, Ekrem Şenozan, Rıza Tevfik Bölükbaşı, İbrahim Zeki Burdurlu, Halim Yağcıoğlu, Ziya Gökalp, Orhan Şaik Gökyay, M.Uluğ Turanlıoğlu, Sami Ateş, Osman Atilla, Yavuz Bülent Bakiler, Bekir Sıtkı Erdoğan, Coşkun Ertepınar, İsa Kayacan, Güzide Taranoğlu, Melih Özer, Arif Nihat Asya, Halide Nusret Zorlutuna ve daha pek çok şairin, Atatürk, vatan- bayrak, kahramanlık şiirlerinden örnekler verilmiş. Rahmetli Sami Ateş arkadaşımızın beş ayrı beşlikten meydana gelen “Atatürk’ün sevgisi” adlı şiiri 95 nci sayfada, bu satırların yazarı İsa Kayacan’ın altı dörtlükten meydana gelen “Gitme Atam Gitme” adlı şiiri 114 ncü sayfada yer almış. Bendenizin “Gitme Atam Gitme” adlı şiirinden: &lt;br /&gt;Bugün dakikalar gitmesin, dursun yerinde, &lt;br /&gt;Bir soğukluk, soğukluk Atam’ın ellerinde, &lt;br /&gt;Bugün de varmış, Türk milletinin kaderinde, &lt;br /&gt;Bugün dakikalar gitmesin, dursun yerinde. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir kalabalık gördüm Dolmabahçe yolunda, &lt;br /&gt;Ata’m gidiyor, biz öksüzlerin kolunda. &lt;br /&gt;Ey Ata’m; &lt;br /&gt;Unutulmayacaksın, kalplerde dolaşıyorsun, &lt;br /&gt;Aramızdan gittinse, ölmedin yaşıyorsun. &lt;br /&gt;GÜNÜN SÖZÜ: Savaş’ta Türkiye’yi kurtaran, savaştan sonra da Türk ulusunu yeniden dirilten Atatürk’ün ölümü, yalnız yurdu için değil, Avrupa için de en büyük kayıptır. Her sınıf halkın O’nun ardından döktükleri için gözyaşları bu büyük kahramana ve modern Türkiye’nin Ata’sına layık bir tezahürden başka bir şey değildir (Winston Churchil, İngiltere Başbakanı, 1968) ***&lt;br /&gt;&lt;span style="color: red; font-size: x-large;"&gt;&lt;b&gt;Prof. Dr. Nurullah Çetin’den: &lt;br /&gt;İstiklâl Marşımızı Anlamak&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: right;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-YrZ7fNN9QcA/TwrshOZ0FZI/AAAAAAAAB-o/L1ErXXAUbUo/s1600/%25C4%25B0K+%25C4%25B0ST%25C4%25B0KL%25C3%2582L+MAR%25C5%259EI.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://2.bp.blogspot.com/-YrZ7fNN9QcA/TwrshOZ0FZI/AAAAAAAAB-o/L1ErXXAUbUo/s320/%25C4%25B0K+%25C4%25B0ST%25C4%25B0KL%25C3%2582L+MAR%25C5%259EI.jpg" width="218" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;b style="color: blue;"&gt;Prof. Dr. İSA KAYACAN&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; 22-25 Eylül 2011 tarihlerinde, bu tarihler arasında, Elazığ ilimiz merkezinde gerçekleştirilen “19. Uluslararası Hazar Şiir Akşamları” programları çerçevesinde, bize ulaştırılan yayınlar, kitaplar arasında yer alanlardan biri: Prof. Dr. Nurullah Çetin imzalı “İstiklâl Marşımızı Anlamak” adlı olan, araştırma-inceleme ve yorumlamayla karşımıza çıkarılan 67 sayfalık kitaptı. &lt;br /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Anılan kitap, ELESKAV, Elazığ Valiliğinin hediyesi olarak bize ulaştırıldı. Mehmet Akif Ersoy Fikir ve Sanat Vakfı işbirliğiyle yayınlanmış elimizdeki kitap. &lt;br /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Elazığ Valisi Muammer Erol’un “19. Uluslararası Hazar Şiir Akşamları”yla ilgili bir sayfalık görüşü yer alıyor 3 ncü sayfada. Önsöz ve sunuşlarla, kitabın yayınlanış amacı, içindekiler hakkında bilgiler verilmiş. Bunlardan. &lt;br /&gt;1-Ben bu çalışmamda, İstiklal Marşımızın tarihi, kültürel, siyasi, askeri, dini dayanaklarını, üzerine temellendiği birikimi ortaya koyan, edebi metin tahlili yöntemlerine uygun olarak bir metin çözümlenmesi ve yorumlanması denemesi yaptım (Prof.Dr.Nurullah Çetin), &lt;br /&gt;2-Mehmet Akif Ersoy, hayatı boyunca ülkemize ve insanımıza yatırım yapmış bir mütefekkirdir. İstikbali bütün refahıyla arzu eden bir düşünce emekçisidir. Dolayısıyla, doğumundan 138, vefatından 75 yıl geçmesine rağmen halâ içimizde. (Mehmet Cemal Çiftcigüzeli)&lt;br /&gt;Sonraki sayfaların başlangıcı itibariyle, yorumlardaki ara başlıklara bakıyoruz. Prof. Dr. Nurullah Çetin hoca, İstiklal marşının yazıldığı zaman Türkiye’nin durumundan söz ederek, değerlendirmelere başlıyor. Burada karşımıza çıkanlardan bazı anlatım satırları: &lt;br /&gt;_İstiklal Marşının imlâsı/Marşın yazılış sebebi ve öyküsü/Birinci dünya savaşı ve Akif/Mütareke dönemi ve Akif/Kuvva-yı Milliye hareketi ve Akif/Milli marşa duyulan ihtiyaç/Milli Marş yarışması/İstiklal Marşının yazılışı / Seçilmesi / Bestelenmesi / Atatürk’ün İstiklal Marşıyla ilgili görüşleri. &lt;br /&gt;ATATÜRK’ÜN İSTİKLAL MARŞI’YLA İLGİLİ GÖRÜŞLERİ. &lt;br /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Devletimizin kurucusu, Yüce Atatürk İstiklal Marşımızla ilgili şöyle diyor: &lt;br /&gt;-“Bu marş bizim inkılâbımızı anlatır. İnkılâbımızın ruhunu anlatır. Bunu ne unutmak, ne de unutturmak lâzımdır. İstiklal Marşında, İstiklal davamızı anlatması bakımından büyük bir manası olan mısralar vardır. Benim en beğendiğim yeri de burasıdır. &lt;br /&gt;“Hakkıdır hür yaşamış, bayrağımın hürriyet; &lt;br /&gt;Hakkıdır; Hakk’a tapan milletimin istiklal..”&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Benim bu milletten asla unutmamasını istediğim mısralar işte bunlardır. Hürriyet ve istikbal aşkı bu milletin ruhudur. &lt;br /&gt;GÜNÜN SÖZLERİ: &lt;br /&gt;1. Doktrinin derisi soğukluktur, ama içi tıka basa samanla doludur (Henry W.Beecher Dostst) &lt;br /&gt;2. Bir mum, diğer bir mumu tutuşturmakla, ışığından bir şey kaybetmez (Mevlana) &lt;br /&gt;3. Aşk, eşeğe bile dans ettirir (Fransız Atasözü) &lt;br /&gt;4. Öğrenmeyi bırakan kişi, yirmisinde de olsa, sekseninde de olsa yaşlıdır. Yaşamdaki en muhteşem şey zihni genç tutmaktır (Henry Ford) &lt;br /&gt;5. Moda öyle dayanılmaz, öyle çirkin bir şey ki, altı ayda bir değiştirmek zorunda kalırız (O.Wilde) ***&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-4JjVw4oPKKs/TwrtYNNOLmI/AAAAAAAAB-w/VFk9gx960t8/s1600/%25C4%25B0K+RAHMAN+SALMANLI.jpg" imageanchor="1" style="clear: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://1.bp.blogspot.com/-4JjVw4oPKKs/TwrtYNNOLmI/AAAAAAAAB-w/VFk9gx960t8/s320/%25C4%25B0K+RAHMAN+SALMANLI.jpg" width="213" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="color: red; font-size: x-large;"&gt;&lt;b&gt;Rahman Salmanlı'dan: Azerbaycan'ın milli şairi&lt;br /&gt;Ahmet Cavad’ın yaradıcılık yolu&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;b style="color: blue;"&gt;Prof. Dr. İSA KAYACAN&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Azerbaycan’ın başkenti Bakü’den, resmi Devlet Gazetesi,&amp;nbsp; Azerbaycan Gazetesi yöneticilerinden, Rahman Salmanlı’dan bir kitap geldi posta yoluyla. Adı: Ahmet Cavad’ın yaradıcılık yolu. &lt;br /&gt;Ciltli ve 216 sayfayla kitaplaştırılan araştırma, gelecek için bir ışık yolu görünümünde. Kitabın ilmi redaktoru: Şamil Veliyev. 2 nci sayfada yer alan, verilen bilgilerden: &lt;br /&gt;Ahmet Cavad’ın yaradıcılık yolu, adlı eserin, filologiya ilimleri üzerinde felsefe doktoru Rahman Salmanlı’nın (Ahmed Cavad- 1992) kitabıyla başlayan, ötekilerle devam eden bir değerlendirme yer alıyor. &lt;br /&gt;Kitap içinde, Azerbaycan şairi, istiklâl mübarizi Ahmet Cavad’ın meşakkatü ömür yolundan ve çokcehetli yaradıcılığından sohbet açılıyor.&lt;br /&gt;Ozan Neşriyatı olarak 2011 yılının son günlerinde gün yüzü gören Rahman Salmanlı’nın Ahmet Cavad hakkındaki araştırmaları dikkat çeker boyutlu, önemlilik içindeki görüntüsüyle karşımıza çıkıyor, çıkarılıyor. &lt;br /&gt;Bekir Nebiyev imzalı bir önsöz var: “Kitabda repressiya gurbanı, milli şairimiz Ahmet Cavad’ın hayat ve yaradıcılığı kifayet derecede bitkin şekilde işlenmiştir” denilen. &lt;br /&gt;Sekiz sayfalık bir giriş bölümü var kitabın ilk sayfalarında başlayan. Ahmet Cavad, değişik yönleriyle araştırılmış, incelenmiş, kitabın sayfalarındaki yerlerinden bizimle selamlaşan bilgiler, belgeler var satır satır şekillendirilmiş. Sayfa 15’deki, Ahmet Cavad’ın hayatı, başlığı altında verilenlerden aktaracaklarımız: &lt;br /&gt;- Azerbaycan halkının gedim ve zengin edebi- medeni tarihinde, yüzlerce sanatkâr olmuş, onların hepsi bu veya başka derecede halkımızın medeni inkişafında öz rolünü oynamıştır.&lt;br /&gt;XX. Halkımızın asra tesadüf eden milli- manevi inkişaf merhalesinde yitirdiği görkemli simalardan biri de Ahmed Cavad’dır. Bu doğru bir değerlendirme, yerinde bir ifade biçimidir efendim. &lt;br /&gt;Kitap içinde, Ahmet Cavad hakkında, sanat ve edebiyatıyla ilgili, kişiliği hakkında onlarca yazı, değişik yerlerde, değişik imzalarla yeralmış, yayınlanmış. O’nun önemli bir şahsiyet olduğu, bilim ve fikir adamı olduğu ifade edilmiş. &lt;br /&gt;Ahmet Cavad’ın pek çok şiiri değişik gazete ve dergilerde yayınlanmıştır. O’nun zorluklarla geçen hayatının ayrılmaz bir parçasının görüntüsü olan şiirleri fazladır. Bunlardan birinin girişi: &lt;br /&gt;Azerbaycan, Azerbaycan! &lt;br /&gt;Ey kahraman evladın, &lt;br /&gt;Şanlı vatan!&lt;br /&gt;Senden ötürü can vermeye, &lt;br /&gt;Cümle hazırız!.. ***&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-fDzGEKsU-y4/TwruRp8EBdI/AAAAAAAAB-4/r70BrXcS67o/s1600/%25C4%25B0K+SAL%25C4%25B0M+SAVCI.jpg" imageanchor="1" style="clear: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://2.bp.blogspot.com/-fDzGEKsU-y4/TwruRp8EBdI/AAAAAAAAB-4/r70BrXcS67o/s1600/%25C4%25B0K+SAL%25C4%25B0M+SAVCI.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="color: red; font-size: x-large;"&gt;&lt;b&gt;Sönmeyen ışık, Salim Savcı hocadan yeni bir kitap&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;b style="color: blue;"&gt;Prof. Dr. İSA KAYACAN&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Yayın dünyamızda, sönmeyen ışıklarımız vardır. Onlar, geçmişin aynası, bugünün aydınlığı, yarının unutulmayacak yıldızlarıdır. &lt;br /&gt;Salim Savcı hoca, söylemeye çalıştıklarımızın daha üstünde, daha fazlası bir büyüğümüz, eğitimcimiz, yazarımız, fikir adamımızdır. &lt;br /&gt;“63. kitabımı gönderiyor sizleri sevgiyle kucaklıyorum” diye yazmış. Hoca, Çorum ilinin Osmancık ilçesinin Çampınar köyünde yaşıyor. Mutlu, huzurlu bir yaşam sürüyor. &lt;br /&gt;42 sayfalık, Salim Savcı hocanın aydınlık dünyasından yansımalar olarak gördüğüm, “Bilimsel açıdan; Oku, düşün, değerlendir, paylaş, uygula” adlı kitap getirdikleri bakımından, antolojiler dolusu bir içeriğe sahip. &lt;br /&gt;Selahattin Aydemir imzalı bir sunuş, Salim Savcı imzalı bir önsöz var ilk sayfalarda. Sekizinci sayfada, öğrenme konusunun öneminden bahsediliyor, detaylandırmalarla bilgilendiriliyor. &lt;br /&gt;İstek: Bir içten yönelmedir. Bir şeyi yapma, yeme gibi eylemlere karşı duyulan ilgidir.&lt;br /&gt;İlgi: İki şey arasındaki bağlılık, yakınlık ve ilişkidir. &lt;br /&gt;İlgi çekmek: Merak uyandırmak. &lt;br /&gt;Merak: Bir şeyi anlamaktır, öğrenmektir. Bunun için duyulan istek, dolayısı ile ilgidir. &lt;br /&gt;Sonra merak etmek, Meraklı, Uğraşmak, Huy, İtiyat kelimelerinin karşılıkları veriliyor, detaylı biçimde anlatılıyor. &lt;br /&gt;Salim Savcı hoca, ciddi, inanılır ve güvenilir bir bilim adamıdır. Eğitimciliğiyle hamur ettiği, geliştirdiği, sonuçlandırdığı gerçekler, doğrular vardır O’nun yayınlarında, dünyasında. Tebriklerimi, sevgi ve saygılarımı sunuyorum efendim. &lt;br /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; OSMANCIK HABER GAZETESİ&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Salim Savcı hocanın gönderdiği bir gazete var masamda. Adı: Osmancık Haber.Büyük boy, sekiz sayfayla haftalık olarak yayınlanan Osmancık Haber’in Sahibi ve Genel Yayın Yönetmeni: Orhan Güçlü, Yazı İşleri Müdürü: İlkay Sever, Muhabir, Bilgisayar Mizampaj-Montaj: İlkay Sever, Muhabir: Selma Yağan. &lt;br /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; 31 Temmuz 1996 tarihinde kurulan Osmancık Haber Gazetesinin 777 nci sayısı masamda. Bu sayıdan bazı haberler: Atatürk Osmancık’ta anıldı/Engelliye destek programımızın üçüncü destekçisi Ümit Yedekçi/Salim Savcı’nın yeni kitabı çıktı/Kamyonun ezdiği domuz bir süre yolu trafiğe kapattı/Basın mensuplarına dil bilgisi semineri/Magandanın silahından çıkan kurşunla bir kişi daha yaralandı vd. &lt;br /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Mehmet Özata, Salim Savcı, Dinçer Bilginer, imzalı köşe yazıları. &lt;br /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Türk toplumunun konukseverliği dünya milletleri arasında ilk sıralarda yer alır. Doğudan batıya gidildikçe konuk severlik azalır. Bireysellik öne çıkar&amp;nbsp; (Salim Savcı) ***&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-Iv0qOhyKjgA/TwrvE1UcqkI/AAAAAAAAB_Y/ic7Hz8pDWdY/s1600/%25C4%25B0K+L%25C3%2582ZIMELER.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://3.bp.blogspot.com/-Iv0qOhyKjgA/TwrvE1UcqkI/AAAAAAAAB_Y/ic7Hz8pDWdY/s320/%25C4%25B0K+L%25C3%2582ZIMELER.jpg" width="218" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="color: red; font-size: x-large;"&gt;&lt;b&gt;Burdurlu hemşehrim, Serpil Kabadayı’dan: Lâzimeler&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;b style="color: blue;"&gt;Prof. Dr. İSA KAYACAN&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;TDK’nın Türkçe Sözlüğünde, (Lâzıme- Lâzime) karşılığı: Yapılması gerekli olan şey, gerekçe, olarak açıklanıyor, ifade ediliyor. Burdur’un Çeltikçi ilçesinde, 75.Yıl İlköğretim Okulu Öğretmeni olarak görev yapan, hemşehrim Serpil Kabadayı’nın “Lâzimeler” adlı, hikayelerinden oluşan kitabı bana yenilerde ulaştı. &lt;br /&gt;120 sayfalık kitap, görünümü zengin kapağıyla dikkat çekiyor. Merkezi İstanbul’da bulunan “İkinci Adam Yayınları” arasında gün yüzü görmüş. Önsöz var (imzası olsaydı daha doğru olurdu!). Kitabın içindekiler bölümü, düzenlemesi unutulmuş. Kitabın yazarının ilk kitabı oluşu nedeniyle, baskı tecrübesi olmayabilir. Ama “Bu eserin tüm yayın hakları İkinci Adam Yayınları’na aittir” diyebilen İkinci Adam Yayınlarının editörleri, sorumluları bu iki eksikliğin farkına varmalıydılar!..&lt;br /&gt;Önsözün bir yerinde; “Bu kitap; ben nasıl kitap okumaktan keyif alırım?, düşüncesinden sonra benim keyif alabileceğim tarzda yazılmış hikayeler, ifadeler ve kavramlar bütünü olarak karşınıza çıktı. Dedikoduyu, başkalarının özel hayatlarını kurcalamayı inanılmaz severiz. Bunu bildiğim için de kendi hayatımı biraz deşifre ettim” denilişinden, kitabın yazarının samimi, ifade ve duygularıyla yola çıktığını anlamaktayız. &lt;br /&gt;Başlıksız olarak karşımıza çıkan ilk anlatım; “Söz vermiştim kendi kendime, yazı bile yazmayacaktım. Yazı yazmak da bir hırstan başka ne idi? Burada namuslu insanların arasında sakin; ölümü bekleyecektim. Hırs, hiddet neme gerekti?. Yapamadım. Koştum tütüncüye; kalem kâğıt aldım. Oturdum. Adanın tenha yollarında gezerken canım sıkılınca küçük değnekler yontmak için cebimde taşıdığım çakımı çıkardım. Kalemi yonttum” diye devam eden giriş anlatımı, Serpil Kabadayı’nın kaleme aldığı konuların derinliğine dalışını, enine- boyuna değerlendirişini, açıklıklarla yola çıkıp, gerçeklere dayanışını göstermesi bakımından önem taşıyor, anlam ortaya koyuyor. &lt;br /&gt;Her şey nesline çeker, Anne ve melek, İnsanın dört zindanı, Gerçek yoksulluk, gerçek zenginlik, Büyük İskender, Diyojen ve mutluluk, Yüreğimden damlayan hüzün, Bilmiyorum, İstifa ederim, Ben hayatta en çok kendimi sevmeyi öğrendim, Zamanla öğreniliyor, Kalp ağrısı, Can kırıklıkları, İlacımı buldum, Mühürlü kalp, keşkeler, bazenler, amalar, olarak sıralanan Serpil Kabadayı anlatımları, gelecek için ümit veriyor, denemelerden hikayelere, hikayelerden romanlara geçecek bir güven ve köprü görüntüsü ortaya konuluyor. &lt;br /&gt;Serpil Kabadayı’nın dili yumuşak, kendisiyle barışık bir anlatım dünyası görülüyor. Ele aldığı, işlediği, şekillendirdiği, sayfalara aktardığı konular, günlük hayatın içinden alınanlar, sık sık ve her yerde görülen, yaşananlar. Sayfa 99 ve 100’den birkaç Serpil Kabadayı cümlesi: &lt;br /&gt;- “Anlaşılan çöpümü de kurcalıyorlardı. ‘Pişkinliğin bu kadarı&amp;nbsp; olmaz, en azından balkon terliği yap’dedim. Kendi kendime de dayanamayıp A4 çizgisiz dosya kağıdına fosforlu kalemle aynen şunları yazdım: &lt;br /&gt;1. Lütfen çöpümün içine çöp atmayın,&amp;nbsp; 2. Lütfen çöpümü karıştırmayın, &lt;br /&gt;3. Lütfen benim çöpümün içindekileri çıkarıp kullanmayın, &lt;br /&gt;4. Yoksa sizi şikâyet ederim” diye yazdım. Çöp kovasının üzerine koli bantlarıyla güzelce yapıştırdım. &lt;br /&gt;Sonrası ne olmuş, komşular nasıl toplu olarak dışarı çıkmışlar, neler konuşmuşlar?.. Onlar bizde saklı kalsın..Tebrikler hemşehrim Serpil Kabadayı, bu kitap yayınınız ilk adımınızdır..Bundan sonraki adımlarınız daha belirgin olacak, daha çok ses getirecektir. Ha gayret! &lt;br /&gt;***&lt;br /&gt;&lt;span style="color: red; font-size: x-large;"&gt;&lt;b&gt;Yusuf Dursun’dan:&amp;nbsp;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: red; font-size: x-large;"&gt;&lt;b&gt;Kuş Yuvası Yüreğim&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: blue;"&gt;Prof. Dr. İSA KAYACAN&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; 22-25 Eylül 2011 tarihlerinde, bu tarihler arasında, Elazığ ilimiz merkezinde düzenlenen “19. Uluslararası Hazar Şiir Akşamları” programları içerisinde, bana ulaşan kitaplardan birisi de eğitimci araştırmacı, yazar, şair Yusuf Dursun’un, 2 nci baskısı yapılan, 64 sayfalık, merkezi İstanbul’da bulunan Nar Yayınlarının 207 nci kitabı olan, “Nar Çocuk” serisinde yer alan, çocuk şiirleri konulu kitap. &lt;br /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Yusuf Dursun, gözü, gönlü zengin, dünyası aydınlık, yazdıkları ve yayınladıklarıyla takdir gören, alkışlanan bir eğitimci, kalem erbabı. Çocuklar için yazılan şiirler, miniklerin sevgi dolu, tertemiz dünyalarına hitabediyor, resimlerle süslenmiş, zenginleştirilmiş sayfalardan bizimle merhabalaşıyor, selamlaşıyor. &lt;br /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Şiirlerin başlıkları da, çocuklara yönelik sevgi dolu bir yaklaşım görüntüsü veriyor. Bunlardan:&amp;nbsp; Kuş yuvası yüreğim, Okul dediğin, Çiğdem türküsünde çocuklar, Canım annem, Var mı babam gibisi, Yağmur çocuk, Güler yüzlü çocuklar, Dua, Ayna, Allah kerim, Ninem sevda çağında, Her çocuğa bir düğün, Ben gülünce, Yavru kuşum, Gitti gelmez çocukluk vd., Sayfa 30’da yer alan “Yağmur çocuk” adlı şiir 4 ayrı dörtlükten oluşuyor. Bu şiirin iki dörtlüğü: &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gökyüzünden bir hediye, &lt;br /&gt;Yağmur aldım bilye bilye..&lt;br /&gt;Gülüşmeyin öyle kıs kıs, &lt;br /&gt;Bu ne biçim yağmur diye..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yağmurumu verin bana, &lt;br /&gt;Sulu güller derin bana, &lt;br /&gt;Sırma yorgan sizin olsun, &lt;br /&gt;Yağmurumu serin bana..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yusuf Dursun: 1949 yılında Yozgat, Musabeyli’de doğdu. Yozgat Öğretmen Okulundan, Erzurum Eğitim Enstitüsü Türkçe Bölümünden mezun oldu. Anadolu Üniversitesi Lisans tamamlama programını bitirdi. &lt;br /&gt;1996 yılında, Elazığ Mehmet Akif Ersoy Lisesi Türk Dili ve Edebiyatı öğretmenliğinden emekli olan Yusuf Dursun, halen İstanbul’da bir özel öğretim kurumunda öğretmenliğini sürdürüyor. Yayınlanmış 18 ayrı kitabı bulunan Yusuf Dursun, şiir ve çocuklara yönelik yayınlarıyla dikkat çekiyor. &lt;br /&gt;Şiir dalında birçok ödülü bulunan Yusuf Dursun’un başta “Yetim Kız” olmak üzere bazı şiirleri bestelenerek seslendirilmiştir. 1984 yılından itibaren değişik edebiyat ve kültür dergilerinde şiir, hikaye ve masalları yayınlanan Yusuf Dursun İstanbul’da yaşıyor. &lt;br /&gt;GÜNÜN SÖZLERİ: &lt;br /&gt;1. Yalanlar gerçeklerle bağdaşmadığı gibi, genellikle kendi aralarında da çatışırlar (Daniel Webster) &lt;br /&gt;2. Ticari kararlar çoğu zaman, popüler kalma arzusundan etkilenmiştir (Herman W.Steinkraus)&lt;br /&gt;3. İnsanlar sahip olduklarını küçümser, sahip olamadıklarını önemser (Konfüçyüs) &lt;br /&gt;4. Ben bilmediğimi bildiğim için, diğer insanlardan akıllıyım (Sokrates) &lt;br /&gt;5. Bildiğimizi zannetmemiz, öğrenmemizin en büyük düşmanıdır (Claude Bernard) &lt;br /&gt;***&lt;br /&gt;&lt;span style="color: red; font-size: x-large;"&gt;&lt;b&gt;Bugünün küçük, yarının büyük şairi: &lt;br /&gt;Burdurlu Seza Tutku Azaklı &lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: blue;"&gt;Prof. Dr. İSA KAYACAN&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Klasikleşmiş sözlerimizden biri: Bugünün küçüğü, yarının büyüğüdür. Bizde bu noktadan hareket ederek bir başlık attık. &lt;br /&gt;Burdur merkezde yaşayan, eğitimci, şair, yazar ve araştırmacı Burdur Araştırmacı, Yazar ve Şairler Derneğinin uzun süre Başkanlığını yürüten Sebahat Gümüş hocanımın bir torunu var. Adı: Seza Tutku Azaklı. 8 yaşından beri yazdığı şiirlerle dikkat çekiyor. Bu şiirlerinden bazılarını değişik gazetelerdeki köşelerimle, yayınladığım “Burdur” çıkışlı kitaplarımda yer verdim. &lt;br /&gt;Seza’nın, Annesi ve babasının da şiirleri var yayınlanan. Aralık 2011 sonunda posta aracılığıyla bana gelen dört şiiri var Seza Tutku Azaklı’nın. Okul kimliği şöyle yazılmış şiirlerden birinin altına: Seza Tutku Azaklı. Cumhuriyet İlköğretim Okulu, 5-B, No:343- Burdur. Şiirlerden üçü “Öğretmen “leriyle, öğretmeniyle ilgili, birisi de, yine okul çıkışlı, Bilgi pınarı, adlı. Bu şiirlerin mısraları arasına dönelim: &lt;br /&gt;CANIM ÖĞRETMENİM: Şöyle başlıyor; “Canımsın öğretmenim / Alfabeyi öğrettin bana/ Ne yapsam az sana/ Işığımsın öğretmenim/ Milletimin güneşisin öğretmenim”.. Devam ediyor Seza; Tüm bilgileri öğreten öğretmenine, “güller gibi narinsin” diye sesleniyor. Öğretmeninin yanında rahat olduğundan söz ediyor, “eserlerin biziz öğretmenim” diyerek doğruların yanından sesleniyor. &lt;br /&gt;Öğretmenini görmek için erken kalktığından hareketle, “Ne büyüksün öğretmenim/ İbrahim Günay’sın öğretmenim/ Milleti bilgilerinle parlatırsın öğretmenim” cümlesiyle noktasını koyuyor. &lt;br /&gt;Bir başka öğretmen şiiri: “Öğrettin bize her şeyi/ Gökleri, yıldızı, evreni/ Resmini, saygını ve sevgini/ En güzel bilgileri/ Trafik, Türkçe, Fen, Sosyal, Matematiği o güzel dersleri” mısralarıyla aldıklarının önemini, güzelliğini, özelliğini anlatıyor bizlere. &lt;br /&gt;BİLGİNSİN ÖĞRETMENİM: Öğretmeninin bilgi dolu olduğu noktasından hareket eden Seza Tutku Azaklı; “Sevgidir, sevindiren/ En güzel sevgiyi veren/ Ne mutlu, benim öğretmenim” belirlemesinden sonra; “Benim Öğretmenimsin, İbrahim Günay’sın/ Lâle gibi narinsin/ Göklerde süzülen yıldızlar gibisin/ İyi bir insansın/ Sensiz olamam” mısralarıyla öğretmenine karşı saygı ve sevgisini ortaya koyuyor Seza Tutku Azaklı. Öğretmeninden öğrendikleriyle, mutlu ve rahat olduğunu da duyguları arasında yer veriyor minik şairemiz. &lt;br /&gt;BİLGİ PINARI: Seza Tutku Azaklı’nın bir başka şiiri; “Saygı, sevgi yuvası/ Eğitim öğretim ocağı/ Yurdumun en verimli yapıları/ Sevinçle açıldı okulumun kapıları” mısralarıyla başlıyor. Burada, yani okulda, okullarda cehaletin kaybolup gittiği, bilgisizliğin sona erdiği, okuma- yazma bilmeyenin kalmadığı, belirtildikten sonra, “Atam’ın izinden kimse ayrılmasın” mısraıyla sona eriyor şiirin bu bölümü. &lt;br /&gt;Okulun açıldığı gün, bütün yolların cıvıl cıvıl olduğu, arkadaşlarını özleyen öğrencilerin okullara koştuğu dile getiriliyor.&amp;nbsp; “Bilgi pınarı” adlı, başlıklı Seza Tutku Azaklı şiiri’nin son dörtlüğü şöyle noktalanıyor:&lt;br /&gt;- Okulum ışık saçtı/ Öğretmenim sınıfı aydınlattı/ İsa Kayacan arkadaşım, şairleri parlattı/ Karanlıktan eser kalmadı/ Bilgi pınarı bizi canlandırdı. &lt;br /&gt;***&lt;br /&gt;&lt;span style="color: red; font-size: x-large;"&gt;&lt;b&gt;Sayı sayı dergiler&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: blue;"&gt;Prof. Dr. İSA KAYACAN&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Dergilerimizin sayfalarındaki gezintilerimiz sırasında, sayı sayı tespit ettiklerimiz. Bu dergilerden: &lt;br /&gt;ZEYTİN DALI DERGİSİ: Kilis ilimiz merkezinde, Kilis Kültür Derneği Kilis Şubesinin yayın organı olarak üç ayda bir yayınlanıyor. Kilis Derneği Şubesi adına sahibi: Muhlis Salihoğlu. Sorumlu Yazı İşleri Müdürü: Necmettin Biçici. 61 nci sayısı bana ulaşan derginin yönetim yeri: Akpınar Cad. Eski Özel İdare Binası Girişi, No: 1 Kilis. &lt;br /&gt;YÖNETİCİMİZ VE BİZ: İstanbul’da aylık yayınlanan bir dergi. Üçüncü sayısı bana ulaşan derginin sahibi: Muharrem Ersal, Sorumlu yazı işleri müdürü: Muharrem Ersal. İletişim adresi Rıhtım Cad. Uzunhafız Sk. No:2 K.2-7 Kadıköy-İstanbul. &lt;br /&gt;MAKİ DERGİSİ: Mersin Şairler ve Yazarlar Derneğinin yayınorganı olarak üç ayda bir yayınlanıyor. Dernek adına sahibi ve yayın sorumlusu: Abidin Güneyli. Yönetim yeri: Bahçelievler Mhl. 1840 sk. Serhat Apt. Zemin Kat. No:13 Yenişehir – Mersin. &lt;br /&gt;YALVAÇ PANORAMA DERGİSİ: Süleyman Demirel Üniversitesi Yalvaç Meslek Yüksekokulu çıkışlı bir dergi. İmtiyaz sahibi: Yalvaç Yükseköğretimi Destekleme Derneği adına Başkan Av.Lütfi Aydoğmuş. Genel yayın yönetmeni ve yazı işleri müdürü: Öğr. Gör.Bülent Özgül. 2011 yılına ait ilk sayısı bana ulaştı bu derginin&lt;br /&gt;ORTANCA DERGİSİ: Ankara’da iki ayda bir yayınlanıyor. 31 nci sayısı masamda olan “Ortanca”nın, imtiyaz sahibi, yazı işleri müdürü ve Genel Yayın yönetmeni: İbrahim Engin, Dopdolu bir dergi 80 sayfalık bütünlük görüntüsü. Ortanca’nın yayın merkezi: Samsun Yolu, 25.km.Kantar Mevkii No:12 Lalahan-Ankara&lt;br /&gt;SERVER BÜLTENİ: Server Basın-Yayın İlim ve Sosyal Dayanışma Vakfı bülteni olarak yayınlanıyor. 18 nci sayısı bize ulaştı. Server Vakfı adına sahibi: Mehmet Ali Bulut, Yayın Yönetmeni: M.Nedim Yamalı. Yazışma: GMK Bulv. No:24–8 Kızılay-Ankara.&lt;br /&gt;KARINCA DERGİSİ: Merkezi Ankara’da bulunan Türk Kooperatifçilik Kurumunun aylık yayın organı. Karınca Dergisinin 891 nci sayısı masamdaydı. Kooperatifçilik ağırlıklı yazıların yeraldığı Karınca Dergisi, yayın periyodu, sürekliliği bakımından Türkiye’nin önde gelen dergileri arasında yeralıyor. &lt;br /&gt;KOZAN SEVDASI DERGİSİ: Tarih-Kültür-Sanat-Eğitim ve Edebiyat Dergisi olarak, Adana ilimize bağlı Kozan ilçemiz merkezinde yayınlanıyor. İmtiyaz sahibi ve sorumlu yazı işleri müdürü: Hakan Akıcı, Hazırlayan: Abdurrahman Kütük. Bu derginin 10 ncu sayısı masamdaydı. İrtibat adresi: Hacıuşağı Mhl. Yukarı Çarşı No:90 Kozan-Adana. &lt;br /&gt;ÖZKAYNAK DERGİSİ: Ankara’da aylık yayınlanan Özkaynak Dergisinin 2011 yılına ait 104 ncü sayısı bana ulaştı. Derginin sahibi: Oğuz Altın, Sorumlu Yazı İşleri Müdürü: Neslihan Başbuğ, Yazışma adresi: Ataç-1 Sk.No:5-3 Yenişehir/Ankara.&lt;br /&gt;YESEVİ DERGİSİ: İstanbul’da aylık yayınlanıyor. 208 nci sayısı bana ulaşan Yesevi’nin Sahibi ve Yazı İşleri Müdürü: Erdoğan Aslıyüce. Yazışma P.K.30 Beyazıt-İstanbul.&lt;br /&gt;***&lt;br /&gt;&lt;span style="color: red; font-size: x-large;"&gt;&lt;b&gt;Elazığ’lı İhsan Nazik’ten: Cemre Düşünce&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: blue;"&gt;Prof. Dr. İSA KAYACAN&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;22-25 Eylül 2011 tarihlerinde, bu tarihler arasında Elazığ ilimiz merkezinde düzenlenen “19. Uluslararası Hazar Şiir Akşamları” programları içerisinde, çerçevesinde bana ulaşan, ulaştırılan kitapların sayısı bir hayli fazlaydı. Bu kitaplardan, şiir kitaplarından biri, Elazığlı şair İhsan Nazik’in 82 sayfalık şiir kitabı. &lt;br /&gt;Günerkan Aydoğmuş imzalı bir sunuş var ilk sayfalardan birinde. Milli duygularının yoğunluğunu şiirlerinden anladığımız, şiirlerinde sıklıklı görülen duygularla şekillenmiş şiirler, “Vatan Türküleri” bölümüyle başlıyor &lt;br /&gt;Aziz vatanım, Zafer destanı, Diren Filistin, Kutlu Nevruz Bayramı adlı, başlıklı şiirler vermek istediğimiz örnekler olarak görülüyor. Bir şiirinde de “Kerkük’e mektup” gönderiyor şairimiz İhsan Nazik. Kitabın 15 nci sayfasında yeralan bu şiir beş ayrı dörtlükten meydana geliyor. İki dörtlüğü şöyle bu şiirin: &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türküyle, hoyratla yakarız ağıt, &lt;br /&gt;Bin yıllık sevdamız bitmez ki Kerkük!&lt;br /&gt;Gel de bu hasreti diyorsun dağıt, &lt;br /&gt;Varlığın aklımdan, gitmez ki Kerkük!..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ey benim Türkmen’im, bırakmam seni, &lt;br /&gt;Gördüğün zulümler değil ki yeni!, &lt;br /&gt;Kudurmuş canavar, düşmanın kini, &lt;br /&gt;Hiç deme kardeşim, gelmez ki Kerkük!..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Seher yeli şiirleri, Anadolu yollarında şair günlerim, gibi bölümlerle getirilen şiirlerde, hasret var, sevgi, hoşgörü var. Zaman zaman sitem ve kırgınlıklarla da yola çıkıldığı görülüyor. 69 ncu sayfadaki, “Ey güzel Hazar” başlıklı şiir yedi dörtlükle şekillendirilmiş. Bir dörtlüğü bu şiirin: &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hazarbaba dağı senin baş tacın, &lt;br /&gt;Masmavi suların, ey güzel Hazar, &lt;br /&gt;İlgiden yoksunluk bitmeyen sancın, &lt;br /&gt;Gönlümde deryasın, ey güzel Hazar..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İhsan Nazik: Elazığlı olan şair 1958 yılında İstanbul’da doğdu. Şiire genç yaşta başladı ve şiirleri Elazığ’ın mahalli gazetelerinde yayınlanmaya başladı. Sonra, ülke genelindeki gazete ve dergilerle, değişik Antolojilerde şiirleri yer aldı. Pek çok ödülün sahibi olan İhsan Nazik’in bazı şiirleri bestelenip seslendirildi. &lt;br /&gt;Azerbaycan’daki ortak kitaplarda şiirleri yeraldı. &lt;br /&gt;Ayrıca, Merhum Murat Çobanoğlu ve Yener Yılmazoğlu ile Ulusal düzeyde yayını olan “Sarı Tel” programına beş kez konuk olarak katıldı. &lt;br /&gt;GÜNÜN SÖZLERİ: &lt;br /&gt;1. Köpeğin ağzında fildişi bulumazsın (Çin Atasözü) &lt;br /&gt;2. İnsiyatif, doğrunun söylenmeden yapılmasıdır (Irving Mack) &lt;br /&gt;3. Hürriyetimiz, basın hürriyetine dayanır; basın hürriyeti de kaybolmadan kısılmaz (A.Brisbane) &lt;br /&gt;4. Kendini yendiğinde, en büyük savaşçı olursun (Konfüçyüs) &lt;br /&gt;5. Güç ve güveni hep dışımda aradım. Ama bunlar insanın içinden gelir ve her zaman oradadırlar (Sigmund Freud) &lt;br /&gt;***&lt;span style="color: red; font-size: x-large;"&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;Fatih Sultan Kar’dan: &lt;br /&gt;Likapanın Moruna, Rize’nin yeşiline&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: blue;"&gt;Prof. Dr. İSA KAYACAN&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Rize ilimiz merkezinde günlük yayınlanan ve Anadolu Basını içerisinde bir çınar görünümüyle okurlarının karşısına çıkmaya, çıkarılmaya devam eden “Zümrüt Rize” Gazetesinin sahibi, değerli dostum, Faik Bakoğlu gazetelerin, dergilerin, kitapların bana ulaştırılması konusundaki görevini, öteki hizmet alanlarındakiler de olduğu gibi başarıyla yerine getiriyor, getirmeye devam ediyor. &lt;br /&gt;Ankara’da açılan “Rize günleri” kültür etkinlikleri çerçevesinde, kendisine ziyaret ettiğimde, Rize ve Karadeniz rüzgârını serin serin döşümüze yönlendirdiğimizde, Fatih Sultan Kar’la tanıştırdı. Fatih beyin bir kitabını elinden alma fırsatım, şansım oldu. &lt;br /&gt;Bu kitabın adı: Likapanın Moruna, Rize’nin yeşiline, olarak karşımıza çıktı. Fatih Sultan Kar, bir Rize sevdalısı, hatta delisi. Rize için yaptığı araştırmalar, yayınladığı geniş kapsamlı kitaplar (Antolojiler) bir bir gözlerimiz önüne konuldu, sergilendi.&amp;nbsp; Yorgun şair Fatih Sultan Kar’ın bir broşür sayfa fazlalığında biyografi ve bibliyografyası var. Kitapları, sergileri, dergileri, gazetelerdeki yazılarının yayınlandığı isim ve sayıları, hakkında yazılan-yayınlanan haberler birbir sayfalara dökülmüş aktarılmış. &lt;br /&gt;Neredeyse “Likapanın Moruna, Rize’nin yeşiline” adlı şiir kitabının sayfalarındaki gezintimizi başlayamayacaktık… Ama dönelim istiyorum o kitabın, ilgili sayfalarına: &lt;br /&gt;“Memlekete güzelleme” başlığı altında bir Fatih Sultan Kar sunuşu var ilk sayfalardan birinde. Buranın alt ve üst paragraflarında anlatım, ortasında iki bölümlük bir şiir var “Hamsin lahanan var, yeşil çayın var” mısralarıyla başlayan. İlk şiir “Bizde” adıyla sayfaya-sayfalara aktarılmış. İlk bölümü bu şiirin: &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Rize cennet vatan, çayın diyarı, &lt;br /&gt;Hep neşeli olur genç ihtiyarı, &lt;br /&gt;Kışın çok kar alır, Kaçkar dağları, &lt;br /&gt;Hamsi bizde, horon bizde, çay bizde, &lt;br /&gt;Bir başkadır hayat Karadeniz’de..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yöresel ağızla söylenen kelimelerin, genel anlamları gibi açıklamalar da konulmuş şiirlerin altına. Ve arka kapakta güzel ve yakışıklı iki görüntünün altına konulan iki dörtlük dikkat çekiyor. Bu dörtlüklerden biri: &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir sevdadır Rize her dem dillerde, &lt;br /&gt;Hasreti çekilmez gurbet illerde, &lt;br /&gt;Çayı, Anzer Balı, derman her derde, &lt;br /&gt;Ah, bizim oralar aklıma düştü. &lt;br /&gt;***&lt;br /&gt;&lt;span style="color: red; font-size: x-large;"&gt;&lt;b&gt;Antalya ve Artvin’den birer şiir&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: blue;"&gt;Prof. Dr. İSA KAYACAN&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Antalya ilimiz merkezinden seslenen Ali Gözütok hemşehrimle, Serhat Artvin Gazetesinde şiirleri yayınlanan Aşık Zülfikar Devranı’dan, daha doğrusu bu iki imzanın şiirlerinden sözedeceğiz efendim. &lt;br /&gt;Ali Gözütok’un dört ayrı dörtlükten meydana gelen “Bu yara” adlı şiirinin ilk dörtlüğünde; Aşk kapıyı çalınca ateş bacayı sarar hatırlatmasında bulunuluyor. Kor ateşlerin gönül dünyasındaki alevlerinin yükseldiği dikkat çekilerek bir başka dörtlüğünde şöyle sesleniyor Ali Gözütok: &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yara almaz mı gönlü, böyle sevda çekenin, &lt;br /&gt;Çeken bilir bu derdi, gülü olmaz dikenin, &lt;br /&gt;Diken olur yastığı, gözünden yaş dökenin, &lt;br /&gt;Dökülen göz yaşıyla, deva bulmaz bu yara..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Seslenişinden sonra devam ediyor: Açılan yaranın tedavisinin zor olduğundan Lokman Hekimin bile şifa olamayacağından sözederek “Güzelin güzelliği eder onu zır deli “hatırlatmasında bulunuyor. Üzerinde durduğumuz, mısraları arasında gezinti yaptığımız “Bu yara” adlı şiirinin son dörtlüğünde şu duygular içinde olduğunu görüyoruz Ali Gözütok’un: &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaralar depreştikçe, kanat çırpar garip kuş, &lt;br /&gt;Kuş çırpındıkça örer, sevdayı nakış nakış, &lt;br /&gt;Nakşedilen sevdaya, merhem olur bir bakış, &lt;br /&gt;Bakmaz ise nazlı yar, şifa bulmaz bu yara..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; ARTVİN İLİMİZDEN&lt;br /&gt;Artvin ilimiz merkezinde günlük yayınlanan “Serhad Artvin” Gazetesinde şiirleri yayınlanan Aşık Zülfikar Devranı’nın “Sevgililer günü” için yazdığı bir şiiri var anılan gazete sütunlarında. Ozanımızın sekiz dörtlükten meydana gelen şiirinin ilk dörtlüğünde; Hediye alanların güldüğü, almayanların üzüldüğü hatırlatılıyor. Kimisinin ise avuçlarını yaladığı kaydedilerek bu şiirinin iki ayrı dörtlüğünde şu duygularıyla okurlarının karşısına çıkıyor Aşık Zülfikar Devranı: &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Devranıyım bana sorma, &lt;br /&gt;Boş yere kendini yorma, &lt;br /&gt;Alamadıysan üzülme, &lt;br /&gt;Bu bayram bizim olsun. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Güzel tatlı konuşalım, &lt;br /&gt;Sevgiye alışalım, &lt;br /&gt;Küskün isek barışalım, &lt;br /&gt;Bu bayram bizim olsun.. &lt;br /&gt;***&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size: x-large;"&gt;&lt;b style="color: red;"&gt;Emirdağ’dan: Edebdağ Dergisi&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: blue;"&gt;Prof. Dr. İSA KAYACAN&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; 22-25 Eylül 2011 tarihlerinde, bu tarihler arasında, Elazığ ilimiz merkezinde düzenlenen, 19. Uluslararası Hazar Şiir Akşamları programları içerisinde, bize ulaştırılan yayınlar arasında yer alan dergilerimizden birinin adı: Edebdağ. İki ayda bir, Afyonkarahisar ilimize bağlı Emirdağ ilçemizde yayınlanan, edebiyat, sanat, fikir dergisi. &lt;br /&gt;Büyük boy kitap boyutunda, sevimli görünümlü bir dergi “Edebdağ”. İmtiyaz sahibi, Genel Yayın Yönetmeni ve Yazı İşleri Müdürü: Ayşe Yılmaz, Başdanışmanı: Prof.Dr. Nurullah Çetin, 11 isim ve imzadan oluşan yayın kurulu var. Hamza Çelik, Filiz Özdemir, Emel Hurma isimlerinin de derginin yayımında katkıları olduğu ifade ediliyor. &lt;br /&gt;Yazışma adresi: Cumhuriyet Mhl. Yavuz Sultan Selim Cad. No: 26 Emirdağ-Afyonkarahisar şeklinde kaydedilen Edebdağ dergisinin 5 nci sayısı masamdaydı. &lt;br /&gt;Özer Şenödeyici’nin, el yazısıyla Ayşe Yılmaz’a yazdığı bir mektup var, ifade zenginliği içinde sunulmuş. “Anne sıcaklığının edebiyattaki karşılığı: Gülten Dayıoğlu ile” başlıklı röportaj dikkat çekici bir görünüm ortaya koymuş, güzel ve anlamlı bir tablo oluşturmuş. &lt;br /&gt;Prof. Dr. Nurullah Çetin hocamızın, “Peygamber ocağından doğrulan bir bilge şair: Hasan Şanlı” başlıklı yazının okunması gerekiyor, bilgilenilmesi gerekiyor. Sonraki yazılardan bazıları: &lt;br /&gt;-Tarih içinde bir Anadolu kültür şehri: Emirdağ (Dr. Muharrem Bayar), &lt;br /&gt;-Türkiye sahasında Ağıt söyleme geleneği ve yas törenleri (M. Nuri Parmaksız)&lt;br /&gt;-Osmanlı Devletinde Kadılık (Leyla Sarıyüce)&lt;br /&gt;-Leyli gecelerde Yusuf (Emine Sevinç Öksüzoğlu)&lt;br /&gt;-O’na mektup (Gökhan Gezer) vd. &lt;br /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Edebdağ Dergisinde yeralan şiirlerin sayısındaki fazlalıkla da şairlerin yazdıklarından örnekler verilmiş. Bu şairlerden bazıları şunlar; Burcu Akkanlı, Arslan Bayır, Filiz Özdemir, Muharrem Kubat, A.Yılmaz Tuncer, Sabri Dil, Rasim Köroğlu, Fikret Akın, Ethem Kaygısız vd. Rasim Köroğlu’nun sekiz ayrı dörtlükten meydana gelen “Aşçı” adlı şiirinden: &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neler geçti şu garip baştan, &lt;br /&gt;Dul kalınca yüzüm gülmedi gitti. &lt;br /&gt;Kesildim ekmekten, kesildim aştan, &lt;br /&gt;Karnım tıka basa dolmadı gitti. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kumpir aldım şöyle koca tas gibi, &lt;br /&gt;İnce ince kıydım onu süs gibi, &lt;br /&gt;Patates yağınan sanki küs gibi, &lt;br /&gt;İkisi yan yana gelmedi gitti.&lt;br /&gt;***&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size: x-large;"&gt;&lt;b style="color: red;"&gt;Dr. Kazan Dağyakalı’dan mısra mısra&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: blue;"&gt;Prof. Dr. İSA KAYACAN&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Ankara’dan seslenen, Dr. Kazan Dağyakalı şiirlerinin mısraları arasındaki gezintilerimiz sürüyor. Dağyakalı’nın iki şiiri var bugün sütunumuzda. Bu şiirler, Duvarlar ve Boş kalır adlarıyla karşımıza çıkıyorlar efendim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;DUVARLAR (Dr. Kazan Dağyakalı)&lt;br /&gt;Sensizliğimin kabardığı anlarda, &lt;br /&gt;Dilsiz duvarlar, &lt;br /&gt;Hıçkırıklarıma ortak, &lt;br /&gt;Göz yaşlarıma şahit oldular..&lt;br /&gt;Enkaz altında kalanlar gibi. &lt;br /&gt;Nefes almakta zorlanıyor yüreğim,&lt;br /&gt;İnan, duygularım topallıyor be gülüm,&lt;br /&gt;Bir kuru inat değil mi?&lt;br /&gt;Duygularının önüne geçen, &lt;br /&gt;Bi düşün, beyninle bedeninle,&lt;br /&gt;Huzur içinde misin şimdi?&lt;br /&gt;Yeni çevrenin kurları, ilginin fazlalığı, &lt;br /&gt;Sendeki bu hal, neymişim be durumları, &lt;br /&gt;Hepsi gelip geçecek, ulaşıldığın an,&lt;br /&gt;Bunlar gerçek değil, bir anlık heves, &lt;br /&gt;Aklını başına topla, bunları bilecek yaştasın, &lt;br /&gt;Bu kuru inat niye, &lt;br /&gt;Sonunu bile bile, benimle savaştasın, &lt;br /&gt;Şunu bil, bağımlılık değil; &lt;br /&gt;Hoşgörüdür, bilinçtir, sevgidir, değer verilen..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;BOŞ KALIR (Dr. Kazan Dağyakalı)&lt;br /&gt;Bir ağacı bir çekirdeğe sığdıran, &lt;br /&gt;Koca bir sevgiyi küçücük yüreğe sığdıramaz mı?&lt;br /&gt;Misafir ettim yalnızlığımı bunca zaman yüreğimde&lt;br /&gt;Acımı, ezikliğimi küskünlüğümü göğüs kafesime çaktım, &lt;br /&gt;Ağladım, dolu bir yürekle, gözyaşlarımın serinliğinde&lt;br /&gt;Bir an önce ellerimi tutup acımı hafifletmesini, &lt;br /&gt;Yaşananları anlamasını istiyorum için için.&lt;br /&gt;Bazen hayat üzerine gelir, anlam veremezsin, &lt;br /&gt;Güneşin doğuşunu, yağmurun yağışını, &lt;br /&gt;Velhasıl, izlemek gerekir hayatın akışını, &lt;br /&gt;Kalbimdeki sıkıntının manasızlığı sarıyor her zerremi. &lt;br /&gt;Öteleri düşünen, hayal edebilen hatta görebilen sen, &lt;br /&gt;Ruh sandığımın üstüne oturup, manevi eziyet verene kadar, &lt;br /&gt;İçini açık baksan, fark etsen, gönül çeyizlerimi, &lt;br /&gt;Görürdün, sevginin ve sensizliğin motiflerini. &lt;br /&gt;Bilirsin her hayat yaşanacak bir can bulur, &lt;br /&gt;Bulunmayacak tek şey senin benzerin olur…&lt;br /&gt;Şunu hiç unutma istersen, dere akar taş kalır, &lt;br /&gt;Kalbin rutin çalışsa da o sol yanın boş kalır...&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; ***&lt;span style="font-size: x-large;"&gt;&lt;b style="color: red;"&gt;&lt;br /&gt;Kayseri’den gelenlerin yeni sayılarıyla&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: blue;"&gt;Prof. Dr. İSA KAYACAN&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Kayseri ilimiz merkezi, bir “kültür merkezi” olarak biliniyor, kabul ediliyor. Bu ilimizde yayınlanan dergi ve gazetelerin yeni sayıları bana ulaştıkça, sayfalarındaki mini gezintimi, kısa kısa gezintimi sürdürüyorum. Bu dergilerden üçü ve bir gazete efendim. &lt;br /&gt;1-Erciyes, aylık fikir ve sanat dergisi: Nevzat Türkten’in sahipliği, Alim Gerçel’in Genel Yayın Müdürlüğünde yayınlanıyor. 397, 398 ve 399 ncu sayıları ayrı ayrı yayınlanarak bir arada bana ulaştı. (Nisan 2011’de yayınlayacakları Erciyes Anıt sayısı için görüş bildirme son tarihi 15 Mart 2011 olarak kaydedilmiş, bana bu notun ulaştığı tarih 18 Mart 2011 olduğu için görüş bildiremediğimi kaydetmek istiyorum). Erciyes’in üç ayrı sayısının kapak fotoğraf altları sırayla: Başöğretmen Atatürk (1881–1938), Yemende Türk askeri, Filibe’de bir cami. 399 ncu sayısının 16 ncı sayfasındaki Yaşar Elden şiirinin girişi: &lt;br /&gt;Ülkeme insan istiyorum, &lt;br /&gt;Gözü tok..&lt;br /&gt;Gönlü tok..&lt;br /&gt;Zalime şahin, &lt;br /&gt;Mazluma kucak açan..&lt;br /&gt;Kayseri’den gelen bir başka dergi sırada bekliyor. Adı: Yeniden Diriliş. Kültür Dergisi aylık ince uzun-sevimli boyutuyla masamda… Bu derginin de 72,73 ve 74 ncü sayıları var efendim: &lt;br /&gt;2-Yeniden Diriliş: Kültür dergisi. Aylık olarak okurlarının karşısına çıkıyor, çıkarılıyor. Sahibi ve Yazı İşleri Müdürü: Alim Gerçel, Genel Yayın Müdürü: Alparslan Gerçel&lt;br /&gt;3-Bilgiyurdu Gençlik Dergisi: İki ayda bir yayınlanıyor. 23 ncü sayısı masamda bu derginin. Bilgiyurdu Gençlik Eğitim ve Kültür Derneği adına Dernek Başkanı Mustafa Öztürk sahibi anılan derginin. Yazı İşleri Müdürü: Osman Akbaba. &lt;br /&gt;4-İstiklâl Gazetesi: Aylık olarak yayınlanıyor. 79 ve 80 nci sayıları ayrı ayrı yayınlanmış. Masamda bu iki sayı anılan gazetenin. Sahibi ve Yazı İşleri Müdürü: Mehmet Emin Batır. Genel Yayın Yönetmeni: Abdulmecit Avşar.&lt;br /&gt;İstiklal Gazetesinin 80 nci sayısının 12 nci sayfasında yer alan Mustafa Yalnız Kurt imzalı “Bende şehidim Mehmedim” başlıklı şiirden bir dörtlükle noktamızı koyalım efendim: &lt;br /&gt;Mehmedim sen toprağa vatan için düştün, &lt;br /&gt;Bayrakla, hilalle buluştun, sen ölmedin. &lt;br /&gt;Zaten ölmezsin, Resulün bahçesinde gülsün, &lt;br /&gt;Sen şehitsin, sen benim yüreği pek Mehmedimsin. &lt;br /&gt;Not: Bu yazı 20 Mart 2011 tarihinde yazılmıştır. &lt;br /&gt;GÜNÜN SÖZLERİ: &lt;br /&gt;1. Kendi dertlerini unutmak isteyenler, başkalarının dertlerine yardımcı olmaya çalışırlar (Cemil Sena) &lt;br /&gt;2. Gençler, ihtiyarların aptal olduğunu sanırlar, ama ihtiyarlar gençlerin aptal olduğunu bilirler (George Chapman) &lt;br /&gt;3. Derin düşünen bilge kişinin tek bir günlük yaşamı, bilgisiz ve kontrolsüz kişinin bütün bir yaşamından daha değerlidir (Gautama Buddha) &lt;br /&gt;4. Rekabet edebilmek için geride kalmamalısınız. Hareket eden bir hedefi vurmak her zaman daha zordur (Al Ries) &lt;br /&gt;5. İnsanların birbirlerini tanımaları için en iyi zaman, ayrılmalarına yakın zamandır (Lev Tolstoy) &lt;br /&gt;***&lt;br /&gt;&lt;span style="color: red; font-size: x-large;"&gt;&lt;b&gt;Muğla’da “Devrim Sanat”&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: blue;"&gt;Prof. Dr. İSA KAYACAN&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Muğla ilimiz merkezinde, Melda Türkeş’in sahipliği, Ünal Türkeş’in Genel Yayın Yönetmeni-Yazı İşleri Müdürü, Başyazarlığında günlük yayınlanan ve 19 Ekim 1960 tarihinde kurulan “Devrim” Gazetesinde, Yükselecek Demirel dostumuzun hazırlayıp sunduğu “Damla” adlı, sanat eki ilgiyle izleniyor. &lt;br /&gt;Devrim Sanat’ın 2 nci yıl içinde 55 nci sayısına ulaştığı görülüyor. Hazırlayanlar olarak, Nazife Ersöz, Güliz Şenol isimleri geçiyor, kaydediliyor. &lt;br /&gt;Yükselecek Demirel, sanata merhaba diyerek söze başlıyor. “Sayfamızın; sanat görkemine, inceliğine, duygusallığına ve ince yaratılara uzandığının bilincindeyim” cümlesi dikkat çekiyor efendim. &lt;br /&gt;Şiir ağırlıklı Devrim Sanat’ta, bir öykü ve bir haber de yer alıyor. Bu sayfada imzası bulunanlara şöyle bir bakalım: Birdal Can Tüfekçi, Hasan Özgen, Şadan Gökovalı, Yükselecek Demirel, Nail Duman, D.Ali Gültekin, Yüksel Sezen, Ali Abbas Çınar, Hikmet Özkul, Nabide Kılınç, Ünal Türköz, Hatice Altınay, T.Ayhan Çıkın. Birdal Can Tüfekçi ve Yükselecek Demirel şiirlerinden: &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;OLURYA (Birdal Can Tüfekçi)&lt;br /&gt;Hiç unutmadığınız, &lt;br /&gt;Bir yerlerde, bir bakışma, &lt;br /&gt;İşte hepsi bu, &lt;br /&gt;Olur ya!..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Saf ve temiz, &lt;br /&gt;Umarım, &lt;br /&gt;Bu güzellik hiç bozulmaz, &lt;br /&gt;Alev alev yanan, &lt;br /&gt;Gönlümün ateşi, &lt;br /&gt;Hiç sönmez. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ÖLÜMÜM (Yükselecek Demirel)&lt;br /&gt;Tutku ve duygulara tutunmaksa yaşam, &lt;br /&gt;Coşkuyla doluyorsam, inan selindedir, &lt;br /&gt;Bir bakmışsın özlemi biten bir akşam, &lt;br /&gt;Uçmuşum mutluluğa, bil ki yelindedir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çağır beni güzelliklerine geleyim, &lt;br /&gt;Bir anda senin yanında olmak dileğim, &lt;br /&gt;Ve senden gelsin yeter ki, öl de öleyim, &lt;br /&gt;Biliyorum, ölümüm senin elindedir. &lt;br /&gt;***&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size: x-large;"&gt;&lt;b style="color: red;"&gt;İki şairden birer şiir&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: blue;"&gt;Prof. Dr. İSA KAYACAN&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Ankara’dan Prof. Dr. Hayrettin İvgin’le, Isparta’dan Melahat Ecevit hocanımın birer şiiri var aşağıda. Gelin, bu şiirlerin mısraları arasına dönelim, birlikte gözden geçirelim efendim: &lt;br /&gt;MAVİ (Prof. Dr. Hayrettin İvgin)&lt;br /&gt;Dilme denizler mavisi gözlerini gözlerime&lt;br /&gt;Bir hoş oluyor kalbim.&lt;br /&gt;Gözlerin, hasret kaldığım&lt;br /&gt;Sahilleri anlatıyor bana. &lt;br /&gt;Mavi hayallerle, mavi özlemlerle &lt;br /&gt;Bakıyorum sana. &lt;br /&gt;İnsafsızca vurur gönlümün bu boş limanına&lt;br /&gt;Köpük köpük dalgalar. &lt;br /&gt;Bu limandan ki yıllar önce&lt;br /&gt;Demir aldı sevdalar&lt;br /&gt;İstiyorum bazen;&lt;br /&gt;O maviliklere açılmak, &lt;br /&gt;Sahil sahil gezip&lt;br /&gt;Gözlerinde demirlemek. &lt;br /&gt;AYNI İKLİM (Melahat Ecevit)&lt;br /&gt;Bazı geceler hüzünle baş başa kaldık&lt;br /&gt;Aynı yastığa sarılıp&lt;br /&gt;Aynı iklimlerde ağladık..&lt;br /&gt;Vaktimizi çalıveren&lt;br /&gt;Kış uykularında uyandık..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çiçeklerde açtı ihtirasın kokusu&lt;br /&gt;Hayal adalarına uçurdu yelkenlerimizi&lt;br /&gt;Demir attık sevda sahillerine&lt;br /&gt;Çok şeyler düşündük ince ince&lt;br /&gt;Varoluşu yaşadık kendimize gelince..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kaç deprem yaşadık&lt;br /&gt;Kaç sınavdan geçtik&lt;br /&gt;Zaman tünellerinde..&lt;br /&gt;Çok yürekler burkuldu&lt;br /&gt;Ummadığımız bir yerde..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Pişmanlık tohumları ektik&lt;br /&gt;Fırtınalar estirdik deli deli&lt;br /&gt;İçimize aktı acıların&lt;br /&gt;Kara yeşil zehiri..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hüzün rüzgârlarında savruldu&lt;br /&gt;Mazinin polenleri..&lt;br /&gt;Zaman daha da ağırlaştı&lt;br /&gt;Ayakları yerden kesen &lt;br /&gt;Baş döndüren içkiler gibi..&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; ***&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size: x-large;"&gt;&lt;b style="color: red;"&gt;Dergi sayfasından, dergi sayfasına&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: blue;"&gt;Prof. Dr. İSA KAYACAN&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Dergilerin gelişlerine göre, sıralanışları. Sayfaları arasındaki gezintilerimizin sürüşü. Bir yenisi bu gezintimizin efendim: &lt;br /&gt;1-GÜNCEL SANAT DERGİSİ: İki aylık, kültür, sanat ve edebiyat dergisi. Sahibi: Hasan Hüseyin Bayır, Yazı İşleri Müdürü: Mehtap Üzümcü, Genel Yayın Yönetmeni: Arslan Bayır, Yazışma Adresi: P.K.66 Alanya – Antalya. Ortalama 70 sayfalık görünümüyle, zengin içeriğiyle dikkat çeken dergilerimizden biri Güncel Sanat. &lt;br /&gt;2-BURDUR YÖREMİZİN BÜLTENİ: Durmuş Öcal tarafından, Burdur’da 15 günde bir yayınlanıyor. Fotokopi tekniğiyle 4 sayfayla yayınlanan bültende, haber, şiir ağırlıklı çalışmalar yer alıyor. Yazışma: 149 Evler, Fevzi Çakmak Mhl. 5. Sok. No: 40 Burdur&lt;br /&gt;3-DÜNYADA KİLİS BÜLTENİ: İstanbul Kilis Vakfı’nın yayın organı olarak 2 ayda bir yayınlanıyor. 143 ncü sayısı masamda olan Dünyada Kilis bülteninin Sahibi: Yaşar Aktürk, Yazı İşleri Müdürü: Nejat Taşkın, Yazışma: Topkapı Mhl. Kürkçü Bostanı Sk. No:1 Şehremini-Fatih-İstanbul. &lt;br /&gt;4-MUĞLA DEVRİM GAZETESİ: Muğla ilimiz merkezinde, Melda Türkeş’in sahipliğinde, Ünal Türkeş’in Genel Yayın Müdürlüğü ve Yazı İşleri Müdürlüğünde 8 büyük sayfayla, ofset tekniğiyle günlük yayınlanan “Devrim” Gazetesinde, tam sayfa olarak Yükselecek Demirel tarafından “Devrim Sanat” sayfası yayınlanıyor. Bu sayfa 54 ncü sayıya ulaştı. &lt;br /&gt;5-ANADOLU’NUN SESİ GAZETESİ: Basın-Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğünce aylık yayınlanan normal boyutlu 8 sayfalık “Anadolu’nun Sesi”Gazetesinin 299 ncu sayısı günyüzü gördü. &lt;br /&gt;6-ÇINGI DERGİSİ: Kayseri’de, Kültür, sanat ve edebiyat dergisi olarak iki ayda bir yayınlanıyor. KAYSEDER adına sahibi: Süleyman Karacabey, Genel Yayın Yönetmeni: Köksal Akçalı, Sorumlu Yazı İşleri Müdürü: Dr. Rasim Deniz. Yazışma: P.K.212 Kayseri. 9 ncu sayısı masamdaydı bu derginin. &lt;br /&gt;7-YESEVİ DERGİSİ: İstanbul’da aylık yayınlanıyor. 214 ncü sayısı masamdaydı Yesevi’nin. Sahibi ve Yazı İşleri Müdürü: Erdoğan Aslıyüce. Yazışma: P.K. 30 Beyazıt-İstanbul. &lt;br /&gt;8-MAGAZİN-DEUTSCHLAND.DE DERGİSİ: Almanya’dan geliyor. Türkçe yayınlanan bu derginin 2011 yılına ait 3 ncü sayısı masamdaydı. Kapakta; “Enerjide yeni çağa geçişi başaracağız” deniliyordu. &lt;br /&gt;GÜNÜN SÖZLERİ: &lt;br /&gt;1. Soysuz güzellik, kokusuz menekşe gibidir (Lucius Annaeus Seneca) &lt;br /&gt;2. Hayat bir bisiklete binmek gibidir. Pedalı çevirmeye devam ettiğiniz sürece düşmezsiniz (Claude Pepper) &lt;br /&gt;3. Uçurtmalar rüzgar gücü ile değil, rüzgâra karşı koydukları için uçarlar. (W.Churchill) &lt;br /&gt;4. Paranın değerini öğrenmek isterseniz, borç almaya çalışın (Benjamin Franklin) &lt;br /&gt;5. İnsan kendi kişiliğini en iyi, başkalarının kişiliğini anlatırken ortaya koyabilir (Jean Paul Richter) &lt;br /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; ***&lt;br /&gt;&lt;span style="color: red; font-size: x-large;"&gt;&lt;b&gt;Güncel sanat dergisi&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: blue;"&gt;Prof. Dr. İSA KAYACAN&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Kültür, sanat, edebiyat dergisi olarak iki ayda bir, sanatseverlerin karşısına çıkan, çıkarılan “Güncel Sanat” Dergisi Alanya’da gün yüzü görüyor. &lt;br /&gt;Dergi büyük boy dopdolu bir içerikle 48 sayfa çıkıyor, yayınlanıyor. &lt;br /&gt;İmtiyaz sahibi: Ali Cem Con, H.Hüseyin Bayır, Sanat Danışmanı: Arslan Bayır. Yazışma adresi: P.K.66 Alanya – Antalya. &lt;br /&gt;Derginin Ankara temsilcisi Arzu Kök hanım tarafından bir sayısı, derginin sanat danışmanı Arslan Bayır tarafından iki sayısı bana ulaştırıldı. &lt;br /&gt;Elimde 3 ve 4 ncü sayıları olan “Güncel Sanat” uzun soluklu olabildiği takdirde, sanat ve edebiyatımıza önemli, anlamlı ve kalıcı hizmetlerin getiricisi olacaktır.&lt;br /&gt;Her iki sayıda isim ve imzaları bulunanlardan bazılarının sıralanışını şöyle görmekteyiz: &lt;br /&gt;- Bahtiyar Vahabzade, Arzu Kök, Ahmet Canbaba, Ethem Oruç, Arslan Bayır, Nusret Turan, M.D.Babacanoğlu, Abdulkadir Güler, Attila İlhan, Fazıl Hüsnü Dağlarca, M.Kemal Yılmaz, Ali İrşadi, Halise Tekbaş, vd. Bazı alıntılar: &lt;br /&gt;- Ne var ki, çoğumuz dilimizin kıymetini bilmiyoruz. Günümüzde yanlış konuşulan, kullanılan bir Türkçe var. Dil, insanların son savunma kaleleridir. Bu kalelerden taşlar eksilmeye başladı mı fethedilmesi kolaylaşır. Bu mu istenilen? (Arslan Bayır, S.3-12)&lt;br /&gt;- Biran önce ideolojik saplantılardan vazgeçilip, Türkçe evlerimizde, okullarımızda tarih gelişimi de göz önünde bulundurularak, sevgi ve sabırla öğretilmelidir. Arzu Kök, S.3-7)&lt;br /&gt;Sayı 4, sayfa 3 de yer alan Ali İrşi (İrşadi)nin “Sevgisiz bir dünya istiyorum” adlı, başlıklı şiirinden: &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sevgisiz bir dünya istiyorum, &lt;br /&gt;Kapansın sevginin yolları, &lt;br /&gt;Düşsün sevgi atının nalları, &lt;br /&gt;Tökezlesin sevgiye koşan atlar, &lt;br /&gt;Çığlık olsun kopartılan feryatlar, &lt;br /&gt;Kurusun yaprakları çiçeklerin, &lt;br /&gt;Kopsun kanatları kelebeklerin..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Güncel Sanat Dergisi, belirli bir çizgi doğrultusunda gider, yürürse, gelecekte adından bahsettiren dergiler arasına mutlaka girecektir efendim. Tebriklerimi, sevgi ve saygılarımı sunuyorum.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8250509216773248612-7209565950758061322?l=isakayacan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://isakayacan.blogspot.com/feeds/7209565950758061322/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8250509216773248612&amp;postID=7209565950758061322' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8250509216773248612/posts/default/7209565950758061322'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8250509216773248612/posts/default/7209565950758061322'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://isakayacan.blogspot.com/2012/01/21-aralik-2011-07-ocak-2012.html' title='21 ARALIK 2011 - 07 OCAK 2012'/><author><name>PROF. DR. İSA KAYACAN</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04023837622946527075</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='30' height='32' src='http://bp1.blogger.com/_MpBtzUdVCsM/R3j9JiA9RiI/AAAAAAAAAAM/ULt6tGjRy4A/S220/%C4%B0SA+KAYACAN+FOTO'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-VAimDJqrBqI/TwrqbE2N1bI/AAAAAAAAB9g/2PcjBPlUpao/s72-c/%25C4%25B0K+ALP+ARSLAN.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8250509216773248612.post-4417686887913349780</id><published>2011-12-30T03:55:00.000-08:00</published><updated>2012-01-03T04:48:58.920-08:00</updated><title type='text'>KONUK YAZAR &amp; İLESAM HABERİ</title><content type='html'>&lt;div align="center" class="MsoNormal" style="text-align: center; text-indent: 27.0pt;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-qEVadJB4dXA/Tv2l_tbpdxI/AAAAAAAAB8w/S9HCIv_IOvw/s1600/%25C4%25B0SA+KAYACAN+-+HAYRETT%25C4%25B0N+%25C4%25B0VG%25C4%25B0N.jpg" imageanchor="1" style="clear: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://1.bp.blogspot.com/-qEVadJB4dXA/Tv2l_tbpdxI/AAAAAAAAB8w/S9HCIv_IOvw/s1600/%25C4%25B0SA+KAYACAN+-+HAYRETT%25C4%25B0N+%25C4%25B0VG%25C4%25B0N.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;&lt;span style="color: maroon; font-size: 14pt;"&gt;&lt;span style="font-size: x-large;"&gt;İSA KAYACAN’IN DOSTLUĞUNA GÜVENİLİR &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="right" class="MsoNormal" style="text-align: right; text-indent: 27.0pt;"&gt;&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;&lt;span style="color: blue;"&gt;Hayrettin İVGİN&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 27.0pt;"&gt;&lt;span style="font-size: 11pt;"&gt;“İsa Kayacan nerelidir?” diye sorsam; hep bir ağızdan “Burdurlu” dediğinizi duyar gibiyim. Hayır! Burdur onun doğduğu yerdir. O; Samsun’ludur, Trabzonludur, İstanbulludur, Diyarbakırlıdır, Kastamonuludur… Daha sayayım mı? O her yerdendir, o Türkiyelidir, o Türk dünyası coğrafyasındandır. Ama o, Burdur ilinin Tefenni ilçesinin Ece köyünde doğmuştur. Doğduğu yere saygısı ve sevgisi olanların, yaşadığı, gezdiği, gördüğü, suyunu içtiği yerlere de aynı saygıyı ve sevgiyi gösterdiğini herkes bilir. Ece köyündeki kerpiç evlerinin bahçesinde bulunan kuyuya bile en derin hasretini dile getiren bir kişi; ekmeğini yediği, havasını solduğu vatanına ne güçlü duygularla bağlı olduğunu söylemeye gerek var mı? O ülkesini, Türkiye’mizi sadece sevmiyor; bu topraklara, bayrağına, tarihine, kültürüne, örfüne âşık biridir. Onu yakından tanıyan bir arkadaşı olarak; Burdur’un zeybeğini ne kadar özlüyorsa Erzurum’un barını da o kadar özlediğine şahidim. Birkaç kez yurt dışında birlikte olduk. Serenler zeybeğine, Çavdır’ın hanlarına, Burdur’un İncir Kervansarayına iç çekerek hasretini ifade ederken; Çorum’un halayına Konya’nın Karatay Kervansarayına kara sevdalı olduğunu defalarca gördüm. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 27.0pt;"&gt;&lt;span style="font-size: 11pt;"&gt;İsa Kayacan yazdığı on binlerce yazısında ve çıkardığı 130’a yakın kitabında; ön planda olan, ülke sevgisidir. Türklüğünü, milliyetçiliğini hiçbir şartta ve zamanda eksiltmeden hatta daha da artırarak dile getirdiğini onu tanıyanlar bilirler. Onun en hassas olduğu konu ülkesidir ve ülkenin geleceğidir. Bu hassasiyetini tüm yazılarında görmek mümkündür. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 27.0pt;"&gt;&lt;span style="font-size: 11pt;"&gt;İsa Kayacan; dürüst bir kişiliktir, onun yalan söylediğine şahsen ben hiç tanık olmadım. Onun en karşısında olduğu kişi, sözünde durmayanlardandır. Dostluğu, arkadaşlığı çok kavidir. Ancak karşısındaki insandan ufak bir sapma görürse, bütün çivileri söker atar. Bu, onun sağlam ve güvenilir bir kişi olduğunu gösterir. Dostluğuyla her zaman övündüğüm bu sevgili kardeşim; paraya-pula itibar etmeyen gani gönüllü birisidir. Onun Burdur ve ilçelerinde kütüphane kurmak için ne kadar uğraştığını, cebinden paralar harcadığını, kendisi için bir iğne dahi isteyemeyen İsa Beyin yayın evlerinden, yazarlardan kitap ve destek istediğine defalarca şahit oldum. Topladığı yardımları ve kitapları posta ve kargoya erinmeden verdiğini, bu yaptıklarından sonsuz bir haz olduğunu bilinler bilir. İsa Kayacan’ın bir önemli tarafı da hak sahibi ve adaletli olmasıdır. Düşmanı bile olsa-ki hiç kimseye düşmanlık beslediğini görmedim-bir pay ve hak kiminse ona çekinmeden verir. Pek çok yarışmalarda jüri üyesi olarak birlikte bulunduk. Çok yakından bu yapısını gördüm. İsa Kayacan’ın çok yönlü olduğunu bilmem söylemeye gerek var mı? Kendi kendini yetiştiren ender bir insandır. O bir usta gazetecidir, o bir yazardır, o bir halk bilimcidir, o bir araştırmacıdır, o bir derlemecidir, o bir bilim insanıdır, o bir şairdir. O; binlerce konuyu ve belgeyi dosyalarında, arşivinde, kitaplığında saklayarak gereğinde en iyi biçimde değerlendiren bir doküman uzmanıdır. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 27.0pt;"&gt;&lt;span style="font-size: 11pt;"&gt;Sohbetine doyum olmaz İsa Kayacan’ın. Ciddi bir yapısı olduğu için sohbet konuları da hep ciddi konulardır. Ama arada sırada birbirimize fıkra anlattığımız, şiir okuduğumuz, neşelendiğimiz, güldüğümüz zamanlarımız çok olmuştur. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 27.0pt;"&gt;&lt;span style="font-size: 11pt;"&gt;Bir sohbetimiz sırasında anlattığı bir Yörük fıkrasına hâlâ gülerim. Hatırladığım kadarıyla şöyle bir fıkraydı: &amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 27.0pt;"&gt;&lt;span style="font-size: 11pt;"&gt;Yörük’ün biri uzunca aradan sonra Burdur da kurulu pazara gelmiş. Kunduracı Çarşısından geçerken gözüne kunduracıların derilerini yumuşatmak için derileri bastırdıkları kazanlara ilişmiş. Kazanın içinde ne olduğunu anlamamış fakat renginden dolayı kazandaki derilerin suyunun pekmez olduğunu zannetmiş. Kundura dükkânı sahibine sormuş. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 27.0pt;"&gt;&lt;span style="font-size: 11pt;"&gt;“Usta pekmez kaç lira?”&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 27.0pt;"&gt;&lt;span style="font-size: 11pt;"&gt;Kunduracı bunun saf biri olduğunu anlamış demiş ki: &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 27.0pt;"&gt;&lt;span style="font-size: 11pt;"&gt;“Vallaha kardeşim, kilosu 2 lira”&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 27.0pt;"&gt;&lt;span style="font-size: 11pt;"&gt;Yörük “Bir deneyelim o zaman” diyerek orada bulunan bir tası eline almış ve kazana daldırmış. Kazandan aldığı derilerin bastırıldığı sudan bir yudum içmiş. Ama hemen yüzünü buruşturmuş. Ve kunduracıya şunu söylemiş:&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 27.0pt;"&gt;&lt;span style="font-size: 11pt;"&gt;“Usta sen bizi bir şeylerden anlamıyor zannetme. Senin bu pekmezin beş para etmez.” &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 27.0pt;"&gt;&lt;span style="font-size: 11pt;"&gt;&amp;nbsp;İsa Kayacan’la 30 yıldan fazla olan dostluğumuz ve arkadaşlığımız devam ediyor. Daha da devam edecek. Ben İsa Kayacan’dan çok memnunum. Allah onu vatanımıza, milletimize, bağışlasın. Daha çok hizmetler verecektir, inanıyorum. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-8KvKhE5UeIw/Tv2meOKydkI/AAAAAAAAB9I/yqzSzxvYOvE/s1600/%25C4%25B0SA+KAYACAN%252C+%25C4%25B0LESAM.JPG" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="239" src="http://2.bp.blogspot.com/-8KvKhE5UeIw/Tv2meOKydkI/AAAAAAAAB9I/yqzSzxvYOvE/s320/%25C4%25B0SA+KAYACAN%252C+%25C4%25B0LESAM.JPG" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="color: red; font-size: 16pt;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center" class="MsoNormal" style="text-align: center;"&gt;&lt;span style="font-size: x-large;"&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="color: maroon;"&gt;İLESAM-AKÇAĞ’dan: &lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center" class="MsoNormal" style="text-align: center;"&gt;&lt;span style="font-size: x-large;"&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="color: maroon;"&gt;(2010) Roman-Hikâye ve Şiir Yarışması İmza Günü &lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center" class="MsoNormal" style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; ANKARA, (Ece Ajans) - İLESAM-Akçağ Şiir-Roman ve Hikâye Yarışması’nda (2010) dereceye girenlerden Mehmet Çevik, Tarık Torun, Nuray Alper, Ramazan Yılmaz ve Ahmet Ünal Çam,&amp;nbsp;25 Aralık 2011 Pazar günü saat 13-17 arası Akçağ Kitabevinde kitaplarını imzaladı. Ayrıca, imza gününde İLESAM Genel Başkanı Mehmet Nuri Parmaksız ve Yavuz Bülent Bakiler’de katıldı.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-indent: 35.4pt;"&gt;İLESAM Genel Başkanı Mehmet Nuri Parmaksız, “Türkiye İlim ve Edebiyat Eseri Sahipleri Meslek Birliği (İLESAM) ve AKÇAĞ Yayınevi, Türk Edebiyatına yeni eserler ve isimler kazandırmak, Türk Edebiyatına ve Türk kültürüne hizmet etmek amacıyla İnceleme-Araştırma, Roman ve Hikâye alanında (KİTAP DOSYASI)&amp;nbsp; 2011 yılında da bir yarışma düzenledi ve ilgiden memnunuz. Bu yarışmaya son katılım tarihi 30 Aralık 2011. Şubat 2012 içinde dereceye girenleri açıklayacağız ve birinci olanların eserlerini de kitaplaştıracağız” dedi.&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-indent: 35.4pt;"&gt;Genel Başkan Mehmet Nuri Parmaksız, İLESAM’ın 2012 yılı içinde vereceği ödüller konusunda da, “5 kategoride 35 kişiye verilecek &amp;nbsp;İLESAM 2011 ödülleri konusunda komisyonların çalışmalarını tamamladığını ve Ocak ayının ilk günlerinde ödüle lâyık görülen isimleri açıklayacaklarını; İLESAM üyelerinden yaklaşık 50 kişiye de&amp;nbsp;Yönetim kurulu olarak bilim, spor bilimi, basın, edebiyat ve kültür alanında 2012 Ocak ayı içinde ödül vereceklerini, ödül verilecek isimleri 2012 Ocak ayı içinde açıklayacakları”nı söyledi.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8250509216773248612-4417686887913349780?l=isakayacan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://isakayacan.blogspot.com/feeds/4417686887913349780/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8250509216773248612&amp;postID=4417686887913349780' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8250509216773248612/posts/default/4417686887913349780'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8250509216773248612/posts/default/4417686887913349780'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://isakayacan.blogspot.com/2011/12/konuk-yazar-ilesam-haberi.html' title='KONUK YAZAR &amp; İLESAM HABERİ'/><author><name>PROF. DR. İSA KAYACAN</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04023837622946527075</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='30' height='32' src='http://bp1.blogger.com/_MpBtzUdVCsM/R3j9JiA9RiI/AAAAAAAAAAM/ULt6tGjRy4A/S220/%C4%B0SA+KAYACAN+FOTO'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-qEVadJB4dXA/Tv2l_tbpdxI/AAAAAAAAB8w/S9HCIv_IOvw/s72-c/%25C4%25B0SA+KAYACAN+-+HAYRETT%25C4%25B0N+%25C4%25B0VG%25C4%25B0N.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8250509216773248612.post-3358713167457551965</id><published>2011-12-28T04:34:00.000-08:00</published><updated>2012-01-03T04:47:56.396-08:00</updated><title type='text'>TBMM, vekil zamları!...</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-AEU8l15aRbI/TvsLuob777I/AAAAAAAAB7k/RyLhteTp5cc/s1600/%25C4%25B0K+PARLAMENTO.jpg" imageanchor="1" style="clear: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://2.bp.blogspot.com/-AEU8l15aRbI/TvsLuob777I/AAAAAAAAB7k/RyLhteTp5cc/s1600/%25C4%25B0K+PARLAMENTO.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center" class="MsoNormal" style="color: red; text-align: center; text-indent: 35.4pt;"&gt;&lt;span style="font-size: x-large;"&gt;&lt;b&gt;Türkiye’de, Millet (vekil) leri her bakımdan hep (asıl) larının&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="color: red; font-size: x-large;"&gt;  &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center" class="MsoNormal" style="text-align: center; text-indent: 35.4pt;"&gt;&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;&lt;span style="font-size: 14pt;"&gt;&lt;span style="color: red; font-size: x-large;"&gt;önünde yer almışlardır&lt;/span&gt; &lt;span style="color: red;"&gt;(!)&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="right" class="MsoNormal" style="color: blue; text-align: right;"&gt;&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;Prof. Dr. İSA KAYACAN &lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;"&gt;&lt;span style="font-size: 11pt;"&gt;TDK’nın Türkçe sözlüğünde &lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;Vekil&lt;/b&gt;; Birinin işini görmesi için, kendi yerine bıraktığı veya yetki verdiği kimse, olarak açıklanırken, &lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;Milletvekili&lt;/b&gt;: Anayasaya göre, millet meclisine seçimle giren millet temsilcisi, mebus, parlamenter, vekil, olarak ifade ediliyor. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;"&gt;&lt;span style="font-size: 11pt;"&gt;Türkiye’de bu iki kelime, anlamları itibariyle, özellikle Milletvekilleri açısından bakıldığında yer değiştirmiş olarak görülüyor. Milletvekili, asıl olan Milletin yerine geçmiş görünüyor. Bakmayın siz, Genel merkezde, Parti Genel Başkanlarının veya birkaç kişinin sıralama yaparak, seçim bölgelerinde milletin seçimine sundukları, “onaylayın kardeşim” dedikleri sıralama sistemine.. Burada başlayan seçmen, vatandaş yokluğu, sonraki günlerde, yıllarda sürüp gider. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;"&gt;&lt;span style="font-size: 11pt;"&gt;Hatırlanacaktır 23 Aralık 2011 tarihinde Fransız Millet Meclisinde, Ermeni soykırımının inkârını suç sayan kararına kilitlendiğimiz sırada, TBMM Genel Kurulunda gece yarısı baskınıyla, bir başka kanunun dibine eklenen bir düzenlemeyle milletvekili maaşlarına zam yapılması önergeleriyle, TV yayınının olmadığı bir saatte getirilerek, Başkanvekili Meral Akşener’in yönettiği ve söz isteyenin olup olmadığını sorduğu, ama söz isteyenin olmadığı bir oldu-bitti içerisinde, dört partinin milletvekillerinin imzalarıyla ilk teklifle emekli vekil maaşları 3 bin liradan 6 bin liraya yükseltildi… Bu az bulunmuş olacak ki, gece yarısı baskını içerisinde ikinci önerge geldi. Genel kurulda kabul edilen bu ikinci önergeyle maaşlar 7.775 liraya yükseltiliverdi. Burada gözden kaçan kaçırılan daha pek çok gerçek var. Bunlardan: Emekli bir vekilin yanı sıra halen 12 bin lira maaş alan milletvekilleri eğer aynı zamanda emekliyse, 15-17 bin lira maaş alacak. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;"&gt;&lt;span style="font-size: 11pt;"&gt;TBMM Başkanı Cemil Çiçek’in, Parlamenterler Birliği Başkanından da aldıklarıyla desteklediği ve CHP, BDP, AKP ve MHP’yi temsilen milletvekillerinin imzalamakta tereddüt etmedikleri ortak önergeyle, yıldırım hareketiyle gerçekleştirilen kıyak maaş zammı, deneyimli siyasetçi TBMM Başkanı Cemil Çiçek tarafından, “milletvekilleri yüz düğüne giderler, bu kadar altın takarlar. Zam bir ihtiyaçtı. Eski yıllarda yapıldı” gibi, vatandaşın kabul etmeyeceği, edemeyeceği gerekçelerle savunuldu. Milletvekilleri bu kadar düğüne gidiyorlarsa gidiyorlar, takıyorlarsa takıyorlar.. Kendi menfaatleri, gelecekleri için takmıyorlar mı..Yeni yeni oy hesabı için yapmıyorlar mı?. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;"&gt;&lt;span style="font-size: 11pt;"&gt;Sonra bir başka savunma biçimi: Efendim, milletvekillerinin onlarca, yüzlerce seçmeni geliyor (piyasadan çok ucuz meclis lokantalarından) yemek yediriliyor. Harcama yapılıyor. Bu seçmenlerden, sağlık sorunları olanlar hariç ötekiler gelmesin, getirilmesin.. İl ve ilçelerdeki parti teşkilatları ne güne duruyor?.Sorunlar onlar tarafından tespit edilsin, Ankara’ya getirilsin, yine onlar aracılığıyla sonuçlar ilgililere ulaştırılsın!..&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;"&gt;&lt;span style="font-size: 11pt;"&gt;Asgari ücretliye, çalışana, emekliye 3 kuruşluk zam için kırk dereden su getirilirken, asılların vekillerine bu zammı cömerti nereden kaynaklanıyor!... &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;"&gt;&lt;span style="font-size: 11pt;"&gt;Cumhurbaşkanı, bu tasarıyı onaylasa, onaylamasa bir şey değişmez. Şike yasasında olduğu gibi veto edip geri gönderse, TBMM genel kurulu bir başka gece yarısı mesaisiyle aynen köşke yeniden gönderecektir. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size: 11pt;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Son günlerde bazı illerimizde ilçelerimizde yayınlanan gazetelerde, seçim bölgelerinden gelip, Ankara’da milletvekilini ziyaret eden Belediye Başkanı ve öteki seçmenler için yapılan haberlerde; “Milletvekilimiz…. Belediye Başkanı….’ı makamında kabul etti” şeklinde haberler yer alıyor. Milletvekili, seçmenine aslına karşı makam sahibi olabilir mi?. Danışmanlar böyle yazıyor, gazetelerimiz de de böyle yer alıyor anlaşılan! Milletvekiline, aslına karşı böbürlenmek, gururlanmak yakışır mı?..&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-indent: 35.4pt;"&gt;&lt;span style="font-size: 11pt;"&gt;Türkiye’de Millet (vekil)leri, hep (asıl) larının önüne geçmiş, başında yer almıştır, görüşümüz değişmiyor..Yani, cami ne kadar büyük olsa, imam veya imamlar bildiklerini okumaya devam ediyorlar!.. (&lt;b&gt;&lt;span style="font-size: xx-small;"&gt;&lt;span style="font-size: x-small;"&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;Yazının kaleme alındığı tarih: 27 Aralık 2011; İlgili Yasa'nın bazı maddeleri Cumhurbaşkanınca 29 Aralık 2011 tarihinde kısmen veto edildi.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;)&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;"&gt;&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;GÜNÜN SÖZÜ&lt;/b&gt;: &lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;"&gt;Bir milletvekilinin, aynı zamanda emekli maaşını kesintisiz almasını, genel uygulamaya aykırı sayarım. Zam karşısında, içim biraz burkuldu demezsem, kendime saygısızlık etmiş olurum. &lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;&lt;span style="font-size: 9pt;"&gt;(Ertuğrul Günay, Kültür ve Turizm Bakanı. AA-26.12.2011) &amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-sxZCS107H2g/TvsMnLp9FyI/AAAAAAAAB8Q/dVXWugy9-zo/s1600/%25C4%25B0K+%25C3%2587A%25C4%259EDA%25C5%259E.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="254" src="http://1.bp.blogspot.com/-sxZCS107H2g/TvsMnLp9FyI/AAAAAAAAB8Q/dVXWugy9-zo/s320/%25C4%25B0K+%25C3%2587A%25C4%259EDA%25C5%259E.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-indent: 35.4pt;"&gt;&lt;span style="font-size: 11pt;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-indent: 35.4pt;"&gt;&lt;span style="font-size: 11pt;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center" class="MsoNormal" style="color: red; text-align: center; text-indent: 35.4pt;"&gt;&lt;span style="font-size: x-large;"&gt;&lt;b&gt;Çağdaş Burdur Gazetesi, &lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center" class="MsoNormal" style="color: red; text-align: center; text-indent: 35.4pt;"&gt;&lt;span style="font-size: x-large;"&gt;&lt;b&gt;sekizinci yayın yılına ‘Merhaba’ dedi&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="right" class="MsoNormal" style="color: blue; text-align: right;"&gt;&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;Prof. Dr. İSA KAYACAN&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;"&gt;Burdur ilimiz merkezinde 22 Aralık 2004 tarihinde kurulan, o günden bugüne önemli baskı aşamaları kateden “Çağdaş Burdur” Gazetesi, geride bıraktığımız 22 Aralık 2011 tarihinde, 7 nci yayın yılını tamamlayarak 8 nci yayın yılına merhaba dedi. Yeni yayın yılına girişle ilgili kutlamalar gerçekleştirildi.&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;"&gt;Sayfalarının büyük bölümü renkli yayınlanan, Çağdaş Burdur Gazetesi, yeni yayın yılına giriş sayısı olan 22 Aralık 2011 tarih ve 2 bin 146 ncı sayısındaki sayfalarının tamamı renkli ve kuşe kağıda basılı olarak, okurlarının karşısına çıktı.&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;"&gt;Çağdaş Burdur’un sözünü ettiğimiz sayısı, giyinmiş- kuşanmış, gran tuvalet bir delikanlı görünümüyle, baskı tekniği bakımından önemli bir görüntü ortaya koyuyordu. &lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;"&gt;İlk sayfada, “Okuyan Burdur’un Gazetesi 8 yaşında” manşetinden sonra, önceki günlerde önemli manşetlerle yayınlanan gazetenin ilk sayfalarından görüntüler, nereden nereye gelindiğine ilişkin, gazetenin ilk sayılarından, (2004- 2011) görüntü örnekleri&amp;nbsp; veriliyor, “Burdur için varız ve Burdur’un gözü kulağı olmaya devam edeceğiz” deniliyordu. &lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;"&gt;Çağdaş Burdur Gazetesinin sahibi Celal Öztaş, Genel Yayın Müdürü Yusuf Tortop imzalı köşe yazılarıyla, gazetenin 8 nci yayın yılına girişiyle ilgili görüşler sütunlara aktarılıyordu. &lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;"&gt;Celal Öztaş ve Yusuf Tortop yazılarından bazı cümleler verelim öncelikle: &lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;"&gt;1- Kurulduğu ilk günden bugüne kadar sürekli ‘ilk’leri Burdur’a yaşatan, tarafsız, objektif ve seviyeli yayın politikası ile Burdurluların gözdesi olan gazetenizin 8 nci yılını okuyucularımızla birlikte kutlamanın haklı gururunu yaşıyoruz (&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;Celal Öztaş&lt;/b&gt;),&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;"&gt;2- Başta Burdur olmak üzere ülke gündemine ilişkin sorunları halka yansıtmaya çalışıyoruz. Çağdaş Burdur Gazetesi olarak her kesime hitap eden bir yayın politikası izliyoruz. “Haber nerede ise, Çağdaş Burdur Gazetesi oradadır” anlayışı ile halkın güvenini kazandık ve bu yayın çizgimiz devam edecektir (&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;Yusuf Tortop&lt;/b&gt;).&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;"&gt;Çağdaş Burdur Gazetesinin 23 Aralık 2011 tarihli sayısında, Gazetenin kuruluş yıldönümünü Gazete idarehanesine gelerek kutlayan, Burdur Valisi Süleyman Tapsız, Belediye Başkanı Sebahattin Akkaya, Gazeteciler Cemiyeti Başkanı M. Ercan Taraşlı, Emniyet Müdürü Celal Aydoğan ve siyasi partilerin il temsilcilerinin fotoğraf görüntüleri ve kutlama mesajlarına ilişkin cümleler yer alıyordu. Buradan hareketle aldığımız cümleler: &lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-left: 53.4pt; mso-list: l0 level1 lfo1; tab-stops: list 53.4pt; text-align: justify; text-indent: -18.0pt;"&gt;1-&lt;span style="font: 7pt &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;Çağdaş Burdur Gazetesini yakından takip ediyoruz. &lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;Yayınlarını takdirle izliyoruz. Çağdaş Burdur Gazetesi gündemi iyi takip eden, hem yayınları, hem baskı kalitesi ile ön plana çıkan bir gazetemiz (&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;Süleyman Tapsız Vali&lt;/b&gt;) &lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;"&gt;2-Çağdaş Burdur Gazetesi kurulduğu günden bugüne kadar, Burdurumuzla ilgili haberleri, yorumları, bir takım çalışmaları bizleri aktarmakta, gerçekten çok büyük bir görev yapmaktadır. (&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;Sebahattin Akkaya, Belediye Başkanı&lt;/b&gt;) &lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;"&gt;Çağdaş Burdur Gazetesinin kimliğine bakıyoruz: İmtiyaz Sahibi: Celal Öztaş, Genel Yayın Yönetmeni: Yusuf Tortop, Yazı İşleri Müdürü: Aysel Kara, Muhabirler: Halil İbrahim Kara, Filiz Eryılmaz, Özer Özgün, Sayfa Editörü: Onur Özkan, Hukuk danışmanları: Av. Ömer Bütüner, Av.Ali Uz. &lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;"&gt;Burdur basın tarihinde, yayın politikası ve baskı tekniği bakımından önemli bir yere sahip Çağdaş Burdur Gazetesi yönetici ve çalışanlarını nice kuruluş yıldönümlerine ulaşmaları dileklerimle kutluyor, sevgi ve saygılarımı sunuyorum efendim. &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8250509216773248612-3358713167457551965?l=isakayacan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://isakayacan.blogspot.com/feeds/3358713167457551965/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8250509216773248612&amp;postID=3358713167457551965' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8250509216773248612/posts/default/3358713167457551965'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8250509216773248612/posts/default/3358713167457551965'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://isakayacan.blogspot.com/2011/12/tbmm-vekil-zamlar.html' title='TBMM, vekil zamları!...'/><author><name>PROF. DR. İSA KAYACAN</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04023837622946527075</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='30' height='32' src='http://bp1.blogger.com/_MpBtzUdVCsM/R3j9JiA9RiI/AAAAAAAAAAM/ULt6tGjRy4A/S220/%C4%B0SA+KAYACAN+FOTO'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-AEU8l15aRbI/TvsLuob777I/AAAAAAAAB7k/RyLhteTp5cc/s72-c/%25C4%25B0K+PARLAMENTO.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8250509216773248612.post-4621397754219413203</id><published>2011-12-23T07:20:00.000-08:00</published><updated>2011-12-23T07:20:02.990-08:00</updated><title type='text'>konuk yazar: "Muharrem Kubat"</title><content type='html'>&lt;!--[if gte mso 9]&gt;&lt;xml&gt;  &lt;w:WordDocument&gt;   &lt;w:View&gt;Normal&lt;/w:View&gt;   &lt;w:Zoom&gt;0&lt;/w:Zoom&gt;   &lt;w:HyphenationZone&gt;21&lt;/w:HyphenationZone&gt;   &lt;w:PunctuationKerning/&gt;   &lt;w:ValidateAgainstSchemas/&gt;   &lt;w:SaveIfXMLInvalid&gt;false&lt;/w:SaveIfXMLInvalid&gt;   &lt;w:IgnoreMixedContent&gt;false&lt;/w:IgnoreMixedContent&gt;   &lt;w:AlwaysShowPlaceholderText&gt;false&lt;/w:AlwaysShowPlaceholderText&gt;   &lt;w:Compatibility&gt;    &lt;w:BreakWrappedTables/&gt;    &lt;w:SnapToGridInCell/&gt;    &lt;w:WrapTextWithPunct/&gt;    &lt;w:UseAsianBreakRules/&gt;    &lt;w:DontGrowAutofit/&gt;   &lt;/w:Compatibility&gt;  &lt;/w:WordDocument&gt; &lt;/xml&gt;&lt;![endif]--&gt;&lt;!--[if gte mso 9]&gt;&lt;xml&gt;  &lt;w:LatentStyles DefLockedState="false" LatentStyleCount="156"&gt;  &lt;/w:LatentStyles&gt; &lt;/xml&gt;&lt;![endif]--&gt;&lt;!--[if gte mso 10]&gt; &lt;style&gt; /* Style Definitions */ table.MsoNormalTable {mso-style-name:"Normal Tablo"; mso-tstyle-rowband-size:0; mso-tstyle-colband-size:0; mso-style-noshow:yes; mso-style-parent:""; mso-padding-alt:0cm 5.4pt 0cm 5.4pt; mso-para-margin:0cm; mso-para-margin-bottom:.0001pt; mso-pagination:widow-orphan; font-size:10.0pt; font-family:"Times New Roman"; mso-ansi-language:#0400; mso-fareast-language:#0400; mso-bidi-language:#0400;}&lt;/style&gt; &lt;![endif]--&gt;&lt;!--[if gte mso 9]&gt;&lt;xml&gt;  &lt;o:shapedefaults v:ext="edit" spidmax="1026"/&gt; &lt;/xml&gt;&lt;![endif]--&gt;&lt;!--[if gte mso 9]&gt;&lt;xml&gt;  &lt;o:shapelayout v:ext="edit"&gt;   &lt;o:idmap v:ext="edit" data="1"/&gt;  &lt;/o:shapelayout&gt;&lt;/xml&gt;&lt;![endif]--&gt;  &lt;br /&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="line-height: normal; margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm;"&gt;&lt;span style="color: red; font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; font-size: 12.0pt;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;span style="color: maroon; font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; font-size: 12.0pt;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-sfi987bkQvY/TvSbxKARZCI/AAAAAAAAB7Y/42OC3P5Xwbo/s1600/MUHARREM+KUBAT.jpg" imageanchor="1" style="clear: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://1.bp.blogspot.com/-sfi987bkQvY/TvSbxKARZCI/AAAAAAAAB7Y/42OC3P5Xwbo/s1600/MUHARREM+KUBAT.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center" class="MsoNormal" style="line-height: normal; margin-bottom: 0.0001pt; text-align: center;"&gt;&lt;span style="font-size: x-large;"&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="color: maroon; font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;BANA&lt;/span&gt;&lt;span style="color: maroon;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;span style="color: maroon; font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;YAZILAN&lt;/span&gt;&lt;span style="color: maroon;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;span style="color: maroon; font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;ŞİİRLER&lt;/span&gt;&lt;span style="color: maroon;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;span style="color: maroon; font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;VE&lt;/span&gt;&lt;span style="color: maroon;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;span style="color: maroon; font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;İSA&lt;/span&gt;&lt;span style="color: maroon;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;span style="color: maroon; font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;KAYACAN&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;b&gt;  &lt;/b&gt;&lt;div align="right" class="MsoNormal" style="line-height: normal; margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-align: right;"&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="color: blue; font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; font-size: 12.0pt;"&gt;Muharrem KUBAT&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="line-height: normal; margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 35.4pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; font-size: 12.0pt;"&gt;“Bana Yazılan Şiirler” Prof. Dr. İsa Kayacan’a yazılan şiirleri bir araya getiren eserin adı oluyor. Asıl konuya geçmeden önce eserin kahramanı Sayın Kayacan’ın özgeçmişi ile ilgili kısa bir bilgi sunmak istiyorum.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="line-height: normal; margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 35.4pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; font-size: 12.0pt;"&gt;İsa Kayacan, 20 Eylül&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;1943 tarihinde Burdur’un Tefenni ilçesine bağlı Ece köyünde dünyaya&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;gelmiştir. Anadolu&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;Üniversitesi Açık öğretim Fakültesi&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;Halkla İlişkiler Bölümü’ nü bitirmiştir.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="line-height: normal; margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 35.4pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; font-size: 12.0pt;"&gt;İş ve İşçi Bulma Kurumu Genel Müdürlüğü, Orman ve Sanayi Bakanlıklarıyla, Basın-Yayın Enformasyon genel Müdürlüğü, TRT. ve Başbakanlık’ta görev yapmıştır.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="line-height: normal; margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 35.4pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; font-size: 12.0pt;"&gt;Asıl&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;mesleği yazarlık olan Kayacan, 31.12.2010 tarihi itibariyle 42&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;bin 065 makaleye imza&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;atmış, edebiyatımıza her türden 129 eser vermiş, 3 bin 560 gazete ve&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;dergide&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;yazıları yer almış, değişik kuruluşlara 29 bin 920 kitap ve&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;dergi hediye&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;etmiştir.&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="line-height: normal; margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 35.4pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; font-size: 12.0pt;"&gt;Yine, dost ve&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;kardeş Azerbaycan’la&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;ilgili&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;olarak en çok yazı yazan, bir başka söyleyişle Azerbaycan’ı gündemde&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;tutan tek yazardır. Haklı olarak; UNESCO Milli Kültür Komisyonu üyesi olarak çalışan, Azerbaycan’ın Başkenti Bakü’de bulunan üniversitelerce kendilerine iki&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;ayrı ayrı “Fahri Doktora”, bir Fahri Profesörlük" payesi&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;verilmiştir. Elbette bu denli onore edilmeler kişiye&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;manen bir güç vermektedir. Aslında Sayın Kayacan bu denli&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;çalışmaları&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;ile&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;bunu çoktan hak&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;eden bir kültür insanıdır.&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;Özgeçmişte&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;bazı çalışmalarını istatistik&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;olarak sunduğum Kayacan’a bu denli unvanlar az bile demekten insan kendini alamıyor. Bu tür kişilere, kültürümüzün hak ettiği yeri alması için çok&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;ihtiyacı olduğunu okuyucularımla paylaşmak&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;istiyor, asıl konuya&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;geçiyorum.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="line-height: normal; margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 35.4pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; font-size: 12.0pt;"&gt;Sevgili&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;okurlar, aslında, ben, Sayın Kayacan’a yazılan&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;şiirlerle ilgili olarak bir şeyler yazacaktım. Fakat, özgeçmişteki yapılan işleri&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;görünce doğrusu şaşırdım.&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;İnsan ömrüne bu kadar yazı, makale, yorum şiir ve&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;benzeri&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;şeylerin sığdırılması&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;olağan üstü bir gücü gerektiriyor.&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;Tanrı, Sayın Kayacan’a bu gücü vermiş işte. Daha&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;nice&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;yıllar dilemek geçiyor içimden bu bilge&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;insana...&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="line-height: normal; margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 35.4pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; font-size: 12.0pt;"&gt;Sözü edilen eserde 130 şairin 242&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;şiiri yer alıyor. Ayrıca,&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;yazar ve&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;şairler yazarla ilgili olarak yorumlarda bulunmuş. Bu cümleden olarak, “Yazarların Gözü ve Kalemiyle İsa Kayacan I” bölümünde şiirimizde çok saygın bir yeri olan ağabeyimiz, merhum Ahmet Tufan Şentürk yazar için şu yorumda bulunmuş.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="line-height: normal; margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 35.4pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; font-size: 12.0pt;"&gt;"İsa Kayacan, Burdur’un Tefenni ilçesinin, Ece köyünden çarığıyla, yırtık poturu, yamalı gömleğiyle çıkmış, insan üstü bir irade, yılmak, yorulmak bilmeyen bir çalışma (çaba ile) koşmuş, koltuk değneğine dayanmadan " ben de varım" diyebilmiş, ipek böceği gibi kozasını örmüş, balarısı&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;gibi peteğini balla doldurmuştur.”&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="line-height: normal; margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 35.4pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; font-size: 12.0pt;"&gt;Ne güzel tanım değil&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;mi? üzerinde yorum yapmaya hiç gerek yok. Bu vesileyle şiirimizin duayeni ve tatlı insanı merhum ağabeyime kabrin cennet, ruhun şad olsun demeyi&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;kendimce bir görev sayıyorum...&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="line-height: normal; margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 35.4pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; font-size: 12.0pt;"&gt;Eser sunuş kısmından sonra üç bölümden oluşuyor.&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="line-height: normal; margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 35.4pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; font-size: 12.0pt;"&gt;- Birinci Bölüm’de şairlerin yazarla ilgili yazdığı şiirler,&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="line-height: normal; margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 35.4pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; font-size: 12.0pt;"&gt;- İkinci Bölüm’de eser sahibinin vefat eden eşi Sabahat Kayacan’a ait yazdığı&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;şiir ve yazılar.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="line-height: normal; margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 35.4pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; font-size: 12.0pt;"&gt;-&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;Üçüncü Bölüm’de yazarın eserleri,bestelenen şiirleri ve bazı yazarların Kayacan’a atfen yazdığı kitaplar yer alıyor.&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="line-height: normal; margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 35.4pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; font-size: 12.0pt;"&gt;Eserdeki ilk şiir Prof. Dr.İbrahim Agah Çubukçu’dan.&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;Sayın Çubukçu "İsa Kayacan" adını verdiği şiirinin ilk kıtasında Kayacan için:&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="line-height: normal; margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 35.4pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; font-size: 12.0pt;"&gt;“İsa Bey’in adı belleklerde yaşar, &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="line-height: normal; margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 35.4pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; font-size: 12.0pt;"&gt;Güçlüge göğsünü germiş Kayacan. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="line-height: normal; margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 35.4pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; font-size: 12.0pt;"&gt;Hizmetini&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;saysak insanlar şaşar,&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="line-height: normal; margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 35.4pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; font-size: 12.0pt;"&gt;Kendini kültüre vermiş Kayacan.” demiş.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="line-height: normal; margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 35.4pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; font-size: 12.0pt;"&gt;"Hizmetini&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;saysak insanlar şaşar” derken hepimizin duygularına tercüman olmuş Sayın Çubukçu. Kayacan’ın&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;çalışmalarını bundan daha güzel anlatan bir kıta bulmak&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;çok zor doğrusu...&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="line-height: normal; margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 35.4pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; font-size: 12.0pt;"&gt;Kazım Poyraz, “Gönlü İlim Dolu” adını verdiği şiirinin son kıtasında:&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="line-height: normal; margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; font-size: 12.0pt;"&gt;"Gönlümüze mekan kurdu, &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="line-height: normal; margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 35.4pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; font-size: 12.0pt;"&gt;Canı gibi sever yurdu, &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="line-height: normal; margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 35.4pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; font-size: 12.0pt;"&gt;Kazım’ı sevgisi sardı, &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="line-height: normal; margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 35.4pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; font-size: 12.0pt;"&gt;Beğler beğidir Kayacan." diye tanımlamış İsa Kayacan’ı.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="line-height: normal; margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 35.4pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; font-size: 12.0pt;"&gt;Şair İkinci Bölüm’de 12.02.2002 tarihinde kaybettiği eşi Sabahat’a içi yanarak şöyle seslenmiş:&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="line-height: normal; margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 35.4pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; font-size: 12.0pt;"&gt;"Aşkım ve heyecanım, en mübarek işimdin, &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="line-height: normal; margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 35.4pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; font-size: 12.0pt;"&gt;Ocağımı tüttüren sımsıcak ateşimdin, &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="line-height: normal; margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 35.4pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; font-size: 12.0pt;"&gt;Hayatımdın, eşimdin, her mevsim güneşimdin,&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="line-height: normal; margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 35.4pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; font-size: 12.0pt;"&gt;Şimdi karanlıktayım,çekilmiyor bu hayat, &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="line-height: normal; margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 35.4pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; font-size: 12.0pt;"&gt;Öksüz, yetim kalmışım, neredesin Sabahat?.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="line-height: normal; margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 35.4pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; font-size: 12.0pt;"&gt;Katlanmak kolay değil.Hele bu ilk eşinizse ,acı- tatlı günleri birlikte paylaşmışsanız yokluğu her gün daha çok hissedilir.&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;Onun yerini dolduracak birisini bulamazsınız.. (Yukarıdaki beş mısra Mustafa Ceylan’ın, İsa Kayacan’ın Ağıdı’ndan) &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="line-height: normal; margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 35.4pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; font-size: 12.0pt;"&gt;Sevgili Okurlar, buraya kadar Sayın Kayacan’ı&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;sizlere tanıtmaya&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;çalıştım. Tam tanıttığım kanısında değilim,&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;Çünkü,&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;kültür dolu bu insanı gereği gibi tanıtmak çok zor.&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;Ancak teselli bulduğum bir yanı var. Bu, yeri doldurulamaz yazarı "GUİNNESS" Rekorlar Kitabı’na aday göstermek için çalışmalar başlatılmış. Şahsım adına çok sevindim,&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="line-height: normal; margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 35.4pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; font-size: 12.0pt;"&gt;Yetenek dolu bu insan,&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;Türk kültürünü ve edebiyatını bir yerlere getirebilmek için gece dememiş, gündüz dememiş var gücüyle çalışmış. Tabir yerindeyse yaşamı, yazın&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;olmuş, Keşke eli kalem tutan herkes böyle olabilse ve&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;Tanrı’nın verdiği yeteneği böyle sergileyebilse. İşte, o zaman Türk edebiyatı hakettiği yeri alır ve yeryüzü edebiyat kulvarında “ben de varım" der.&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="line-height: normal; margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 35.4pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; font-size: 12.0pt;"&gt;Sayın Kayacan, bu denli güç üstü çalışmalarınız nedeniyle sizi candan kutluyor,&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;hayranlığımı&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;iletiyor, daha niceleri diyor, uzun ömürler diliyorum.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="line-height: normal; margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 35.4pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; font-size: 12.0pt;"&gt;Ayrıca, Türk edebiyatı ve kültürü adına sizi saygı ile&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;selamlıyorum...&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; font-size: 12.0pt;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; font-size: 12.0pt;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8250509216773248612-4621397754219413203?l=isakayacan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://isakayacan.blogspot.com/feeds/4621397754219413203/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8250509216773248612&amp;postID=4621397754219413203' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8250509216773248612/posts/default/4621397754219413203'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8250509216773248612/posts/default/4621397754219413203'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://isakayacan.blogspot.com/2011/12/konuk-yazar-muharrem-kubat.html' title='konuk yazar: &quot;Muharrem Kubat&quot;'/><author><name>PROF. DR. İSA KAYACAN</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04023837622946527075</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='30' height='32' src='http://bp1.blogger.com/_MpBtzUdVCsM/R3j9JiA9RiI/AAAAAAAAAAM/ULt6tGjRy4A/S220/%C4%B0SA+KAYACAN+FOTO'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-sfi987bkQvY/TvSbxKARZCI/AAAAAAAAB7Y/42OC3P5Xwbo/s72-c/MUHARREM+KUBAT.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8250509216773248612.post-7009025020829932032</id><published>2011-12-21T05:59:00.000-08:00</published><updated>2011-12-21T06:05:40.760-08:00</updated><title type='text'>03 - 20 ARALIK 2011</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-ukVO5dS843E/TvHftuWuVhI/AAAAAAAAB68/A6jGLAkF8R4/s1600/M%25C3%259CNEVVER+D%25C3%259CVER+%2526+%25C4%25B0SA+KAYACAN+%2526+MURAT+DUMAN.jpg" imageanchor="1" style="clear: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://1.bp.blogspot.com/-ukVO5dS843E/TvHftuWuVhI/AAAAAAAAB68/A6jGLAkF8R4/s1600/M%25C3%259CNEVVER+D%25C3%259CVER+%2526+%25C4%25B0SA+KAYACAN+%2526+MURAT+DUMAN.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="color: red; margin-bottom: 0.0001pt;"&gt;&lt;span style="font-size: x-large;"&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Kültür dünyamızın yeni hizmetkârlarından: Münevver Düver&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="color: blue; margin-bottom: 0.0001pt;"&gt;&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Prof. Dr. İSA KAYACAN&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 36.0pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Gazete, dergi, radyo ve televizyonlarımıza ilaveten, bir de İnternet ortamı eklendi çalışmalarımız, yayınlarımız, iletişimlerimiz arasına. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 36.0pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;İnternet ortamındaki yayın çalışmalarıyla, başarılı hizmetlerin altına imza atanlarımız var. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 36.0pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Ankara’daki kitap yayınlarıyla tanıdığım, Münevver Düver, Adana ilimiz merkezinden sesleniyor “Münevver Düver Sanatevi Sitesi ve öteki internet ortamlarında kurduğu sistemlerle. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 36.0pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Buradan hareketle yola çıktığımızda; Münevver Düver’in, kültür dünyamıza, Türk dünyasına önemli yayın hizmetlerinin gerçekleştiricisi olduğunu görüyor, tebriklerimizi sunuyoruz efendim. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 36.0pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Münevver Düver kimdir? sorusunun karşısına çıkan cevaplar nasıl sıralanıyor, şöyle bir bakalım:&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 36.0pt;"&gt;&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Münevver Düver:&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt; 1965 yılında Adana’da doğdu. 10 yıla yakın, Kültür Bakanlığına bağlı personel olarak görev yaptı. Sonra ayrıldı, gazeteciliğe başladı. Merkezi Adıyaman’da bulunan “Öz Zirve” Gazetesinde gazetecilik çalışmalarını sürdüren, bu gazetenin şiir sayfasının editörlüğü ve yayın kurulu üyeliğiyle birlikte, Adana merkezde haftalık olarak yayınlanan “Türkay Haber” Gazetesinin sanat editörlüğünü ve aynı gazetede “Sanat Penceresi” köşe başlığı altındaki makaleleriyle, okurlarının karşısına çıkıyor. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 36.0pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Can By Mix Yapımcı Müzik Şirketinin Basın Danışmanlığını yapan, değişik konularda toplam 25 ayrı kitabı yayınlanan, 180’in üzerindeki fotoğraflarıyla değişik yerlerde sergiler açan, eserlerinin pek çoğu Tv ve Radyolarda yayınlanan Münevver Düver’in, pek çok Meslek Odası, Federasyon ve Derneğin aktif üyeleri arasında olduğu biliniyor. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 36.0pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Yurt içinde ve yurtdışında, sanat ağırlıklı yayın yapan onlarca dergi ve gazetede şiirleri yayınlanan, “başarı ve hizmet” ödülleriyle taltif edilen Münevver Düver, şiirleri yayında, yazılarıyla da dikkat çeken isim ve imzalar arasında yeralıyor. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 36.0pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Onlarca, plaket, katılım ve teşekkür belgesi alan, şiirleri; Refik Uçar, Mustafa Sülün, Binali Yıldırım, Tekiner Aksoy, Cemali Altıner, Ersin Kayışlı, Nezir Kaya başta olmak üzere pek çok bestekâr tarafından bestelenen, değişik sanatçılar tarafından seslendirilen, toplam 45 şiiri bestelenerek, şarkılaştırılan Münevver Düver’in yayınlanan kitaplarından bazılarının isimleri: &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 36.0pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Sevginin Bedeli Olmaz (Şiir, 2005), Yalgın (şiir, 2005), Adı Zenginliğinde Gizli Adana (Araştırma- inceleme- 2009) Şehit Sinan Eroğlu (Anı- 2009), Hristiyan Türk Boyu Gagauzlar (Araştırma- İnceleme, 2009), Anne Sevgisi Sönmeyen Bir Alev (Şiir, 2010), Yansıma (Anı, 2010) vd. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 36.0pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Münevver Düver ; Ali Gündüz, Sabahat Mayda Yavuz, Mine Ömer, Mustafa Ceylan, Mansur Ekmekçi, Hüseyin Yurdabak, Hatice Ak tarafından hazırlanan Antolojilerde eserleriyle yer alarak, sanat ve edebiyat tarihimizdeki yerinden, sanatsever ve okurlara seslenme fırsatı buldu. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="color: red; margin-bottom: 0.0001pt;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-5hcWkG7Px48/TvHfVzbSy2I/AAAAAAAAB6g/ZOxbduOPQyo/s1600/%25C3%2587AYDA%25C3%2587IRA.jpg" imageanchor="1" style="clear: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://2.bp.blogspot.com/-5hcWkG7Px48/TvHfVzbSy2I/AAAAAAAAB6g/ZOxbduOPQyo/s320/%25C3%2587AYDA%25C3%2587IRA.jpg" width="180" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-size: x-large;"&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Kültür, tarih, sağlık, bereket ve&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="color: red; margin-bottom: 0.0001pt;"&gt;&lt;span style="font-size: x-large;"&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;huzur beldesi: Elâzığ&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm;"&gt;&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;P&lt;span style="color: blue;"&gt;rof. Dr. İSA KAYACAN&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; 22-25 Eylül 2011 tarihlerinde, bu tarihler arasında Elazığ ilimiz merkezinde gerçekleştirilen, 19. Uluslar arası Hazar Şiir Akşamları, programının bitiminde katılımcılara verilen yayınlar, belge niteliğindeki yayın çalışmalarından takım halinde verilenler vardı. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 36.0pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Bunlardan bazıları; Elazığ hakkındaki bilgilerin yer aldığı CD’ler, Hazar Şiir Akşamları (2010) belgeseli, Elazığ kent rehberi, Kültür şehri Elazığ’ın tarihi-turistik yerlerinin görüntülerini içeren, kartpostallar serisi, Şefik Gül Kültür Evi broşürü vd. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 36.0pt;"&gt;&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;ELAZIĞ (2011)&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 36.0pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Elazığ Valiliği Kültür ve Turizm Müdürlüğünce hazırlanıp yayınlanan broşür. Buradan aldıklarımız efendim:&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 36.0pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Elazığ kent merkezinin geçmişi, yeni olmakla birlikte, yerleşim olarak bölgenin tarihi oldukça eskidir. Bu nedenle Elazığ’ın tarihi, devamı durumunda olduğu Harput’un tarihi ile birlikte ele alınmalıdır, gerçeğinden hareket ederek Elazığ’ın geçmişine bakılması doğru olacaktır. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 36.0pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;1937 yılında Atatürk’ün şehre teşrifleri arasında kendileri tarafından” azığı bol il” anlamına gelen “Elazık” adı verilmiş, bu isim daha sonra TBMM’nin kararı ile “Elazığ” a dönüştürülmüştür. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 36.0pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Tarihi Harput kalesinin Urartular döneminde inşa edildiği bilinmektedir. Ulu Camii, Anadolu’nun en eski ve en önemli eserlerinden biridir. Kurşunlu Camii, Harput’taki Osmanlı dönemi camilerinin en güzel örnekleri arasında yer almaktadır. Cami 1738 – 1739 yılları arasında yapılmıştır. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 36.0pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Elazığ ve Harput konumundan ötürü, tarihin her döneminde önemli bir yerleşim merkezi olmuş ve canlılığını günümüze kadar sürdürmüştür. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 36.0pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Hazar Gölü, İl’in güneydoğusunda il merkezine 25 km uzaklıkta olan tektonik bir göldür. Kaplıca ve içmeler, Kervansaraylar dikkat çekmektedir. Keban Barajı ve Hidroelektrik Santralinin bulunduğu ilçe Keban, il merkezine 46 km uzaklıktadır. İlçe merkezinde Yusuf Ziya Paşa Camii ve Külliyesi bulunmaktadır. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 36.0pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Yerel etkinlikler arasında; Hıdrellez Kültür ve Bahar Şenliği, Çayda Çıra Festivali, Gezin Çiçek Festivali, Dallıca Patila Şöleni, Hazar Su Sporları Şenlikleri, Uluslararası Hazar Şiir Akşamları, yer almakta, Harput Müziği ve Halk oyunları canlılığını korumaktadır. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 36.0pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Elazığ hakkında verilen bilgilerin sonunda “Yapmadan dönme” başlığı altında sıralananlar var. Bunlar şöyle karşımıza çıkıyor:&amp;nbsp; 1- Kültür ve tarih hazinesi, Elazığ’ın ruhu Harput’u görmeden., 2- İçinde saklı bir tarih barındıran efsanelerle bezenmiş Hazar Gölü’nü ve Batık Şehri görmeden, 3- Keban Barajı’nı görüp, Çır Çır Şelalesinden balık yemeden,&amp;nbsp; 4- Tarihi Urartulara dayanan Eski Palu Kalesini ve tarihi evlerini görmeden, 5- Baskil ilçesini ziyaret edip, Baskil Kayısısından tatmadan, 6-Golan Termal Kaplıcalarına gidip dağ keçilerini görmeden, 7- Kürsübaşı meşkine katılıp dünyaca ünlü Çayda Çıra’yı seyretmeden, 8- Tarihi Kapalıçarşı’dan Orcik, Kuradut ve Çedene Kahvesi &lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Calisto MT&amp;quot;;"&gt;almadan, dönmeyin sıralaması, hatırlatması yapı&lt;/span&gt;lıyor.&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-K8x8Ih1MHds/TvHfk7GGAEI/AAAAAAAAB6o/LD9GpdBbP90/s1600/%25C3%2596D%25C3%259CL+T%25C3%2596REN%25C4%25B0.JPG" imageanchor="1" style="clear: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="213" src="http://4.bp.blogspot.com/-K8x8Ih1MHds/TvHfk7GGAEI/AAAAAAAAB6o/LD9GpdBbP90/s320/%25C3%2596D%25C3%259CL+T%25C3%2596REN%25C4%25B0.JPG" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="color: red; margin-bottom: 0.0001pt;"&gt;&lt;span style="font-size: x-large;"&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;2011 Türk Halk Kültürüne Hizmet Ödülleri&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="color: blue; margin-bottom: 0.0001pt;"&gt;&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Prof. Dr. İSA KAYACAN&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 36.0pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Merkezi Ankara’da bulunan ve 1955 yılında kurulan, Halk Kültürü Araştırmaları Kurumunun “2011 Türk Halk Kültürüne Hizmet Ödülleri” 17 Aralık 2011 tarihinde, Türkiye Yazarlar Birliği Konferans Salonunda düzenlenen törenle sahiplerine verildi. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 36.0pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;57 yıllık bir geçmişi bulunan ve 1981 yılından bu yana aralıksız verilen, Türk Halk Kültürüne Hizmet Ödüllerinin sahipleri, halk kültürü alanında araştırmaları bulunanlar, katkıda bulunanlar olarak görülüyor. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 36.0pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Kurumun Genel Başkanı Prof. Dr. İrfan Ünver Nasrattınoğlu, ödül töreninin açılışında yaptığı konuşmada; Yurtiçi ve yurtdışında bilimsel toplantılar gerçekleştirdiklerini, özellikle Türk Kökenli soydaşlarımıza, Türkiye Kültürüyle, Türk kültürüyle ilgili önemli mesajların verildiğini, anlatımlarda bulunulduğunu, kültürel değerlerimizin araştırmalarla yaşatılması gerektiğini anlattı, örnekler verdi. (Dünyanın neresinde Türk varsa, ellerimizi uzatmalı, kucaklaşmalıyız- İsa Kayacan). &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 36.0pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Şimdi, Halk Kültürü Araştırmaları Kurumunun 2011 Türk Halk Kültürüne Hizmet Ödülünü alanlardan isimleri ve kısa bilgileri itibariyle bir sıralama yapalım: &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 36.0pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;1. Veysel Tiryaki: 1965 yılında Bolu Dörtdivan’da doğdu. İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesinden mezun oldu. (Ankara Altındağ Belediye Başkanı) &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 36.0pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;2. Dr. Hasan Akgün: 1955 yılında Trabzon’da doğdu. Üniversiteyi bitirdikten sonra, İÜ-İşletme Fakültesi’nde “Belediyeler ve Bütçelerin Analizi” konulu teziyle yüksek eğitimini tamamladı. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 36.0pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;3. Ahmet Yenihan: 1957 yılında Tokat- Erbaa’da doğdu. İTÜ İnşaat Mühendisliği bölümünden mezun oldu. (Erbaa Belediye Başkanı) &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 36.0pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;4. Prof. Düsen Kaseinov: 1947 yılında Kazakistan’da doğdu. Kurmangazi Devlet Sanat Enstitüsü (Üniversitesi)’inden mezun oldu (TÜRKSOY Genel Sekreteri) &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 36.0pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;5. Aydın Karasüleymanoğlu: 1943 yılında Artvin- Yusufeli’nde doğdu. AİTİ Akademisinden mezun oldu. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 36.0pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;6. Doç. Dr. Ali Yakıcı: 1956 yılında Konya’da doğdu. Atatürk Üniversitesinden mezun oldu. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 36.0pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;7. Yrd. Doç. Dr. Berrin Uyar Akalın: 1967 yılında Isparta’da doğdu. Hacettepe Üniversitesi Edebiyat Fakültesi, Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünden mezun oldu. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 36.0pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;8. Haber- Türk TV Müzik ve Yol Programı: Pazar günleri Haber- Türk Televizyonunun gündüz kuşağında yayınlanan Yol Programı. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 36.0pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;9. Prof. Dr. Hüseyn İsmayilov: 1952 yılında, Batı Azerbaycan’ın Göyçe Mahalının Ağbulak köyünde doğdu. Devlet Pedagoji Enstitüsünden mezun oldu. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 36.0pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;10. Prof.&amp;nbsp; Dr. Nuri Yüce: 1942 yılında Mersin’in Doğançay köyünde doğdu. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünden mezun oldu. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 36.0pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;11. Prof. Dr. Vildan Çetintaş: 1951 yılında İzmir’de doğdu. İzmir Buca Eğitim Fakültesi Resim- İş, Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Heykel Bölümünü bitirdi. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 36.0pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;12. Doç. Dr. Hasan Köksal: 1941 yılında İspir- Erzurum’da doğdu. Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünden mezun oldu.&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm; text-align: center;"&gt;&lt;span style="color: red; font-size: x-large;"&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Bilime yön verenlerden: &lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span style="color: red; font-size: x-large;"&gt;  &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="color: red; margin-bottom: 0.0001pt; text-align: center;"&gt;&lt;span style="font-size: x-large;"&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Johann Gutenberg ve Matbaa&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="color: blue; margin-bottom: 0.0001pt;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-5Pcq_9UV9dM/TvHfpM9JNRI/AAAAAAAAB6w/pZZLvv_t2C8/s1600/JOHAN+GUTENBERG.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://3.bp.blogspot.com/-5Pcq_9UV9dM/TvHfpM9JNRI/AAAAAAAAB6w/pZZLvv_t2C8/s320/JOHAN+GUTENBERG.jpg" width="213" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Prof. Dr. İSA KAYACAN&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Basım makineleriyle ilgili gelişmelerin, başlangıcı itibariyle nerede, nasıl ve kim tarafından başlatıldığı merak edilir. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 36.0pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Merkezi Ankara’da bulunan, “İlkkaynak Kültür ve Sanat Ürünleri” yayınları arasında, Bilime yön verenler serisinde günyüzü gören “Johann Gutenberg” adlı yayın,&amp;nbsp; “Matbaa” serisi olarak 64 sayfayla Michael Pollard, imzasıyla yayınlanmış. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 36.0pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Kitap da Johann Gutenberg ve matbaa makinesi üzerindeki çalışmalarıyla ilgili ilginç bilgiler veriliyor. Kitap içindeki bilgilerden: &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 36.0pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Gutenberg’in büyük olasılıkla Almanya’nın Ren Nehri kıyısındaki Mainz kentinde 1398 yılında doğduğu kaydediliyor. Gutenberg’in ailesinin oldukça varlıklı olduğu bildiriliyor. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 36.0pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Matbaacılık, Batı uygarlığının belki de en önemli gelişmesiydi. Bu kadar önemli bir icadı gerçekleştiren kişi olan Johann Gutenberg, gizemli bir adamdı. Tarihe baktığımız zaman, onun bazı dönemlerde ortadan yok olduğunu görüyoruz. Okula gidip gitmediği, evlenip evlenmediği, hatta nerede ve ne zaman doğduğu da bilinmemektedir. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 36.0pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Matbaacılıkla ilgili “Rakip iddialar” var. Baskı dünyasında, kimin önce oraya vardığı konusu, tarihte uzmanlar arasında büyük bir tartışma konusu olmuştur. Bazılarına göre, bir Hollandalı olan Haarlemli Laurens Coster, hareketli harfleri 1423 yılında bulan ilk kişiydi. Başkalarına göre ise, bir İtalyan, Pampilo Castaldi, bu yolu açmıştı. Avignon’da yaşayan bir Çekoslovak, Procopius Waldfoghel’in 1444 yılında, “yapay yazma yöntemleri”yle ilgili çalışmalar yaptığı biliniyordu. Ama genel düşünceye göre, matbaayı, Mainzli Johann Guterberg icat etmişti. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 36.0pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Tüm bu iddialara ve kanıtlara bakıldığında, birçok kişinin bu alanda çalıştığı biliniyor ama ilk hareketli karakterlerle kitap basanın Johann Gutenberg olduğu görülüyor. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 36.0pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;1450’li yıllarda Gutenberg’in matbaayı Almanya’ya, Mainz’a götürüşünden sonra Avrupa’ya ve Amerika Birleşik Devletleri’ne yayıldığı biliniyor. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 36.0pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Yüzyıl öncesine kadar,&amp;nbsp; gazeteler, yalnızca politikayla ilgilenen eğitimli kişiler için basılırdı. Gazete sayfaları, bulanık basılmış, politik toplantı ve konuşmaları haber olarak veren sütunlarla dolu olurdu. Resim bulunmazdı. Bu gazeteler, az eğitimli insanların hiç ilgisini çekmezdi. Bu yüzyıla kadar, Yeni Zelanda ve Avustralya’nın bir bölümündeki kadınların dışındakiler, seçme hakkına sahip değildi. Politikaya ilgi duymazlardı. Kitaplar da eğitimli insanlar içindi. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 36.0pt;"&gt;&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;GÜNÜN SÖZLERİ: &lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; tab-stops: 0cm;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; 1- Yüksek bir mevkiye yerleşen, alçak bir kişiden daha kötü bir şey olamaz (&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;Claudianus&lt;/b&gt;)&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; tab-stops: 0cm;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; 2- Planımız bir yıl içinse pirinç ekin, on yıl içinse ağaç dikin, yüz yıl içinse insanları eğitin (&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;Huang- Çe&lt;/b&gt;) &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; tab-stops: 0cm;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; 3- Yemine bakıp insana inanma; insana bakıp yemine inan (&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;Aeskhylos&lt;/b&gt;) &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; tab-stops: 0cm;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; 4- Kulak yüreğe giden bir caddedir (&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;Voltaire&lt;/b&gt;) &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 36.0pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;5- Her insan kendi geleceğinin mimarıdır (&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;Appius Claudius&lt;/b&gt;) &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-uiVpVCB_8_c/TvHfSipRxcI/AAAAAAAAB6Q/wuB6yBosiSU/s1600/HANEL%25C4%25B0+KER%25C4%25B0ML%25C4%25B0.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://1.bp.blogspot.com/-uiVpVCB_8_c/TvHfSipRxcI/AAAAAAAAB6Q/wuB6yBosiSU/s320/HANEL%25C4%25B0+KER%25C4%25B0ML%25C4%25B0.jpg" width="204" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="color: red; margin-bottom: 0.0001pt;"&gt;&lt;span style="font-size: x-large;"&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Nahçıvan’dan, Haneli Kerimli’nin yeni kitabı:&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="color: red; margin-bottom: 0.0001pt;"&gt;&lt;span style="font-size: x-large;"&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Sözün Elince Galası&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="color: blue; margin-bottom: 0.0001pt;"&gt;&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Prof. Dr. İSA KAYACAN&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Haneli Kerimli, şair, edebiyatçı. Nahçıvan Devlet Üniversitesinin Harici Talebelerle İş Fakültesinin Dekanı. Birbiri ardına yayınladığı kitaplarından bize ulaşan sonuncusunun adı: “Sözün Elince Galası”.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Kars ilimiz merkezinde günlük olarak yayınlanan, “Hüryurt” Gazetesinin Yazı İşleri Müdürü Erbil Hüryurt tarafından bana ulaştırılan 320 sayfalık “Sözün Elince Galası” değişik makalelerin, haberlerin ve mektupların bir araya getirilişi olarak görülüyor. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Altmışıncı sanat yılını kutlamakta olan Haneli Kerimli hoca kitabını bendenize imzalarken; “İncesanatına ve şahsiyetine hörmet beslediğim İsa Kayacan’a saygılarımla 14 Kasım 2011” nezaket dolu ifadesiyle, gardaşlığını, dostluğunu ortaya koyuyor efendim. Teşekkürlerimi, sevgi ve saygılarımı sunuyorum. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Kitabın giriş sayfalarında, Haneli Kerimli ve eserleriyle ilgili görüşlerini ortaya koyanlar cümleleri ve isimleri, unvanları itibariyle sıralanıyor. Kitabın Meslehetçisi: Arif Ağlarov, Redaktor: Neriman Abdülrehmanlı, olarak görülüyorlar. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Ayrıca, makaleleriyle Haneli Kerimli’yi anlatan, eserlerinden, yayınlarından örnekler verenlerin isimleri de az değil. Sayfa 218’de Gardaş Elişoğlu dostumuzun görüşleri başlıyor. Buradan birkaç cümle şöyle: &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; -“Söz onun gedrini bilenleri yaşadır, onun yoluna ışıg salır, garşısındaki bağlı gapıları açır, zirveden zirveye galdırır”..&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Sayfa 228’de başlayan, Servaz Hüseynoğlu’nun yazdıkları dikkat çekiyor Haneli Kerimli için. Şöyle yazılmış: &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; - “Şairliği Tanrı ruhunun daşıyıcısı olmak, kimi değerlendiren Haneli Kerimlinin, (Mene ela gelir ki) kitabında uzun yıllar müşahedelerine söylenen deyimler elmi-edebi, içtimai-felsefi görüşler, dünyanın gerdişi hakkında olan duygu ve düşünceler sergilenip”. Bu görüşler, yayınlandıkları gazeteler isimleri ve tarihleri itibariyle, yazıların sonunda kaydediliyor. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Haneli Kerimli’nin öğrencilik yıllarına ait fotoğraflar, dostlarıyla bir araya geldiği görüntüler, kitabın arka sayfalarında dikkat çekiyor. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Haneli Kerimli, Türkiye’ye her gelişinde, gezdiği, gördüğü yerlere ilişkin duygularını şiirleştirmiş. Bu dörtlüklerden biri: &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; margin-left: 42.55pt; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Başı dağ çalmalı dağlar koynunda, &lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; margin-left: 42.55pt; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Çırpınan, nazlanan, yatan Van Gölü. &lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; margin-left: 42.55pt; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Sen Türk’ün ebedi kan yaddaşısan,&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; margin-left: 42.55pt; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Düneni bu güne çatan Van Gölü. &lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Haneli Kerimli’nin “Sözün Elince Galası” adlı kitabının 297,98, 313 ve 314 ncü sayfalarında bu satırların yazarı İsa Kayacan’ın, “Azerbaycan’ın-Şefeg-Dergisi” ve Sabir Beşirov’dan: Haneli Kerimli: Bir Ömrün Nağılı, başlıklı yazıları, kaynakları itibariyle yer almış.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-0MejrfYPCXE/TvHftJFLA-I/AAAAAAAAB64/mKP_Fgnp8e4/s1600/KELO%25C4%259ELAN.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://3.bp.blogspot.com/-0MejrfYPCXE/TvHftJFLA-I/AAAAAAAAB64/mKP_Fgnp8e4/s320/KELO%25C4%259ELAN.jpg" width="216" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="color: red; margin-bottom: 0.0001pt;"&gt;&lt;span style="font-size: x-large;"&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Cumhur Turan’dan:&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="color: red; margin-bottom: 0.0001pt;"&gt;&lt;span style="font-size: x-large;"&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Keloğlan ile Sincap&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="color: blue; margin-bottom: 0.0001pt;"&gt;&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Prof. Dr. İSA KAYACAN&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Cumhur Turan, birbiri ardına yayınladığı kitaplarıyla dikkat çeken isim ve imzalarımızın başında geliyor. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Cumhur Turan’ın, Keloğlan masallarının bir araya getirildiği 160 sayfalık “Keloğlan ile Sincap” adlı kitabı, merkezi Ankara’da bulunan Payda Yayıncılık, yayınları arasında günyüzü gördü. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Gülendem Gültekin, Payda Yayıncılık’ın usta yöneticisi, sahibi. Yayın çalışmalarının mükemmelliği görülüyor. Tebriklerimi sunmak istiyorum. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 35.45pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Kitap 24 bölümden oluşmuş. Şiirsel bir anlatımla ortaya konulan Cumhur Turan masallarının, Rüzgâr Fidan’ın resimleriyle zenginleştirildiğini görüyoruz. Kitabın editörü: Mehmet Oğulcan Turan. İlk bölüm şöyle başlıyor: &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; margin-left: 35.45pt; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Dağın yamacına oturmuş&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; margin-left: 35.45pt; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Bir köy varmış, &lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; margin-left: 35.45pt; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Bulutlarla yarenlik eden, &lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; margin-left: 35.45pt; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Orada yaşarmış, &lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; margin-left: 35.45pt; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Keloğlanla anası. &lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; margin-left: 35.45pt; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Evlerine, hani ev denirse, &lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 35.45pt;"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Çakınca merdivenleri / Girerler / Bir sofa / Sofaya açılan bir oda..&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Evin anlatımı sürüyor. Evin altındaki dam… Burada, bir eşek, iki keçi, bir horoz, birkaç tavuk varmış. Tarlaların tümü, evlerin tümü ağanınmış. Hayvanlarıyla birlikte, tüm köy, köy halkı ağanın malıymış..&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Şiirsel anlatımla ortaya konulanlar, şiirleştirilen anlatımlar, resimlerle yan yana getirilmiş, bütünleştirilmiş, zenginleştirilmiş. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Cabbar ağa hakim hilebaz, düzenbaz. Oyun üstüne oyun çeviriyor, hak hukuk tanımıyor. Kitabın, masalların 151 nci sayfasında, bölüm 23’de, Cabbar ağa yine görülüyor..&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; margin-left: 35.45pt; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Cabbar ağa, &lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; margin-left: 35.45pt; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Aşağılanma pahasına, &lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; margin-left: 35.45pt; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Süre isterken daha, &lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; margin-left: 35.45pt; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Kafaya koymuş ne yapacağını, &lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; margin-left: 35.45pt; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Hemen toplayıp adamlarını,&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; margin-left: 35.45pt; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Bir tuzak kurmuşlar Keloğlana..&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 35.45pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Sonra tuzak içinde, Keloğlan bir darbe ile bayılıp yere düşüyor. Çalıların arasından çıkan iki kişi, bir çuvala sazı, bir çuvala da Keloğlan’ı koyup, ağanın ahırına götürüyorlar. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 35.45pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Ağalığı tartışılan Cabbar ağa. Sonraki mısralardaki anlatımlarda, Keloğlan toprak dağıtımını hakça yapıyor. Ağalık düzenini bitiriyor. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 35.45pt;"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Kölelik yok bundan gayri, &lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 35.45pt;"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Toprak ana sütü gibi helaldır, &lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 35.45pt;"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;İşleyene &lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 35.45pt;"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Bu böyle biline…&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Diyerek, zalimlerin sonlarının nereye vardığını, ne olduğunu gösteriyor.&lt;/span&gt;&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; font-size: 14pt;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm;"&gt;&lt;span style="color: red; font-size: x-large;"&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Akşehir Postası Gazetesi&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="color: blue; margin-bottom: 0.0001pt;"&gt;&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Prof. Dr. İSA KAYACAN&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-TDEszmZYFiA/TvHfTjupndI/AAAAAAAAB6Y/aebjiMPpZpI/s1600/AK%25C5%259EEH%25C4%25B0R+POSTASI.jpg" imageanchor="1" style="clear: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="99" src="http://1.bp.blogspot.com/-TDEszmZYFiA/TvHfTjupndI/AAAAAAAAB6Y/aebjiMPpZpI/s320/AK%25C5%259EEH%25C4%25B0R+POSTASI.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; “Gazeteciliğin gerçek okulu Anadolu Gazeteleridir/Anadoluda gazetecilik yapmadan, yaygın basında çalışmaya başlamak, ilk, orta ve lise tahsili yapmadan, yüksek okula başlamak gibidir” şeklindeki görüşümden hareketle, Akşehir ilçemizde günlük yayınlanan “Akşehir Postası” Gazetesinin sayfaları arasında bir gezinti yapmak istiyorum. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 36.0pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Akşehir Postası ‘nın 166 ncı sayısı masamda. 12 normal boyutlu bir gazete Akşehir Postası. Gazetenin kimliğine bakıyorum: Sahibi: Mustafa Yıldız, Sorumlu Yazı İşleri Müdürü: Atilla Memiş, Sayfa editörü: Emre Suat Gürdal, Muhabirler: Mehmet Soyuk, İsmet Ak, E. Sıddık Develioğlu. Yazışma adresi: Nasreddin Hoca Cad. Doktorlar İş Mrk. Kat.2, Akşehir-Konya Tlf: 0332-812 45 46&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 36.0pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Birinci sayfa, özellikle yerel haberlerden seçmelerle oluşuyor, şekilleniyor. Aynı titizlik iç sayfalarda da kendini gösteriyor. Ali İbiş, Uğur Özteke, köşe yazılarıyla dikkat çekiyorlar. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 36.0pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Akşehir Postasının elimdeki sayısında, bendenizin, Mehmet Cem Yiğit’ten Harika Çocuklara Şiirler, başlıklı yazım da yer alıyordu. Ayrıca, Mehmet Barlas imzalı “Başlanan noktaya yeniden dönmenin büyük ağırlığı” başlıklı yazı, başyazı olarak veriliyordu. Şimdi, Akşehir Postası Gazetesinin sayfalarından bazı haberler başlıkları verelim efendim: &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 36.0pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Akşehir şehidini bugün uğurlayacak /Akşehir şehitler için yürüdü / Zümre Başkanları toplantısı yapılacak / Acı haberle sarsıldık / Rektör Okudan’ın gözyaşları / Konyaspor’da genel kurul zamanı / Kartal deplâsmanda mutlu / Konya’da güreş heyecanı başladı. vd.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;MEHMET CEM YİĞİT ŞİİRLERİNDEN&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Konya ilimizin Akşehir ilçesinden seslenen Mehmet Cem Yiğit hocanın yeni şiirleri var masamda. Bu şiirler; Hayat bu işte, Aşkın büyüsü var, Yapayalnız başlıklarının taşıyıcıları efendim. Aşkın büyüsü var adlı şiiri aşağıya alıyorum. Buyurun birlikte okuyalım: &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; margin-left: 35.45pt; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;AŞKIN BÜYÜSÜ VAR (Mehmet Cem Yiğit)&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; margin-left: 35.45pt; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; margin-left: 35.45pt; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Gökyüzünde bizim yakıcı güneş,&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; margin-left: 35.45pt; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Yeryüzünde bilindik sen, &lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; margin-left: 35.45pt; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Elimi tutan bulut beyazı elin, &lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; margin-left: 35.45pt; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Dolunayımsı nurlu yüzün, &lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; margin-left: 35.45pt; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Saman sarısı saçın, &lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; margin-left: 35.45pt; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Gözümü yudumlayan gözün, &lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; margin-left: 35.45pt; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Tatlı ufacık tefecik, &lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; margin-left: 35.45pt; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Bir tutam sözün, &lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; margin-left: 35.45pt; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Kulağımda demlenmiş şarkın, &lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; margin-left: 35.45pt; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Dilinde yorumladığın şiirim, &lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; margin-left: 35.45pt; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Doğrusu &lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; margin-left: 35.45pt; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Sen de beni kuşatan&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; margin-left: 35.45pt; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Aşkın büyüsü var..&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm;"&gt;&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; font-size: 14pt;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; ***&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="color: red; margin-bottom: 0.0001pt;"&gt;&lt;span style="font-size: x-large;"&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Azerbaycan’dan:&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="color: red; margin-bottom: 0.0001pt;"&gt;&lt;span style="font-size: x-large;"&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Prof. Dr. Hüseyn İsmayılov&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="color: blue; margin-bottom: 0.0001pt;"&gt;&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Prof. Dr. İSA KAYACAN&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 36.0pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Merkezi Ankara’da bulunan, Halk Kültürü Araştırmaları Kurumunun 2011 Türk Halk Kültürü Hizmet Ödülünü alan, Azerbaycan’lı bilim adamı Prof. Dr. Hüseyn İsmayılov’un Prof. Dr. İrfan Ünver Nasrattınoğlu tarafından hazırlanan biyografisi şöyle: &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 36.0pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;1952 yılında, Batı Azerbaycan’ın Göyçe mahalının Ağbulak köyünde doğdu. İlk ve orta öğrenimini doğduğu yerde yaptıktan sonra girdiği Devlet Pedagoji Enstitüsünü, 1974 yılında bitirdi. Aynı yıl Ararat rayonunun Şirazlı Orta okuluna öğretmen olarak atandı. 1975-76 yıllarında Sovyet ordusunda askerlik hizmeti yaptı. 1976- 88 yılları arasında Erivan Devlet Pedagoji Enstitüsünde Azerabaycan dili ve edebiyatı hocalığı yaparken çeşitli ülkelerdeki bilimsel toplantılara iştirak ederek bildiriler sundu. 1986’da Azerbaycan İlimler Akademisi Nizami Adına Edebiyat Enstitüsünde “Memmed Arif Rus Edebiyatının Tetkikatçısı Gibi” başlıklı teziyle “Filoloji İlimler Namzeti” bilim seviyesine yükseldi. 1989- 1994 arasında M.Azizbeyov adına Azerbaycan Neft ve Kimya Enstitüsünde Azerbaycan Dili bölümünün doçenti olarak görev yaptı. 1995- 2003 arasında Azerbaycan İlimler Akademisi Nizami adına Edebiyat Enstitüsü Folklor ilmi – medeni merkezinin Müdürlüğü’nü yaptı. 2004’de Bakü Devlet Üniversitesi’nde “Göyce Folklor Muhiti: Teşekkülü ve İnkişaf Yolları” adlı tezini savundu ve 2009 yılında AAK tarafından “profesör”lüğe yükseltildi. 2003-2011 arasında da Akademi Folklor Enstitüsü Müdürlüğü yaptı. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 36.0pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Prof. Dr. Hüseyn İsmayılov, folklor enstitüsünü bağımsız ve güçlü bir duruma getirdikten sonra, bir yandan araştırma ve derleme çalışmalarına, öte yandan kitap ve dergi yayınlarına hız verdi. “Azərbaycan Şifahi Halk Edəbiyyatına Dair Tətkiklər” (1961) ve Dede Korkut (2001), gibi tamamen folklor içerikli süreli yayınları başlattı ve yönetti. En büyük eseri ise, tümüyle Azerbaycan folklorunu derlemeyi amaçlayan 100 Ciltlik Azerbaycan Folkloru Antolojisi, bir yandan yayına hazırlanıp, öte yandan hızla basılmaktadır. Onun bir önemli etkinliği de, Türkiye ve Azerbaycan halkbilim uzmanlarını bir araya getiren sempozyumlardır ki, bu sempozyumlarda sunulan bildiriler hemen kitap bütünlüğünde yayımlanmaktadır. Bu düzenleme ve kitaplar, Türkiye ve Azerbaycan’da yaşayan insanların, kökende kardeş olduklarının somut göstergeleridir. Kuşkusuz bütün çalışmaları en üst seviyede takdir edilip, ödüllendirilmektedir. İsmayılov, değerli bir bilim adamı olarak, çok sayıda gencin tez hocalığını yaparak, Türkolojiye yeni doktorlar, doçentler, profesörler kazandırdı. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 36.0pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Hüseyn İsmayılov’un yönetimindeki folklor enstitüsü ile Halk Kültürünü Araştırmaları Kurumu’nda işbirliği olmuştur. 2002 yılında Silifke’de düzenlenen uluslararası folklor ve müzik festivaline, onun başkanlığında bir bilim, dans ve müzik heyeti iştirak etmiş, bu grup böyle büyük bir etkinlikte Azerbaycan’ı temsil etmiştir. Sonraki yıllarda, HKA’nın genel başkanı da Bakü’ye davet edilerek, enstitü çalışmaları hakkında bilgiler edinmiştir. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 36.0pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Bilimsel toplantılarda onlarca bildiriler sunan yöneten Prof. Dr. Hüseyn İsmayılov’un yayınlanmış kitapları şöyle sıralanıyor: &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 36.0pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; font-size: 9pt;"&gt;1. Aşik yaradıcılığı: menşeyi ve inkişaf merhaleleri, Bakü 2002&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 36.0pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; font-size: 9pt;"&gt;2. Göyçe aşık muhiti: teşekkülü ve inkişaf yolları, Bakü 2002&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 36.0pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; font-size: 9pt;"&gt;3. Azerbaycan folklorunun regional hususiyetleri, Bakü 2006&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 36.0pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; font-size: 9pt;"&gt;4. Azerbaycan’da aşık sanatı: Göyçe yöresi, Ankara, 2008&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 36.0pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; font-size: 9pt;"&gt;5. Aşık yaradıcılığı: menşeyi ve inkişaf merhaleleri, İran, 2008&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 36.0pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; font-size: 9pt;"&gt;6. Köroğlu- Azerbaycan Kahramanlık eposu, Budapeşte, 2008&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 36.0pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; font-size: 9pt;"&gt;7. Kitabi Dede Korkud- Azerbaycan kahramanlık eposu, Budapeşte, 2008&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 36.0pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; font-size: 9pt;"&gt;8. Azerbaycan aşıklık geleneği, Rusya- Kazan, 2009&amp;nbsp; &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 36.0pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; font-size: 9pt;"&gt;***&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="color: red; margin-bottom: 0.0001pt;"&gt;&lt;span style="font-size: x-large;"&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Dr. Kazan Dağyakalı duygularıyla&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="color: blue; margin-bottom: 0.0001pt;"&gt;&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Prof. Dr. İSA KAYACAN&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 36.0pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Ankara, merkez çıkışlı bir isim ve imza. Dr. Kazan Dağyakalı. Şiirleriyle bize ulaşıyor. Yazdıkları, yayınladıkları var. Sabır ve sorgula adlı, başlıklı şiirler sütunumuzun konukları:&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 35.45pt;"&gt;&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;SABIR (Dr. Kazan Dağyakalı)&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 35.45pt;"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Hani geçişler vardır. &lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 35.45pt;"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Bahardan yaza. &lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 35.45pt;"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Hani geçişler vardır, &lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 35.45pt;"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Hazandan kış’a.&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 35.45pt;"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;İklimde yaşanmasa da.&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 35.45pt;"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;İzin vermese de tabiat ana.&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 35.45pt;"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Zahmeride açar mı çiçek.&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 35.45pt;"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Hem de dalında.&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 35.45pt;"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Kardelenler açtı, / Gönül dağımda.&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 35.45pt;"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;İnsanda iklim gibi. &lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 35.45pt;"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Bahardan kış’a.&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 35.45pt;"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Ömür dediğin ne ki, &lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 35.45pt;"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Mevsimler kadar kısa. &lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 35.45pt;"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Kalp dıştan kulpsuz kapı gibidir, &lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 35.45pt;"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;İçerden açılırsa girebilirsin, &lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 35.45pt;"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Bazen de kapanır sebepsiz yere, &lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 35.45pt;"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Sabırdır sarıldığın, her seferinde. &lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 35.45pt;"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Bir büyük diyor ki; &lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 35.45pt;"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Hiç acı çekmemiş gibi sevin.&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 35.45pt;"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Karşılık beklemeden verin sevgiyi..&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 35.45pt;"&gt;&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;SORGULA (Dr. Kazan Dağyakalı)&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 35.45pt;"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Her seferinde; &lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 35.45pt;"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Konuştukça kırıcı oluyorsun, dilini sorgula. &lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 35.45pt;"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Sevildikçe vefasızlaşıyorsun. &lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 35.45pt;"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Gönlünü sorgula.&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 35.45pt;"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Gönül dehlizimde meşaleydin sen, &lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 35.45pt;"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Ne oldu ansızın bir anda söndün,&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 35.45pt;"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Zifiri karanlıkta koydun ya beni.&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 35.45pt;"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Geriye de dönemez insan, ömür bu giden.&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 35.45pt;"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Hani Mevlana diyor ya; &lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 35.45pt;"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;İnsanlar tek kanatlı melek gibidir.&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 35.45pt;"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Ancak birbirine sarılırsa uçabilirler. &lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 35.45pt;"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Sensizliğin özlemiyle yanıp tutuşan, &lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 35.45pt;"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Kanadı kırık bir kuş gibiyim, &lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 35.45pt;"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Geleceği birlikte karşılayalım derken, &lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 35.45pt;"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Yarım bırakılmış bir düş gibiyim. &lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 35.45pt;"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Ne diyeyim kanat senin, uçup gidersin, &lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 35.45pt;"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Başka gönüllere konup göçersin. &lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 35.45pt;"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Farkında olmadan geçiyor zaman, &lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 35.45pt;"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Yuvandan uçacak kanat gerdiğin.&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 35.45pt;"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Yalnızlık zor gelir baş edemezsin, &lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 35.45pt;"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Sığınacak dal arayan kuşa dönersin. &lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 35.45pt;"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Zaman varken gel biran önce,&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 35.45pt;"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Aklını başına topla, lütfen sorgula..&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 35.45pt;"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;***&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="color: red; margin-bottom: 0.0001pt;"&gt;&lt;span style="font-size: x-large;"&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Melâhat Ecevit Şiirlerindeki&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="color: red; margin-bottom: 0.0001pt;"&gt;&lt;span style="font-size: x-large;"&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;duygu zenginliğiyle&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="color: blue; margin-bottom: 0.0001pt;"&gt;&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Prof. Dr. İSA KAYACAN&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Isparta ilimiz merkezinden seslenen, Melahat Ecevit hocanım, duygu zenginliği içinde ortaya koyduğu şiirleriyle, zaman zaman bizimle selamlaşıyor. İki yeni şiiri daha var masamda. Bu şiirlerin, sütun darlığı nedeniyle bendenize ait bir düzenlemeyle sunuluşunu şöyle görmekteyiz: &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; margin-left: 35.45pt; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;HADİ CANIM SENDE (Melâhat Ecevit)&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; margin-left: 35.45pt; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Pişmanım diyerek hiç dönme geri, &lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; margin-left: 35.45pt; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Kitaba el bastım affetmem seni, &lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; margin-left: 35.45pt; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Dönüp de bakmadın yıktığın yeri, &lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; margin-left: 35.45pt; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Yaparım diyorsun, hadi canım sende!..&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 35.45pt;"&gt;&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;İkinci dörtlük&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;: Fırsat verilir mi gönül bilmeze? / Hasret çektim her an bir tatlı söze / Bakar kör dediğin gören çift göze / Akarım diyorsun, hadi canım sende?&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 35.45pt;"&gt;&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Üçüncü dörtlük&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;: Cevri cefalarla kalbimi kır da / Hıçkırılır yeri kurşunsuz vurda / Sanki sen de akıl denen şey varda / Satarım diyorsun, hadi canım sende. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; margin-left: 35.45pt; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Yalvarsan yakarsan yanıma varıp, &lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; margin-left: 35.45pt; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Hatta unuturum sanma yalvarıp, &lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; margin-left: 35.45pt; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Maziyi pul diye cepten çıkarıp, &lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; margin-left: 35.45pt; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Yakarım diyorsun hadi canım sende!..&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; margin-left: 35.45pt; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;DEMEMİŞ MİYDİN? (Melahat Ecevit)&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; margin-left: 35.45pt; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Ufak tefek şeylere kırılıp gitme!&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; margin-left: 35.45pt; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Olur böyle şeyler şikayet etme!&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; margin-left: 35.45pt; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Giyip ceketini O’nu terk etme!&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; margin-left: 35.45pt; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Daha dün aşığım, dememiş miydin?&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; margin-left: 35.45pt; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;*&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; margin-left: 35.45pt; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Eğer seviyorsan çare bulunur, &lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; margin-left: 35.45pt; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Affetmek büyüklük yakışan odur, &lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; margin-left: 35.45pt; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Hepimiz insanız suçumuz da olur, &lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; margin-left: 35.45pt; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Daha dün aşığım, dememiş miydin?..&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 35.45pt;"&gt;&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Üçüncü dörtlük&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;: Kızgın bakışları çek gözlerinden / Kırıcı sözleri sök sözlerinden / Mutluluk yaşları dök gözlerinden / Daha dün aşığım, dememiş miydin?&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 35.45pt;"&gt;&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Dördüncü dörtlük&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;: Önce kendinle bir barış bakalım / Çalı çırpı ile kini yakalım / Aşktan başkasını çöpe atalım / Daha dün aşığım, dememiş miydin?..&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 36.0pt;"&gt;&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;GÜNÜN SÖZLERİ: &lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 36.0pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;1. En iyi öğüdü ancak kendine verebilirsin (&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;Çiçero&lt;/b&gt;) &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 36.0pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;2. Övgü; iyi adamı daha iyi, kötü adamı daha kötü yapar (&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;Thomas Fuller&lt;/b&gt;) &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 36.0pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;3. Başarı, istediğini elde etmek, mutluluk ise, elde ettiğini sevmektir (&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;Brawn&lt;/b&gt;) &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 36.0pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;4. Hizmet amaçlı işler başarıya, kâr amaçlı olanlar ise, başarısızlığa yöneliktir (&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;Nicholas M.Butler&lt;/b&gt;) &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 36.0pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;5. Bir kişiye yapılan haksızlık, bütün topluma karşı işlenen bir suçtur (&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;Uğur Mumcu&lt;/b&gt;) &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 35.45pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;***&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="color: red; margin-bottom: 0.0001pt;"&gt;&lt;span style="font-size: x-large;"&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Değişik bölgelerimizin dergilerinden&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="color: blue; margin-bottom: 0.0001pt;"&gt;&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Prof. Dr. İSA KAYACAN&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Dergilerimizin genellik içinde bize ulaşmaları sonucunda yaptığımız mini değerlendirmeler sürüyor: &amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 36.0pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;1-&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;YESEVİ DERGİSİ&lt;/b&gt;: İstanbul’da aylık olarak yayınlanıyor. Sevgi dergisi Yesevi’nin 215 nci sayısı bize ulaştı. Sahibi ve Yazı İşleri Müdürü Erdoğan Aslıyüce. Yazışma: P.K.30 Beyazıt-İstanbul.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 36.0pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;2-&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;ANADOLU’NUN SESİ GAZETESİ&lt;/b&gt;: Başbakanlık, Basın-Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğünce aylık yayınlanan Anadolu’nun Sesi Gazetesi, 300 ncü sayısına ulaştı. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 36.0pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;3-&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;KARINCA DERGİSİ&lt;/b&gt;: Türk Kooperatifçilik Kurumu tarafından aylık yayınlanıyor. Karınca dergisinin 898 nci sayısı bize ulaştı. Yazışma: C.Atıf Kansu Cad. 6.Sk.No:35-9 Balgat-Ankara&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 36.0pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;4-&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;ALKIŞ DERGİSİ&lt;/b&gt;: Kahramanmaraş’ta iki ayda bir yayınlanıyor, kültür, sanat dergisi. 60 ncı sayısı bize ulaştı bu derginin. Yazışma: P.K.42 Kahramanmaraş. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 36.0pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;5-&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;YENİSES DERGİSİ&lt;/b&gt;: Osmaniye’de aylık yayınlanıyor. 190 ve 191 nci sayıları ayrı ayrı yayınlandı Yenises’in. Yazışma: Atatürk Cad.No:201, Kat. 3 Osmaniye&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 36.0pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;6-&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;NEVZUHUR DERGİSİ&lt;/b&gt;: Antalya’da aylık yayınlanıyor.&amp;nbsp; Edebiyat, kültür ve sanat dergisi 24 ncü sayısı bize ulaştı. Sahibi: Mustafa Akbaba. Yazışma: Atatürk Cad. 1306 Sk.Akbaba Apt. No:1-2 Antalya.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 36.0pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;7-&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;ERCİYES DERGİSİ&lt;/b&gt;: Aylık Fikir ve Sanat Dergisi olan Erciyes’in 404,405,406 ve 407. sayıları ayrı ayrı yayınlandı. Sahibi: Alim Gerçel, Yazışma: P.K.218 Kayseri. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 36.0pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;8-&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;KAYSERİ TÜRK OCAĞI DERGİSİ&lt;/b&gt;: İki ayda bir yayınlanıyor. 117 ve 118 nci sayıları ayrı ayrı yayınlanarak bize ulaşan Kayseri Türk Ocağı Dergisinin sahibi: Prof.Dr.Abdülkadir Yuvalı. Yazışma: Esenyurt Mhl.Türk Ocağı Cad. No: 5 Melikgazi-Kayseri. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 36.0pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;9-&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;İSTİKLÂL GAZETESİ&lt;/b&gt;: 16 normal sayfayla, aylık, Kayseri’de yayınlanıyor. 85, 86, 87 ve 88. sayıları bize ulaştı bu gazetenin. Sahibi ve Yazı İşleri Müdürü: Mehmet Emin Batur. Yazışma: Cevher Nesibe Mhl. Donanma Cad. No:13 Kocasinan-Kayseri. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 36.0pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;10-&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;DEĞİRMEN DERGİSİ&lt;/b&gt;: Sakarya ilimizin Adapazarı merkezinde yayınlanıyor. Edebiyat ve düşünce dergisi. 24 ncü sayısı masamda bu derginin. Sahibi: Adem Yıldırım. Yazışma adresi: Tığcılar Mhl. Döner geçit Sk.Altun İş Mrk. No: 4-3 Adapazarı-Sakarya. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 36.0pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;11-&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;EDEBDAĞ DERGİSİ&lt;/b&gt;: İki ayda bir yayınlanıyor, edebiyat, sanat, fikir dergisi. 5. sayısı masamda olan Edebdağ’ın Sahibi, Genel Yayın Yönetmeni ve Yazı İşleri Müdürü: Ayşe Yılmaz, Yazışma adresi: Cumhuriyet Mhl. Yavuz Sultan Selim Cad. No: 26 Emirdağ – Afyonkarahisar. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 36.0pt;"&gt;&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;GÜNÜN SÖZLERİ: &lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 36.0pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;1. Kendini akıllı sanan herkes aptaldır (&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;Voltaire&lt;/b&gt;) &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 36.0pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;2. Hiçbir şey, acıdan daha hızlı gelemez (&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;Bailey&lt;/b&gt;) &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 36.0pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;3. Gerçek dostu olmamak, yalnızlığın en kötüsüdür (&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;Francis Bacon&lt;/b&gt;) &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 36.0pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;4. Dünkü acılar, bugünkü sevinçlerin kaynağını oluşturur (&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;Pollok&lt;/b&gt;) &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 36.0pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;5. Çiçeğin dikeni var diye üzüleceğimize, dikenin çiçeği var diye sevinelim (&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;Goethe&lt;/b&gt;) &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; ***&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="color: red; margin-bottom: 0.0001pt;"&gt;&lt;span style="font-size: x-large;"&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Mustafa Kemal Yılmaz’dan: Ağıt&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="color: blue; margin-bottom: 0.0001pt;"&gt;&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Prof. Dr. İSA KAYACAN&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Eğitimci, şair, yazar, araştırmacı ve parlâmenter Mustafa Kemal Yılmaz, şehitlerimizin ardından, Depremlerde kaybettiklerimizin ardından gözyaşı döküyor. Duygularını mısralara aktarıyor. 24 şehidimizin ardından yine gözyaşı döktü; “Yüreğimiz kan ağlıyor. Yas tutuyor. Ağlıyoruz. Sevgili şehitlerimize cenabı Allahtan bol bol rahmet diliyoruz. Cennette nur içinde uyusunlar.&amp;nbsp; Ailelerinin acılarını yürekten paylaşıyoruz. Onların her birini, oğlum, torunum gibi seviyorum” diye devam ediyor Mustafa Kemal Yılmaz. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 35.45pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Depremde ölenlerin anısına yazdığı 19 ayrı bölümden meydana gelen bir ağıtı var Mustafa Kemal Yılmaz’ın. Bu ağıtın ilk beş bölümü: &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; margin-left: 35.45pt; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;AĞIT (M.Kemal Yılmaz)&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; margin-left: 35.45pt; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Nar tanesi, nur tanesi, &lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; margin-left: 35.45pt; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Annesinin bir tanesi, &lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; margin-left: 35.45pt; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Sapır sapır dökülüvermiş meyveler. &lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; margin-left: 35.45pt; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Toprağa karışmış hepsi, &lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; margin-left: 35.45pt; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Olgunu, ekşisi, tatlısı, tazesi.&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; margin-left: 35.45pt; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; margin-left: 35.45pt; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Nar tanesi, nur tanesi, &lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; margin-left: 35.45pt; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Süt kokan bebeklerin ağzında, &lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; margin-left: 35.45pt; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Yorgun uykusunda anaların memesi.&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; margin-left: 35.45pt; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; margin-left: 35.45pt; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Soluvermiş bir anda tüm bahçelerin gülü, &lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; margin-left: 35.45pt; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Karanlıkta sımsıcak sarılmışlar birbirine, &lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; margin-left: 35.45pt; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Yüz ölü, bin ölü, on bin ölü. &lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; margin-left: 35.45pt; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; margin-left: 35.45pt; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Yeni doğmuş kimi, &lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; margin-left: 35.45pt; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Kimi yedisinde, kim otuzunda, kırkında, &lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; margin-left: 35.45pt; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Yetmişinde olan da var. &lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; margin-left: 35.45pt; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Kiminin tutulmuş dili, &lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; margin-left: 35.45pt; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Kiminin kopmuş küçücük eli, &lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; margin-left: 35.45pt; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Acıman yok mu senin kudurmuş canavar..&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; margin-left: 35.45pt; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; margin-left: 35.45pt; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Bre sarhoş dünya, bre deli toprak..&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; margin-left: 35.45pt; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Dökülüyor kasırgada yaprak yaprak,&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; margin-left: 35.45pt; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Devrilmiş ulu çınar, &lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; margin-left: 35.45pt; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Gövde kırık, dal kırık, &lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; margin-left: 35.45pt; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Yürek kırık, umut kırık, bacak kırık, kol kırık. &lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; margin-left: 35.45pt; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;***&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="color: red; margin-bottom: 0.0001pt;"&gt;&lt;span style="font-size: x-large;"&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Dergilerin sayfaları içinden&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="color: blue; margin-bottom: 0.0001pt;"&gt;&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Prof. Dr. İSA KAYACAN&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Dergilerin sayfaları içinden, dergi sayfalarının içinden bazı bilgilerin nakledilmesiyle ilgili genel görüntüyü birlikte izleyelim efendim. Buyurun; &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 36.0pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;1-&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;AKPINAR DERGİSİ&lt;/b&gt;: Niğde ilimiz merkezinde iki ayda bir yayınlanıyor. Kültür, sanat ve edebiyat dergisi. 33. sayısı masamda Akpınar Dergisinin. Sahibi ve Genel Yayın Yönetmeni: İsmail Özmel. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 36.0pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;2-&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;SERVER BÜLTENİ&lt;/b&gt;: Ankara’da Server Vakfı tarafından iki ayda bir yayınlanan bülten. 19 ncu sayısı bize ulaştı Server’in efendim. Vakıf adına sahibi: Mehmet Ali Bulut. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 36.0pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;3-&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;YESEVİ DERGİSİ&lt;/b&gt;: İstanbul’da Hoca Ahmed Yesevi Vakfı tarafından aylık olarak, yayınlanan sevgi dergisi. Sahibi ve yazı işleri müdürü: Erdoğan Aslıyüce. 209 ve 210 ncu sayıları ayrı bize ulaştı bu derginin. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 36.0pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;4-&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;SUSMA DERGİSİ&lt;/b&gt;: Aylık dergi olarak yayınlanıyor. Sahibi: Sevim Arı. 33 ncü sayısı bize ulaştı bu derginin. Ayrıca haftalık yayınlanan “Susma” Gazetesinin 443 ve bu aradakilerle 447 nci sayısı da bize ulaştı anılan gazetenin efendim. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 36.0pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;5-&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;SARIZEYBEK DERGİSİ:&lt;/b&gt; Söke Şairler ve Yazarlar Derneğince iki ayda bir yayınlanan, edebiyat, kültür, sanat ve turizm dergisi olan Sarızeybek’in sahibi ve sorumlu yazı işleri müdürü: Tülay Sarayköylü. 49 ncu sayısı bize ulaştı bu derginin. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 36.0pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;6-&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;ÜÇ MAYIS DERGİSİ&lt;/b&gt;: Türk Ocakları Salihli Şubesince yılda bir kez yayınlanıyor. Derginin sahibi: Ersin Bayır. Genel Yayın Yönetmeni: Gündüz Aydın. Baskı tarihi: 03 Mayıs 2011 elimizdeki derginin efendim. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 36.0pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;7-&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;YENİ SİZE DERGİSİ&lt;/b&gt;: İstanbul’da aylık yayınlanıyor. Sanat, edebiyat, kültür, fikir dergisi olarak yayınlanan Yeni Size’nin 91 ve 92 nci sayıları ayrı ayrı yayınlanarak bize ulaştı. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 36.0pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;8-&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;ÇAĞRI DERGİSİ&lt;/b&gt;: Ankara’da aylık yayınlanıyor. Kültür sanat, folklor dergisi olan Çağrı’nın sahibi: M.Emrehan Halıcı, genel koordinatör: Feyzi Halıcı. Çağrı Dergisinin 618 ve 619 ncu sayıları ayrı ayrı yayınlanarak bize ulaştı. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 36.0pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;9-&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;NEVZUHUR DERGİSİ&lt;/b&gt;: Antalya’da, edebiyat, kültür ve sanat dergisi olarak aylık yayınlanıyor. Sahibinin Mustafa Akbaba olduğu Nevzuhur dergisinin 21 ncu sayısı bize ulaştı. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 36.0pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;10-&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;KUMRU DERGİSİ&lt;/b&gt;: Gaziantep’de, tarih, kültür, sanat ve edebiyat dergisi olarak yayınlanan Kumru’nun sahibi: Abdulhadi Bay. 5 nci sayısı bize ulaştı Kumru Dergisinin. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 36.0pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;11-&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;GÜLLÜK DERGİSİ&lt;/b&gt;: Antalya’da yayınlanıyor. 50. sayısı, Antalya 5. Şairler Buluşması özel sayısı olarak günyüzü gördü. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 36.0pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;12-&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;YEŞİL BEYAZ ARTVİN DERGİSİ&lt;/b&gt;: Haber ve kültür dergisi olarak Artvin merkezde yayınlanıyor. Üç ayda bir yayınlanan Yeşil Beyaz Artvin Dergisinin sahibi ve genel yayın yönetmeni: Yaşar Kars, &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 36.0pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;13-&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;SANAT SOKAĞI DERGİSİ&lt;/b&gt;: Kültür, sanat ve edebiyat dergisi olarak Bolu’da iki ayda&amp;nbsp; bir yayınlanıyor. Sahibi ve Yazı İşleri Müdürü: Semra Kocabaş. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; ***&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="color: red; margin-bottom: 0.0001pt;"&gt;&lt;span style="font-size: x-large;"&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Almanya’dan Kemal Petricli’nin &lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="color: red; margin-bottom: 0.0001pt;"&gt;&lt;span style="font-size: x-large;"&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;duygularından&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="color: blue; margin-bottom: 0.0001pt;"&gt;&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Prof. Dr. İSA KAYACAN&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 36.0pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Kemal Petricli Almanya’nın Köln şehrinde yaşıyor. Buradan yazdıklarıyla, bize ulaştırdıklarıyla, gazetelerde yeralan yazılarıyla dikkat çekmeye devam ediyor. Nezaket dolu duygularıyla, mektuplaştırdığı cümlelerinden: &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;Değerli dost İsa Kayacan&lt;/b&gt;; Epeydir size yazamadığım için üzgünüm. Affedin. Biraz gezdim, dolaştım. Aslında, sizin yoğun&amp;nbsp; uğraşınıza bir nevi engel olmak istemediğimde işin aslında vardı. Selam, sevgi, sağlık sizinle olması dileğimle. (Köln, 20.10.2011).&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;KEMAL PETRİCLİ DUYGULARINDAN-YAZILARINDAN&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 36.0pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;1- Siz doğruysanız, ben doğruysam, herkes doğru sayılır. Gücümüz ifadeli, duygularımız yolu aşmış, sevdiğimiz güvenle taşmış, bu orijinal dünya içinde hayatın tadı doyumsuzlaşır da doyumsuzlaşır. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Desem ki; Bir yere girmek isterseniz dar kapıdan girmeye çabalayın. Çünkü, geniş kapıyla, geniş yol insanları mahva götürür ve buralardan geçenler çoktur. Hayata götüren kapı dardır (&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;Hayata götüren kapı dardır.&lt;/b&gt;)&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 36.0pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;2- İnsanı Tanrının oyuncağı yapan aşktır, demiş Portekizli bir yazar. Aşk insanı deli yapar mı?. Yapmaz.. Peki kimin kalbi zarar görür?.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Sevmekten vazgeçemeyenlerin mi? Yanlışsa çizin üstünü ve zararı, sevilen, karşılık vermeyen kalpler görür deyiverir. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Ahh ne desek, sevgisiz dünya uygun olmayan pratik bir çözüm. (&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;Düşünce Binası&lt;/b&gt;)&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 36.0pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;3- “Bilgisizlik avantaj halinde kullanılırsa, çobanlık baş tacı edilir” derler ama bilgi avantaj halinde kişinin hem kendisine, hem ülkesine fayda sağlamış olur. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Çeşitli gölgelerle yaşadığımız dünyayı fark edemiyorsak, gözlerimizi kapatan, gözlükleri çıkarıp etrafı iyice bakmalıyız. Çünkü bilinmeyen düşman, gölgelerde dimdik durur. An geldiğinde kımıldama cesareti gösterir. Hikâyesinin bir bölümünü halletmeyi düşünür (&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;Adalet Terazisi&lt;/b&gt;)&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 36.0pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;4- Gurbetçi insanı, gurbette yalnızlığı ulaşılmaz bir yerde gömülü gibidir. Unutulmuş bir yerde kaybolan aranan bir misal benzeri. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Biz gurbetçiler selden korkmadık, taşkın sulardan çekinmedik.. Düşünüp de yardım katkısı amacı güdüp, böylesi insani tavırla geldik gurbete. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 36.0pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Kör değil, topal değildik ki. O zaman turpu şalgamdan ayırt etmek güç olurdu. Kayıp bir ruh gibi orada, burada dolaşır durur hayat dalgasının arasında kaybolurduk. Ama yabancı hayatları gözetlemeye tenezzül eden Almanların arasında kaybolacağımızı ilk zamanlar aklımıza getiremedik (&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;Düşünce Parçaları, Kemal Petricli&lt;/b&gt;)&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 36.0pt;"&gt;&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;GÜNÜN SÖZLERİ: &lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 36.0pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;1. Hatalar miras değildir, savunmaya değmez (&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;Edmund Burke&lt;/b&gt;) &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 36.0pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;2. Bütün bildiklerini söyleme, ama söylediğin her şeyi bil (&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;Matthias Cladius&lt;/b&gt;) &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 36.0pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;3. Geçmişe ait olan ben değilim, geçmiş bana ait (&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;Mary Antin&lt;/b&gt;) &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 36.0pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;4. Övülmek isterseniz, alçak gönüllülüğü yem olarak kullanınız (&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;Lord Chesterfield&lt;/b&gt;) &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 36.0pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;5. Üç gerçek dost vardır: Yaşlı bir eş, yaşlı bir köpek, hazır para (&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;Franklin&lt;/b&gt;) &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; ***&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="color: red; margin-bottom: 0.0001pt;"&gt;&lt;span style="font-size: x-large;"&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;MPM’den: Kalkınmada&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="color: red; margin-bottom: 0.0001pt;"&gt;&lt;span style="font-size: x-large;"&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Anahtar, verimlilik&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="color: blue; margin-bottom: 0.0001pt;"&gt;&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Prof. Dr. İSA KAYACAN&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Kısa adı MPM olan, Milli Prodüktivite Merkezi, verimlilikle ilgili çalışmalarını yıllardır sürdürüyor. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 36.0pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Hatta, bu kuruluşumuzdan, 1990’lı yıllarda üç kez “Verimliliğe katkı ödülü” aldığımı, verimlilik ilke ve duygularının Anadolu Basınına taşınmasında hizmet katkılarımın olduğunu hatırlıyorum. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 36.0pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Bu kuruluşumuzun yani MPM’nin değişik yayınları vardır. Eskiden bana her yayından gönderilir, bende bu yayınların tanıtımlarıyla ilgili yazılarımı sayfalara aktarır, özellikle Anadolu Basınında sıkça yer verirdim. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 36.0pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Elimde, “MPM, Kalkınmada Anahtar, Verimlilik” adlı bir dergi var. Milli Prodüktivite Merkezince aylık yayınlanıyor. Önceki yıllarda bu yayın, yine dergi boyutunda, gazete zenginliği içerik görüntüsüyle yayınlanırdı. Şimdilerde dergi görünümü arzediyor. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 36.0pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Şubat 2011 ayına ait 266 sayılı “Kalkınmada Anahtar Verimlilik” in kimlik bölümüne bakıyoruz: Sahibi: MPM Yönetim Kurulu adına Genel Sekreter Vekili Necmettin Erkan, Sorumlu Yazı İşleri Müdürü: Cangül Tosun, Yönetim Kurulu Başkanı: Mustafa Deryal, Genel Koordinatör: Nevzat Korkmaz. MPM’nin&amp;nbsp; derginin yönetim yeri: Gelibolu Sk.No:5 Kavaklıdere-Ankara. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 36.0pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Milli Prodüktivite Merkezi Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Deryal’ın “Büyüyen Türkiye’nin itici gücü: Verimlilik” başlıklı bir sunuşu var. Mustafa Deryal bu yazının bir yerinde; “Cumhuriyetimizin 100. yılında Türkiye’nin dünyanın en büyük ilk 10 ekonomisi arasında yer alabilmesi, büyümede toplam verimliliğin ağırlığının artmasına bağlıdır” diyor. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 36.0pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Verimlilik haberlerine ilişkin, iller itibariyle gerçekleştirilen çalışmalardan örnekler veriliyor ilk sayfalarda. Bazı başlıklar: &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 36.0pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;-Türkiye Ekonomisinin verimlilik performansı (Dr. Halit Suiçmez), &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 36.0pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;-Sosyal medya ve markalaşma (Çağla Karabacakoğlu), &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 36.0pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;-2010 yılı üçüncü çeyreğinin verimlilik göstergeleri açıklandı (MPM Verimlilik Ölçme ve İzleme Bölüm Başkanlığı), &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 36.0pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;-Türkiye’de imalat sanayinin tarihsel gelişimi (Hürol Mete), &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 36.0pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;-İş yaşamında Mobbing (psikolojik yıldırma) gerçeği ve insan hakları (Doç. Dr. Emine Özmete),&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 36.0pt;"&gt;&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;GÜNÜN SÖZÜ: &lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 36.0pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Gideceğiniz yeri bilmiyorsanız, vardığınız yerin önemi yoktur (Peter F.Drucker). &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; ***&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="color: red; margin-bottom: 0.0001pt;"&gt;&lt;span style="font-size: x-large;"&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Ankaralı bir ozan:&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="color: red; margin-bottom: 0.0001pt;"&gt;&lt;span style="font-size: x-large;"&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Duran Eroğlu (Sevdai)&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="color: blue; margin-bottom: 0.0001pt;"&gt;&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Prof. Dr. İSA KAYACAN&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Zaman içinde, tanıma ve yazdıklarının mısraları arasında gezme fırsatı bulduğum, şair, ozan-yazar ve gazeteci arkadaşlarımın sayısı giderek artarken, bunlardan bana ulaşanların sayısında da aynı oranda artışlar gözlenmekte. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Duran Eroğlu, Sevdai mahlasını kullanıyor. Şiirleriyle, sazın tellerini konuşturmasıyla, ustalarımız arasına girme çalışmalarının sonuna doğru yaklaşan bir arkadaşımız Duran Eroğlu. Şiirlerinden bir demet masamda Sevdai’nin. Bu şiirleri, hece vezni tekniğiyle, halk ozanlarımızın tarzıyla yazılmış, Sevdai’nin imzasını taşıyan, başarılı şiirler olarak görülmekte. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Kim saracak?, Ne anladın? Fark alemi, Hasret fırtınası, Olmaz deme, Gel seyreyle, Tutunamadım, ol Leyla, Leyla, Melek yüzlüm, Kapanmadan gel, adlarının taşıyıcıları şiirleriyle, dertlerden dertlere salınan başıyla, bir garip gibi dolaşan Duran Eroğlu, mutsuzlar şehrinde sürekli üzgün duruyor. Tertemiz yüreğin taşa döndürülüşü karşısındaki isyanıyla sevdiğinin karşısına çıkarken, sabretmesini biliyor, susmasını biliyor. Zamanın en iyi ilaç olduğu gerçeğinden ayrılmıyor. Fark Alemi şiirinde şöyle sesleniyor: &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; margin-left: 35.45pt; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Aşığa sorulmaz ecel korkusu, &lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; margin-left: 35.45pt; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Cananı canana verdikten sonra, &amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; margin-left: 35.45pt; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Zamanı durdurur vuslat coşkusu, &lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; margin-left: 35.45pt; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Has bahçe gülünü derdikten sonra… &lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; margin-left: 35.45pt; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; margin-left: 35.45pt; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;İbadet sayılır, çektiği çile, &lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; margin-left: 35.45pt; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Tarifi yakışmaz cahilde dile, &lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; margin-left: 35.45pt; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Üzülmez Sevdai, yerseler bile, &lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; margin-left: 35.45pt; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Cümle kâinatı sevdikten sonra…&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 35.45pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Hani öksüz olmak, kimsesiz olmak, yalnızlık içinde çırpınıp durmak vardır ya, Duran Eroğlu-Sevdai’de “öksüz bulutlar” gibidir. Gözyaşlarıyla, damlalarıyla haber salar sevdiğine. Bir başına yalnız kaldığı için, haykırır,&amp;nbsp; “Bir başıma yalnız kaldım, nerdesin?” diye sorar&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Dünya malına güvenmenin yanlışlığını anlatırken, “bana bir şey olmaz deme” diyerek uyarıda bulunur. Niyetinin yâre kavuşmak olduğunu açık açık anlatırken, “Karlı dağlar gibi çileli başım/Yoruldum, dünyaya tutunamadım/Dertler ateşinde kaynarken aşım/Darıldım dünyaya tutunamadım” mısralarıyla duygularını ortaya koyar. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Sonra, yüreğindeki duygularını anlatır: “Yüreğim feryatta geçmiyor sözüm/Gel buna bir çare, bul Leyla Leyla” diye çağrıda bulunur. Sesi duyulur mu bilmiyoruz!..Duyulur inşallah!..&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; ***&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="color: red; margin-bottom: 0.0001pt;"&gt;&lt;span style="font-size: x-large;"&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Manisa’dan Kâzım Poyraz’ın yeni şiirleri&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="color: blue; margin-bottom: 0.0001pt;"&gt;&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Prof. Dr. İSA KAYACAN&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Şiirler, şairleriyle güçlülük kazanan, kalıcılıkları üzerinde konuşulan mısralar bütünü. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 36.0pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Manisa ilimiz merkezinden seslenen, şair-araştırmacı Kâzım Poyraz hocanın yeni şiirleri var masamda.&amp;nbsp; Geleli epey oldu. Sayfalarında, mısraları arasındaki gezintilerim gecikiyor. Kısmet bugüneymiş.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 36.0pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Kazım Poyraz bir hece şairi. Duyguları zenginlik içinde... Kalıcılığı fazla olan şiirleriyle karşımıza çıkıyor, bize ulaşıyor. O’nun dörtlükleri var, kısa gibi görünüp anlam zenginliği içinde olan. Bunlardan biri şöyle efendim (Neden?):&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; margin-left: 35.45pt; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Sarı saçını ince tel tel örük yaparsın, &lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; margin-left: 35.45pt; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Beni görünce dönüp, başka yola saparsın, &lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; margin-left: 35.45pt; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Söyle cefa mı nazın, çektiğim bunca çile&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; margin-left: 35.45pt; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Bu seferde gül gayrı, neden kaşın çatarsın?.&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 35.45pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Öteki dörtlüklerde, kalpde yanan aşk közünden, hayatın sonunun bir gün geleceğinden, gonca güllerde nice sırların gizliliğinden, dünyada çile çekmeyen aşığın olmadığından, umut dolu sevgilerin peşinde koşarken yorgun düştüğünden, gençliğinin seller gibi akıp gittiğinden, geçtiğinden, gül yüzlü yâre hasret kaldığından söz ediyor uzun uzun. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 35.45pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Sonra nazlı çiçekten, yolunun gurbet oluşundan, oburun feryadından, hayatın borana benzediğinden, ak kızın sevgisinden, bir Yörük kızına duyduğu hislerden,. duygulardan söz ederek oluşturduğu mısralardan meydana gelen şiirleriyle sanat ve edebiyat dünyamızın önde gelen isim ve imzaları arasında yer alan Kazım Poyraz hocanın, “Görmeye geldim” adlı, başlıklı şiirinden (bu şiir altı dörtlükten meydana geliyor) karşımıza çıkan dörtlüklerden: &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; margin-left: 35.45pt; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Elâ gözlüm karakaşlım, &lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; margin-left: 35.45pt; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Kara benzer beyaz dişlim,&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; margin-left: 35.45pt; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Gövel ördek gibi döşlüm, &lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; margin-left: 35.45pt; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Uzaktan görmeye geldim. &lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; margin-left: 35.45pt; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; margin-left: 35.45pt; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Kazım sondur gurbet yolu, &lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; margin-left: 35.45pt; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Hasret bitsin canım gülü, &lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; margin-left: 35.45pt; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Meydanda vursun davulu, &lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; margin-left: 35.45pt; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Düğünü kurmaya geldim.&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 36.0pt;"&gt;&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;GÜNÜN SÖZLERİ: &lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 36.0pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;1. Doğru yolda olsanız bile, eğer orada öylece beklerseniz, ezilirsiniz (&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;Will&lt;/b&gt;) &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 36.0pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;2. Her zaman, yapamayacağım şeyler üzerinde çalışıyorum ki, nasıl yapabileceğimi öğreneyim (&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;Pablo Picasso&lt;/b&gt;) &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 36.0pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;3. Yüksek bir dağa çıkma güçlüğünden kaçınırsanız, güzellikleri tam olarak göremezsiniz (&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;William Shakespeare&lt;/b&gt;) &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 36.0pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;4. İki şeyin elden gitmeden değerini takdir etmek zordur: Sağlık ve gençlik (&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;Hz.Ali&lt;/b&gt;)&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 36.0pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;5. İnsanlar başaklara benzerler, içleri boşken başları havadadır, içleri doldukça eğilirler (&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;Montaiqne&lt;/b&gt;) &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm;"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; ***&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="color: red; margin-bottom: 0.0001pt;"&gt;&lt;span style="font-size: x-large;"&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Serhad Artvin Gazetesi şairlerinden&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="color: blue; margin-bottom: 0.0001pt;"&gt;&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Prof. Dr. İSA KAYACAN&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Artvin ilimiz merkezinde günlük yayınlanan “Serhad Artvin” Gazetesi sayfalarında şiirleriyle yeralan isim ve imzalardan aldıklarımız var efendim. Bunlar sırasıyla&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 36.0pt;"&gt;&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;OKTAY ŞENOL’DAN&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 36.0pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Oktay Şenol isim ve imzası, yıllardır izlediklerimin başında geliyor. Oktay Şenol’un Serhad Artvin Gazetesinde yer alan şiirlerinden: “Ayrılırsan”, başlıklı olanı dört ayrı dörtlükten, “Şiirler”, başlıklı şiiri de yine dört ayrı bölümden oluşuyor. Bu şiirlerden birer dörtlük: &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; margin-left: 35.45pt; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; margin-left: 35.45pt; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;AYRILIRSAN (Oktay Şenol)&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; margin-left: 35.45pt; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Sana dünyada gülmek yok, &lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; margin-left: 35.45pt; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Sana akıl veren pek çok, &lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; margin-left: 35.45pt; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Çok sıkıntılara düşersin çok, &lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; margin-left: 35.45pt; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Milliyetinden,&amp;nbsp; geçmişinden ayrılırsan…&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; margin-left: 35.45pt; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; margin-left: 35.45pt; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;ŞİİRLER (Oktay Şenol)&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; margin-left: 35.45pt; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Şiir içten gelerek yazılırsa şiirdir, &lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; margin-left: 35.45pt; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Ismarlama yazılan asla şiir değildir, &lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; margin-left: 35.45pt; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Ey eline kalemi alarak yazan dostum, &lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; margin-left: 35.45pt; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Yıllarını vermeyen insan şair değildir..&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 35.45pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Serhad Artvin Gazetesinde şiirleri yayınlananlardan iki isim ve imza, Özer Bilir, Nuri Aydın olarak görünüyor. Özer Bilir’in uzunca bir şiiri “İşte gidiyorum” başlığıyla karşımıza çıkıyor. Nuri Aydın’ın “Bu milletin kaderi” adlı şiiriyse beş ayrı dörtlükten meydana geliyor. Bu şiirlerden: &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; margin-left: 35.45pt; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;İŞTE GİDİYORUM (Özer Bilir)&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; margin-left: 35.45pt; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Git dedin, gidiyorum işte, &lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; margin-left: 35.45pt; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Ama dön desende, &lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; margin-left: 35.45pt; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Artık dönemem, &lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; margin-left: 35.45pt; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Yolum çok uzun, &lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; margin-left: 35.45pt; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Kim bilir, neler bekliyor beni..&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; margin-left: 35.45pt; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; margin-left: 35.45pt; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;BU MİLLETİN KADERİ (Nuri Aydın)&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; margin-left: 35.45pt; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Derelerden kanal açtı Atalar, &lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; margin-left: 35.45pt; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Suları bizlere ettiler yadigâr, &lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; margin-left: 35.45pt; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Bu nimeti kimse satamaz&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; margin-left: 35.45pt; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Halk bu işin altında yatamaz. &lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8250509216773248612-7009025020829932032?l=isakayacan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://isakayacan.blogspot.com/feeds/7009025020829932032/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8250509216773248612&amp;postID=7009025020829932032' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8250509216773248612/posts/default/7009025020829932032'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8250509216773248612/posts/default/7009025020829932032'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://isakayacan.blogspot.com/2011/12/03-20-aralik-2011.html' title='03 - 20 ARALIK 2011'/><author><name>PROF. DR. İSA KAYACAN</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04023837622946527075</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='30' height='32' src='http://bp1.blogger.com/_MpBtzUdVCsM/R3j9JiA9RiI/AAAAAAAAAAM/ULt6tGjRy4A/S220/%C4%B0SA+KAYACAN+FOTO'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-ukVO5dS843E/TvHftuWuVhI/AAAAAAAAB68/A6jGLAkF8R4/s72-c/M%25C3%259CNEVVER+D%25C3%259CVER+%2526+%25C4%25B0SA+KAYACAN+%2526+MURAT+DUMAN.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8250509216773248612.post-3629993925208301741</id><published>2011-12-10T04:41:00.000-08:00</published><updated>2011-12-19T06:17:24.692-08:00</updated><title type='text'>Rukiye - Sabiha &amp; iki makale</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-FARjbTPB8LE/TuNSwCdzA3I/AAAAAAAAB6I/9VpkLB1n9Ts/s1600/%25C4%25B0K+RUK%25C4%25B0YE+KARADADA%25C5%259E.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://4.bp.blogspot.com/-FARjbTPB8LE/TuNSwCdzA3I/AAAAAAAAB6I/9VpkLB1n9Ts/s320/%25C4%25B0K+RUK%25C4%25B0YE+KARADADA%25C5%259E.jpg" width="242" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center" class="MsoNormal" style="color: red; text-align: center; text-indent: 35.4pt;"&gt;&lt;span style="font-size: x-large;"&gt;&lt;b&gt;Cumhuriyetin, azimli, fedakâr ve aydın öğretmenlerinden:&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center" class="MsoNormal" style="color: red; text-align: center; text-indent: 35.4pt;"&gt;&lt;span style="font-size: x-large;"&gt;&lt;b&gt;Rukiye (İpçi) Karadadaş&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="right" class="MsoNormal" style="color: blue; text-align: right; text-indent: 35.4pt;"&gt;&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;Prof. Dr. İSA KAYACAN&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="tab-stops: 0cm; text-align: justify; text-indent: 35.4pt;"&gt;Öğretmenlik mesleği öyle bir meslek ki, herkesin yapabileceği, başarılı olabileceği bir çalışma alanı değil. Azimli, kararlı, insan ve toplum sevgisiyle dolu olanların başarılı olabileceği, örnek olabilecekleri meslek olan eğitmenlik, öğretmenlik, kaynağını Başöğretmen Mustafa Kemal Atatürk’ten alıyor. &lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="tab-stops: 0cm; text-align: justify; text-indent: 35.4pt;"&gt;&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;Rukiye (İpçi) Karadadaş&lt;/b&gt;: Annesi Makedonya, babası İstanbul doğumlu olan Rukiye (İpçi) Karadadaş üç kız kardeşin en büyüğü olarak 19 Eylül 1925 tarihinde İzmir/ Bayraklı’da doğdu. Balıkesir Necati (Bey) Eğitim Enstitüsünden 1949 yılında mezun olduktan sonra, Burdur- Tefenni Ortaokulunun kuruluş günlerinde, 1949 yılında, Fen Bilgileri Öğretmeni olarak göreve başladı. Sırasıyla, Seferihisar Ortaokulu Malatya Lisesi, Menemen Ortaokulu, Karaburun Ortaokulu, Çamlaraltı Özel Kız Kolejinde, Kuşadasında, İzmir Bayraklı Lisesi, Bayraklı- Sıdıka Rodop Ortaokulu, Karşıyaka Lisesi gibi pek çok eğitim kurumunda, öğretmenlik, kuruculuk, yöneticilik yaptı. &lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="tab-stops: 0cm; text-align: justify; text-indent: 35.4pt;"&gt;“Çalıştığım her okulda, okuttuğum Fen Dersleri ile ilgili materyalli özel derslikler kurarak, ders yapmak prensibimdi” diyen, “Bunları daima kendiği sağladığım imkânlarla gerçekleştirirdim” diyen, sigara, alkol ve uyuşturucu maddeler ile savaş ve bunların birey ve toplum sağlığına olan etkileri ile ilgili çalışmalarda öncülük yapan, mesleğiyle ilgili onlarca ödül alan, “Türkiye’de Yeşilaycı öğretmen” seçilen, Kardeş köy çalışmalarında başarılara imza atan, örnek gösterilen, köye doğru hizmetleriyle takdir edilen, köylere elektrik getirilmesi projelerinde önemli katkıları olan, çok yönlü kooperatifler kurarak, köylerde sütçülük ve peynircilik imalatının başlatılmasına, köylere içme suyu getirilmesinde öncülük eden, köy odalarının yapımına katkı sağlayan, Remington marka daktilo makinası bağışlatan, köy gençleri için, kitaplıklar kurup okumalarını voleybol, futbol oynamalarını sağlayan, okul öğrenci ve velileri için, Atatürk İnkılâpları ve kahramanlık konularında temsiller verilmesini sağlayan Rukiye (İpçi) Karadadaş, köy okullarının tamir edilmesinde de öncülük etti. &lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="tab-stops: 0cm; text-align: justify; text-indent: 35.4pt;"&gt;Öğrenci velileriyle, çevre halkına, özellikle kadınlara, parasız okuma- yazma kursları açıp yöneten, Türk Kadınlar Birliği Şubeleriyle ortak çalışmalar gerçekleştiren, Her eve bir Türk Bayrağı kampanyalarına öncülük eden, çalıştığı Ortaokul ve liselerdeki eğitim seviyesinin yükseltilmesine önemli katkılar sağlayan, Okul Aile Birliği ve Koruma Derneklerinin kuruluşlarıyla, verimli çalışmalarında imzaları bulunan, rehberlik servislerini kurup harekete geçiren, ideal eğitim çalışmaları gerçekleştiren, Atatürk ilkeleri doğrultusunda, yılmadan çalışmalarını sürdüren, 21328 sicil numaralı Fen Bilgileri Öğretmeni, onlarca teşekkür ve takdir belgelerinin sahibi olan, Rukiye (İpçi) Karadadaş, 1949- 1950 öğretim yılında göreve başladığı, Burdur- Tefenni ilçesinde kurulmakta olan Ortaokul kadrosundaki; Müdür, Mithat Erden, Niyazi Turgut, Mehmet Özeren, İngilizce öğretmeni Cemalettin Yılmaz Soytürk, gibi isimleri sıralayan, Tefenni’de 26 Kasım 1949 tarihinde göreve başladığını hatırlayan, Tefenni’den 23 Eylül 1951 tarihinde gözyaşları içinde öğrencilerinden ve okulundan ayrılan, çalıştığı kuruluşların sonuncusu olarak; “Karşıyaka Lisesi Müdür Vekilliği ve Fen Bilgileri Öğretmeni- 15 Mart 1982- 27 Aralık 1982” kaydı bulunan, geçirdiği 40 yıllık başarılı iz bırakan eğitimcilik- öğretmenlik hayatının sonunda emekli olan Rukiye (İpçi) Karadadaş İzmir’de yaşamını sürdürüyor. &lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="tab-stops: 0cm; text-align: justify; text-indent: 35.4pt;"&gt;&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;GÜNÜN İKİ HABERİ: &lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="tab-stops: 0cm; text-align: justify;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; 1. 28 Ekim 1972 tarihinde dönemin Belediye Başkanı Sabri Akay tarafından kurulup haftalık yayınlanmaya başlayan, Karabük ilinin ve İlçelerinin en eski gazetesi “Yenice”, oğul Mustafa Akay tarafından yayınlanmaya devam edilerek, 39.yayın yılına başladı. &lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="tab-stops: 0cm; text-align: justify;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; 2.Burdur, Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Yusuf Keyik: “Vergi Ödül törenlerini İl’in genel kurulu gibi ele alıyoruz” dedi. &lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="tab-stops: 0cm; text-align: justify;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; ***&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center" class="MsoNormal" style="color: red; text-align: center; text-indent: 35.4pt;"&gt;&lt;span style="font-size: x-large;"&gt;&lt;b&gt;Dr. Sabiha Nevin İslâm’dan yeni bir resim sergisi&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="right" class="MsoNormal" style="color: blue; text-align: right; text-indent: 35.4pt;"&gt;&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;Prof. Dr. İSA KAYACAN&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="tab-stops: 0cm; text-align: justify; text-indent: 35.4pt;"&gt;Bazı insanların, on parmağında yirmi hüner oluyor, olabiliyor. Gazeteci, yazar çevirmen, şair ve ressam Dr. Sabiha Nevin İslâm vermek istediğimiz örneklerden biri, önde geleni. &lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="tab-stops: 0cm; text-align: justify; text-indent: 35.4pt;"&gt;Sabiha hanım Antalya’da yaşıyor. Zaman zaman, Antalya dışına çıkıp, değişik etkinlikler gerçekleştiriyor. &lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="tab-stops: 0cm; text-align: justify; text-indent: 35.4pt;"&gt;Merkezi Ankara’da bulunan TBMM Mustafa Necati Kültür Evi’nde, 06 Aralık tarihinde açılan ve 11 Aralık 2011 tarihine kadar açık tutulan, “Yüreğimde iki sevda” konulu, Yağlıboya Resim Sergisi açıldı Dr. Sabiha Nevin İslam’ın. &lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="tab-stops: 0cm; text-align: justify; text-indent: 35.4pt;"&gt;29 eserin yer aldığı sergideki tablo isimlerinden bazıları; Beşkonak, Bayram namazında üç nesil, Mostar, Vranduk Boşnak kasabası, Kızım gül, Masalcı dede, Eldeki balık, Bataklığın güzeli, Mostar köprü ayağından, Mostar Köprüsü, Saraçlı yörüğü 180 yıllık heybesiyle, Ormandan köye dönmüş, Kazak şairi Abay Somali’li dede ve torunu, Pamuğun güzelliği (vd.) şeklinde sıralandı. &lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="tab-stops: 0cm; text-align: justify; text-indent: 35.4pt;"&gt;Dr. Sabiha Nevin İslam, Türkiye Yazarlar Birliği, İLESAM, GESAM gibi pek çok kuruluşun üyeleri arasında yer alıyor. Yurtdışına yönelik çalışmalarıyla dikkat çeken İslam, değişik zamanlarda, değişik yerlerde açtığı sergileriyle göz dolduruyor. &lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-left: 36.0pt; text-align: justify; text-indent: -.6pt;"&gt;Sabiha hanımın, resim sergilerinin açıldığı yerlerden bazıları şöyle sıralanmakta: &lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-left: 36.0pt; text-align: justify; text-indent: -36.0pt;"&gt;-Irak- Türk Kültür Merkezi (Ankara) Kişisel yağlı boya resim sergisi. Bu sergiyi müteakip Irak’la ilgili bir yağlıboya resmi çok beğenilince, Bağdat’a davet edilmiştir. &lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-left: 36.0pt; text-align: justify; text-indent: -36.0pt;"&gt;-Side Müzesi Müdürlüğü Bahçesi’nde, Open exhibitation, kişisel yağlı boya resim sergisi (1990)&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-left: 36.0pt; text-align: justify; text-indent: -36.0pt;"&gt;-Kaman Ceviz Şenlikleri kapsamında kültür eski Bakanlarından Gökhan Maraş’ın himayelerinde (1991) &lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-left: 36.0pt; text-align: justify; text-indent: -36.0pt;"&gt;-Azerbaycan kültür eski Bakanı Polat Bülbüloğlu’nun davetlisi olarak, Nevruz Şölenlerinde Bakü’de (1993)&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-left: 36.0pt; text-align: justify; text-indent: -36.0pt;"&gt;-Sabiha Nevin İslam’ın portresini yaptığı merhum Ebulfeyz Elçi Bey’in resmi. Merhuma Ankara ziyaretlerinde takdim edilmiştir. &lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-left: 36.0pt; text-align: justify; text-indent: -36.0pt;"&gt;-Söke’de, Antalya’da pek çok resim sergisi. &lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 36.0pt;"&gt;Ayrıca; Merhum eski Başbakanlardan Adnan Menderes’in portresi (Aydın Menderes tarafından satınalınmıştır), Kültür eski Bakanlarından N.Kemal Zeybek’in Gökhan Maraş’ın, Bosna-Hersek Cumhurbaşkanı merhum Aliya İzzetbegoviç’in portreleri yapılarak, kendilerine takdim edilmiştir. &lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 36.0pt;"&gt;Dr. Sabiha Nevin İslam, yaşlı ve bilge mahiyetteki, nurlu ve fazilet timsali dedelerin resimlerini yapmaktan derin bir memnuniyet duyduğunu ifade ediyor. Tebriklerimizi sunuyoruz efendim. &lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-left: 35.4pt; tab-stops: 0cm; text-align: justify;"&gt;&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;GÜNÜN SÖZLERİ: &lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-left: 53.4pt; mso-list: l0 level1 lfo1; tab-stops: 0cm list 53.4pt; text-align: justify; text-indent: -18.0pt;"&gt;1-&lt;span style="font: 7pt &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;İnsanlar hatalarını mutluyken değil, mutsuzken anlar (&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;Daniel Defoe&lt;/b&gt;) &lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-left: 53.4pt; mso-list: l0 level1 lfo1; tab-stops: 0cm list 53.4pt; text-align: justify; text-indent: -18.0pt;"&gt;2-&lt;span style="font: 7pt &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;Doğruyu konuşmak için iki kişi ister: Doğru söyleyen, doğru dinleyen (&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;Thoreau&lt;/b&gt;) &lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-left: 53.4pt; mso-list: l0 level1 lfo1; tab-stops: 0cm list 53.4pt; text-align: justify; text-indent: -18.0pt;"&gt;3-&lt;span style="font: 7pt &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;Endişelerinizden kurtulmak istiyorsanız, yaşamaktan en çok korktuğunuz şeyin bir gün başınıza geleceğini kabul edin (&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;Sokrates&lt;/b&gt;) &lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-left: 53.4pt; mso-list: l0 level1 lfo1; tab-stops: 0cm list 53.4pt; text-align: justify; text-indent: -18.0pt;"&gt;4-&lt;span style="font: 7pt &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;Sorgulamayan bir hayat, yaşanmaya değmez (&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;Eflatun&lt;/b&gt;) &lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-left: 53.4pt; mso-list: l0 level1 lfo1; tab-stops: 0cm list 53.4pt; text-align: justify; text-indent: -18.0pt;"&gt;5-&lt;span style="font: 7pt &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;Her savaş insanlığın ilerlemesini engelleyen kötülük zincirine bir halka ekler (&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;Albert Einstein&lt;/b&gt;) &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8250509216773248612-3629993925208301741?l=isakayacan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://isakayacan.blogspot.com/feeds/3629993925208301741/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8250509216773248612&amp;postID=3629993925208301741' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8250509216773248612/posts/default/3629993925208301741'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8250509216773248612/posts/default/3629993925208301741'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://isakayacan.blogspot.com/2011/12/rukiye-sabiha-iki-makale.html' title='Rukiye - Sabiha &amp; iki makale'/><author><name>PROF. DR. İSA KAYACAN</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04023837622946527075</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='30' height='32' src='http://bp1.blogger.com/_MpBtzUdVCsM/R3j9JiA9RiI/AAAAAAAAAAM/ULt6tGjRy4A/S220/%C4%B0SA+KAYACAN+FOTO'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-FARjbTPB8LE/TuNSwCdzA3I/AAAAAAAAB6I/9VpkLB1n9Ts/s72-c/%25C4%25B0K+RUK%25C4%25B0YE+KARADADA%25C5%259E.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8250509216773248612.post-4437420877899250557</id><published>2011-12-03T05:55:00.000-08:00</published><updated>2011-12-03T06:13:05.387-08:00</updated><title type='text'>18 Kasım - 02 Aralık 2011</title><content type='html'>&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt;"&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; font-size: 14pt;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-c6PnnHlyjq8/Ttolt3e-o8I/AAAAAAAAB4o/bDr5lmzJj9w/s1600/%25C4%25B0K+DERS%25C4%25B0M.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://1.bp.blogspot.com/-c6PnnHlyjq8/Ttolt3e-o8I/AAAAAAAAB4o/bDr5lmzJj9w/s1600/%25C4%25B0K+DERS%25C4%25B0M.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="color: red; margin-bottom: 0.0001pt;"&gt;&lt;span style="font-size: x-large;"&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Dersim Tarihinin Doğrusu&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="color: blue; margin-bottom: 0.0001pt;"&gt;&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Prof. Dr. İSA KAYACAN&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 36.0pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Ülkemizin gündemi öyle hızlı değişiyor ki, siyasilerimiz için “maşallah” demekten başka bir şey gelmiyor elimizden. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 36.0pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Dersim olayları, geçmişte yaşananlar ısıtılıp, ısıtılıp gündeme getiriliyor. Doğrusu nedir, eğrisi nedir? bilmeden veya işimize gelen şekliyle konuşuluyor, yazılıp, çiziliyor, programlara çıkanlar, yorum üstüne yorum yapıyorlar. “Geçmişle yüzleşme” adı altında, suçlananlar, itham edilenler. O günün yöneticileri hakkında karar verme hakları, yetkileri olmadığı halde karar verip, suçlamalara girişenler. Başbakanımız “özür” dileyerek olayların fitilini ateşledi. Hakkı, yetkisi var mı, yok mu?.. Tartışılıyor. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 36.0pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Elimizde pek çok kaynak var Dersim olaylarıyla ilgili. Biz en yakın kaynak, en kolay kaynak olarak, Anayurt Gazetesi yazarlarından, arkadaşımız Orhan Selen’in, Anayurt’un 30 Kasım 2011 tarih ve 6965 nci sayısının 3 ncü sayfasında yeralan “Dersim tarihi bilinmiyor” başlıklı araştırmasına bakalım ve Dersim olayları hakkında neler söyleniyor, yazılıyor görelim: &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 36.0pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Dersim Osmanlı yönetimi altına girdiği tarihten itibaren, Erzurum Beylerbeyliğine bağlı olarak yönetilmeye başlanıyor gözükse de, Devletin buraya giremediği için, bölge kendi kendine yönetilmeye devam edilmiştir. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 36.0pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;1860’larda Şah Hüseyin, Gülabi, Şeyh Süleyman ve Mansur Ağa, Dersim’deki egemen güçleri oluşturmaktadır. Osman yöneticileri bölgeye girebilmek için rütbe, madalya, makam ve para dağıtmaya başlamışlardır. Bu uzun süre devam etmiştir. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 36.0pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;1875’de Ahmet Muhtar Paşa, Erzincan Mutasarrıfı Şerif Paşanın yardımıyla Dersim’in ileri gelenlerini Erzurum’da bir toplantıya çağırıyor. Mansur Ağa ve Şeyh Süleyman bu toplantıya gitmiyorlar. Pülümür Kaymakamı Hüseyin ile Mazgirt Kaymakamı Gülabi bu toplantıya katılıyor. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 36.0pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Bu toplantıda Bölgeye yol yapılmasına isteyen Gülabi Bey’e diğer ağalar tepki gösteriyorlar. Hüseyin Bey yol yapımını da kabul etmiyor. Buradaki ağaların karşı çıkması sonucu bölgeye bayındırlık hizmeti götürülemiyor. Asker de toplanamıyor. Kürt aşiretlerinin devlete karşı tavırları değişmiyor. Çünkü kendilerini devlet olarak görüyorlar! &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 36.0pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;1925 yılında Şeyh Sait önderliğinde çok büyük bir isyan başlatılıyor. İsyan bastırılıyor ve Şeyh Sait asılıyor. Ancak aşiretler durmuyorlar. 1926 Koçuşağı isyanını, 1930’daki Ağrı ve Pülümür isyanları izliyor. Aşiretler bölgeye devletin girmesini engellemek için de halkı kışkırtıyorlar. Bölgedeki halkın fakir oluşu, aşiret reislerinin işine geliyor. Halkın istedikleri gibi yönlendiriyor ve kullanıyorlar. Sorunun Cumhuriyet yönetimiyle sınırlı olduğunu söylemek yanlıştır. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 36.0pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;1876’dan 1938’e kadar bölgeye 11 askeri harekât düzenleniyor. Osmanlı ve Cumhuriyet yönetimlerinin amacı, bölgede devleti egemen kılmak, devletin kontrolünün varlığını göstermek. Yol, köprü, okul hastane gibi önde gelen ihtiyaçları sağlamak istedikçe, aşiretler bunlara engel oluyorlar. Yani, Dersim devletin kurallarını, varlığını tanımak istemeyen aşiretlerden oluşan tehlikeli bir görünüm sergiliyordu ve Cumhuriyet yönetimi de buna son vermek istiyor, kararlılık gösteriyordu. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 36.0pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Dersim’de yaşananları tek taraflı olarak ele almak, Kürt isyancılar ve aşiretler tarafından şehit edilen askerleri yok saymak, ileriki yıllarda yurdu savunmak için kimseyi bulamamak gibi, son derece tehlikeli sonuçlar ortaya koyacaktır. Geçmişte olup bitenlerin, o günün şartlarında değerlendirilmesi, yıllar sonra gündeme getirip yargılamaya kalkışılması yanlıştır, tehlikelidir.&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="color: red; margin-bottom: 0.0001pt; text-align: center;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; font-size: 14pt;"&gt;&lt;span style="color: red; font-size: x-large;"&gt;Deprem sonrası; Van Postası ve&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;span style="font-size: x-large;"&gt;&lt;b&gt; &lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: x-large;"&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Van Gölü Ekspres Gazeteleri&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="color: blue; margin-bottom: 0.0001pt; text-align: right;"&gt;&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Prof. Dr. İSA KAYACAN&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 36.0pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; font-size: 11pt;"&gt;23 Ekim 2011 Pazar günü Van’da meydana gelen 7.2 lik deprem ve bu depremden sonra değişik ölçülerde sallanan Van merkez, Erciş ve bölgedeki sarsıntılarla ortaya çıkan üzüntü verici tablo ve yine müteahhit hatası ve eksik malzeme kullanılan binaların yerle bir oluşuyla ülke genelinde, millet olarak sarsıldık, yıkıldık. Ama bir kalp, bir vücut genelinde, millet olarak sarsıldık, yıkıldık. Ama bir kalp, bir vücut olduğumuzu da göstermede gecikmedik.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; font-size: 11pt;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Deprem’in ilk günü, Van Postası ve Van Gölü Ekspres Gazetelerinin kurucusu, Anadolu Basınının simgesi, gönlü zengin dostum Turan Şahinbaş’ı aradım. Uzun süre görüşme imkânı bulamadım. Sonra cep telefonundan ulaştım, bilgi aldım. Ardından yine Van’daki dostlarımızdan Ümit Karaçelebi’yi aradım.. Aldığım bilgiler üzüntü vericiydi. Sonraki günlerde Turan Şahinbaş’la birkaç kez daha görüştük.. Evlere giremediklerini, dışarıda, arabalarda kaldıklarını öğrenince üzüntülerim arttı. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 36.0pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; font-size: 11pt;"&gt;Depremden önceki günlerde ve deprem günlerinin yayın sayısı eksik olmadan, Van Postası ve Van Gölü Ekspres Gazetelerinin yayın eksikliği olmadığını sevinçle öğrendim. Çünkü bu gazeteler bana sürekli gönderiliyordu, gönderilmeye devam ediyor. Van Postası Gazetesinin günlük yazarları arasında olmaktan da gurur duyuyorum. Her iki gazete Ekim ayında eksiksiz ve 05 Kasım 2011 tarihine kadar olan sayıları da bana ulaştı. Anadolu Basını, Milli mücadele günlerinde de, zor koşullar altında ama sürekli ve başarılı yayınlarıyla dikkat çekmişti. Van ilimizdeki gazetelerde, zor günlerde yayınlarını ara vermediler.. Geçmiş olsun dileklerimle, tebriklerimi sunuyorum: &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 36.0pt;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-eMCgHe6BXz8/TtomCpP0fZI/AAAAAAAAB5U/x6QQmq2syIs/s1600/%25C4%25B0K+VAN+POSTASI.jpg" imageanchor="1" style="clear: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="155" src="http://2.bp.blogspot.com/-eMCgHe6BXz8/TtomCpP0fZI/AAAAAAAAB5U/x6QQmq2syIs/s200/%25C4%25B0K+VAN+POSTASI.jpg" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; font-size: 11pt;"&gt;VAN POSTASI GAZETESİ &lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 36.0pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; font-size: 11pt;"&gt;10 Sayfalık Van Postası Gazetesinin İmtiyaz Sahibi: L.Şahinbaş, Sorumlu Yazı İşleri Müdürü: Saydan Uğurlar, Muhabir: Caner Şahinbaş, İdari İşler Müdürü: Turan Şahinbaş, Editör: Yalçın Arpa, Dizgi ve baskı: Van Postası Ofset Baskı tesisleri. 1953 yılında kurulan Van Postası Gazetesinin Ekim 2011 ayına ait sayılarının tamamı ve 31 Ekim, 01-05 Kasım 2011 tarihleri arasındaki sayıları bana ulaştı. Gazetenin bu sayılarındaki deprem başlıklarından seçtiklerim: &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 36.0pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; font-size: 11pt;"&gt;- Çadırlar, Cep telefonu mesajıyla teslim ediliyor/ Azerbaycan yardım konvoyu Van’a ulaştı/ Depremzedelerin kredilerine 1 yıl erteleme/ Türkiye Van’lı kardeşleri için ‘Tek yürek’ oldu/ Erciş yeniden inşa edilecek/ Deprem, Yüzüncü Yıl Üniversitesini de vurdu/ Depremzedelere ücretsiz ilaç veriliyor/ Hayvanlar için ilk çadır kuruldu/ Deprem bölgesinde gece ayazı uyarısı/ Van depremi için sigorta ödemeleri başlıyor/ Elazığ deprem Koordinasyon sistemi Van’a kuruldu/Van’da günde 66 bin kişiye sıcak yemek veriliyor/ Depremde yıkılan binalarla ilgili soruşturma/ Deprem bölgesinde hayat normale dönüyor/Van 9 günde bin 411 defa sallandı v.d., &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 36.0pt;"&gt;&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; font-size: 11pt;"&gt;VANGÖLÜ EKSPRES GAZETESİ &lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 36.0pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; font-size: 11pt;"&gt;10 Sayfalık Vangölü Ekspres Gazetesinin İmtiyaz Sahibi: L. Şahinbaş, Sorumlu Yazı İşleri Müdürü: Sevil Şahinbaş, Editör: Vaner Şahinbaş. Dizgi ve baskı: Van Postası Ofset Baskı Tesisleri… Gazete 8.yayın yılı içerisinde. Bu gazetenin de Ekim ayı içindeki tüm sayılarıyla, 01-05 Kasım 2011 tarihleri arasındaki sayılar da bana ulaştı. Vangölü Ekspres Gazetesindeki deprem haberlerinden: &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; font-size: 11pt;"&gt;- Gözü yaşlı anne, deprem ilçesinde öğretmen oğlunu arıyor/ İzmir bizim Van bizim/ Bayburt Üniversitesi’nin Van çıkarması / Erciş’te yanan toprak şaşırtıyor/ Anadolu Vakfı ve Anadolu Sağlık Merkezi ilk yardım tır’ı yaraları sarıyor/ Depremzedelere kömür yardımı/ Deprem molozları geçim kaynakları oldu/ Depremzede kadın ve çocuklara psikolojik destek/ Enkaz altında büyük tehlike/ Depremden etkilen öğretmenler ilk defa toplandı/ Van’a 800 öğretmen ataması/ Van Gölü’nün suları yaklaşık 400  metre geri çekildi/ Depremde hasar gören okulların onarımına başlandı/ Vanlı çocuklar en çok gönderilen çikolatalara seviniyor/ Annenin feryadı muhabiri ağlattı/ Vandaki depremden ders çıkarıldı./ Erciş’te mezar taşı ustalarına sipariş yağıyor/ Enkaz başında kalp krizi geçirdi/ Azra bebek evine babasız döndü v.d.,&lt;/span&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-EUUTzVWvwio/Ttol_oiAk_I/AAAAAAAAB5E/0cSKkEFBFpY/s1600/%25C4%25B0K+M+KEMAL+YILMAZ.bmp" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://4.bp.blogspot.com/-EUUTzVWvwio/Ttol_oiAk_I/AAAAAAAAB5E/0cSKkEFBFpY/s320/%25C4%25B0K+M+KEMAL+YILMAZ.bmp" width="234" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="color: red; margin-bottom: 0.0001pt;"&gt;&lt;span style="font-size: x-large;"&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Başöğretmen Mustafa Kemal Atatürk’ten,&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="color: red; margin-bottom: 0.0001pt;"&gt;&lt;span style="font-size: x-large;"&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Başöğretmen Mustafa Kemal Yılmaz’a&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="color: blue; margin-bottom: 0.0001pt;"&gt;&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Prof. Dr. İSA KAYACAN&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 36.0pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Başöğretmenlik, önemli bir unvan, ulaşılması zor bir meslek… &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 36.0pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;İlk Başöğretmenimiz, devletimizin kurucusu yüce Atatürk. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 36.0pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Merkezi Ankara’da bulunan Anadolu Eğitim Sendikası, her yıl Başöğretmen seçimini yapıyor, 24 Kasım Öğretmenler gününde de Başöğretmenin ödülünü veriyor. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 36.0pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Ankara- Sıhhiye’de, Hanımeli sok. No:28/3 adresinde faaliyet gösteren, Genel Başkanlığını Cansel Güven’in yaptığı, Anadolu Eğitim Sendikası, 2011 Başöğretmenlik Onur Ödülünü, Mustafa Kemal Yılmaz’a verdi. Çok sayıda (emekli) eğitimcinin katıldığı törende, Mustafa Kemal Yılmaz 20 yaşında bir delikanlı ve enerji dolu görünümüyle ödülünü almadan önce yaptığı konuşmalarda, geçmişin anılarını tazelerken bitmeyen heyecanıyla alkışlarla karşılandı. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 36.0pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Mustafa Kemal Yılmaz; kültür babası, yaşamı boyunca Başöğretmenlik yapan, aydın ve aydınlıkçı ulu bir çınar. Eğitimciliğin ve öğretmenliğin sönmeyen yıldızı.. Çalıştığı okullarda,&amp;nbsp; Başöğretmen, öğretmen ve hademe.. Bu üç görevi başarıyla yerine getiren örnek bir eğitim kahramanı.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 36.0pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Kuruluş yılı olan 2005 yılından itibaren, her öğretmenler gününü, Başöğretmenimiz Mustafa Kemal Atatürk’ü anmak, O’nun ayak izlerinden yürüyen değerli öğretmenlerimizi onurlandırmak için bir vesile kabul eden Anadolu Eğitim Sendikası Genel Başkanı Cansel Güven, Başöğretmen Mustafa Kemal Yılmaz ödül töreninde yaptığı uzunca konuşmasında, öğretmenliğin önemli bir meslek olduğu noktasından hareket ederek;, &amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 36.0pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;“Cumhuriyet öğretmeni her koşulda, her ortamda yurttaş yetiştirir. Bilgisini, ülküsünü paylaşması ne kadroya, ne de takdir edilen maaşa bağlıdır. Genç öğretmenlere dayatılan alan dışı sınavlar, kadro ve kontenjan sınırlamaları, reva görülen eziyet ve tehditlerin tümü öğretmeni gündelik kaygılarla yalnızlaştırmak, meslek idealinden uzaklaştırmak içindir” dedi Mustafa Kemal Yılmaz hocanın uzunca biyografisinden, nefeslene nefeslene örnekler verdi, satırbaşları sundu. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 36.0pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Biz de bu uzunca biyografinin özetinde özetinden söz edelim: &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 36.0pt;"&gt;&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Mustafa Kemal Yılmaz&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;: 1921 yılında Koçarlı’nın Cincin köyünde doğdu. Umurlu İlkokulunda, Malatya, Siirt ve Aydın Ortaokullarında, Eskişehir Lisesinde okudu. Balıkesir Necatibey Öğretmen okulunda öğrenim gördü. 1940 yılında Bartın Çiftlik köyünde öğretmenliğe başladı. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 36.0pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Ankara’da, Gazi Eğitim Enstitüsü Fransızca Bölümünden mezun oldu. Milli Eğitim Bakanlığının değişik kademelerinde çalıştı. Aydın Milletvekilliği, Londra’da Kültür Ataşeliği yaptı. Profesyonel Turist Rehberi olarak çalıştı. Onlarca dergi Antoloji ve gazetede şiir ve yazıları yayınlandı (halen yayınlanıyor). Pek çok kitabı günyüzü gören 24 Kasım 2011 tarihinde, ayrıca Ulusal Eğitim Derneği’nin “Eğitim Onur Ödülü”nü de alan, Başöğretmen Mustafa Kemal Yılmaz, Ankara’da yaşıyor. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 36.0pt;"&gt;&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;GÜNÜN SÖZLERİ: &lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 36.0pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;1. Borç ödemekten daha zor bir şey vardır: Borç almak! (&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;Baraccio&lt;/b&gt;) &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 36.0pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;2. Alın teriyle kazanılan ekmek, başıboşluğun getirdiği ekmekten daha tatlıdır (&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;Crowg-vill&lt;/b&gt;) &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 36.0pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;3. Çalışmadan, ne yapabileceğini kestiremezsin (&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;Hamerton&lt;/b&gt;) &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 36.0pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;4. Eğer elinizde kazanacak kâğıtlar varsa, oyunu dürüst oynarsınız (&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;Oscar Wilde&lt;/b&gt;) &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 36.0pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;5. Önyargının ve zalimliğin asıl kaynağı korkudur. Korkunun üstesinden gelmek, bilgeliğin ilk adımıdır (&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;Bertrand Russell&lt;/b&gt;).&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-csO40CEkbxs/TtomD_azJJI/AAAAAAAAB5c/XS2FUNTRNGc/s1600/%25C4%25B0K+YEN%25C4%25B0+BURDUR.jpg" imageanchor="1" style="clear: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="241" src="http://2.bp.blogspot.com/-csO40CEkbxs/TtomD_azJJI/AAAAAAAAB5c/XS2FUNTRNGc/s320/%25C4%25B0K+YEN%25C4%25B0+BURDUR.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt; text-indent: 36pt;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt; text-indent: 36pt;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt; text-indent: 36pt;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt; text-indent: 36pt;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt; text-indent: 36pt;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt; text-indent: 36pt;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="color: red; font-size: x-large;"&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;İlk sayısı 02 Eylül 1949 tarihinde yayınlanan &lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;  &lt;br /&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="color: red; margin-bottom: 0.0001pt;"&gt;&lt;span style="font-size: x-large;"&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;“Yeni Burdur” Gazetesi&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="color: blue; margin-bottom: 0.0001pt;"&gt;&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Prof. Dr. İSA KAYACAN&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 36.0pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; font-size: 11pt;"&gt;Burdur basınıyla ilgili araştırmalarımız, bulabildiklerimizin, bize ulaşanların değerlendirmeleri sürüyor. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 36.0pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; font-size: 11pt;"&gt;İlk sayısı 02 Eylül 1949 tarihlerinde dört normal boyutuyla, salı ve cuma günleri çıkan, siyasi ve memleket gazetesi olan “Yeni Burdur” Gazetesiyle ilgili, bu satırların yazarı İsa Kayacan’ın ilk baskısını 1989 yılında 234 sayfayla yayınladığı, “Burdur Hatırlamaları” adlı kitabının 65 nci sayfasında, genişletilmiş 2 nci baskısını Ocak 1991’de (Ankara’da) yayınladığı “Burdur Hatırlamaları” adlı kitabının 76 ncı sayfasında “Yeni Burdur” Gazetesinden sözedilmektedir. Buradaki bilgiler: &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 36.0pt;"&gt;&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; font-size: 11pt;"&gt;Yeni Burdur Gazetesi&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; font-size: 11pt;"&gt;: 02.09.1949 tarihinde Eczacı Abdünnafi Onat’ın sahipliği, Dr.Mehmet Abdullah Çiftcibaşı’nın Yazı İşleri Müdürlüğünde, haftada iki gün Salı ve Cuma günleri yayınlanmaya başlamıştır. 02.03.1950 tarihinde Gazetenin Sahipliği ve Yazı İşleri Müdürlüğü Dr.Hüseyin Otan tarafından deruhte edilmeye başlanmıştır. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 36.0pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; font-size: 11pt;"&gt;25.09.1951 tarihinden itibaren Dr.Hüseyin Otan Yazı İşleri Müdürlüğünden ayrılarak, yerine Burdur merkezinde haftada bir Salı günleri yayınlanan “Fedai” Gazetesi Sahibi Osman Şan, “Yeni Burdur” Gazetesinin Yazı İşleri Müdürlüğüne getirilmiştir. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 36.0pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; font-size: 11pt;"&gt;275.sayısı 17.10.1953 tarihi itibariyle çıkan Gazetenin Sahip ve Yazı İşleri Müdürlüğü, Matbaacı Ali Rıza Taraşlı tarafından devralınmıştır. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 36.0pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; font-size: 11pt;"&gt;Yeni Burdur Gazetesi, 12.07.1954 tarihinden itibaren, Cuma günlerine ilave olarak Salı günleri de yayınlanmaya başlamıştır. (Başlangıç günlerinde var olan Salı günü yayını, anlaşılıyor ki, bir ara kaldırılmış) Sonra, 23.03.1955 tarih ve 385.sayısından itibaren, Sahip ve Mesul Müdürlüğü Niyazi Diker tarafından devralınmış, 15.04.1955 tarihinden itibaren günlük olarak yayınlanmaya başlamış, 26.08.1955 tarihinden itibaren Pazar günleri dışında hergün neşriyatına devam etmiş, “Yeni Burdur Basımevi Kolektif Şirketi”nin feshedilmesi üzerine 31.12.1955 tarihinde yayınına son vermiştir. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 36.0pt;"&gt;&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; font-size: 11pt;"&gt;NURHAN ÇİFTCİBAŞI’NDAN ALINAN İLK SAYI &lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 36.0pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; font-size: 11pt;"&gt;Yeni Burdur Gazetesinin 02 Eylül 1949 tarihli, normal 4 sayfalık, ‘Salı ve Cuma günleri çıkar, siyasi memleket Gazetesi, fiatı (fiyatı) her yerde 5 kuruştur’ notlu, Yıl: 1, Sayı: 1 kayıtlı “Yeni Burdur” Gazetesinin kimliği 3 ncü sayfada yer alıyor. Kimlikte: Sahibi: Abdünnafi Onat, Yazı İşlerini fiilen idare eden: Dr. Abdullah Çiftcibaşı, Yıllık abone: 400 kuruş, Altı aylık: 250 kuruş, idare Yeri: Cumhuriyet Alanı, Yeni Burdur Basımevinde özel daire. Telefon 36, bilgileri yeralıyor. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 36.0pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; font-size: 11pt;"&gt;Yeni Burdur, sonradan (İ.Z.Öcal) kelimeleri yazılı, İbrahim Zeki Burdurlu imzalı “Çıkarken” başlıklı yukarıdan aşağıya tek sütun da verilen yazı. İlk cümleler: “Burdur’un basın hayatının genç tarihine çok yeni olarak katılan basımevimiz, açılışından bir ay sonra yeni gazetemizi de Türk basını içinde, hemşerilerimize, Türk yurduna hizmet için sunuyor/ Gazetemiz, sadece Türk basını alanında Türk Milli Birliğinin bir organı olarak memleketimize hizmet edecektir”..&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 36.0pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; font-size: 11pt;"&gt;Birinci sayfada, Hikmet Dizdaroğlu “Mânâ buhranı” başlıklı bir yazı, Eczacı, Etem Ruhi Yeşilyurt imzalı “Büyük üstad ve kıymetli meslektaşımız Eczacı Hüsnü Arsanı kaybettik” başlıklı bir hatırlatma yazısı, 2 nci sayfada Oğuz Kâzım Atok imzalı “30 Ağustos” başlıklı, “Burdur ve su” başlıklı İbrahim Zeki imzalı yazılar, 3 ncü sayfada “mahalli tiyatrolar “başlıklı Necmettin Ar imzalı yazı dikkat çekiyor. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 36.0pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; font-size: 11pt;"&gt;Şehir haberleri bir sütunda ara başlıklarla verilirken, ayrıca Devlet Orman İşletmesi Burdur Müdürlüğünden, Burdur Ticaret ve Sanayi Odası Başkanlığından ilanların da yayınlandığı görülüyor. Haberlerden birinin başlığı: “Tefenni Ortaokulu bu yıl açılacak” şeklinde karşımıza çıkıyor. Bu haber: Tefenni ilçemizde bu yıl açılmasına Milli Eğitim Bakanlığınca karar verilen Tefenni Ortaokulu bu yıl açılacaktır. Tefenni de bulunan eski kışla binalarından biri tadil ve tamamlanarak okul binası haline getirilmiştir. Binanın bu hale getirilmesinde halkın yardımı fazla olmuştur. Yeni Ortaokula kavuşacak Tefenni ilçemizi kutlarız.&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-_de_MMMFnT8/TtomBn2nw4I/AAAAAAAAB5M/BdtplhTTmio/s1600/%25C4%25B0K+SAYFA+VE+S%25C3%259CTUNLARDA+45+YIL.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://4.bp.blogspot.com/-_de_MMMFnT8/TtomBn2nw4I/AAAAAAAAB5M/BdtplhTTmio/s320/%25C4%25B0K+SAYFA+VE+S%25C3%259CTUNLARDA+45+YIL.jpg" width="245" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 36.0pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; font-size: 11pt;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="color: red; margin-bottom: 0.0001pt;"&gt;&lt;span style="font-size: x-large;"&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;İnternet varken, kitap okumak da neymiş!&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="color: blue; margin-bottom: 0.0001pt;"&gt;&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Prof. Dr. İSA KAYACAN&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 36.0pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; font-size: 11pt;"&gt;İnternet icat edildi, gündemimize girdi ya, kitabın önemi ve varlığı tartışılır oldu!. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 36.0pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; font-size: 11pt;"&gt;Bilgisayarınızı her yere götürebiliyor musunuz? Herkes bilgisayar kullanabiliyor mu? 2008 yılında kaleme aldığım kitaplarla ilgili bir yazımı, tekrar sunuyorum: &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 36.0pt;"&gt;&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; font-size: 11pt;"&gt;HİÇ ALDATMAYAN DOSTLARIMIZ: KİTAPLAR &lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 36.0pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; font-size: 11pt;"&gt;Kitap için sözlüklerde; “Ciltli ve ciltsiz olarak bir araya getirilmiş, basılı veya yazılı kâğıt yaprakların bütünü” açıklaması yer alıyor. Devletimizin kurucusu Yüce Atatürk’ün işaret ettiği; “Cumhuriyetin temeli kültürdür” tespit ve uyarısının temelinde, daha doğrusu kültürün içinde ‘kitap’ ve bu kitabın getirdikleri, taşıdıkları bilgi ve aydınlık görüntüleri vardır. O kitaplar ki bizim yakın dostlarımız, arkadaşlarımız, sırdaşlarımızdır. Onlar bizimle her şeyi paylaşır. Ama kıskanç ve ikiyüzlü değillerdir. İhanet etmezler. Arkadan vurmazlar. Kısacası art niyetli değillerdir. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 36.0pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; font-size: 11pt;"&gt;Kitaplar bize bilmediklerimizi öğretir. Görmediklerimizi tanıtır, bilinmezlerle tanıştırırken, kaynaştırır. Kitaplar iyi, dikkatli okuduklarında, dinlenip değerlendirildiklerinde hüviyetlerindeki niteliklerle karşımıza çıkarlar. Kulaklarımızda, zihinlerimizde önemli yerleri vardır kitapların. El ve kollarımızın vazgeçilmez dostları arasındadır, hatta başındadır kitaplar. Onlarla birlikte olduğumuzda, okuyarak sohbet ettiğimizde zamanımızı değerlendiren birer sevgili arkadaş konumundadır kitaplar. Onlarca tanışıklığımız, arkadaşlığımız küçük yaşta başlarsa, başlatılırsa bu güzel ve kıskanılan arkadaşlık giderek büyük dostluğa dönüşür. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 36.0pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; font-size: 11pt;"&gt;Hiç düşündük mü? Doğruyu, iyiyi, güzeli, yararlıyı arayıp bulmada yol gösteren kitaplardır. Kitaplar yaşamımızın renkleridir, dünyanın güzelleşmesine katkıda bulunanlardır. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 36.0pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; font-size: 11pt;"&gt;İçimiz kararınca aydınlığı onlarda buluruz. Kitapların imza sahipleri, yani yazar ve şairler binlerce insana hitap ederler, seslenirler. O imza sahiplerinin düşünceleri kitaplar aracılığıyla ülkeden ülkeye dağılır, yayılıp gider. Bilgilerin en uzak köşelere ulaşması, buralarda yaşayan insanlar tarafından paylaşılmasıyla, yazarla okuyucu arasında sımsıkı bir bağ oluşturulmuş, geliştirilmiş olur. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 36.0pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; font-size: 11pt;"&gt;Günümüzde, kitapların satıldığı yerlere kitapevi,&amp;nbsp; konulduğu muhafaza edildiği yerlere ‘kitaplık’ adı veriliyor. Herkesin yararlanması ve belirli bir düzen içinde başvurması için kurulan ve içindeki kitaplar bulunan yere “kütüphane” deniliyor. Belirli zamanlarda, kitap fuarları açılıyor. Güncelleşen kitaplar buralarda sergileniyor, okurlarıyla buluşturuluyor. Kütüphane Haftası (Mart ayının son Pazartesi), Dünya kitap Günü (23 Nisan) gibi önemli günler var yıl içinde. Buralarda da kitap sevgisiyle, okuyucu sayısının artırılması için etkinlikler düzenleniyor. Bugün, televizyon ve bilgisayar ikilisi, kitabın önünde bir engeldir. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 36.0pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; font-size: 11pt;"&gt;Bir anlamda, kitabın nefes almasını, gelişip büyümesini, yaygınlaşmasını frenleyenler olarak görülmektedirler. Hatta “Televizyon ve bilgisayar kitabın düşmanıdır” diyenler bile var günümüzde. Bu engellemenin önüne geçebilmek için, kitabın varlığı hatırlanmalı, önemi anlaşılmalı, anlatılmalıdır. Halk kütüphanelerinin sayısı artırılmalı ve işler hale getirilmelidirler. Ülkemizde, nüfusun tamamının şair oluşundan, şair enflasyonuyla, yayınlanan şiir kitabı enflasyonu gözden geçirilmeli, bu alandaki kâğıt israfı önlenmelidir. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 36.0pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; font-size: 11pt;"&gt;Kitap hakkında söylenmiş, özlü söz haline gelmiş anlatımlar vardır. Bunlardan bazıları şöyle sıralanmakta: &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; margin-left: 35.45pt; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; font-size: 10pt;"&gt;- Kitapsız büyüyen çocuk, susuz ağaca benzer, &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; margin-left: 35.45pt; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; font-size: 10pt;"&gt;- Kitaplar hiç aldatmayan dostlardır, &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; margin-left: 35.45pt; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; font-size: 10pt;"&gt;- Bir insanın değeri, okuduğu kitaplarla belli olur, &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; margin-left: 35.45pt; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; font-size: 10pt;"&gt;- Kitap aklın ilacıdır, &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; margin-left: 35.45pt; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; font-size: 10pt;"&gt;- Kitapsız yaşamak, kör, sağır, dilsiz yaşamaktır, &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; margin-left: 35.45pt; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; font-size: 10pt;"&gt;- Beden eğitimi vücut için ne ise, okumak da beyin için odur, &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; margin-left: 35.45pt; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; font-size: 10pt;"&gt;- Kitap sevgisi, sevgilerin en güzelidir. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; margin-left: 35.45pt; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; font-size: 10pt;"&gt;- İnsan ölür, kitaplar ölmez, &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; margin-left: 35.45pt; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; font-size: 10pt;"&gt;- Uygarlık yapısının temeli kitaplardır, &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; margin-left: 35.45pt; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; font-size: 10pt;"&gt;- Kitaplar da dostlar gibi iyi seçilmelidir, &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; margin-left: 35.45pt; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; font-size: 10pt;"&gt;- Kitap akıl öğreten bir dosttur, &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; margin-left: 35.45pt; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; font-size: 10pt;"&gt;- Dünyada hiçbir dost, insana kitaptan daha yakın değildir.&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="color: red; margin-bottom: 0.0001pt; text-align: center;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; font-size: 10pt;"&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: x-large;"&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Yeni Size Dergisinin dört ayrı sayısı&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="color: blue; margin-bottom: 0.0001pt; text-align: right;"&gt;&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Prof. Dr. İSA KAYACAN&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Yıllarca yayınladığı size dergisiyle&amp;nbsp; (ki o dergi bugün yayınlanmış olsaydı 458. sayısına ulaşacaktı) yayın dünyamıza renk getiren, kalıcı çalışmalarıyla takdir edilip alkışlanan rahmetli Gülten Çiçek Tural’ın vefakâr eşi, azimli ve dikkatli kalem M.Zafer Tural’ın kişisel gayretleriyle yayınlanmaya devam eden “ Yeni Size” Dergisinin dört ayrı sayısı masamda efendim. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Yine Size Dergisinin, 93, 94, 95 ve 96 sayıları bunlar. Önce Yeni Size Dergisinin kimlik sütununa bakalım: Ayda bir yayınlanan Yeni Size’nin, Sahibi ve sorumlu Yazı İşleri Müdürü: M. Zafer Tural, Genel Koordinatör: Yavuz Bülent Bakiler, Genel Sanat Yönetmeni: Sadettin Kaplan. Yazı kurulu var 16 isim ve imzadan oluşan. İdare yeri: Namık Kemâl Cad. Göktaş İşh. No: 2-301 Aksaray-Fatih-İstanbul. Elimizdeki 4 ayrı sayıda imzalarıyla yeralanlardan bazı sıralamalar yapalım:&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Prof.Dr.Vali Bahaeddin Güney, İsmet Bora Binatlı, Prof. Dr.Hayrettin İvgin, Yavuz Bülent Bakiler, Ahmet Özdemir, Prof. Dr. İsa Kayacan, Fatma Pekşen, Tuba Bakiler, Musa Tektaş, Sebahattin Gül, M.Nuri Yardım, Vedat Fidanboy, Elif Sönmezışık, M.Zafer Balıkesir vd.&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-_BZl62jaWGE/TtotcBnxjoI/AAAAAAAAB5s/Jjr1N6R1M1M/s1600/%25C4%25B0K+YEN%25C4%25B0+S%25C4%25B0ZE.jpg" imageanchor="1" style="clear: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://4.bp.blogspot.com/-_BZl62jaWGE/TtotcBnxjoI/AAAAAAAAB5s/Jjr1N6R1M1M/s320/%25C4%25B0K+YEN%25C4%25B0+S%25C4%25B0ZE.jpg" width="229" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Yeni Size Dergisinin 94 ncü sayısının “Editörden”sütununda, başyazı olarak M.Zafer Tural, rahmetli eşi Gülten Çiçek Tural’ın “Cumhuriyet Marşı” adlı, başlıklı şiiriyle çıkıyor, okurlarının, sanat edebiyat severlerin karşısına. Bu şiirden birkaç beyit (bölüm):&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; margin-left: 35.45pt; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Sevgide, hoşgörüde dünyanın öncüsüyüz,&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; margin-left: 35.45pt; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Barışın, özgürlüğün evrensel türküsüyüz.&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; margin-left: 35.45pt; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; margin-left: 35.45pt; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Cumhuriyet ufukta batmayan güneştir,&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; margin-left: 35.45pt; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Kanımızda tutuşan hiç sönmeyen ateştir. &lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; margin-left: 35.45pt; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; margin-left: 35.45pt; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Coşarız seller gibi, bendimizden taşarız, &lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; margin-left: 35.45pt; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Yetmişbeş yıldan beri, bu gururla yaşarız.&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; İsmet Bora Binatlı, “Niçin şiir yazıyorum” başlığı altındaki görüşleriyle dikkat çekiyor. Prof. Dr. Hayrettin İvgin” Sevr Antlaşmasını unutur muyuz” başlığı altındaki görüşleriyle, tarihten önemli bilgi kesitleri aktarıyor. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Vali Prof. Dr. Bahaeddin Güney “ Örnek Müze Gence Tarih Müzesi” başlığıyla önemli bir araştırmanın, aktarmanın altına imza koyuyor. Bu satırların yazarı İsa Kayacan, “Ahmet Tufan Şentürk, Türk Şiirine Hizmet Ödülleri, nasıl başladı, nasıl devam etti, nasıl sona erdi” açıklamasıyla, tarihe ışık tutuyor. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Yeni Size Dergisi, zor koşullar altında yayınını sürdürürken, önemli bir vefa örneğiyle karşımıza çıkmaya devam ediyor efendim. Tebriklerimi, sevgi ve saygılarımı sunuyorum.&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: x-large;"&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="color: red;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-ZaFTbIerG8s/TtotUOlqplI/AAAAAAAAB5k/wlpwR4_MB7o/s1600/%25C4%25B0K+KEMAL%25C4%25B0+B%25C3%259CLB%25C3%259CL.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://2.bp.blogspot.com/-ZaFTbIerG8s/TtotUOlqplI/AAAAAAAAB5k/wlpwR4_MB7o/s320/%25C4%25B0K+KEMAL%25C4%25B0+B%25C3%259CLB%25C3%259CL.jpg" width="220" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-size: x-large;"&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Dr. Şahin Köktürk’den:&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="color: red; margin-bottom: 0.0001pt;"&gt;&lt;span style="font-size: x-large;"&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Samsunlu Âşık Kemali Bülbül&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="color: blue; margin-bottom: 0.0001pt;"&gt;&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Prof. Dr. İSA KAYACAN&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Kişilerle, sanat ve edebiyat adamlarıyla ilgili araştırma yapanlar, araştırmalarını kitaplaştıranlar, kitaplaştırılmasını sağlayanlar önemli kalem erbablarıdır, saygıyla selamlanması gerekenlerdir. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Samsunlu Aşık Kemali Bülbül 50 yıllık dostum. Samsunlu, Ankara’da yıllarının büyük bölümünü geçiren, çalışma yıllarını Ankara’da tamamlayan, halk ozanı olarak alkışladığımız bir isim ve imza. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Son yıllarda, Samsunda yaşıyor. Ankara’dan telefonlarla hasret gidermeye çalışıyoruz. Samsun’da, Büyükşehir bünyesindeki İlkadım Belediyesinin Kültür yayınlarının üçüncüsü olarak “Samsunlu Aşık Kemâli Bülbül hayatı-sanatı-şiirleri” adıyla 450 sayfalık Kemali Bülbül ansiklopedisi büyüklüğünde, genişliğinde Samsun’da yayınlanması bizleri sevindirdi. Sunuşlar, önsözler, takdimler var değişik isim ve imzalarca sayfalara aktarılan. Bunlardan: &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 36.0pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;-Samsun’un yetiştirdiği halk şairi/ aşıklardan Kemal Bülbül (Kemali) kendisiyle iftihar ettiğimiz kıymetli bir büyüğümüzdür. Samsun için olduğu kadar ülkemiz için de bir değerdir (Necattin Demirtaş, İlkadım Belediye&amp;nbsp; Başkanı)&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 36.0pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;-Aşık Kemali Bülbül, aşık tarzı halk edebiyatına hem şiirleri, hem yazılarıyla önemli katkılarda bulunmuştur. Geleneği yaşatmak için büyük fedakârlıklar göstermiştir (Dr. Şahin Köktürk) Kitabın ilk sayfalarında, H. Halistin Kukul, Prof. Dr. Mustafa Özbalcı, Özhan Top imzalı takdim yazıları var. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Kitabın içindekiler bölümünde, Samsunlu Aşık Kemal Bülbül’ün; Hayatı, edebi şahsiyeti, sanatı, şiirlerinde temalar, şiirleri geniş olarak yer tutmuş, sayfalara aktarılmış. Ayrıca, arka sayfalarda Kemali Bülbül albümünden önemli sayılacak fotoğraflar resim altlarıyla verilmiş. Sözün kısası, tam bir “Kemali Bülbül Belgeseli” hazırlanmış, ortaya konulmuş. Tebriklerimi sunuyorum. Kemali Bülbül şiirlerinde, her konu, usta bir anlatımla dile getiriliyor, şekillenip, mısralara dökülüyor, sayfalara aktarılıyor. Elimizdeki kitaptaki Kemali Bülbül şiirleri de vermek istediklerimiz örneklerden oluşuyor. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Taşlamalar, dostluklar, kızgınlık-kırgınlıklar, hoşgörüyle şekillenen insani ilişkiler, güzellemeler, birlik-beraberlik görüntüleri, mısra mısra karşımıza çıkıyor. Kemali Bülbül şiirlerinin son dörtlüklerinde, mutlaka kendinden, adından soyadından sözediyor. Sayfa 217’de yeralan “Kerkükname” den bir dörtlük alarak noktamızı koyalım: &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; margin-left: 35.45pt; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Başında baykuşlar uçuşur, durur, &lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; margin-left: 35.45pt; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Bağdat’ım, Musul’um illa Kerkük’üm, &lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; margin-left: 35.45pt; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Canlılar korkudan kaçışır durur, &lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; margin-left: 35.45pt; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Bigane kalamam ben de bir Türküm. &lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; margin-left: 35.45pt; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; margin-left: 35.45pt; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Kemâli Bülbül’üm gönlüm yastadır, &lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; margin-left: 35.45pt; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Kardeşin elleri önce dostadır, &lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; margin-left: 35.45pt; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Kimi şehit düşmüş, kimi hastadır, &lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; margin-left: 35.45pt; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Arada dağlar var, yol büklüm büklüm. &lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-taNty2rZNWw/TtolvxQsYqI/AAAAAAAAB40/-O_JR9Q1wOU/s1600/%25C4%25B0K+ERC%25C4%25B0YES.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://2.bp.blogspot.com/-taNty2rZNWw/TtolvxQsYqI/AAAAAAAAB40/-O_JR9Q1wOU/s320/%25C4%25B0K+ERC%25C4%25B0YES.jpg" width="293" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="color: red; margin-bottom: 0.0001pt;"&gt;&lt;span style="font-size: x-large;"&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Kayseri’den; Erciyes, Türk Ocağı Dergileri ve&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="color: red; margin-bottom: 0.0001pt;"&gt;&lt;span style="font-size: x-large;"&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;İstiklâl Gazetesi&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="color: blue; margin-bottom: 0.0001pt;"&gt;&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Prof. Dr. İSA KAYACAN&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Kayseri’den, Erciyes büyüklüğünde “Erciyes” Dergisi, Türk Ocakları Kayseri Şubesince bir düzen içinde, süreklilik içinde yayınlanan “Kayseri Türk Ocağı” Dergisi ve arkasından,&amp;nbsp; yine Kayseri’den gelen “İstiklâl” Gazetesi. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;ERCİYES DERGİSİ&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Dergiciliğimizin çınarlarından, aylık, fikir ve sanat dergisi olarak yayınlanan Erciyes dergisi… 404, 405,406 ve 407 nci sayıları ayrı ayrı yayınlandı. Dolu, dopdolu bir içerikle hem de. Sahibi ve Yazı İşleri Müdürü: Nevzat Türkten, Genel Yayın Müdürü: Alim Gerçel. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Erciyes Dergisi, her sayısında kapakta önemli bir konu işleyişiyle karşımıza çıkıyor. 404 ncü sayı, Büyük Şair Fuzuli, 405 nci sayı, İbrahim Tennuri, 406 ncı sayı, Müjgan Üçer, 407 ncı sayı, Atatürk Ankara’da, anonslarıyla dikkat çekiyor, çekiliyor. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; 10 kişilik bir hakem heyeti bulunan Erciyes Dergisi, dergiciliğimiz liderlerinin başında yer alıyor. Sayı 405’den, Nevzat Türkten hocanın, “Medya’daki hesapsız kelime ve ifade yanlışlıklarından örnekler” dikkat çekici bir araştırma ve değerlendirme olarak karşımıza çıktı. Buradan:&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; “Petrol ambargosuna destek vereceğini söyledi”. Önce, destek verilmez, yapılır. Doğrusu: “Ambargoyu destekleyeceğini söyledi” olmalıdır.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;KAYSERİ TÜR OCAĞI DERGİSİ&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Türk Ocakları Kayseri Şubesince iki ayda bir yayınlanan, zengin içerikli, pırıl pırıl baskılı bir dergi. 117 ve 118 nci sayıları, Erciyes Dergisi postası içinde bana ulaştırıldı. Sahibi, Prof. Dr. Abdülkadir Yuvalı, Yazı İşleri Müdürü, Satılmış Başaran, dört imzadan oluşan yayın kurulu var. Atatürk’ün görüşleri başyazı olarak veriliyor her iki sayıda. Pek çok isim ve imza var dergi sayfalarında. Doç. Dr. Bayram Durbilmez hocanın 19 ncu sayfada (118 nci sayı) yer alan Öze Çağrı adlı şiirinden bir dörtlük. Kaybetmeden kimliğini/Ey Türk; titre, özüne dön/Koru Türk’ün birliğini/Ey Türk; titre özüne dön!..&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;İSTİKLÂL GAZETESİ&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; 16 normal boyutuyla, aylık olarak yayınlanan “İstiklal” Gazetesinin, 85,86,87 ve 88 nci sayıları Erciyes Dergisi postası içinde bana ulaştı. Gazetenin Sahibi ve Yazı İşleri Müdürü: Mehmet Emin Batur, Genel Yayın Yönetmeni: Abdulmecit Avşar, Haber Müdürü: Erkinbeğ Uygurtürk. Değişik bölge ve illerde temsilcilikleri var İstiklal Gazetesinin. Mehmet Emin Batur, Şen Ozan, Prof. Dr. Tuncer Gülensoy, Abdulmecit Avşar, Prof. Dr. Metin Karaörs, imzalı araştırma yazılar dikkat çekiyor. İlk sayfalardaki manşetlerden: &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 36.0pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;1-Doğu Türkistan istiklâlcileri 20 şehit vermek pahasına, Çin Polis Merkezinin çatısına Gökbayrak diktiler &lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; font-size: 10pt;"&gt;(85) 2- Kaşgâr’daki Milli Ayaklanma ve sonuçları (86), 3- Malezya 11 Türk’ü ölüme yolladı (87), 4- Gökbayrak Ağrı Dağının zirvesinde (88)&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 36.0pt;"&gt;&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;GÜNÜN SÖZLERİ: &lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 36.0pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;1. Bir insan hangi limana ulaşmak istediğini biliyorsa, onun için her rüzgâr uygundur (&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;Seneca&lt;/b&gt;) &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 36.0pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;2. Büyük beyinler fikirleri, orta beyinler olayları, küçük beyinler kişileri konuşur (&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;Hyman Rıckover&lt;/b&gt;) &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 36.0pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;3. Hayatta başarılı olmak; iyi bir ele sahip olmak değil, kötü bir eli akıllıca oynamaktır (&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;Dennis Wholey&lt;/b&gt;) &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 36.0pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;4. En büyük bilgelik, kendine egemen olabilmektir (&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;Eurıpıdes&lt;/b&gt;) &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 36.0pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;5. Hiçbir şey bilmemektense, lüzumsuz şeyleri bilmek bile faydalıdır (&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;Luçius Annaeus Seneca&lt;/b&gt;) &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 36.0pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;***&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="color: red; margin-bottom: 0.0001pt;"&gt;&lt;span style="font-size: x-large;"&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Ahmet Tığlı’dan: Sen Yakamozsun&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="color: blue; margin-bottom: 0.0001pt;"&gt;&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Prof. Dr. İSA KAYACAN&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 36.0pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Bana ulaşan kitapların sayılarında “düşüş olsun” isterken, beklerken, maşallah bir düşüş, azalma gözlenmiyor. Birbiri ardına gelen, doğrudan veya posta aracılığıyla bana ulaştırılan kitapların sayfalarında gezme zorluğu yaşadığımı açıktan açığa görmeye ve hissetmeye başladım. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Yeni bir kitap, başka bir kitap var masamda: Ahmet Tığlı’nın sevgi şiirlerinden oluşan 222 sayfalık “Sen Yakamozsun” adlı, kitabı. Geçmiş yıllarda, Tunç Yayıncılık yayınları arasında gün yüzü görmüş. Ahmet Tığlı, sunuşunda şiirin gizli saatinden söz ediyor. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Leyla Şahin, Ahmet Tığlı’nın yeni şiirleri üzerine bir yorum, bir değerlendirme yapıyor 4 ve 5 nci sayfalarda. Bir yerinde Leyla Şahin, “Ahmet Tığlı’nın yeni dosyasında güzel bulduğum çok sayıda şiir var.” diyor. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Sonra Turgut Tan yazıyor, “Şiir denen güzelliği fark etmiş biri”nden, Ahmet Tığlı’dan söze diyor. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Ahmet Tığlı’nın şiirleri genelde uzunluk içinde karşımıza çıkıyor. Serbest ve hece vezni türündeki, tarzındaki şiirleriyle dikkat çeken bir isim ve imzalarımızdan biri olan Ahmet Tığlı, konu seçiminde zorluk çekmiyor. Anlatımı yumuşak. Kırgınlık ve kızgınlık görüntüleri, belirtileriyle fazla karşılaşılmıyor şiirlerinde, mısralarında. Kısa şiirlerinden bir örnek. Başlığı: Buçuk sevgilim (Sayfa: 82’den), &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; margin-left: 35.45pt; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Sevgilim sen çok uçuksun, &lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; margin-left: 35.45pt; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Kusura bakma, biraz da kaçıksın, &lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; margin-left: 35.45pt; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Öyle olunca da darılma ama, &lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; margin-left: 35.45pt; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Başka sevdalara açıksın. &lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; margin-left: 35.45pt; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;İnan bana sevgilim diyorsun, &lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; margin-left: 35.45pt; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Nasıl inanayım?&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; margin-left: 35.45pt; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Sen tam değilsin ki, &lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; margin-left: 35.45pt; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Buçuksun, buçuksun..&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Samimi, içten, konuşma dili içerisinde, anlatımı içerisinde dile getirilen, ortaya konulan Ahmet Tığlı duyguları.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;Ahmet Tığlı&lt;/b&gt;: Kastamonu’nun Abana ilçesinde doğdu. Ticari İlimler Akademisinden 1972 yılında mezun oldu. Denizcilik Bankasında çalıştı. Lise yıllarında şiir yazmaya, yayınlamaya başladı. Sevgi Merdivenleri ve Sevgiye Sığın adlı şiir kitapları yayınlanan Ahmet Tığlı, 3 ncü kitabı ‘&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;Sen Yakamozsun&lt;/b&gt;’la okurlarıyla buluştu. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 36.0pt;"&gt;&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;GÜNÜN SÖZLERİ: &lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 36.0pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;1. Fısıldanan sözler, çok kere yüksek sesle söylenenden daha uzağa giderler (&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;Çin Atasözü&lt;/b&gt;) &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 36.0pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;2. Gerçekten alçak gönüllü olan bir insan, kendisinden hiç söz etmeyen insandır (&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;La Bruyere&lt;/b&gt;) &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 36.0pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;3. Bilgi sahibi olmadan, fikir sahibi olunmaz (&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;Uğur Mumcu&lt;/b&gt;). &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 36.0pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;4. Para açlığı giderir, mutsuzluğu değil. Yemek mideyi doyurur, ruhu değil (&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;George Bernard Shaw&lt;/b&gt;) &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 36.0pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;5. İnsan ne kadar büyük ruhlu olursa, aşkı o kadar derin bir şekilde duyar (&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;Leonardo da Vinci&lt;/b&gt;) &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; ***&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="color: red; margin-bottom: 0.0001pt;"&gt;&lt;span style="font-size: x-large;"&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Bursa’dan: Yenisoluk Gazetesi&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="color: blue; margin-bottom: 0.0001pt;"&gt;&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Prof. Dr. İSA KAYACAN&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Nefes alıp-verişlerimizin eski, yenisi oluyor. Soluklanışlarımızın, eskisi, yenisi oluyor. Bursa ilimiz merkezinde aylık yayınlanan, Türkiye’nin tek yazın haberleri gazetesi olarak kabul ettiğimiz “Yenisoluk”un 4 sayfalık orta boy görünümüyle, sanat-edebiyat alanındaki getirdikleriyle takdir topladığını, alkışlanıp beğenildiğini, beklenildiğini kaydetmeliyim öncelikle. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Yenisoluk Gazetesinin sahibi: Muvaffak İnan, Sorumlu Müdür: Orkun İnan, yedi isim ve imzadan oluşan seçici kurul görev yapıyor. Yazışma adresi: Selçuk hatun Cad. No: 5-B Setbaşı-Bursa, Tlf: 0224 221 8787&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Yenisoluk Gazetesinin yayınları da dikkat çekiyor. Bunlardan birisi “Şiirlerle Bursa” adıyla karşımıza çıkmakta efendim. 21. yayın yılı içinde olan, 261 nci sayısıyla bize ulaşan Yenisoluk sayfalarına bakalım, buyurun: &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; İlk sayfada, rahmetli Yıldırım Gürses görüntüleriyle anlatılıyor ve “Bursa’da ‘Son Mektup’la bir zamanlar, Bursa Yıldırım Gürses’i anlayamadı” denildikten sonra usta sanatçı Yıldırım Gürses’in eserleri, kitap yayınları hakkında görüntülerle bilgi veriliyor. Burada bir vefanın, kadirbilirliğin sergilendiğini ifade etmeli, tebriklerimi sunmalıyım.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Gazetenin elimdeki sayısının 2 nci sayfasında: Mehmet Okur’un “Ataset’i mutlaka okumalıyız” başlıklı makalesi dikkat çekerken, bu sayfanın, yani 2 nci sayfanın sağ sütununda Dr. Galip Uzunca hocanın iki şiiri karşımıza çıkıyor. 3 ncü sayfada değişik isim ve imzalara ait şiirler yer alıyor. Bu sayfadaki şairlerin sıralanışı; Kâmuran ve Muvaffak İnan, İbrahim Bedir, Hüseyin Çiftci, Turgut Tüfekçibaşı, Kozan kızı Nazmiye, Recep Uslu, Mehmet Okur, Sevgi Kartal , Dr. Atakan Tekinalp.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; 4 ncü ve son sayfa, gazetenin kimliği yanında, ücretsiz &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;tanıtımı yapılan kitaplar hakkındaki isim, imza sahibi ve öteki bilgilerle okurların karşısına çıkılıyor. Şimdi biz Yenisoluk Gazetesinin 2 nci sayfasına dönelim ve bu sayfada yer alan, Erdinç Çelikkol’un bestelediği Dr. Galip Uzunca’nın “Yeşil Bursam” adlı, başlıklı şiirinden iki dörtlük alalım efendim: &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; margin-left: 42.55pt; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm; text-indent: -7.1pt;"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Bir yanda bülbüllere ilham veren yeşilin, &lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; margin-left: 42.55pt; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm; text-indent: -7.1pt;"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Bir yanda gönülleri dilşâd eden denizin, &lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; margin-left: 42.55pt; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm; text-indent: -7.1pt;"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Var mıdır bu âlemde, senin başka ikizin, &lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; margin-left: 42.55pt; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm; text-indent: -7.1pt;"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Meftunum sana her dem, şirin ve güzel Bursam. &lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; margin-left: 42.55pt; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm; text-indent: -7.1pt;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; margin-left: 42.55pt; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm; text-indent: -7.1pt;"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Nazlı nazlı açarken o edalı güllerin, &lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; margin-left: 42.55pt; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm; text-indent: -7.1pt;"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Bağrında hazla coşar sevdalı bülbüllerin, &lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; margin-left: 42.55pt; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm; text-indent: -7.1pt;"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Hazanda da renkli bir nevbahardır günlerin, &lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; margin-left: 42.55pt; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm; text-indent: -7.1pt;"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Meftunu sana her dem, yeşil ve güzel Bursam. &lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; margin-left: 42.55pt; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm; text-indent: -7.1pt;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Yenisoluk Gazetesinin yıllardır düzenli ve zengin içerikli yayınlayarak, sanat ve edebiyat dünyamıza yaptığı hizmetleri nedeniyle sayın Muvaffak İnan’ı kutluyor, tebriklerimle, sevgi ve saygılar sunuyorum. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; ***&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="color: red; margin-bottom: 0.0001pt;"&gt;&lt;span style="font-size: x-large;"&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Birsel Oğuz’dan: Yağmur O&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="color: blue; margin-bottom: 0.0001pt;"&gt;&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Prof. Dr. İSA KAYACAN&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Aydın’dan seslenen, eğitimci, araştırmacı, yazar-şair Birsel Oğuz hanımın yeni bir kitabı daha geldi. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 36.0pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Kitabın adı: Yağmur O. Torunu Yağmur’a ithaf edilmiş bir kitap. 240 sayfada anlatılanlar, değişik konuların ifade edilişi, dile getirilip sayfalara aktarılışı olarak karşımıza çıkıyor, çıkarılıyor. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; text-indent: 36.0pt;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Torun yağmura ve gelecek kuşaklara verilmek istenilenler bir düzen içinde, Birsel Oğuz ciddiyeti ve titizliği içinde aktarılmış, sayfalardaki yerlerinden bizimle selamlaşıyor bu görüşler. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Birsel Oğuz’un dili arı, duru tertemiz... Anlatımlarındaki netlik, okuyucu için ferahlama getiriyor. Dolambaçlı bir ifade biçimi yerine, doğrudan, hedefi belli cümlelerle karşılaşıyoruz. Bu özellik pek çok yazar ve araştırmacıda bulunmuyor. Birsel Oğuz hocayı kutluyorum, tebriklerimi sunuyorum efendim. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Kemal Atatürk’le, Mustafa Kemal Yılmaz’ın birer görüşü, anlamlı cümleleri var ilk sayfalarda. Sonra, 5 sayfalık Mustafa Kemal Yılmaz sunuşu karşımıza çıkıyor. Buranın bir yerinde Mustafa Kemal Yılmaz hoca; “Birsel Oğuz’un bu kitabı bir roman gibi okunmaz. Bazen baştan, bazen ortadan ya da sondan bir yazıyı okur, değerlendirirsiniz” diyor. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Üç bölümle, farklı başlıklarla sayfalara aktarılanlar Atatürk sevgisinin, bağlılığının örnekleriyle başlıyor. Atatürk’ün kısa özgeçmişi, Atatürk’ün çocuk sevgisi bir bir anlatılıyor, sayfalara aktarılıyor. Bazı başlıklar içindekiler bölümünden: &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Şu insan ne tuhaf bir varlık, Niye bizim eller değil?, Mutluluk arayışları, geleceğe bakış, Dengede ol, Yağmur O, Ölmez ağaç, Özgür bir Türk kadınıyım, Anayurdu Anadolu,&amp;nbsp; Evlilik öyküleri, Efsane kahramanlar, Yağmur’a Kâmil Dede’den masal ve öyküler, mutluluk hakkında vd. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Denemelerin, yazıların yayınlandığı gazete adları ve tarihlerinin de kaydedildiği notların çoğu “Yeni Kıroba” Gazetesi kaynaklı, çıkışlı. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Kitabın adı olan “Yağmur”la ilgili yazı 142, 143 ve 144 ncü sayfalarda yer almış. Birsel Oğuz hocanın buradaki cümlelerinden: “Doluluk kavramının anlamını tam anlamıyla yaşatıyor bize ‘Yağmur’ kızımız. Bu güzel duyguları yaşattıkları için kızıma, damadıma ve torunum ‘Yağmur-o’ya teşekkür ediyorum. Allah’ıma da bu sevgi Yağmur’unu yaşattığı için şükrediyorum”..&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;Birsel Oğuz&lt;/b&gt;: 1951 yılında Aydın’da doğdu. Değişik okullarda öğretmenlik yaptı.2001 yılında emekli oldu. Aydın Yeni Kıroba Gazetesindeki yazılarıyla dikkat çeken Birsel Oğuz, üç ayrı kitap yayınladı. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; ***&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="color: red; margin-bottom: 0.0001pt;"&gt;&lt;span style="font-size: x-large;"&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Aşık Mahzuni Şerif&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="color: red; margin-bottom: 0.0001pt;"&gt;&lt;span style="font-size: x-large;"&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;konulu şiir yarışması&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="color: blue; margin-bottom: 0.0001pt;"&gt;&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Prof. Dr. İSA KAYACAN&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Yapılan hizmetler, yayın hizmetleri, ortaya konulanlar, zaman içinde kitaplaştırılıyor, yayınlanıyor. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Merkezi Nevşehir-Hacı bektaş’da bulunan (Çarşı İçi, Welbert Caddesi) Hacı Bektaş Kültür Derneği yayınlarının 2 ncisi olarak 190 sayfayla gün yüzü gören, Gülağ Öz dostumun bana ulaştırdığı “Âşık Mahzuni Şerif Konulu Şiir Yarışması” adlı kitap, yapılan gerçekleştirilen yarışma sonuçlarını ortaya koymuş. Kitap bu bakımdan önemlilik taşıyor, anlam taşıyor. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Önsöz Mustafa Özcivan’a ait. Özcivan önceki dönem Hacıbektaş Belediye Başkanı ve Hacıbektaş Veli Kültür Derneği 2. Başkanı. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Sunuş yazısı Prof.Dr.Hayrettin İvgin’e ait. Halk Ozanları Kültür Derneği Başkanı Kenan Şahbudak’ın teşekkür yazısı var. Jüri üyeleri; Hayrettin İvgin, Nail Tan, Timur Yılmaz, Kenan Şahbudak, Metin Turan şeklinde sıralanıyor. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Yarışmaya 68 şiir sahibi, imza sahibi katılmış. Bunların arasından, dereceye girenler şöyle sıralanmakta: &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Birinci; Kamber Nar (Kamberi), İkinci; İbrahim Şaşma, Üçüncü; Yüksel Kılıç (Ozan Bindebir), Mansiyon; Hüsnü İyidoğan (Ozan Leçkeri), Mansiyon; Güleser Yorulmaz, Mansiyon; Servet Yıldırım (Ozan Emaneti).&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Jüri ayrıca dereceye giren şiirlerin dışında 56 şiirin de yayınlanabilir nitelikte olduğunu tespit ediyor. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Ödül alan imzaların-isimlerin biyografileri verilmiş, dereceye giren şiirler sayfalara aktarılmış. 1956 yılında Sivas İli Kangal ilçesi Karanlık köyünde doğan Aşık Kamber Nar’ın birincilik kazanan “Erenler” adlı, başlıklı şiiri 12 dörtlükten meydana gelmiş. Bu şiirin iki dörtlüğü şöyle efendim: &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; margin-left: 42.55pt; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Mücadele etmiş Hakk’ın yolunda, &lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; margin-left: 42.55pt; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Zindana atılmış, zincir kolunda, &lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; margin-left: 42.55pt; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Aslanı sağında, ceylan solunda, &lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; margin-left: 42.55pt; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Hacı Bektaş Mahzuni’yle beraber. &lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; margin-left: 42.55pt; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm; margin-left: 42.55pt; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;i style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt;&lt;span sty
